Ekin Yazın Dostları

Kitap Okurlarının Buluşma Noktası

Archive for the ‘Kdz. Ereğlisi 1. Grup’ Category

Kdz. Ereğlisi 1. Grup

Çevengur (Andrey Platonov)

Posted by sinaniy 28 Aralık 2021

Kdz. Ereğli 1. Grup Ocak 2022

Sovyetlerin “sakıncalı” yazarı Andrey Platonov’un 1926-29 yılları arasında kaleme aldığı Çevengur, hayatı değiştirme fikrine samimiyetle sarılan “insancıklar”ın hikâyesini absürde kayan mizahi bir dille anlatıyor. Ünlü devrimcilerin bedensiz hayalleriyle kuşatılmış, değişim için yapılacak tek şeyi -yani devrimi- hallettikten sonra öylece kalakalmış garip bir topluluğun öyküsü Çevengur. Her şeyin bittiği ve hiçbir şeyin başlamadığı bir dünyada insanın tabiatla bile mücadele etmek istemediği bir can sıkıntısının öyküsü. Platonov’un kendine has dilinin ve sıradışı bakış açısının ürünü olan bu roman, kahramanlarıyla birlikte hayatın ve ölümün sırrını çözmeye çalışan, hakikatin arayışta olduğunu sezen ve sezdiren bir aydının Rus devrimi üzerine engin düşüncelerini yansıtan bir başyapıt.

Posted in Kdz. Ereğlisi 1. Grup | Leave a Comment »

Perina (Naşide Gökbudak)

Posted by sinaniy 10 Kasım 2021

Kdz. Ereğli Aralık 2021

Lenin liderliğinde başlayan Bolşevik Hareket, Rus halkına ama en çok da Çar II. Nikolay ve ailesine büyük acılar çektirmiştir. 17 Ekim 1917’de Yekaterinburg’daki eski bir binanın bodrumunda kurşuna dizilen Nikolay ve ailesi, Ganina Yama denilen bölgede bir çukura gömülmüştü. Bu çukurdan alındıklarında iki ceset eksikti: Biri Anastasia diğeri de onun mürebbiyesi… Aynı saatlerde; Çarın hizmetinden ayrılıp Ukrayna-Donetski’de, Nen Nehri’ne yakın, şatoya benzer bir binada yaşayan aristokrat Mikail, acılar içinde idi. Henüz 17’sindeki kızı Perina’yı kaybetmişti. Gece yarısı görkemli binanın kapısı çalındı. Kapıda, birkaç kişi ve Çarın yakın hizmetinde çalışmış, Mikail’in de dostu olan emekli albay vardı. Albay; ev sahibi Mikail’e, “Dostum acının derinliğini anlıyorum. Olan oldu. Arkadaşın Nikolay’ın ailesinin yaşayan ve ölmek üzere olan son ferdi Anastasia’ya, belki de sen, yeni bir hayat sunabilirsin. Onların birbirine ne kadar benzediğini görüyorsun; bu, belki de Tanrı’nın bize sunduğu bir lütuf,” dedi. Gece karanlığında, sedye gibi bir şeyin üzerinde, üzeri örtülmüş ince bir genç kız bedeni içeri sokuldu.

Perina kendine geldiğinde birçok şeyi hatırlayamıyordu. Aristokrat Mikail’in en küçük kızı olarak akla gelmez maceralar ve acılar yaşadı. Rusya’dan uzaklaşabilmek için birçok yol denedi. Sonuçta Türk hükûmeti ile esir değiştirme anlaşması yapan Bolşeviklerin izni ile evlendiği Türk askeri ve çocuklarıyla beraber, Elazığ’ın Holpenk köyüne yerleşti. Perina’nın aşkı, acıları, vatan hasreti anlatılamaz. Yazar, yakından tanıdığı Perina’ya hayranlığını anlatırken şöyle bir ifade kullandı: “Çarın küçük kızı Anastasia’nın gömüldüğü çukurdan çıkarılmasından sonra yazılan birçok hikâyenin içinde en akla yakını ve mantıklı olanı budur. Ve yazılan birçok hayalî hikâye içinde, gerçekliği olan yegâne hikâyedir.”

Posted in Kdz. Ereğlisi 1. Grup | Leave a Comment »

Beş Kadın Bir Kitap (Gül Güleryüz)

Posted by sinaniy 10 Kasım 2021

Kdz. Ereğli Kasım 2021

Kdz. Ereğlili Emekli Öğretmen Gül Güleryüz, 3. Kitabını yayımladı. Nefes kesen bir “30 gün”ü anlatan ilk kitabının ardından, ikinci kitabı olan “Unutmadım”ı yayımlayan Güleryüz, bu kez beş ayrı öyküyü kaleme aldı.

