Ekin Yazın Dostları

Kitap Okurlarının Buluşma Noktası

Archive for the ‘Antalya 1. Grup’ Category

Antalya 1. Grup

Felice’ye Mektuplar (Franz Kafka)

Posted by sinaniy 02 Ekim 2017

felice'ye mektuplar - franz kafkaAntalya 1. Grup Eylül 2017

Kafka ve Felice’nin mektuplaşmaları 1912’de Max Brod’un babasının evinde tanışmalarıyla başlar ve Kafka’nın verem teşhisini öğrenmesiyle düştüğü karamsarlığın da etkisiyle 1917’de son bulur. İki kez nişanlanıp sonunda ayrılıkla biten bu ilişki esas olarak bir mektuplaşma ilişkisidir.

Felice ile beraberliğinin ilk dönemlerinden itibaren Kafka’nın üretkenliğinin artmış olduğunu ve bir yazar olarak giderek büyüyen bir saygınlığa eriştiğini görüyoruz. Yargı, Dönüşüm, Amerika, Dava, Yasa Önünde, Ceza Kolonisinde gibi başyapıtları hep bu dönemin ürünleridir. Mektuplar sayesinde bu eserlerin yaratılma süreçlerinde yazarın sancılarına, ıstıraplarına tanıklık ediyor, onun dünyaya ve dolayısıyla edebiyata yönelttiği keskin bakışlarıyla eriştiği gerçeklikleri bir nebze de olsa duyumsayabiliyoruz.

Reklamlar

Posted in Antalya 1. Grup | Leave a Comment »

Körlük (Jose Saramago)

Posted by Nurdan Ergil 17 Eylül 2017

KörlükMarmaris 1. grup Aralık 2017
İstanbul 5. grup Kasım 2017
İstanbul 3. grup Şubat 2015
Antalya 1. grup Haziran 2013
İstanbul 1. ve İstanbul 4. gruplar Temmuz 2013

Körlük, 1998 yılı ‘Nobel Edebiyat Ödülü’ sahibi Portekizli yazar Jose Saramago’nun son yıllarda yazdığı en etkileyici kitap. Araba kullanmakta olan bir adam, yeşil ışığın yanmasını beklerken ansızın körleşir. Körlüğü, başvurduğu doktora da bulaşır. Bu körlük, bir salgın hastalık gibi bütün kente yayılır; öldürücü olmasa da tüm ahlaki değerleri yok etmeyi başarır. Toplum, görmeyen gözlerle cinayetlere, tecavüzlere tanık olur. Ayakta kalabilenler ancak güçlü olanlardır. Koca kentte körlükten kurtulan tek kişi, göz doktorunun karısıdır. Portekiz’in yaşayan en önemli yazarı olan Jose Saramago, bu çarpıcı romanında körlük olgusunu bir metafor olarak kullanmış, basit imgelere, sıradan sözcük oyunlarına başvurmadan, yoğun bir anlatımla, anlatıcının ve kahramanların konuşmalarını ortaklaşa bir monologa dönüştürerek, kurgunun evrenselleşebilmesi açısından kişilere ad vermeksizin liberal demokrasinin insanları sürüklediği sağlıksız ortamı olağanüstü bir ustalıkla yaratmıştır.

Posted in Antalya 1. Grup, Marmaris 1. Grup, İstanbul 1. Grup, İstanbul 3. Grup, İstanbul 4. Grup, İstanbul 5. Grup | Leave a Comment »

Lizbon’a Gece Treni (Pascal Mercier)

Posted by Nurdan Ergil 09 Ağustos 2017

396458_2Antalya 1.  grupta Mayıs 2013
İstanbul 1. ve İstanbul 4.  gruplarda  Haziran 2013
İstanbul 3. Grup Aralık 2013
Ankara 2. Grup Şubat 2014
Marmaris 2. Grup Haziran 2017
İzmir 1. Grup Ekim 2017
Ankara 3. Grup Ocak 2018

