Ekin Yazın Dostları

Kitap Okurlarının Buluşma Noktası

Archive for the ‘İstanbul 2. Grup’ Category

İstanbul 2. Grup

İçimizdeki Şeytan (Sabahattin Ali)

Posted by sinaniy 29 Mart 2021

içimizdeki şeytan - Sabahattin Aliİstanbul 1. Grup Temmuz 2021
İstanbul 5. Grup Kasım 2019
İstanbul 2. Grup Ağustos 2019
Marmaris 1. Grup Mart 2019
İstanbul 3. Grup Mayıs 2018
İstanbul 4. Grup Mayıs 2017

“İsteyip istemediğimi doğru dürüst bilmediğim, fakat neticede aleyhime çıkarsa istemediğimi iddia ettiğim bu nevi söz ve fiillerimin daimi bir mesulünü bulmuştum: Buna içimdeki şeytan diyordum, müdafaasını üzerime almaktan korktuğum bütün hareketlerimi ona yüklüyor ve kendi suratıma tüküreceğim yerde, haksızlığa, tesadüfün cilvesine uğramış bir mazlum gibi nefsimi şefkat ve ihtimama layık görüyordum. Halbuki ne şeytanı azizim, ne şeytanı? Bu bizim gururumuzun, salaklığımızın uydurması.. ”

Bu romanında, toplumsal gündemin kişilikler üzerindeki baskısını ve güçsüz insanın “kapana kısılmışlığını” gösteriyor Sabahattin Ali. Aydın geçinenlerin karanlığına, “insanın içindeki şeytan”a keskin bir bakış.

Posted in İstanbul 1. Grup, İstanbul 2. Grup, İstanbul 3. Grup, İstanbul 4. Grup, İstanbul 5. Grup | Leave a Comment »

Boncuk Oyunu (Hermann Hesse)

Posted by sinaniy 29 Mart 2021

boncuk oyunu - hermann hesse

İstanbul 1. Grup Nisan 2021
İstanbul 2. Grup Şubat 2020

Alman dilinin en büyük yazarlarından Hermann Hesse’ye Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandıran “Boncuk Oyunu”, Doğu ve Batı felsefelerinin kusursuz bir bileşiminden oluşan yeni ve ütopik bir dünya düzeni sunan bir başyapıt. Hesse, 1943 yılında, tüm dünyanın savaş cehennemini yaşadığı sırada yazdığı “Boncuk Oyunu”nda, Doğu ve Batı felsefelerinin kusursuz bir bileşiminden oluşan yeni ve ütopik bir dünya düzeni sunar okura. Sanat ve bilimde disiplinlerarası bir uyum üzerine kurulu, Hesse’nin düş ve düşün gücünün ürünü fütüristik bir oyun olan Boncuk Oyunu, bu yeni düzenin simgesidir. Toplumsal ahlakın bireyin iç ahlakını yok ettiğine inanan Hesse, bu kitabında Batı’nın toplumsal dayatmalarına karşı Doğu’nun bireysel özgürlüğünü yüceltir, söz konusu yeni dünya düzenini bireysellik üzerine temellendirir. Alman dilinin en büyük yazarlarından biri olan Hermann Hesse’nin başyapıtı olan ve 1946 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görülen “Boncuk Oyunu”, Kâmuran Şipal’in özenli çevirisiyle Yapı Kredi Yayınları tarafından bir kez daha Türkçeye kazandırıldı.

Posted in İstanbul 1. Grup, İstanbul 2. Grup | Leave a Comment »

Bozkırkurdu (Hermann Hesse)

Posted by Aydın Ergil 06 Mart 2021

Bozkırkurduİstanbul 1. Grup Mart 2021
İstanbul 2. Grup Haziran 2017

İstanbul 5. Grup Haziran 2017
Şubat 2013

“Bozkırkurdu’nun, deneysel cesaret anlamında Ulysses’ten aşağı kalmayan bir yapıt olduğunu söylemeye gerek var mı? Bozkırkurdu, okumanın ne demek olduğunu uzun zamandır ilk kez hatırlattı bana.”
-Thomas Mann-

“Harry kendi içinde bir ‘insan’ bulur, düşüncelerden, duygulardan, uygarlıktan, dizginlenmiş ve yüceltilmiş doğadan kurulup çatılmış bir dünyadır bu; ayrıca, bir ‘kurt’ bulur içinde, içgüdülerden, vahşilikten, acımasızlıktan, yüceltilmemiş, yontulmamış doğadan bir dünya bulur. Varlığının böyle açık seçik ikiye ayrılmasına, birbirine düşman iki yarıma bölünmesine karşın, yine de kurt ile insanın bazı mutlu anlarda birbiriyle kardeş kardeş geçindiğini görür.”

