Ekin Yazın Dostları

Kitap Okurlarının Buluşma Noktası

İvan İlyiç’in Ölümü (Lev Nikolayeviç Tolstoy)

Posted by Aydın Ergil 04 Şubat 2022

İvanİlyiçİstanbul 2. Grup Mart 2022

Ankara 3. Grup Nisan 2014

Tolstoy’un, iyi bir hayat yaşadığını zanneden bir adamın, ölümün yaklaştığını anladıkça yavaş yavaş aslında yaşamamış olduğunu fark edişini büyük bir saflık ve şaşırtıcı bir samimiyetle anlattığı bu kısa ama büyük romanını, Ergin Altay’ın Rusça aslından yaptığı güçlü çeviriyle sunuyoruz.

“Başlardaki adı Bir Yargıcın Ölümü olan hikâyeye ilişkin fikir Tolstoy’un aklına, 1881’de Tula Mahkemesi’nde yargıçlık yapan İvan İlyiç Meşnikov’un öldüğünü duyduğunda gelmiş ve Tolstoy daha sonra Meşnikov’un kardeşinden olayın ayrıntılarını öğrenmişti. Kafasındaki asıl fikir, ölümle önce mücadele eden, sonra da kendisini ona bırakan bir adamın günlüğünü kaleme almaktı. Ama yavaş yavaş eğer üçüncü şahıs gözünden anlatılırsa, hikayenin trajik boyutunun derinlik kazanacağını gördü. Ve günlük, bir romana
dönüştü.”
Henri Troyat

Bir Yanıt “İvan İlyiç’in Ölümü (Lev Nikolayeviç Tolstoy)”

  1. Aylin KURHAN said

    Rus edebiyatının dâhilerinden biri olan Tolstoy bu kısacık eserinde İvan İlyiç adında toplumun idealist ve bencil bir örneği olan bir adamın, hep kendisinden beklenenleri yaptığı yaşamı ansızın saçma bir kazayla ölüme yaklaşırken neler hissettiğini anlatır bize. Görünüşte zengin, saygın ideal bir yaşamı olan adamın geriye baktığında bir hiç olduğunu görürüz. Gerçek sevgiyi ve saygıyı tatmadan sadece başarı, kariyer yüksek sınıftan insanlarla birlikte olmaya adanan bir yaşam, arkadaşlıkları sadece geleceğin bir parçası olarak görmek, ve devamlı yüzünde maskeyle dolaşmak. İvan İlyiç’in hayatın en gerçek yüzü olan ölümle karşılaştığında yapabiliyor hayatının muhasebesini. Sonuna kadar o maskeyi indirmeye direniyor. Ölümü hep kendinden uzak başkalarına layık bir olgu olarak görmek istiyor.

    Hayatı hep maddi temeller üzerine kurmanın seçimleri hep başarı planları doğrultusunda yapmanın bedeli eninde sonunda mutsuzluğunla sığınaksızlığınla yüzleşmek olacaktır. Sahte riyakar ilişkiler üzerine kurulan çıkarcı birlikteliklerle şekillenen bir hayat, günün birinde sadece İvan İlyiç’e değil bu şekilde yaşayan herkese bir tokat gibi vurur. İvan İlyiç’in hayatındaki en büyük trajedi ise bu tokadı elinden bir şeyin gelmediği bir şekilde ölüm karşısında kalınan çaresizlikle birlikte yemesidir. Yaşamın umduğumuzdan da kısa olabileceğini ve yaşarken bunu bilerek en doğal en çıkarsız şekilde yaşamamız gerektiğini hatırlatır bize bu kısa ama kocaman hikaye..

    Aylin KURHAN

Bir Yorum Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s