Ekin Yazın Dostları

Kitap Okurlarının Buluşma Noktası

Archive for the ‘Mitoloji Okurları’ Category

Troya’nın Yıkılış Öyküsü (Frigyalı Dares)

Posted by sinaniy 29 Mart 2022

Mitoloji Okurları Haziran 2022

“…Polydamas, Yunanlılar’a, o akşam kıtalarıyla birlikte, dış yüzünde bir at kafası kabartması bulunan Skaia Kapısı’na doğru ilerlemelerini önerdi… Gece, Antenor ile Aineias nöbetçi olacaklarından, onlara kapıyı açacak ve aynı anda bir meşaleyi uzatarak saldırı işaretini vereceklerdi…”  

Posted in Mitoloji Okurları | Leave a Comment »

Antigone (Sophokles)

Posted by sinaniy 29 Mart 2022

Mitoloji Okurları Nisan 2022

Tragedyanın en büyük şairi Sofokles’in (İÖ. 496-406) “Thebai Üçlemesi”nden biri olan Antigone, dünya edebiyatında ilk direniş örneği sayılmaktadır. Antigone’yi yargılamadan mahkûm eden Kral Kreon, devlet gücünü, birey haklarını hiçe sayarak kullanmaya kalktığında Antigone, yaşamı pahasına, hoşgörüye, sevgiye dayalı bir hukuku ve birey haklarını savunmakta direnir. Antigone, günümüzde hâlâ sürüp giden, “insan devlet için değil, devlet insan için vardır” tartışmasına 2500 öncesinden gelen bir yanıttır.

Oidipus’un ardından oğulları Polyneikes ve Eteokles taht kavgasına girişmiş ve çıkan savaşta her iki kardeş de ölmüştür. Tahta çıkan Kreon, ölen kardeşlerden Eteokles’in törenle gömülmesini ve onun için yas tutulmasını emreder. Ölen diğer kardeş Polyneikes’in ise ruhunun sonsuza kadar acı çekmesi için gömülmemesini, cesedinin kurda kuşa yem olması için açıkta bırakılmasını emrederek yas tutulmasını yasaklar. Aksini yapmanın cezası ölümdür. Fakat Antigone bu duruma karşı çıkar, kardeşinin cesedini gömmeye çalışırken yakalanır….

Posted in Mitoloji Okurları | Leave a Comment »

Tragedyanın Doğuşu (Friedrich Nietzsche)

Posted by sinaniy 27 Ekim 2021

Mitoloji Okurları Temmuz 2022

Dionysos müziğine inanan gönüldeşlerim, siz tragedyanın bizim için taşıdığı anlamı da bilirsiniz. Biz onda, müzikten yeniden doğan tragedya söylencesini buluyoruz. Biz bu söylencede tüm nesneleri umar ve en etkili acıyı unutabiliriz! En etkili acı, bizim için her şeydir. Bu sözcüğü anlıyorsanız, sonunda benim umutlarımı da anlayacaksınız.
Friedrich Nietzsche

Posted in Mitoloji Okurları | Leave a Comment »

Edebiyatın Yaratılışı (Florence Dupont)

Posted by sinaniy 27 Ekim 2021

Mitoloji Okurları Eylül 2022

Yunan Sarhoşluğundan Latin Kitabına

Antik dönemde Yunan ve Romalılar edebiyatı çağdaşlarımız gibi mi algılıyordu? Illiada ve Odysseia’yı ezberden okuyan eski Yunanlılar ile yazıdan okuyan bizler aynı edebi hazzı mı alıyoruz? Soğuk mermerler üzerine kazınan ve şimdi büyük bir hayranlıkla seyrettiğimiz şekil ve metinler 2500 yıl önce nasıl bir coşkunun ifadesiydi? Bildiğimiz anlamda edebiyat nasıl oluştu?

Edebiyatın Yaratılışı, bu ve benzeri birçok sorunun yanıtını ararken eski Yunan ve Roma’da gündelik hayata, kurumlara ve toplumsal yapıya yönelik birçok pencere açıyor. Edebiyatın geçmişine doğru çıkılan bu zevkli yolculuk esnasında şölenlerin, törenlerin, kişi, aile ve toplumsal ilişkilerin bilmediğimiz birçok ayrıntısına rastlıyoruz. Üstelik Florence Dupont “XX. yüzyılın bu son döneminde, coğrafi yolculukların bizi ulaştırabileceği başka yerler pek kalmadı. Ben’in bir Başkası olduğunu gözlemlememiz için, bir süre sonra, zamanda yapılacak yolculuklardan başka bir şey kalmayacak elimizde” diyerek bu yolculuğa mecbur olduğumuzu, böylesi yolculuklar aracılığıyla Avrupa kültürünü oluşturan yazı ve ayin şiiri geleneklerinin kökenlerine inebileceğimizi gösteriyor.

