Ekin Yazın Dostları

Kitap Okurlarının Buluşma Noktası

Archive for the ‘İstanbul 6. Grup’ Category

İstanbul 6. Grup

Boyalı Kuş (Jerzy Kosinski)

Posted by sinaniy 26 Kasım 2018

boyali-kus-jerzy-kosinski

İstanbul 4. Grup Kasım 2018
İstanbul 6. Grup Mayıs 2017

“1939 yılının sonbaharı, İkinci Dünya Savaşı’nın ilk haftaları. Binlerce benzeri gibi altı yaşındaki o küçük çocuk da, Orta Avrupa’nın büyük bir şehrinde yaşayan annesiyle babası tarafından uzak bir köye gönderildi. Bir takım olaylar bütün hesaplarını alt üst etti. Başıboş kalan çocuk bir köyden diğerine geçti durdu.
“Savaşın dört yılını geçirdiği köyler, belirli bir bölgede toplanmıştı. Köylerinden dışarı çıkamayan, kendi aralarında yaşayan, sarı saçlı, açık tenli mavi gözlüdür oraların köylüleri. Oysa çocuk esmer, kara kaşlı ve kara gözlüydü. Herkes çocuğu Çingene ya da Yahudi sandı.”

“Kosinski’de hemen hemen her rakip yazarı alt edecek teknik virtüözlük vardır. Ama pek az yazarın da geçmişinde onun engin tecrübeleri yatmaktadır.”
-Los Angeles Herald Examiner-

Jerzy Kosinski’nin 1965 yılında yazdığı tartışmalı romanıdır. II. Dünya Savaşı sırasında Doğu Avrupa(muhtemelen Polonya)’da dolaşan bir çocuğun hikâyesini anlatmaktadır. Roman, şiddet unsurları barındırmak ile beraber, otobiyografik özellikler taşımaktadır.

 

Reklamlar

Posted in İstanbul 4. Grup, İstanbul 6. Grup | Leave a Comment »

Bizim Köy (Mahmut Makal)

Posted by sinaniy 22 Kasım 2018

bizim köy - mahmut makalİstanbul 1. Grup Aralık 2018
İstanbul 6. Grup Ağustos 2018

Bizim Köy 1950’de yayımlandığında toplumun geniş kesimlerinde tam anlamıyla bir depreme yol açtı. Yazarın, 17 yaşında gencecik bir öğretmenken kaleme almaya başladığı “köy notları” kitap haline getirilip de basıldığı zaman önce iktidarın öfkesini üzerine çekti. Çünkü köyden yükselen yoksulluk çığlığı, kulaklarını ve gözlerini her türlü olumsuzluğa kapamak isteyenlere, köyleri yemyeşil, bereketli, güzel köylü kızlarının berrak pınarlardan su taşıdığı yerler olarak gösterme çabasında olanlara atılan bir tokattı. Köylerde hâlâ taş devrinin yaşandığı gerçeğini dile getirmenin bir cezası olacaktı elbette. Her yer kar altındayken, köylere ulaşım sağlanamazken köyünde öğrencilerini “hayata hazırlamaya” çalışan genç öğretmenin haberi olmadı kitabının kopardığı gürültüden. Karlar erimeye başlayıp, yollar açılınca ilk ziyaretçileri jandarmalar oldu Makal’ın. Tutuklandı. Bizim Köy ise tam tersine çeşitli dillere çevrilip ülke sınırlarını aşmaya başladı.

Dönemin cumhurbaşkanı, yazarı Çankaya Köşkü’ne davet ettiğinde, bu tutum Demokrat Parti’nin köye ve köylünün sorunlarına önem vermesi olarak algılandı. Ama bu da uzun sürmedi. Önce çeşitli karalamaların boy hedefi haline gelen Köy Enstitüleri kapatıldı, ardından Enstitülü öğretmenlere baskılar başladı. Köye ve köylülerin içinde bulunduğu çağdışı koşullara değinen yazarlara, aydınlara karşı sistemli bir linç kampanyası başlatıldı.

Tahsin Yücel’in “Bizim Köy 1950’de bir başyapıttı. 1995’te de bir başyapıt” saptaması, aradan geçen yarım asırlık bir sürece rağmen, yazarın ve eserinin hâlâ güncelliğini koruduğunu göstermesi açısından son derece isabetli bir değerlendirme.

Bizim Köy, Türk edebiyatında köy gerçekliğine dayanan bir ilk kitap ve toplumcu gerçekçiliğin öncüsü olarak kabul edilmektedir.

Posted in İstanbul 1. Grup, İstanbul 6. Grup | Leave a Comment »

Viran Dağlar (Necati Cumalı)

Posted by sinaniy 01 Temmuz 2018

viran-daglar-necati-cumaliİstanbul 6. Grup Aralık 2016
Bodrum 1. Grup Temmuz 2018

…Erken ya da geç, bir gün öleceği değil, nasıl yaşadığıdır önemli olan kişinin. Bu dünyadan Zülfikar Bey gibi dolu dolu yaşayıp göçenlerin şavkı, çakan yıldızlar gibi gözlerde kalır!
Necati Cumalı, ulusçuluk akımlarının, etnik çatışmaların etkisi ve Osmanlı’nın egemenliğini kaybetmesiyle, Balkanların imparatorluktan kopuş sürecini, Makedonya’da uç beyi olarak yaşayan bir ailenin son temsilcisi Zülfikar Bey’in yaşam öyküsü üzerine kurgulayarak anlatıyor.
“Le Dernier Seigneur de Balkan” (Balkanların Son Beyi) adıyla Fransızca’ya çevrilen “Viran Dağlar” romanı, 2004 yılında Fransa, İspanya, Polonya, Bulgaristan, Yunanistan ve Almanya ortak yapımcılığında televizyon filmi olarak çekildi.

