Ekin Yazın Dostları

Kitap Okurlarının Buluşma Noktası

Archive for the ‘İstanbul 4. Grup’ Category

İstanbul 4. Grubun okuduğu kitaplar

Bilinmeyen Sular (Mevsim Yenice)

Posted by sinaniy 08 Ağustos 2019

bilinmeyen sular - mevsim yeniceİstanbul 4. Grup Ağustos 2019

“Hiçbir yere gidemeyecek, biliyorum. Kendimden. Yıllardır bu ıssız saatte, coşkusu sönmüş parkta oturup aynı şeyleri konuşmamızdan. Ve hâlâ işte burada, salıncakta bir ileri bir geri sallanmaktan öteye gidemediğimizden. Biliyorum. O da biliyor. Susup gidecekmiş gibi yapmaya, sallanmaya devam ediyoruz.”

Bu öyküler hayata açılma endişesi içinde dolananları, kendi içindeki tutsaklığı sorgulayanları, günümüze has sahipsizlik, korunaksızlık duygusuyla yüzleşmeye çalışanları, düğüm olan ilişkileri, geçmişe takılıp sadece seyirci olarak yaşamayı seçenleri anlatıyor. Hem de dupduru bir dil, yeri geldiğinde hayli nüktedan bir anlatım, alabildiğine samimi bir yaklaşımla.

İlk öykü kitabı Tekme Tokatlı Şehir Rehberi‘yle büyük beğeni toplayan ve 2019 Notre Dame de Sion Mansiyon Ödülü’nü kazanan Mevsim Yenice, beklenen yeni öykü kitabı Bilinmeyen Sular‘la okurların karşısına çıkıyor.

Reklamlar

Posted in İstanbul 4. Grup | Leave a Comment »

Şeytanın Günlüğü (Leonid Andreyev)

Posted by sinaniy 18 Temmuz 2019

şeytanın günlüğü - leonid andreyev

İstanbul 4. Grup Haziran 2019

Cehennem’de canı sıkılan Şeytan bir yandan yalanlar söyleyip oyunlar oynamak, ama esas olarak insanoğlunu yakından tanımak için yeryüzüne iner. Amerikalı milyarder Henry Wandergood’u öldürerek onun kalıbına girdikten sonra Yaşlı Avrupa’da çıktığı yolculuğun varış noktası Roma’dır. Macera ve eğlence peşinde koşarken insanda içkin özelliklerle; açgözlülük, gaddarlık, kurnazlık ve ikiyüzlülükle tanışır. İnsanın Şeytan’a “pabucunu ters giydiren” türlü hile ve düzeniyle kandırılır, aşağılanır, alaylara maruz kalır ve servetinden olur. Şeytan’ın bile saf ve temiz kaldığı bu karanlık dünya tasavvurunun barındırdığı keskin yergiden Batı uygarlığı ve Katolik Kilisesi’nin temsil ettiği ruhban sınıfı da nasibini alır.

Posted in İstanbul 4. Grup | Leave a Comment »

İçimizdeki Şeytan (Sabahattin Ali)

Posted by sinaniy 04 Temmuz 2019

içimizdeki şeytan - Sabahattin Ali
İstanbul 2. Grup Ağustos 2019
Marmaris 1. Grup Mart 2019
İstanbul 3. Grup Mayıs 2018
İstanbul 4. Grup Mayıs 2017

“İsteyip istemediğimi doğru dürüst bilmediğim, fakat neticede aleyhime çıkarsa istemediğimi iddia ettiğim bu nevi söz ve fiillerimin daimi bir mesulünü bulmuştum: Buna içimdeki şeytan diyordum, müdafaasını üzerime almaktan korktuğum bütün hareketlerimi ona yüklüyor ve kendi suratıma tüküreceğim yerde, haksızlığa, tesadüfün cilvesine uğramış bir mazlum gibi nefsimi şefkat ve ihtimama layık görüyordum. Halbuki ne şeytanı azizim, ne şeytanı? Bu bizim gururumuzun, salaklığımızın uydurması.. ”

Bu romanında, toplumsal gündemin kişilikler üzerindeki baskısını ve güçsüz insanın “kapana kısılmışlığını” gösteriyor Sabahattin Ali. Aydın geçinenlerin karanlığına, “insanın içindeki şeytan”a keskin bir bakış.

Posted in İstanbul 2. Grup, İstanbul 3. Grup, İstanbul 4. Grup | Leave a Comment »

Rüya Bekleyen Adam (Filiz Özdem)

Posted by sinaniy 18 Mayıs 2019

rüya bekleyen adam - filiz özdemİstanbul 4. Grup Mayıs 2019

Filiz Özdem, Korku Benim Sahibim, Düş Hırkası ve Yalan Sureleri’nden oluşan “Veda Üçlemesi”nin ardından yeni bir romanla okurlarıyla buluşuyor: Rüya Bekleyen Adam vicdan, şefkat, namus ve kader üzerine yürek burkan bir roman. “Kimsenin hayatı göründüğü gibi değil” diyen yazar, yalanlar ve sırlar, umutlar ve hayal kırıklıkları, korku ve güven duygularının gölgesinde birbirine geçen ilmekler halinde işlenen bir geçmiş kazısına ve yalnızlık hikâyesine çağırıyor okuru.

“İnsanın evrene kazık gibi kakıldığına dair o masum, çocukça ve kırılgan inanç. Ah yavrum! İnsan kâinata atılmış bir çöp sadece. Kuzum benim! Ninem konuşuyor. Sus! Kader, karılma ve kırılma. Bir konuşma çizgisi ya da üç noktalı bir susma boşluğu. Benden çıkıp bana dönen kasvet. Hiçbiri. Hepsini görmezden geldiğim her şey. Hangisi? Ne? Ne var? Yaralarını yalaya yalaya yaşayanın dili bıçak gibi mi olur? Minnet de bıçakla oyulur ancak, makas kesmez onu. Gece, kelimelerin rengini yutmadan önce, bir ses duyarsın belki. Uzak mahallelerden yükselip tepedeki ıssız barakanın çevresinde yankılanan köpek havlamalarını, ışıklı bir pencereden yere düşen karanlık bir gövdenin çarpma sesini, ardından telaşla ve umutsuzca bağıran birinin çığlığını… Hepsi yürek burkan bir parçalanış aslında. Sonra yapay ışıkların saltanatı başlar. Her yeri ıslatan bir ışık. Her yeri. Ama sen kupkuru, donuk gözlerle bakarsın.

Bizi inciten aşk değil, teslimiyet.”

Posted in İstanbul 4. Grup | Leave a Comment »

Mahalle Kahvesi (Sait Faik Abasıyanık)

Posted by sinaniy 09 Mayıs 2019

 

mahalle kahvesi - sait faik

İstanbul 4. Grup Nisan 2019

“(…) Mahalle çocuğu, Sait’in hikâyelerinde bir iki tane değildir; birçoktur. Bunu, onun bu yaşa kadar değişmemiş mizacına veriyorum. Bence Sait Faik ne genç hikâyecidir, ne ihtiyar. Bence o, kırkını aşmış bir mahalle çocuğudur.

Ama sakın bu hükmü onu kötülemek için söylenmiş bir söz sanmayın. Çocuk deyişim ona gençlikten daha genç bir yaş biçişimden, mahalle çocuğu deyişim de onu, ekseri mahalleden yetişenler gibi, halktan bir insan, halka bağlı bir insan sayışımdan ileri geliyor.”
-Orhan Veli Yaprak, 1 Şubat 1950-

Posted in İstanbul 4. Grup | Leave a Comment »