Ekin Yazın Dostları

Kitap Okurlarının Buluşma Noktası

Archive for the ‘2013’den Sonra Okunan Kitaplar’ Category

Gruplarımızın 2013’den Sonra Okumakta Olduğu Kitaplar ve Yorumlar

Gurur ve Önyargı (Jane Austen)

Posted by sinaniy 18 Nisan 2019

gurur ve önyargı - jane austenMarmaris 2. Grup Mayıs 2017
Bodrum 1. Grup Nisan 2019

Jane Austen (1775-1817): Sadece kırk iki yıllık, gözden uzak ve sade yaşantısına karşın yazdıklarıyla “roman tarihinin ilk büyük (ve sahici) kültü” olmayı başaran bir 19. yüzyıl romancısıdır. Sayısız TV ve sinema uyarlamalarının yanısıra tüm “satış / okunma” anketlerinin de gösterdiği üzere, yazarın 1813’de yayınlanan ikinci romanı Gurur ve Önyargı tüm zamanların en sevilen romanlarının başında gelir. Bu da, sanırız, Austen’in, dünyanın pek çok yerinde geleneklerin kadına biçtiği “en iyi gelecek” rolüyle kadınların aşklarını seçme hakkı arasındaki gerilimi “mizah, zeka ve sevecenlik”le yansıtmasından kaynaklanmaktadır.

Jane Austen’ın cesaretini ve hiciv yeteneğini gözler önüne seren bu roman, 19. yüzyıldaki sınıfsal farklılıkları ve kadınların hapsedildiği ataerkil bakış açısını bir ailenin yaşamı üzerinden analiz ediyor. Gurur ve Önyargı’nın önemi, yazarın gözlem gücü ve ironisinin bir sonucu olarak toplumsal tüm eleştirileri bir aşk hikâyesinin arkasına gizlemeyi başaran kurgusudur. Okur, Darcy ile Elizabeth arasındaki ilişkinin izlerini sürerken taşralı aileler ve soylular arasındaki uçurumların boyutlarıyla da yüzleşir. Aynı zamanda ruhban sınıfındaki kişilerin ne ölçüde yozlaşabileceğine dair ipuçlarıyla karşılaşırız. Gurur ve Önyargı, kadınların evlilik konusunda söz söyleme ve miras hakkına karşı yazılmış değerli bir eleştiridir. Romandaki “kız kardeşlik” kavramı ve kardeşler arasındaki dayanışma, Jane Austen’ın, İngiliz Edebiyatı’nın önemli feminist kadın yazarlar arasında gösterilmesinin nedenlerinden biridir.

Reklamlar

Posted in Bodrum 1. Grup, Marmaris 2. Grup | Leave a Comment »

Azab Ağa (Mehmet Culum)

Posted by sinaniy 17 Nisan 2019

azab ağa - mehmet culumİzmir 1. Grup Haziran 2019

Yunanistan’daki 1909 askeri darbesinden sonra, canını zor kurtararak önce İstanbul’a ve ardından İzmir’e göç etmek zorunda kalan Osmanlı hanedanıyla ilintili bir ailenin, “Bu kadar da olamaz!” dedirten, sıra dışı gerçek yaşam hikâyesi…

Mütareke öncesi İzmir’de buluşan yurtsever İttihatçıların, Anadolu Gazetesi çevresinde kurdukları özel dostluklar; Yunan işgali sırasında yaşanan, tarih kitaplarının yazmadığı akıl almaz olaylar; Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal’in Çeşme-Ilıca’da geçirdiği, hiçbir kaynakta izine rastlanmayan sekiz gün; beklenmedik ölümlerin yol açtığı tarifi olanaksız hayal kırıklıkları; savaşlarda yaşanan yoksunluğun yitiremediği umutlar…

Berlin’de Türk öğrenci grubunun, öldürülmeden önce Talat Paşa ile buluşması; Paris’in sıradan bir öğrenci pansiyonunda başlayıp, satın alınan Orient Ekspres biletiyle sonlanan acıklı aşk hikâyesi ve defalarca yarım kalan eğitimlerden sonra bile yok olmayan gelecekler…

Hesaplanamaz zenginliğin içinde yüzen, kuralcı şehirli aristokrasinin, bir kuşakta kıt kanaat geçinebilen kasaba burjuvalığına dönüşürken yeşeren çarpıcı mutluluk…

Ve içten bir haykırış:

“Hey gidi koca Azab Ağa hey! Yattığın yerden kalk da bak! Soyun devam ediyor!”

Görsel zenginlik, yalın dil, akıcı anlatım, olağanüstü sürükleyici kurguyla; yaşanmış ve söylence olaylardan derlenen,  Azab Ağa “Bir Ege Hikâyesi” okuyucunun elinden bırakamayacağı olağanüstü bir kitap.