Posted in Bodrum 1. Grup, İstanbul 6. Grup | Leave a Comment »

Kapı (Magda Szabo)

Posted by sinaniy 27 Haziran 2018

kapi-magda-szaboİstanbul 2. Grup Haziran 2018
İstanbul 5. Grup Ekim 2017
İstanbul 6. Grup Ocak 2017
Ankara 3. Grup Eylül 2016

Bir yazar ve ona ev işlerinde yardımcı olan yaşlıca hizmetçisi. Önceleri birbirlerini anlamakta ve benimsemekte zorlanırlar. Zamanla, çocukluk ve gençlik travmaları Macaristan’ın yakın tarihiyle birlikte örülmüş, bu başına buyruk, mesafeli, tragedya kahramanlarını andıran anne figürüyle yazar arasında çatışmalı ve neredeyse tutkulu bir ilişki kurulur. Hayvanların ve insanların dilinden anlayan, cesur, bilge Emerenc, yazarın yaşama, sanata ve ölüme ilişkin doğru bildiklerini sorgulamasını sağlar.

‘Benden bu denli farklı olmasına karşın nasıl oluyordu da bana bu kadar bağlanabiliyordu? Benim neyimi sevdiğini anlayamamıştım doğrusu… Daha önce de yazdığım gibi, o zamanlar henüz gençtim, bağlılığın ne denli mantıkdışı, ölümcül ve güvenilmez bir duygu olduğunu henüz derinlemesine incelememiştim (…) Karşılıklı bağlılığımız, aşk gibi, birtakım tanımlanmayan bileşkelerin sonucuydu çünkü birbirimizi kabullenebilmek için bir sürü ödün vermemiz gerekmişti.’

Magda Szabo’nun ince ve hüzünlü bir mizah duygusuyla kaleme aldığı, otobiyografik unsurlar da taşıyan bu romanı ona 2003 yılında yabancı roman dalında Fransa’nın en saygın ödüllerinden olan Femina’yı kazandırdı.

Posted in Ankara 3. Grup, İstanbul 2. Grup, İstanbul 5. Grup, İstanbul 6. Grup | Leave a Comment »

Teyzem Latife (M. Sadık Öke, Fatih Bayhan)

Posted by sinaniy 14 Mayıs 2018

Teyzem Latife - M. Sadık Öke, Fatih Bayhanİstanbul 6. Grup Temmuz 2018

“Teyzem Latife, Mustafa Kemal ile karşılıklı olarak birbirlerine verdikleri söz gereği hiç konuşmadı. Ancak o dönemde zaten bir kadının boşanmadan sonra konuşması ailemizde olmayan bir şeydi, ayrıca bu sözü de verdiği için hiçbir şekilde konuşmadı. Aile de, aslında onun vermiş olduğu bu sözü onurlandırarak bir vasiyet bildi, bu sebeple onlar da konuşmadı. Ancak Latife teyzemin Mustafa Kemal’i, evliliğini, kocasını korumak için vermiş olduğu sözü tutması o zaman için Paşa’yı korumuş olabilir ama bugün artık korumuyor. Çünkü o kadar çok yanlış fikir, yanlış bilgi var ki, bugün artık bazı şeyleri konuşmak lazım. Latife teyzemin hayatı gizli, saklı bir şey değil. Nereye gittiği, ne yaptığı belli fakat yorumlamalar o kadar yanlış ki, bunlar hakkında yanlış bilinenleri açıklamayı bir görev olarak görüyor ve bir borç olarak biliyorum.”
-Mehmet Sadık Öke

“Paşa kendisini öpmek için eğildiğinde tavana üç el ateş eden Latife Hanım, Mustafa Kemal’e ‘Son kurşunu kendime sakladım. Siz memlekete lazımsınız,’ demiş… Efsane değil gerçeklerle yüz yüzeyiz. Uşşakizade ailesinden Mehmet Sadık Öke, 90 yıldır aile içinde saklı tutulan değerli anlatıları okurlarla paylaşıyor. Mustafa Kemal-Latife Uşşaki izdivacının bilinmeyen yanlarına ayna tutan bir nehir söyleşi.”
-İpek Çalışlar, yazar

“Mehmet Sadık Öke, ‘Teyzem Latife’ ile, mutluluğu ve acıyı da yaşamış Latife Hanım’ı, hak ettiği değerde ve samimi bir dille anlatan, zevkle ve beğenerek okuyacağımız bir eser ortaya koyuyor. ‘Teyzem Latife’ ile, Latife Hanım’ı daha iyi tanıyacağız ve onu daha iyi anlayacağız.”
-Oğuz Akay, yazar

“Anne yarım Gülümser oğlu Mehmet’in ağzından iki sıradışı insanın ekseninde bir devrin ve bir ailenin, bizim ailemizin melodramını, o bildik hikâ- yeleri, tarihçi titizliği ile süzülmüş kelimelerde yeniden hatırlıyorum.”
-M. Muammer Erboy, Latife Hanım’ın Yeğeni
Yazar:Fatih Bayhan & Mehmet Sadık Öke

Posted in İstanbul 6. Grup | Leave a Comment »