Ekin Yazın Dostları

Kitap Okurlarının Buluşma Noktası

Archive for the ‘İstanbul 5. Grup’ Category

İstanbul 5. Grup

Kapı (Magda Szabo)

Posted by sinaniy 17 Eylül 2017

kapi-magda-szaboAnkara 3. Grup Eylül 2016
İstanbul 6. Grup Ocak 2017
İstanbul 5. Grup Ekim 2017

Bir yazar ve ona ev işlerinde yardımcı olan yaşlıca hizmetçisi. Önceleri birbirlerini anlamakta ve benimsemekte zorlanırlar. Zamanla, çocukluk ve gençlik travmaları Macaristan’ın yakın tarihiyle birlikte örülmüş, bu başına buyruk, mesafeli, tragedya kahramanlarını andıran anne figürüyle yazar arasında çatışmalı ve neredeyse tutkulu bir ilişki kurulur. Hayvanların ve insanların dilinden anlayan, cesur, bilge Emerenc, yazarın yaşama, sanata ve ölüme ilişkin doğru bildiklerini sorgulamasını sağlar.

‘Benden bu denli farklı olmasına karşın nasıl oluyordu da bana bu kadar bağlanabiliyordu? Benim neyimi sevdiğini anlayamamıştım doğrusu… Daha önce de yazdığım gibi, o zamanlar henüz gençtim, bağlılığın ne denli mantıkdışı, ölümcül ve güvenilmez bir duygu olduğunu henüz derinlemesine incelememiştim (…) Karşılıklı bağlılığımız, aşk gibi, birtakım tanımlanmayan bileşkelerin sonucuydu çünkü birbirimizi kabullenebilmek için bir sürü ödün vermemiz gerekmişti.’

Magda Szabo’nun ince ve hüzünlü bir mizah duygusuyla kaleme aldığı, otobiyografik unsurlar da taşıyan bu romanı ona 2003 yılında yabancı roman dalında Fransa’nın en saygın ödüllerinden olan Femina’yı kazandırdı.

Reklamlar

Posted in Ankara 3. Grup, İstanbul 5. Grup, İstanbul 6. Grup | Leave a Comment »

Körlük (Jose Saramago)

Posted by Nurdan Ergil 17 Eylül 2017

Körlükİstanbul 5. grup Kasım 2017
İstanbul 3. grup Şubat 2015
Antalya 1. grup Haziran 2013
İstanbul 1. ve İstanbul 4. gruplar Temmuz 2013

Körlük, 1998 yılı ‘Nobel Edebiyat Ödülü’ sahibi Portekizli yazar Jose Saramago’nun son yıllarda yazdığı en etkileyici kitap. Araba kullanmakta olan bir adam, yeşil ışığın yanmasını beklerken ansızın körleşir. Körlüğü, başvurduğu doktora da bulaşır. Bu körlük, bir salgın hastalık gibi bütün kente yayılır; öldürücü olmasa da tüm ahlaki değerleri yok etmeyi başarır. Toplum, görmeyen gözlerle cinayetlere, tecavüzlere tanık olur. Ayakta kalabilenler ancak güçlü olanlardır. Koca kentte körlükten kurtulan tek kişi, göz doktorunun karısıdır. Portekiz’in yaşayan en önemli yazarı olan Jose Saramago, bu çarpıcı romanında körlük olgusunu bir metafor olarak kullanmış, basit imgelere, sıradan sözcük oyunlarına başvurmadan, yoğun bir anlatımla, anlatıcının ve kahramanların konuşmalarını ortaklaşa bir monologa dönüştürerek, kurgunun evrenselleşebilmesi açısından kişilere ad vermeksizin liberal demokrasinin insanları sürüklediği sağlıksız ortamı olağanüstü bir ustalıkla yaratmıştır.

Posted in Antalya 1. Grup, İstanbul 1. Grup, İstanbul 3. Grup, İstanbul 4. Grup, İstanbul 5. Grup | Leave a Comment »

1984 (George Orwell)

Posted by Aydın Ergil 17 Eylül 2017

1984İstanbul 5. Grup Ocak 2018
Marmaris 1. Grup Ağustos 2017
İstanbul 3. Grup Mart 2015

Parti’nin dünya görüşü, onu hiç anlayamayan insanlara çok daha kolay dayatılıyordu. (…) Her şeyi yutuyorlar ve hiçbir zarar görmüyorlardı çünkü tıpkı bir mısır tanesinin bir kuşun bedeninden sindirilmeden geçip gitmesi gibi, yuttuklarından geriye bir şey kalmıyordu.

George Orwell’in kült kitabı Bin Dokuz Yüz Seksen Dört, yazarın geleceğe ilişkin bir kâbus senaryosudur. Bireyselliğin yok edildiği, zihnin kontrol altına alındığı, insanların makineleşmiş kitlelere dönüştürüldüğü totaliter bir dünya düzeni, romanda inanılmaz bir hayal gücüyle, en ince ayrıntısına kadar kurgulanmıştır. Geçmişte ve günümüzde dünya sahnesinde tezgâhlanan oyunlar düşünüldüğünde, ütopik olduğu kadar gerçekçi bir romandır Bin Dokuz Yüz Seksen Dört. Güncelliğini hiçbir zaman yitirmeyen bir başyapıttır; yalnızca yarına değil, bugüne de ilişkin bir uyarı çığlığıdır.