Posted in İzmir 1. Grup | Leave a Comment »

Güneşe Çağrı (M. Osman Akbaşak)

Posted by sinaniy 17 Nisan 2019

güneşe çağrı - M. Osman Akbaşakİzmir 1. Grup Nisan 2019

Bekliyordum; gözlerimi deniz feneri, kulaklarımı anten yaparak bekliyordum:
Bir babayiğit kalem çıksa da şu konuyu tarihin tozlu sayfalarından edebiyatın aydınlık sayfalarına aktarsa.
Yazıya geçirilesi bulduğum, günümüzden yaklaşık 2 bin 250 yıl önce, Anadolu’da yaşanmış olay şu idi:
Pergamon (Bergama) kralı Attalos III ölüverince, ortaya bir vasiyet çıkmıştı. “Populus Romanus bonorum heres esto” (Roma halkı mülkümün varisi olacaktır.)
Roma, Anadolu’nun en verimli Batı ve Güneydoğu bölümünü ele geçirmeye pek hevesliydi ama bir önceki Pergamon Kralı Attalos II’nin oğlu Aristonikos çıktı ortaya: “Attalos’un babasının malı mıymış ki koskoca imparatorluğu Roma’ya peşkeş çekiyor!” diye haykırdı. Haykırmakla da kalmadı; Roma’ya karşı savaşında kendisine katılacak kölelere özgürlük tanıyacağını, kuracağı ülkeye “Heliopolis” (Güneş İli) adını vereceğini deklere etti.
Aristonikos’un ordusuna tüm Anadolu hatta Akdeniz ülkelerinden akın akın katılan, “Zincirlerinden başka yitireceği şeyleri olmayan” köleler, art arda gelen Roma kuvvetlerine darbe üstüne darbe indiriyordu. Özgürlük ülkesi kuruldu kurulacaktı.
İşte ben, Anadolu’da gerçekleşen bu ilerici hareketin kitabının yazılmasını istiyor, bekliyordum.
Muştulu haber, Osman Akbaşak’tan geldi. Akbaşak, konuya değgin kılı kırk yaran bir araştırma yapmış ve birikimini ustaca yazıya dökmüş.
Osman Akbaşak, “Arkeopark İzmir’den Düş Yolculukları” adlı yeni üçlemesinin, İzmir’in Neolitik çağını konu alan “8500” romanından sonra ikinci kitabıyla karşımızda.

Prof. Dr. Şadan Gökovalı

Posted in İzmir 1. Grup | Leave a Comment »

Çocuk Yasası (Ian McEwan)

Posted by sinaniy 17 Nisan 2019

çocuk yasası - ian mcewan
İzmir 1. Grup Mayıs 2019
İstanbul 1. Grup Ocak 2018
Ankara 2. Grup Eylül 2017
Ankara 3. Grup Aralık 2017

Londra’da yaşayan, Yüksek Divan Aile Hukuku Dairesi’nin en başarılı ve ünlü hâkimlerinden Fiona Maye, özel hayatındaki kriz karşısında çaresizdir: Kocası Jack onu genç bir kadın için terk etmektedir. Fiona tam bu sırada kendini Adam Henry davasının hâkimi olarak bulur. On yedi yaşında bir lösemi hastası olan Adam, tedavisi için elzem olan kan naklini günah olduğu gerekçesiyle reddetmektedir. Onun kişisel haklarına saygı göstermekle bu hakları çiğneyerek hayatını kurtarmak arasında kalan Fiona, bir sonuca varabilmek için Adam’la görüşmeye karar verir. Bu görüşme ikisinin de hayatını değiştirecektir.

“Çocuk Yasası”, inançlarla kanunların kırılganlığına ve insanlar arasındaki mesafelere dair, içe işleyen, unutulmayacak bir roman. Roza Hakmen’in Türkçesiyle.

“Hayatımın en sıradışı, güçlü ve dokunaklı okuma deneyimlerinden biri… Bütünüyle çarpıcı, hassas dengeler üstüne kurulmuş, kusursuz işlenmiş ve çok güzel yazılmış bir roman.”
-Alberto Manguel-

“Yaşayan en iyi yazarlardan biri olan Ian McEwan’dan önemli bir roman daha.”
-Washington Post-

Posted in Ankara 2. Grup, Ankara 3. Grup, İstanbul 1. Grup, İzmir 1. Grup | Leave a Comment »

Sesler (Dacia Maraini)

Posted by sinaniy 30 Mart 2019

sesler - dacia marainiİstanbul 3. Grup Nisan 2019

Ardına kadar açık bir kapı, önünde özenle yan yana konulmuş bir çift mavi tenis ayakkabısı ve keskin bir dezenfektan kokusu… Özel bir radyoda çalışan gazeteci Michela Canova’nın kısa bir yolculuktan sonra evine döndüğünde karşılaştığı böyle bir manzaraydı işte. Üstelik komşusu Angela Bari’nin öldürülmesiyle ilgili en önemli ipuçlarıydı bunlar. Birkaç gün sonra direktörü, Michela’dan özellikle kadınlara yönelik cinayetler hakkında bir radyo programı hazırlamasını istedi. Çoğu zaman katilleri bulunamayan bu olayları incelerken kendi komşusunun cinayetini de çözmeye çalışan genç gazeteci kadının kafasında kolay kolay yanıtlayamadığı sorular vardı: Neden bu kadar çok kadın tecavüzü uğrayıp öldürülüyordu? Neden suçlular bir türlü bulunamıyordu? Ve neden bu kadınların çoğu katillerine kapılarını kendileri açıyorlardı? Kitapları, İtalya’da en saygın ödüllere değer bulunan ve pek çok dile çevrilen Dacia Maraini, sinemaya da aktarılan “Sesler”de okurları, kadınların gizemli dünyasında gerilimin doruğuna çıkarıyor.

Posted in İstanbul 3. Grup | Leave a Comment »