Birinci Kadın: Sevgi, İkinci Kadın: Güllü,  Üçüncü Kadın: Naile, Dördünce Kadın: Gülden ve Beşinci Kadın: Güneş’i anlatan Gül Güleryüz, ayrıca kitabın son iki sayfasında “Bir kitap: Kapak Kızı ile ilgili de “Ben bir kitabım. Benim maceram bitmedi. Epey yıprandım ama hala elden ele dolaşıyorum. Daha da dolaşacağım sanırım. Size maceramı anlatacak değilim. Zaten siz de diğerlerinden çok burada anlatılan beş kadını merak ediyorsunuzdur değil mi? Ben beşine de rastladım hastanede dolaşıp dururken. Birinin çantasından baktım gizlice insanlara, birinin elinden uzanıp gördüm olanı biteni, ötekinin cebinden dinledim konuşulanları. Şimdi size neler gördüğümü anlatacağım” diye yazdı. – Ereğli Önder Gazetesi

Posted in Kdz. Ereğlisi 1. Grup | Leave a Comment »

Sineklerin Tanrısı (William Golding)

Posted by Aydın Ergil 05 Ekim 2021

Sineklerin Tanrısı

Kdz Ereğlisi Ekim 2021
İstanbul 2. Grup Kasım 2019
Marmaris 2. Grup Eylül 2017
İstanbul 3. Grup Şubat 2016
İstanbul 5. Grup Eylül 2015

“Sineklerin Tanrısı”, günümüzde bir atom savaşı sırasında, ıssız bir adaya düşen bir avuç okul çocuğunun, geldikleri dünyanın bütün uygar törelerinden uzaklaşarak, insan yaradılışının temelindeki korkunç bir gerçeği ortaya koymalarını dile getirir. Konusu, R. M. Ballantyne’ın Mercan Adası gibi eşsiz bir mercan adasının cenneti andıran ortamında başlayan bu roman, çağdaş toplumlardaki çöküntünün, insan yaradılışındaki köklerini gözönüne sermek amacıyla Mercan Adası’ndaki duygusal iyimserlikten apayrı bir yönde gelişir. Uygar insanın yüreğinde gizlenen karanlığı deşerken “Sineklerin Tanrısı”; daha çok Conrad’ın kısa romanı “Karanlığın Yüreği”ni andırır. Golding’in romanındaki çocuklar da başlangıçta tıpkı Kurtz gibi, uygar toplumun baskılarından uzak bir örnek düzen kurmak isterlerken, gitgide hayvanlaşır, korkunç bir kişiliğe bürünürler. Bu yönüyle Sineklerin Tanrısı’nın Mercan Adası ile öbür ıssız ada serüvenlerinden ayrıldığı en önemli nokta, ıssız ada yaşamının çetin güçlüklerini ya da mutluluğunu anlatmaktan daha çok, bir insanlık durumunu, kişiler arasındaki çatışma aracılığıyla ortaya koymaya çalışmasıdır.
-Akşit Göktürk-

Posted in Kdz. Ereğlisi 1. Grup, Marmaris 2. Grup, İstanbul 2. Grup, İstanbul 3. Grup, İstanbul 5. Grup | Leave a Comment »

Büyük Orfoz (Yaman Koray)

Posted by sinaniy 10 Mayıs 2021

Kdz. ereğlisi 1. Grup Mayıs 2021

“Beklemekse kaç gündür bekledik, gelmiyor. Ancak yarın… Aynı saatte. Aynı yerde. Usta balık. Koca balık… Yarın belki… Belki yarın da olmaz, öbür gün… Ama mutlaka vuracağım onu. Göstereceğim ona, kim akıllı, kim usta. O bir balık, ben insanım. Kim güçlü, görecek yarın…”

İstanbul’un karmaşasından bunalan Metin, annesini de alıp yıllar önce Gökova’ya yerleşmiş, kardeşi kabul ettiği İsmet’le beraber balıkçılık yapmaktadır. Günün birinde koca bir orfoz çıkar karşısına, yüz kilodan fazla, huylu mu huylu. Metin gün geçtikçe takıntı haline getirir bu orfozu. Öyle ki başka bir şey düşünemez olur.

Sonra Ayla çıkagelir. Metin’in saklandığı mağaranın başından bekler onu avlamak için. Metin temkinlidir, kaçar sürekli, tıpkı vurmaya can attığı orfoz gibi o da avcısını terk edemez bir türlü.

Yaman Koray Büyük Orfoz’da denizin altıyla üstünü birbirine karıştırıyor. Balıklar insana dönüşüyor, insanlar şehirden kaçıp denizlere saklanıyor ancak av bir türlü bitmiyor.

Posted in Kdz. Ereğlisi 1. Grup | Leave a Comment »