Ekin Yazın Dostları

Kitap Okurlarının Buluşma Noktası

Archive for the ‘İstanbul 3. Grup’ Category

İstanbul 3. Grup

Cyrano de Bergerac (Edmond Rostand)

Posted by sinaniy 03 Aralık 2019

0000000437280-1
İstanbul 3. Grup Aralık 2019

Edmund Rostand (1868-1918): Marsilya’da varlıklı ve kültürlü bir ailede dünyaya gelmiştir. Fransız edebiyatının en önemli şair ve oyun yazarlarından biridir. Kendisi de şair olan babasının yönlendirmesiyle hukuk öğrenimi görmüş, fakat şiir yazmayı hiç bırakmamıştır. Pek ilgi görmeyen ilk eseri Les Musardises’le bile muazzam, gür ve zengin bir kaynağa sahip bir şiiri müjdelemiştir. İlk tiyatro oyunları çeşitli sebeplerle pek dikkati çekmese de 1897’de sahnelenen Cyrano de Bergerac, Fransız tiyatrosu ve edebiyatı için yepyeni bir devrin başlangıcı olmuştur. Rostand’ın XVII. yüzyılda yaşamış, filozof, müzisyen, fizikçi ve silahşor da olan derbeder şair Cyrano de Bergerac’tan esinlenerek kaleme aldığı oyun pek çok dile çevrilmiş, pek çok ülkede başarıyla sahnelenmiştir.

“Cyrano de Bergerac” karakterinin en belirgin yönü, güçlü kişilerle mücadele cesareti, ahlaki kaygıları ve hitabet gücüdür. Öte yandan zeki, cesur ve çirkinliğinden ötürü acı çeken ana karakteriyle bu tiyatro eseri, çeşitli nedenlerle toplumun dışladığı kişilere ve ezilenlere yakılmış bir ağıttır.

Cyrano, günümüzde Don Quijote ve Hamlet düzeyinde, dünya çapında örnek bir karakter haline gelmiştir.

 

Posted in İstanbul 3. Grup | Leave a Comment »

İçimizdeki Şeytan (Sabahattin Ali)

Posted by sinaniy 27 Kasım 2019

içimizdeki şeytan - Sabahattin Ali
İstanbul 5. Grup Kasım 2019
İstanbul 2. Grup Ağustos 2019
Marmaris 1. Grup Mart 2019
İstanbul 3. Grup Mayıs 2018
İstanbul 4. Grup Mayıs 2017

“İsteyip istemediğimi doğru dürüst bilmediğim, fakat neticede aleyhime çıkarsa istemediğimi iddia ettiğim bu nevi söz ve fiillerimin daimi bir mesulünü bulmuştum: Buna içimdeki şeytan diyordum, müdafaasını üzerime almaktan korktuğum bütün hareketlerimi ona yüklüyor ve kendi suratıma tüküreceğim yerde, haksızlığa, tesadüfün cilvesine uğramış bir mazlum gibi nefsimi şefkat ve ihtimama layık görüyordum. Halbuki ne şeytanı azizim, ne şeytanı? Bu bizim gururumuzun, salaklığımızın uydurması.. ”

Bu romanında, toplumsal gündemin kişilikler üzerindeki baskısını ve güçsüz insanın “kapana kısılmışlığını” gösteriyor Sabahattin Ali. Aydın geçinenlerin karanlığına, “insanın içindeki şeytan”a keskin bir bakış.

Posted in İstanbul 2. Grup, İstanbul 3. Grup, İstanbul 4. Grup, İstanbul 5. Grup | Leave a Comment »

Deniz Feneri (Virginia Woolf)

Posted by sinaniy 17 Kasım 2019

deniz-feneri-virginia-woolf
İstanbul 4. Grup Kasım 2019
İstanbul 6. Grup Nisan 2019
İstanbul 3. Grup Nisan 2017

İngiliz edebiyatının başyapıtlarından biri olan Deniz Feneri, son derece basit olay örgüsünün ardında yaratıcısının özyaşamının ayrıntılarını, toplumsal meselelere ilişkin sorgulamalarını, içgözlemlerini ve derin felsefi gizemleri barındırır.

Deniz Feneri ‘nin merkezinde I. Dünya Savaşı’nın öncesinde ve sonrasında İskoçya’nın Skye Adası’ndaki evlerinde kalan Ramsay ailesi ve konukları vardır. Çocuklar oynarken, yetişkinler sohbet eder, düşüncelere dalar ve keşiflerde bulunur. Yapıtın roman türünde alışık olduğumuz anlatı sürekliliğini kesintiye uğratan yapısı ve her bir anlatıcının kendi bilinç akışının perspektifiyle çözülen olay örgüsü, bir deniz fenerinin kendi ekseni etrafında dönen ışığını andırır. Böylece Ramsay ailesinin sıradan gündelik yaşamı zaman, ölüm, toplumsal cinsiyet ve ahlak üzerine derin düşüncelere gömülür.

