Ekin Yazın Dostları

Kitap Okurlarının Buluşma Noktası

Archive for the ‘2013’den Sonra Okunan Kitaplar’ Category

Gruplarımızın 2013’den Sonra Okumakta Olduğu Kitaplar ve Yorumlar

Türcülük ve Veganlık (Ferhan Topçu)

Posted by sinaniy 26 Haziran 2022

Kdz. Ereğli 1. Grup Haziran 2022

Her şey değişir, ama yavaş ama hızlı; bizler de değişiyoruz. Genç yaşlı fark etmez, insan ileri yaşlarda da değişebilir; değişmelidir de… Bildiklerimi, öğrendiklerimi paylaşmak istedim. Ben bu kitabı yazarak vicdani sorumluluğumu yerine getirdim. İnanıyorum ki okuyanların bir kısmı bugüne değin edindikleri beslenme biçimlerini değiştirecek ve beslenmeden kaynaklanan hastalıklara yakalanma riskini en aza indireceklerdir.

İnsan dışı canlıların insanlarca hoyratça kullanılması, yaşam haklarının yok sayılması kabul edilebilir değil; ama asıl üzücü olan türcülüğe karşı olduklarını söyleyenlerin insanbiçimci yaklaşımla bitkileri ikinci sınıf canlılar olarak görmeleridir. Kapak bu anlayışa tepki olarak tasarlandı. Resimde de görüldüğü gibi bitkiler sanıldığı kadar basit canlılar değiller. Köklerin her bir ucu beyin gibi işlev görüyor ve hepsi uyumla, bütünlük içinde çalışıyor. Aynı şekilde dallar, dalların uçları ve yapraklar kalbin görevini yapıyorlar ve onlar da bir bütün…

Sırtınız mı ağrıyor, romatizmadan çekiyor musunuz, yüzünüzdeki sivilcelerden kurtulamıyor musunuz, sık sık solunum hastalıklarına mı yakalanıyorsunuz? Astımınız mı var, migren ağrılarınız bitmiyor mu, ailenizde alzaymır, parkinson, kanser, kalp-damar hastalıkları riski yüksek mi? Peynir yemeyi bırakın, yağlardan uzak durun, kırmızı ete ise hiç yaklaşmayın… Abartı gibi geldiyse size, alın bu kitabı okuyun. Bence sizin ve sevdiklerinizin sağlığı için okumaya değer. Geç kalmayın…

Posted in Kdz. Ereğlisi 1. Grup | Leave a Comment »

Nohut Oda (Melisa Kesmez)

Posted by sinaniy 22 Haziran 2022

İstanbul 7. Grup Temmuz 2022

Melisa Kesmez’in üçüncü kitabı olan Nohut Oda, bir solukta okuyacağınız öykülerden oluşuyor. 5 öyküden oluşan kitap, genel olarak bir yere ait olmanın zorluğu üzerine düşündürürken; her şeye rağmen kendi kozasını örenlere ve kendine ait bir dünya yaratanlara sesleniyor.

65.Sait Faik Abasıyanık hikaye armağanı da alan kitap, sade üslubu ve sarıp sarmalayan sıcaklıktaki öyküleri ile son yılların en dikkat çeken öykü kitapları arasında gösteriliyor.

Bir Yere Ait Olmanın Huzuru ve Sıkıntısı Üzerine… 

“Kendini bildi bileli kabuğunu arayanlara” diye başlayan kitap, sizi bazen hüzünlü bazen de keyifli bir yolculuğa çıkarıyor. Sade bir dille anlattığı 5 farklı öykünün de ortak noktasını, gidenlerin ardında kalanların yaşadığı duygu durumları oluşturuyor. Duygu yoğunluğu oldukça ağır basan öyküler size birçok duyguyu yeni baştan sorgulatırken anlatımdaki gerçekçi öğeler ve hisler sizi bir anda öykülerin içerisine çekiyor.

“Gitmek mi daha zordur yoksa gidenlerin ardında kalmak mı?” Her öyküde bu sorulara farklı bir bakış açısı ile bakacak, muhteşem betimlemeler eşliğinde normalde sıradan gibi görünen ayrıntıların bile ustalıkla işlenmesine hayran kalacaksınız. Ayrıca her öyküde kendini güçlü bir biçimde hissettiren mekan ve insan arasındaki bağlantı, kimi zaman bu ilişkinin önemini gösterirken kimi zamanda sıradanlığına vurgu yapması ile de dikkat çekiyor.

Kısaca kitaptaki öykülerin konuları ise;

1.Kalanlar: Bu öyküde, giden birinin ardından geride kalanın artık birlikte olmadıkları o evde yaşadığı sıkışmışlığı ve hissettiklerini güzel betimlemeler eşliğinde okuyoruz.

2.Son Bir Çay: Bu öyküde ise ilişkinin içerisine sıkışmış bir kadının yıllar sonra sevdiği adamla yüzleşmesi ve gidebilmek için, içinde yaşadığı duygu fırtınalarını görüyoruz.

3.Annemin Çadırı: Küçük bir kızın ağzından anlatılan bu hikayede ise, deprem sonrası çadırını alıp evden giden annesinin, babası ile olan ilişkilerindeki sıkışmışlığa ve sorgulamaya şahit oluyoruz.

