Ekin Yazın Dostları

Kitap Okurlarının Buluşma Noktası

Archive for the ‘İstanbul 4. Grup’ Category

İstanbul 4. Grubun okuduğu kitaplar

Körlük (Jose Saramago)

Posted by Nurdan Ergil 07 Temmuz 2020


Körlük

İstanbul 6. Grup Mart 2021
İstanbul 4. Grup Ekim 2018
Ankara 3. Grup Temmuz 2018
Marmaris 1. Grup Aralık 2017
İstanbul 5. Grup Kasım 2017
İstanbul 3. Grup Şubat 2015
Antalya 1. Grup Haziran 2013
İstanbul 1. Grup Temmuz 2013
İstanbul 4. Grup Temmuz 2013

Körlük, 1998 yılı ‘Nobel Edebiyat Ödülü’ sahibi Portekizli yazar Jose Saramago’nun son yıllarda yazdığı en etkileyici kitap. Araba kullanmakta olan bir adam, yeşil ışığın yanmasını beklerken ansızın körleşir. Körlüğü, başvurduğu doktora da bulaşır. Bu körlük, bir salgın hastalık gibi bütün kente yayılır; öldürücü olmasa da tüm ahlaki değerleri yok etmeyi başarır. Toplum, görmeyen gözlerle cinayetlere, tecavüzlere tanık olur. Ayakta kalabilenler ancak güçlü olanlardır. Koca kentte körlükten kurtulan tek kişi, göz doktorunun karısıdır. Portekiz’in yaşayan en önemli yazarı olan Jose Saramago, bu çarpıcı romanında körlük olgusunu bir metafor olarak kullanmış, basit imgelere, sıradan sözcük oyunlarına başvurmadan, yoğun bir anlatımla, anlatıcının ve kahramanların konuşmalarını ortaklaşa bir monologa dönüştürerek, kurgunun evrenselleşebilmesi açısından kişilere ad vermeksizin liberal demokrasinin insanları sürüklediği sağlıksız ortamı olağanüstü bir ustalıkla yaratmıştır.

Posted in Ankara 3. Grup, Antalya 1. Grup, İstanbul 1. Grup, İstanbul 3. Grup, İstanbul 4. Grup, İstanbul 5. Grup, İstanbul 6. Grup | Leave a Comment »

Görmek (Jose Saramago)

Posted by Nurdan Ergil 07 Temmuz 2020

görmek - jose saramago

İstanbul 6. Grup Mayıs 2021
İstanbul 1. Grup Ağustos 2013
İstanbul 4. Grup Ağustos 2013
Antalya 1. Grup Temmuz 2013
İzmir 1. Grup Ocak 2019

Adı belirsiz bir ülkenin başkentinde seçim günü bardaktan boşanırcasına yağmur yağmaya başlayınca kimse oy atmaya gitmez. Öğleden sonra yağmur durunca, saat tam dörtte, seçmenler sanki emir almışcasına sandıkların başına koşarlar. Ama sandıklar açıldığında, kullanılan oyların yüzde 83’ünün boş olduğu ortaya çıkar. Bunun bozguncu bir grubun, dahası uluslararası bir anarşist örgütün işi olduğunu düşünen hükumet olağanüstü hal ilan eder. Yıllar önce kenti saran “körlük salgını”ndan kurtulan tek kişinin bu olayla bağlantılı olduğundan kuşkulanılır. “Beyaz veba”nın öteki kentlere de yayılmasını önlemek için başkent abluka altına alınır, bir polis komiseri “suçlular”ı bulmakla görevlendirilir.

Nobel Edebiyat Ödülü sahibi José Saramago’nun Körlük’ten sonra Kaleme aldığı Görmek, demokrasinin kırılganlığı ve hükumetlerce saptırılması üstüne şaşırtıcı bir taşlama. Günümüz edebiyatının üslup ustasından derin bir çağ eleştirisi.

Saramago, hiciv ile alegoriyi derin bir kavrayış ve keskin bir görüyle harmanladığı, o muazzam dil cambazlığıyla devamlı eşeleyerek zihnimizde karıncalanmadık yer bırakmadığı bu unutulmaz eserinde, hamaset denen düşünce fukaralığının ve onun kovuklarında yuvalanan güç saplantısının ipliğini pazara çıkarıyor. Fars hiç bu kadar trajik anlatılmamıştı.

