Ekin Yazın Dostları

Kitap Okurlarının Buluşma Noktası

Archive for the ‘2013’den Sonra Okunan Kitaplar’ Category

Gruplarımızın 2013’den Sonra Okumakta Olduğu Kitaplar ve Yorumlar

Günaha Son Çağrı (Nikos Kazancakis)

Posted by sinaniy 16 Eylül 2019

günaha son çağrı - nikos kazancakis

Ankara 2. Grup Ağustos 2019

Günaha Son Çağrı’yı yazdığım gündüz ve geceler boyunca, İsa’yla birlikte Golgota Tepesi’ne çıkarken duyduğum dehşeti, hayatını ve ölürken çektiği acıları yaşarken duyduğum yoğunluğu, anlayışı ve sevgiyi başka hiçbir zaman duymadım. İçimi kemiren bu duyguları ve insanlığın büyük umudunu yazarken gözlerim dolu dolu oldu heyecandan. İsa’nın kanının bu denli tatlı ve acı olarak yüreğime damla damla aktığı olmamıştır hiç. (…) İsa’nın hayatının her ânı bir çatışma, bir zaferdir. Basit insan zevklerinin yenilmez, büyüleyici niteliğine üstün gelmiştir; ayartılışlara karşı direnmiştir, bedenini sürekli ruhsallaştırmış, sonunda göğe yükselmiştir. Golgota Tepesi’ne varmış ve çarmıha çıkmıştır. (…) Bu kitap bir hayat hikâyesi değildir, mücadele eden herkesin itirafıdır. Yayımlamakla ödevimi yerine getirdim, alabildiğine mücadele eden, hayatta çok acı çekmiş, büyük umutları olan birinin ödevini.” NİKOS KAZANCAKİS

Reklamlar

Posted in Ankara 2. Grup | Leave a Comment »

Boyalı Peçe (W. Somerset Maugham)

Posted by sinaniy 16 Eylül 2019

boyali_pece w. somerset maugham

Ankara 2. Grup Temmuz 2019

1920’li yıllarda Londra ve Hong Kong’da geçen Boyalı Peçe, bir kadının ruhani uyanışının hikâyesidir. Kitty, annesi tarafından sosyal merdivende yükselmesini sağlayacak bir evlilik yapmak üzere yetiştirilmiştir. Ancak yaşı ilerlerken ufukta böyle bir evlilik belirmeyince panik halinde sevmediği bir adamla; Hong Kong’da bakteriyolog olarak görev yapan Walter’la evlenir. Walter’ın Kitty’nin ihanetini öğrenmesiyle başlayan süreçte, genç kadın kendi sığlığını ve insani zaaflarını fark edecek, hayatında ilk kez anlam aramaya başlayacaktır.
Boyalı Peçe 1924 yılında Cosmopolitan dergisinde tefrika olarak yayımlanmaya başladığında, romandaki kişi ve olaylarla kendi hayatları arasında paralellik kuran bazı kişiler dergiye dava açmışlardı.

Posted in Ankara 2. Grup | Leave a Comment »

Homo Faber (Max Frisch)

Posted by sinaniy 16 Eylül 2019

homo faber - max frisch

Ankara 2. Grup Haziran 2019

İsviçreli yazar Max Frisch’in en ünlü yapıtlarından olan Homo Faber, romanın kahramanı Walter Faber’in kişiliğinde ayakları ‘hep’ yere basan, salt akla inanan, dünya görüşünü yalnızca teknolojinin ve matematiğin verileri üstüne kuran modern insan tipinin trajedisini sergiler. Tartıya ve ölçüye vurulabilenin dışında ne varsa yadsıyan Walter Faber’in trajik yanılgısı, yaşamın tüm önceden kestirilmesi olanaksız akışları ve kimi zaman insanoğlunun yazgısını belirleyen rastlantıları karşısındaki körlüğünden kaynaklanır. Yaşamın ‘öte yanını’ sürekli yadsımayı yaşam ilkesi olarak benimsenen Faber, sonunda bir dizi rastlantının kurbanı olur; bu rastlantılar, romanın doruk noktasında Walter Faber’i insanlığın yaradılışından bu yana günahların en korkuncu sayılmış bir günahın kucağına itecektir.