Can Yayınları, bu “bütün zamanların kitabını” Celâl Üster’in özenli çevirisiyle okura sunmaktan kıvanç duyuyor.
(Tanıtım Bülteninden)

Posted in Marmaris 1. Grup, İstanbul 3. Grup, İstanbul 5. Grup | Leave a Comment »

Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği (Milan Kundera)

Posted by sinaniy 12 Haziran 2017

varolmanın dayanılmaz hafifliği - milan kunderaİstanbul 5. Grup Temmuz 2017

Cumartesi ve pazar günleri, varolmanın tatlı hafifliğinin geleceğin derinliklerinden yükselip yanına vardığı duygusu içindeydi. Pazartesi, benzerini bundan önce hiç tanımadığı bir ağırlıkla çarpıldı. Rus tanklarının tonlarca çeliği bunun yanında hiç kalırdı. Çünkü sevecenlikten daha ağır bir şey yoktur dünyada.

Milan Kundera’nın en bilinen romanı Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği, yayımlanır yayımlanmaz çağdaş klasikler arasına girmiş, geçen yüzyılın en güçlü anlatılarından biri. Kundera, tepkiye karşı tepkisizliği, kararlılığa karşı kararsızlığın tutarlı ve erdemli yanlarını araştırdığı romanının başkişisi Tomas’la alışılmış, arkasında güçlü düşünce ve yaşam kurallarını taşıyan roman karakterlerini sorgular. Sovyetler’in Çekoslovakya’yı işgal günlerini de arka planda anlatır. Tıpkı kişiler gibi toplumsal önyargılar da eninde sonunda kararsızlığa ve “varolmanın dayanılmaz hafifliği”ne mahkûmdur ne de olsa.

Posted in İstanbul 5. Grup | Leave a Comment »

Demirciler Çarşısı Cinayeti – Akçasazın Ağaları 1 (Yaşar Kemal)

Posted by sinaniy 11 Haziran 2017

demirciler çarşısı cinayeti - yaşar kemal

İstanbul 5. Grup Ağustos 2016
İstanbul 1. Grup Eylül 2017

Akçasazın Ağaları tarihte, zamanla, düzenle hesaplaşmanın hikayesidir. Ağalar çökerken yanıbaşında yeni bir tarih yazılır, değişim kaçınılmazdır. Güçlüler dövüşürken doğa da ses verir.

Demirciler Çarşısı Cinayeti birbirini yok etmek için tüm hünerlerini, olanaklarını, güçlerini, bundan da öte akıllarını, nefretlerini ve kinlerini kullanan iki derebeyinin ayakları altında ezilen toprağın, toprağın insanlarının ve yeşerttiği doğanın büyük efsanesidir. Lanet, çıktığı bağrı vuracaktır.

“Yaşar Kemal sadece Mitterrand’ın kalbindeki sevgili halk ozanı değil. Yaşar Kemal edebiyatın bir devi.”
– Andre Clavel, Nouvelles Litteraires, (Fransa)

“Demirciler Çarşısı Cinayeti birbirlerini yok etme amacıyla tüm hünerlerini kullanan iki karşıt grup arasında kalan ülkenin kaderi üzerine dev lanet okumayı konu ediyor.”
– Alain Bosquet, (Fransa)

‘Eski rapsodilerin epik esinini, gücünü, doğa aşkının usta bir lirizmiyle iç içe sokarak, Yaşar Kemal, bize büyüleyici kişilikler çiziyor ve bizi kapıp götüren bu destandan ayrılmak çok güç oluyor.’
– Bulletin Critique du Livre Français,

“Yaşar Kemal, birçok yapıtında olduğu gibi Çukurova’daki yozlaşmayı, bozul­­mayı, değişimi ve feodal Türkmen düzeninin özellikle 1950’lerde belirginleşen kapitalist üretim ilişkileri karşısında çöküşünü işler, Demirciler Çarşısı Cina­yeti adlı romanında… Bilindiği gibi roman “O iyi insanlar, o güzel atlara bindiler çekip gittiler” di­ye başlar; ve törelerin, geleneklerin yitimi doğanın değişimiyle birlikte, Sarılar ile Akyollu aşiretleri arasındaki çatışma (kan davası) ekseninde destansı (epik) bir biçimde sürüp gider… 1973’te yayınlanan Demirciler Çarşısı Cinayeti, Yusufçuk Yusuf (1975) ile bir­likte Akçasazın Ağaları başlıklı üçlemenin ilk iki kitabını oluşturuyor. Yaşar Kemal bu üçlemenin henüz üçüncü cildini yazmadı (son zamanlardaki söyleşi­lerinde yazacağını belirtmesine karşın)…  ” Atilla Birkiye. 2004

“Yaşar Kemal, ne yazık ki Akçasazın Ağaları üçlemesinin Demirciler Çarşısı Cinayeti ve Yusufçuk Yusuf’tan sonraki üçüncüsünü yazamadı. Kendisinden hikâyesini dinlediğim o üçüncü romanın adını Anavarza koymak istiyordu.”Semih Gümüş. Radikal Kitap. 2015

Posted in İstanbul 1. Grup, İstanbul 5. Grup | Leave a Comment »