Posted in Antalya 1. Grup, İstanbul 1. Grup, İstanbul 4. Grup, İstanbul 6. Grup, İzmir 1. Grup | Leave a Comment »

Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık (Mehmed Uzun)

Posted by sinaniy 19 Mayıs 2020

ask-gibi-aydinlik-olum-gibi-karanlik-mehmed-uzun
İstanbul 3. Grup Haziran 2020
İstanbul 4. Grup Ocak 2017

(Kürtçe: Ronî Mîna Evîne Tarî Mîna Mirinê) Mehmed Uzun’un 1998 yılında Avesta Kitap’tan çıkan romanının Türkçe basımı İthaki Yayınlarından.  Norveç’in yayınevlerinden Cappelen tarafından Norveç’te de yayımlanan roman Baz ve Kevok adındaki protagonistlerin etrafında şekillenmektedir. Kitabın girişinde Gılgamış Destanı’ndan bir alıntı yapılmıştır. Bin yıldan sonra Baz da, aynı fersahlardan geçerek, Dağlar Ülkesi’ne, “karanlık” diyara doğru yola çıkar, ancak amacı Gılgamış’ın amacıyla aynı değildir. Biri ölümsüzlük otunu arar, öteki koynunda ölümü gezdirir.

Aşka en çok çaresizlerin mi ihtiyacı vardır?

İki çaresiz, yalnız, eksik ve kırgın yürek aynı topraktan olmalarına rağmen yazgılarına yenik düşüp, farklı cephelerde yer alır. Baz devletin derinliklerinde, yalancı bir geçmişle beslenmiş bir komutan, Kevok, üniversiteyi bırakıp sevdiğinin ardı sıra dağları mekan tutan idealist bir genç kız. Ve bununla birlikte akıp giden, bir halkın makus talihi ve gelecek işaretleri. Yazgıları, onları en umulmadık zamanda buluşturup ölüme yolcu eder.

Posted in İstanbul 3. Grup, İstanbul 4. Grup | Leave a Comment »

Doğu’nun Limanları (Amin Maalouf)

Posted by Aydın Ergil 16 Mart 2020


Doğunun Limanları
İstanbul 8. Grup Nisan 2020
Marmaris 2. Grup Şubat 2019

Marmaris 1. Grup Şubat 2019
Karadeniz Ereğli 1. Grup Mart 2017
İstanbul 4. Grup Haziran 2015
Antalya 1. Grup Ağustos 2013

“Adana’da ayaklanmalar olmuştu. Kalabalık, Ermeni mahallesini yağmalamıştı. Altı yıl sonra çok daha büyük çapta olacakların provası gibi bir şeydi. Ama bu bile dehşetti. Yüzlerce ölü. Belki de binlerce.” Can çekişen Osmanlı İmparatorluğu ve Beyrut ile Fransa arasında yaşamı sürüklenen İsyan. Doğunun Limanları bu yüzyılın başını, bir insanın trajik tarihinin içinden anlatıyor.Amin Maalouf son romanı ‘Doğunun Limanları’ ile yine YKY’de.

Posted in Antalya 1. Grup, Kdz. Ereğlisi 1. Grup, Marmaris 2. Grup, İstanbul 4. Grup, İstanbul 8. Grup | Leave a Comment »

Madenci (Natsume Soseki)

Posted by sinaniy 10 Şubat 2020

 

0001788983001-1

İstanbul 4. Grup Şubat 2020

“Burası cehenneme açılan kapıdır. Girebilecek misin?”

Madenci’nin isimsiz anlatıcısı, kafasında tehlikeli düşünceler ve ayağında hasır sandaletlerle ormanda yürürken, hiç tanımadığı Çozo’nun “İş lazım mı genç adam?” çağrısına kulak verir. Bu sese niye karşılık verdiğini pek anlayamaz aslında, neden sonra “Ne tuhaftır ki insan ruhu sonsuzluğa sürüklenmeye hazır da olsa, birisi seslenince hâlâ bir yerlere bağlı olduğunu fark ediveriyor,” diyerek açıklar bu durumu. Fakat tuhaflıklar bununla sınırlı kalmaz ve kendisini Çozo’nun ardından bakır madenine doğru giderken bulur. Tokyolu kibar bir ailenin iyi yetişmiş çocuğu, kir pas içindeki işçilerin yanında yaşamaya başlar artık. Ve sıra, maden ocağı ile tanışmaya gelir.

1908’de yayımlandığında, hem konu hem de anlatım tekniği açısından zamanının oldukça ilerisinde bir roman olan Madenci, birçok edebiyat tarihçisine göre Beckett ve Joyce’un modernist ve absürt ögelerini fazlasıyla barındıran bir yapıt. Modern Japon edebiyatının kurucusu kabul edilen Natsume Soseki’nin bu öncü romanı, Haruki Murakami’nin son sözü ile.

Posted in İstanbul 4. Grup | Leave a Comment »