Uçarı bir “yaşam” insanı olmaya kalkışan katıksız bir “düşün” insanının, bu ikilemin gelgitleriyle oradan oraya savrulan yalnız bir ruhun, Bozkırkurdu’nun hikayesi. Aydın geçinenlerin, bildikleriyle büyüklenenlerin, bilmediklerini küçümseyenlerin, bunu yaparken -bilinçli ya da bilinçsiz- yaşamı kaçıranların yüzüne inen bir tokat.

Posted in İstanbul 1. Grup, İstanbul 2. Grup, İstanbul 5. Grup | Leave a Comment »

Yerdeniz Büyücüsü (Ursula K. Le Guin)

Posted by sinaniy 13 Şubat 2021

İstanbul 2. Grup Mart 2021
İstanbul 3. Grup Ocak 2021

“Yerdeniz Büyücüsü”, “Yerdeniz” serisinin ilk kitabıdır.
“Sanırım Yerdeniz Büyücüsü‘nün en çocuksu yanı, konusu: Büyümek. Büyümek, benim yıllarımı alan bir süreç oldu; bu süreci otuz bir yaşımda tamamladım – ne kadar tamamlanabilirse; o yüzden de çok önemsiyorum. Çoğu genç de önemser. Ne de olsa esas işleri budur: Büyümek.” – Ursula K. Le Guin
Öteki Rüzgâr’la birlikte altı kitaba ulaşan “Yerdeniz”, önce bir üçleme olarak yazıldı: Konusu “büyümek” olan Yerdeniz Büyücüsü, “cinselliğe uyanışı” ele alan Atuan Mezarları ve “ölümü anladığında çocukluğun bitip yeni bir hayatın başlamasından” dem vuran En Uzak Sahil. Le Guin, yıllar sonra, bir dördüncü kitap ekledi: Yazar konusuna dönüp öyküyü yeniden ele alıyor ve bu kez Ged’in değil, Tenar’ın kılavuzluğuna başvuruyordu Tehanu’da. Ama yine yıllar sonra bu kez Öteki Rüzgâr’ın geleceği biraz da belliydi. Çünkü hem ayrı bir kitap olarak Yerdeniz Öyküleri’ni yazmıştı, hem de “hâlâ düşlemeyi bırakmadığım bir düş” diye söz ediyordu Yerdeniz’den.
       Fantazi edebiyatının önde gelen, kurucu yapıtlarından biridir Yerdeniz. Çevrildiği her dilde olduğu gibi, Türkçede de hak ettiği ilgiyi görüyor okurlardan. Farklı yaştan okur kuşaklarına seslenebilen bir evrenselliğe sahip: Yerdeniz’i gençlikle ya da yetişkinlikle sınırlamak mümkün değil.
       Henüz başlamamış olanlar için, Yerdeniz’in öyküsel bir gelişim çizgisi izlediğini, dolayısıyla sırayla okunması gerektiğini belirtmek gerek.

Posted in İstanbul 2. Grup, İstanbul 3. Grup | Leave a Comment »

Suç ve Ceza (Fyodor Mihayloviç Dostoyevski)

Posted by Aydın Ergil 05 Şubat 2021

Suc-ve-Ceza-Dostoyevski
İstanbul 2. Grup Şubat 2021
İstanbul 6. Grup Ekim 2018
İstanbul 1. Grup Ekim 2016
Nisan 2014 İstanbul 3. Grup

Fakir bir genç olan Raskolnikov, başarılı olmasına rağmen hukuk fakültesini maddi sebeplerden ötürü yarıda bırakmak zorunda kalmıştır. Paranın, parayla ne yapılacağını bilmeyen, insanlık ailesine parazit olan aşağılık insanların elinde iken, toplumun gelişmesine büyük katkılar sağlayabileceklerin para sıkıntısı çekmesinin yanlış bir düşünce olduğunu düşünmektedir. Bu yanlışlığı düzeltmek üzere yaşlı ve zengin olan bir tefeciyi,ve onun kız kardeşini görgü tanığı bırakmamak için öldürür. Kimsenin kendisini görmediğini ve geride çok büyük bir olasılıkla bir iz kalmadığını bildiği halde, bazı tesadüflerin sonucunda Raskolnikov müthiş bir tedirginlik içine düşer. İnsanlığını, masumiyetini yitirmiştir. Temiz kalpli Sonya’ya suçunu itiraf eden Raskolnikov, polise de teslim olur ve cezasını çekmek üzere Sibirya’ya gider.

Posted in İstanbul 1. Grup, İstanbul 2. Grup, İstanbul 3. Grup, İstanbul 6. Grup | 1 Comment »