4.Görüşürüz: Bu hikayede, yıllar önce evi terk eden babası ile olan ilişkisini, bir rüya sonrası yeni baştan sorgulayan bir kadının duygu geçişlerini onunla birlikte yaşıyoruz.

5.Kız Kardeşim Handan: Diğer hikayelerden biraz daha uzun olan bu sonuncu hikayede, annesini kaybettikten sonra farklı şekilde hayata tutunmaya çalışan iki kız kardeşin çabasını görüyoruz.

Posted in İstanbul 7. Grup | Leave a Comment »

Zamir (Hakan Günday)

Posted by Aydın Ergil 18 Haziran 2022

İstanbul 7. Grup Haziran 2022

Yeni bir binyılın arifesinde, Birinci Dünya Barışı Vakfı’nda çalışan Zamir’in görevi ne pahasına olursa olsun savaşları durdurmaktır. Baş döndüren barış senaryoları, komplolar ve mücadeleler içinde Zamir şu soruya yanıt arar: İnsan nasıl barışır?
 
“Demek ki bu evrende her şey bir şarapnel. Ve genişlemekte olan, aslında bir şarapnel bulutu. Demek ki Samanyolu ve içindeki güneş ve etrafındaki dünya ve üzerindeki insan ve aklındaki her şey bir şarapnel. Düşüncesi, inancı, duygusu, icadı, hepsi. Demek ki insan insana saplanmak için var… Zaten öyle olmasaydı bu kitap olmazdı.”

Posted in İstanbul 7. Grup | Leave a Comment »

Frankenstein (Mary Shelley)

Posted by sinaniy 02 Haziran 2022

Sanal Öbek Eylül 2022

Kaç tane kurgu karakter en sonunda yazından mitolojiye giden o büyük sıçramayı gerçekleştirmiştir; salt dile ait olan kaç tane yaratım, yazarlarının kendilerine özgü seslerinin ritminden çıkıp kolektif kültürel bilinç olarak adlandırılabilecek kavramın içine girmiştir? Don Quijote, Dracula, Sherlock Holmes, Alice (Harikalar Diyarında), Hans Christian Andersen’ın peri masallarındaki kimi karakterler… ve tabii Frankenstein’ın “canavarı”.
-Joyce Carol Oates-

Frankenstein iki yüz yıl önce yazılmış bir bilimkurgu efsanesi. Yaratılış ve kıyamet mitini birlikte işleyen bir anlatı. Yaratıcılık ve yıkıcılığın nasıl birbirini doğurduğu, Victor Frankenstein’ın yarattığı canavarda ete kemiğe bürünüyor.

Canavara hayat vermeyi başaran genç öğrenci, yarattığı şeyden dehşete düşerek onu terk eder. Yaratık ilk başta cennetteki Âdem gibi masumdur. İnsanları gözlemler, kitaplar okur, hayatı öğrenir. Ama insanlığa hep yabancı kalır. Dışlanmış bir ucube hayatı sürer. Sonunda yalnızlığı için yaratıcısına lanet eder ve ondan öç almayı aklına koyar.

Hikâye ilerledikçe takip eden ile takip edilen, yaratıcı ile yaratılan, insan ile canavar rolleri iç içe geçer. Bilimin ve insanın sınırlarına dair sorgulamamız hikâye bittikten sonra da devam eder.

Posted in Sanal Öbek | Leave a Comment »

Miras (Vigdis Hjorth)

Posted by sinaniy 02 Haziran 2022

İstanbul 2. Grup Kasım 2022

Bir aile portresinin arka planını resmediyor ve gerçeklere dayalı bir travma hikâyesi anlatıyor. Yakınlığın ve yakınların açtığı yaraların, bağların ve bağları koparmanın hikâyesi bu, tiyatro eleştirmeni Bergljot’un ailesine rağmen sağ kalma, yaşamına sahip çıkma mücadelesinin hikâyesi. Soğuk ve karanlık bir hikâye, portredeki gülümsemelerin gerisinde gizleniyor ama tüm saklı şeyler gibi eninde sonunda açığa çıkıyor. Norveç’te büyük ses getiren ve çok satan, çok tartışılan bu roman, babanın ölümüyle başlıyor ve yaranın kökenine iniyor. İnsan ailesini seçemez ama hikâyesini anlatmayı seçebilir.

Olağanüstü bir anlatıcı. -Los Angeles Review of Books

Miras, hem yüksek edebiyatından keyif alınacak hem de bir intikam metni olarak okunabilecek bir kitap. Ciddi yayınlar kadar bulvar gazetelerinin de ilgisiyle yılın en çok satanı haline geldi. -Guardian

Hipnotize edici. -New York Times

Miras utanç bahislerini sessizliğe karşı silahlara dönüştüren, kendinizi kaptırarak okuyacağınız bir roman. -Paris Review

Hjorth, canlı modellerle kendine bir yaşama modeli geliştirmiş olmalı, öyle ki burada ifşa -kişinin kendini ve diğerlerini ifşası- daha yüce bir amaca hizmet ediyor. -New Yorker

Yıkıcı. -Frieze

Yılın En İyi Kitapları The Financial Times, The Guardian, New Statesman

Norveç Kitap Eleştimenleri Ödülü, National Book Award En İyi Çeviri Kitap Ödülü Adayı

Posted in İstanbul 2. Grup | Leave a Comment »