Antik diller öğretmeni Raimund Gregorius lisede ders sırasında ansızın sınıftan çıkar, duyduğu Portekizce bir kelimenin büyüsüne kapılarak yaşadığı şehri, düzenli hayatını  terk edip hakkında hiçbir şey bilmediği gizemli bir Portekizli’nin, doktor ve yazar Amadeu Prado’nun izini sürmek üzere Lizbon’a doğru trenle yola çıkar. Tesadüfen eline geçen ve Prado’nun, hayat, aşk, yalnızlık, arkadaşlık, ölümlülük ve ölümle ilgili notlarının bulunduğu kitabın etkisinden çıkamayan Gregorius, dilini bilmediği, ilk kez gittiği bu yabancı ülkede ve bu olağanüstü yolculuğu sırasında Prado’nun hayatının değişik evrelerinde yer almış insanlarla bir araya gelip onun farklı söylencelerle dokunmuş hikâyesinin derinlerine iner. Bir yandan da kendi içsel yolculuğunu sürdüren Gregorius, Diktatör Salazar’a karşı savaşmış Amadeu Prado’nun kişiliğinde kendine ve insana ilişkin pek çok sorunun yanıtını ararken, bir başkası olmanın dayanılmaz çekiciliğine de karşı koyamayacaktır. Lizbon’a Gece Treni, sadece Avrupa’dan değil, kendi zihnimizden ve ruhumuzdan da geçen ve dönüşü belli olmayan bir yolculuğun çok sesli, unutulmaz  romanı.

Posted in 2013'den Sonra Okunan Kitaplar, Ankara 2. Grup, Ankara 3. Grup, Antalya 1. Grup, Marmaris 2. Grup, İstanbul 1. Grup, İstanbul 3. Grup, İzmir 1. Grup | 1 Comment »

Yaşamak İstiyorum (Ayn Rand)

Posted by sinaniy 20 Şubat 2017

yasamak_istiyorum_ayn-randAntalya 1. Grup Mayıs 2017

Devlet dediğin şey nedir? Büyük bir kitlenin hesabına çalışan bir hizmetçi… Kitleyi rahat ettirmek için düşünülmüş bir kolaylık. Bu elektrik yada su tesisatından farklı bir şey değil. insanlara musluk suyu için yaşamalarını söylemek komik olmaz mı?”

Rusya’da ihtilal olduğu zaman ben on iki yaşındaydım. Bireyin devlet için yaşaması gerektiği prensibini ilk defa o zaman duymuştum. Bu düşünce tarzının kötü olduğunu ve yalnız kötülüklere yol açacağını anlamıştım. Komünizme karşı olmamın sebebi buydu ve hala da budur. Benim on iki yaşımdayken anladığım gerçeği, aydınların önemli bir kısmının hala anlamaması çok şaşırtıcı. Bu aydınlar komünist yöntemlerin kötü, fakat ideallerin soylu olduğunu savunuyorlar. Komünizmin bütün zaferi de hala hür olan bir çok insanın bu inançlarında inat etmesi yüzündendir.

 

Posted in Antalya 1. Grup | Leave a Comment »

Huzursuzluk (Zülfü Livaneli)

Posted by sinaniy 20 Şubat 2017

huzursuzluk-zulfu-livaneliAntalya 1. Grup Mart 2017

Merhamet zulmün merhemi olamaz!
İstanbul’un kargaşası içinde sıradan bir yaşam süren İbrahim, çocukluk arkadaşı Hüseyin’in ölüm haberi üzerine doğduğu kadim kent Mardin’e gider. Onun, önce sevdaya sonra ölüme yazılmış, Mardin’de başlayıp Amerika’da sona ermiş hayatını araştırmaya koyulur. Böylece âdeta bir girdabın içine çekilir, tutkuyla ve hırsla gizemli bir kadının peşine düşer.

Harese nedir, bilir misin? Develerin çölde çok sevdiği bir diken var. Deve dikeni yedikçe ağzı kanar. Tuzlu kanın tadı dikeninkiyle karışınca bu, devenin daha çok hoşuna gider. Kanadıkça yer, bir türlü kendi kanına doyamaz… Ortadoğu’nun âdeti budur, tarih boyunca birbirini öldürür ama aslında kendini öldürdüğünü anlamaz. Kendi kanının tadından sarhoş olur.

Mardinli Hüseyin ile IŞİD zulmünü misliyle yaşamış Ezidi kızı Meleknaz’ın ve kelamın çocuklarının hikâyesi… Livaneli okuru, sevda ile acının iç içe geçtiği bir Ortadoğu gerçeğiyle buluşturuyor.

Posted in Antalya 1. Grup | Leave a Comment »