Max Frisch’in gördüğü mimarlık öğrenimi, başka deyişle tekniğin ve matematiğin dünyasını tanıması, öte yandan da bir gazeteci olarak dünyayı dolaşmış, ayrıca İkinci Dünya Savaşı’nda insanların öncesiz ve sonrasız acılarıyla yoğrulmuş bir başka dünyayla yüz yüze gelmiş olması, “Homo Faber”in neredeyse belgesel bir ‘insanlık durumu’na (conditio humana’ya) dönüşmesinin başlıca nedenleridir. Sanatçı kişiliği Thornton Wilder ve Bertolt Brecht’in belirgin izlerini yansıtan Frisch’in bu kitabı, yüzyılımız roman yazınının başyapıtlarından biridir.

Posted in Ankara 2. Grup | Leave a Comment »

Struma (Aaron Nommaz)

Posted by sinaniy 27 Ağustos 2019

struma - aaron nommaz

İstanbul 3. Grup Ağustos 2019

Struma, Balkanlarda bir nehrin adı iken, yaşanan olaylar yüzünden insanlığın büyük trajedilerinden birinin simgesine dönüştü. Bu ismi taşıyan gemi, devletler, hükümetler, sonu gelmez siyasi yazışmalar ve anlaşmazlıklar yüzünden Karadeniz’in soğuk sularına gömülürken yedi yüzden fazla sivil kadın, erkek ve çocuğun mezarı haline geldi. Yüzlerce insan, yüzlerce umut, yüzlerce aşk, korku, şefkat, hasret… Hepsi bir anda yok oldu. Bu ölüm gemisinden kurtulan tek kişi David Stoilar adlı genç bir adamdı. Elinizdeki kitapta Aaron Nommaz, David Stoilar’ın Romanya’da ve gemiye bindikten sonra yaşadıklarını incelikle, hüzünle, duyarlılıkla anlatırken bir çağa ve büyük bir trajediye tanıklık ediyor. Ve kitabın sonunda şu soruyu sormadan edemiyoruz: Bu dünyada zulüm ne zaman bitecek, savaşlar ne zaman son bulacak, insan soyu birbirini öldürmeyi ne zaman bırakacak, din, milliyet ve ırk adına işlenen cinayetler daha ne kadar devam edecek?

Nommaz’ın akıcı romanı bu (belki de çözümsüz) sorulara bir cevap niteliğinde ve diyor ki: İnsan vicdanı harekete geçtiği zaman umut da var demektir.

Posted in İstanbul 3. Grup | Leave a Comment »

Bilinmeyen Sular (Mevsim Yenice)

Posted by sinaniy 08 Ağustos 2019

bilinmeyen sular - mevsim yeniceİstanbul 4. Grup Ağustos 2019

“Hiçbir yere gidemeyecek, biliyorum. Kendimden. Yıllardır bu ıssız saatte, coşkusu sönmüş parkta oturup aynı şeyleri konuşmamızdan. Ve hâlâ işte burada, salıncakta bir ileri bir geri sallanmaktan öteye gidemediğimizden. Biliyorum. O da biliyor. Susup gidecekmiş gibi yapmaya, sallanmaya devam ediyoruz.”

Bu öyküler hayata açılma endişesi içinde dolananları, kendi içindeki tutsaklığı sorgulayanları, günümüze has sahipsizlik, korunaksızlık duygusuyla yüzleşmeye çalışanları, düğüm olan ilişkileri, geçmişe takılıp sadece seyirci olarak yaşamayı seçenleri anlatıyor. Hem de dupduru bir dil, yeri geldiğinde hayli nüktedan bir anlatım, alabildiğine samimi bir yaklaşımla.

İlk öykü kitabı Tekme Tokatlı Şehir Rehberi‘yle büyük beğeni toplayan ve 2019 Notre Dame de Sion Mansiyon Ödülü’nü kazanan Mevsim Yenice, beklenen yeni öykü kitabı Bilinmeyen Sular‘la okurların karşısına çıkıyor.

Posted in İstanbul 4. Grup | Leave a Comment »