Posted in İstanbul 3. Grup, İstanbul 4. Grup, İstanbul 6. Grup | Leave a Comment »

Suskunlar (İhsan Oktay Anar)

Posted by sinaniy 15 Kasım 2019

suskunlar-ihsan-oktay-anarİstanbul 6. Grup Şubat 2020
İstanbul 4. Grup Şubat 2019
Marmaris 2. Grup Haziran 2018
İstanbul 3. Grup Ekim 2017

Eflâtun rengi hayaller kuran bir “suskun”un sözleridir bu roman. İşittiğini gören, gördüğünü dinleyen, dinlediğini sessizliğin büyüsüyle sırlayan ve tüm bunların görkemini hikâye eden bir adamın alçak gönüllü dünyasına misafir olacaksınız satırlar akıp giderken. O ise, muzip bir tebessümle size eşlik edecek, sessizce… Sayfaları birer birer tüketirken, benzersiz erguvanî düşlerin “gerçekliği”nde semâ edeceksiniz ve bu düşlerden âdeta başınız dönecek. Hayat kadar gerçek, düş kadar inanılmaz bu dünyanın tüm kahramanlarının seslerini duyacak, nefeslerini hissedeceksiniz. Çünkü Suskunlar, sessizliğin olduğu kadar, seslerin ve sözlerin, yani musikînin romanıdır. Sonsuzluğun derin sessizliğinin “nefesini üfleyen” ve ona “can veren” bir adamın hayallerinin ete kemiğe bürünmüş kahramanları, en az sizler kadar gerçektir; ya da siz, en az onlar kadar bir düş ürünü… Bağdasar, Kirkor, Dâvut, Kalın Musa, İbrahim Dede Efendi, Rafael, Tağut, Veysel Bey ve diğerleri… Onlar, sessizliğin evreninden İhsan Oktay Anar’ın düş dünyasına duhûl ederek suskunluklarını bozmuşlardır. Bir meczûp aşkı tattı, bir âşıksa aşkına şarkılar yazıp ruhunu maviyle bezedi; diğeri, kaybolduğu dünyada bir sesin peşine düşerek kendini buldu. Nevâ, belki de, herkesin âşık olduğu bir kadının pür hayâliydi. Hayâlet avcısı, kendi ruhunu yakalamaya çalıştı. Zâhir ve Bâtın ise, zıtlıkların muhteşem birliğinde denge bulan iki ayrı gücün cisimleşmiş hâliydi. Suskunlar’ı okuduktan sonra aynaya bakmak, yansıyan aksinizde gerçeği görmek, gördüğünüzü işitmek ve duyduklarınızla sağırlaşıp susmak isteyeceksiniz. Sayfalar tükenip bittiğinde, kim bilir, belki de “suskunlar”dan biri olacaksınız…

Posted in Marmaris 2. Grup, İstanbul 3. Grup, İstanbul 4. Grup, İstanbul 6. Grup | Leave a Comment »

Kırmızı Pazartesi (Gabriel Garcia Marquez)

Posted by Aydın Ergil 13 Kasım 2019

30251
İstanbul 2. Grup Ocak 2020
İstanbul 7. Grup Nisan 2019
Ankara 3. Grup Ağustos 2014
İstanbul 3. Grup Kasım 2013

Kolombiyalı büyük yazar Gabriel García Márquez’in 1981’de yayımlanan yedinci romanı Kırmızı Pazartesi, işleneceğini herkesin bildiği, engel olmak için kimsenin bir şey yapmadığı bir namus cinayetinin öyküsü. Hem Kolombiya’da, hem de yayımlandığı dünyanın dört bir yanındaki pek çok ülkede sarsıcı etkileri olmuş bir roman. Usta yazar, çocukluğunu geçirdiği kasabada yıllar önce yaşanmış bir cinayet olayını aktarıyor. Romanın kahramanı Santiago Nasar’ın öldürüleceği daha ilk satırlardan belli. Kırmızı Pazartesi, yalnızca bir cinayetin arka planını değil, bir halkın ortak davranış biçimlerinin potresini de çiziyor. Böylece, sonuna dek ilgiyle okuyacağınız bu kısa ve ölümsüz roman, bir toplumsal ruhçözümü niteliği de kazanmış oluyor.

Posted in Ankara 3. Grup, İstanbul 2. Grup, İstanbul 3. Grup, İstanbul 7. Grup | Leave a Comment »