Edebiyatın Yaratılışı, pek çok edebiyat kuramcısının dile getirmeye cesaret edemeyeceği bir iddiaya dayanıyor: Edebiyat gündelik hayat etkinlikleri içinden doğmuştur; bugün kitaplarda sözü mumyalaştıran “yazılı kültür”ün, “soğuk kültür”ün değil, her gün sıradan bir biçimde yaşanan, bedenin ve müziğin hazlarına açık olan “sözlü kültür”ün, “sıcak kültür”ün bir ürünüdür. Eski Yunan’da sarhoşluk, uyuşturucu kullanımı, eşcinsellik, aşk ve sarhoşluk çağrısı olarak söylenen Anakreon şarkıları; bir soluk alışverişi olan Roma öpücüğü ve ruhu ateşleyen şölenler “sıcak kültür”ün parçalarıydı. Roma’da aydın olmak çok kitap okumakla değil, şölen sofrasında yerini koruyabilmekle ölçülüyordu. Romalılar umudu kusur olarak görüyor, deniz kazasında kurtulmayı değil, batmayı kahramanlık olarak adlandırıyorlardı. Eski Yunan’da felsefe sözlü olarak öğretiliyor; Sokrates yazmıyor, konuşuyordu. Şiir şarkıcıların ve dinleyicilerin katılımıyla çoğalıyor, ayine dönüşüyordu. Yazı, tüccarların depo sayımı için gerekli olan bir araç olarak görülüp önemsenmiyordu… Edebiyat okunan değil, yaşanan bir şeydi.

“Sıcak kültür”ün yerini yazılı edebiyatın “soğuk kültür”üne bıraktığı günümüzde, Dupont, flamenko, rebetiko ve festival kültürüne bakarak edebiyat üzerine düşünmeyi öneriyor. Böylece, sözü yeniden bularak, geçmişimizle olan bağlantılarımızı koparmadan kendimizi geleceğe yansıtabileceğimizi; yazıyı müzik ve dansla yeniden buluşturabileceğimizi; geçmişimize gömülü dünyaları keşfedebileceğimizi gösteriyor.

Posted in Mitoloji Okurları | Leave a Comment »

Tarih (Herodotos)

Posted by sinaniy 27 Ekim 2021

Mitoloji Okurları Aralık 2022

Herodot’un hayatı üzerine bilinenler oldukça sınırlıdır. MÖ 5. yüzyılda (484-425 dolayları) yaşadığı sanılmaktadır, o dönemde Pers hâkimiyetinde bulunan Halikarnas’ta doğmuştur. Şiirsel anlatım geleneğinden koparak olayları metotlu bir araştırmanın konusu yapan, kategorize eden ve tarihsel anlatı olarak sunan bilinen ilk yazar olması nedeniyle “Tarihin Babası” olarak anılmaktadır. Hangi tarihte nereye gittiği bilinmemektedir, ancak hemen hemen tüm Pers diyarını gezmiş; Anadolu’yu aşıp Babil’e, Mısır’a, Libya’ya ayak basmış; Fenikelileri, Tuna boylarını, İskitleri tanımıştır. Tarih, Herodot’un insanlığa kazandırdığı tek eseridir.

Herodot’un yaptığı geziler sırasında halktan rivayet edindiği; kral, rahip, kâhin gibi ileri gelen kişilerle görüştüğü; hatta resmi kayıtları incelediği tahmin edilir. Kimi zaman kendisinin de netliğe kavuşturamadığı kulaktan dolma bilgilere yer verirken, kimi zaman da bizzat şahit olduklarını en ince ayrıntılarıyla kaydetmiştir. Bir olayın farklı kaynaklardan edindiği versiyonlarını anlatıp kendisine daha makul geleni belirttiği de olmuştur.

Tarih’in yazılış amacı Helenlerin ve diğer ulusların başarılarını gelecek kuşaklara aktarmaktır; ağırlıklı olarak Helenler ile Perslerin yürüttüğü savaşlar hakkında bilgi sunar. Ama Herodot bununla kalmaz; coğrafya, arkeoloji, mimari, sanat, folklor, mitoloji gibi alanlarda bize kaynak oluşturacak gözlemlerini de anlatısına serpiştirir. Üstelik anlatıyı kısa tutmak adına bu gözlemlerinden asla feragat etmez.

Tarih, her birine Yunan mitolojisindeki bir ilham perisinin adı verilmiş olan dokuz kitaptan oluşur. İçerdiği zengin bilgilerin yanı sıra, yazarının herhangi bir siyasi güce boyun eğmemesi ve tarafsız bir tutum sergilemesi de övgüye değerdir.

Posted in Mitoloji Okurları | Leave a Comment »