Ekin Yazın Dostları

Kitap Okurlarının Buluşma Noktası

Archive for the ‘İstanbul 3. Grup’ Category

İstanbul 3. Grup

Tutunamayanlar (Oğuz Atay)

Posted by Aydın Ergil 15 Temmuz 2020

530-TutunamayanlarBodrum 1. Grup Eylül 2020
İstanbul 3. Grup Ekim 2017
Marmaris 1. Grup Eylül 2014
İstanbul 5. Grup Mart 2014

‘Tutunamayanlar’, Türk edebiyatının en önemli eserlerinden biridir. Berna Moran, Oğuz Atay’ın bu ilk romanını “hem söyledikleri hem de söyleyiş biçimiyle bir başkaldırı” olarak niteler. Moran’a göre “Oğuz Atay’ın mizah gücü ve duyarlılığı ve kullandığı teknik incelikler, Tutunamayanlar’ı büyük bir yeteneğin ürünü yapmış, eserdeki bu yetkinlik Türk romanını çağdaş roman anlayışıyla aynı hizaya getirmiş ve ona çok şey kazandırmıştır.” Küçük burjuva dünyasını ve değerlerini zekice alaya alan Atay, “saldırısı tutunanların anlamayacağı, rededeceği türden bir romanla yapar.”

Bkz. http://tr.wikipedia.org/wiki/Tutunamayanlar

Posted in Bodrum 1. Grup, İstanbul 3. Grup, İstanbul 5. Grup | Leave a Comment »

Körlük (Jose Saramago)

Posted by Nurdan Ergil 15 Temmuz 2020

Körlük
İstanbul 6. Grup Mart 2021
Bodrum 1. Grup Temmuz 2020
İstanbul 4. Grup Ekim 2018

Ankara 3. Grup Temmuz 2018
Marmaris 1. Grup Aralık 2017
İstanbul 5. Grup Kasım 2017
İstanbul 3. Grup Şubat 2015
Antalya 1. Grup Haziran 2013
İstanbul 1. Grup Temmuz 2013
İstanbul 4. Grup Temmuz 2013

Körlük, 1998 yılı ‘Nobel Edebiyat Ödülü’ sahibi Portekizli yazar Jose Saramago’nun son yıllarda yazdığı en etkileyici kitap. Araba kullanmakta olan bir adam, yeşil ışığın yanmasını beklerken ansızın körleşir. Körlüğü, başvurduğu doktora da bulaşır. Bu körlük, bir salgın hastalık gibi bütün kente yayılır; öldürücü olmasa da tüm ahlaki değerleri yok etmeyi başarır. Toplum, görmeyen gözlerle cinayetlere, tecavüzlere tanık olur. Ayakta kalabilenler ancak güçlü olanlardır. Koca kentte körlükten kurtulan tek kişi, göz doktorunun karısıdır. Portekiz’in yaşayan en önemli yazarı olan Jose Saramago, bu çarpıcı romanında körlük olgusunu bir metafor olarak kullanmış, basit imgelere, sıradan sözcük oyunlarına başvurmadan, yoğun bir anlatımla, anlatıcının ve kahramanların konuşmalarını ortaklaşa bir monologa dönüştürerek, kurgunun evrenselleşebilmesi açısından kişilere ad vermeksizin liberal demokrasinin insanları sürüklediği sağlıksız ortamı olağanüstü bir ustalıkla yaratmıştır.

Posted in Ankara 3. Grup, Antalya 1. Grup, Bodrum 1. Grup, İstanbul 1. Grup, İstanbul 3. Grup, İstanbul 4. Grup, İstanbul 5. Grup, İstanbul 6. Grup | Leave a Comment »

Kirpinin Zarafeti (Muriel Barbery)

Posted by Aydın Ergil 15 Temmuz 2020

Kirpinin ZarafetiKdz. Ereğlisi 1. Grup Temmuz 2020
İzmir 1. Grup Mart 2020
Ankara 3. Grup Mayıs 2018
İstanbul 3. Grup Kasım 2015
İstanbul 1. Grup Ocak 2015
Ankara 2. Grup Temmuz 2013

On üçüncü yaş gününde intihar etmeyi planlayan on iki yaşında, son derece zeki ve üstün yetenekli bir kız çocuğuyla, müzik, resim ve felsefe meraklısı, Rus edebiyatı ve Japon sineması tutkunu elli dört yaşında bir kapıcının, kibar bir Japon beyefendisi sayesinde gelişen sıra dışı dostluğunu anlatan Kirpinin Zarafeti, Fransa’da yayınlandığı 2007 yılında 1.100.000 adetlik baskı sayısına ulaşan, göze çarpmayan güzellikleri yücelten, sınıflar ve nesiller ötesi bir dostluğu konu edinen zarif ve etkileyici bir roman.

“Her şeyin, özellikle de hayata dair mutlak olguların ne kadar pamuk ipliğine bağlı olduğunu gösteren nefis bir kitap.”
(Le Soir)

“Barbery hayatın küçük keyiflerini, her şeyin Marcel Proust’un o sonsuz nostaljisi ile dengede olduğu muhteşem anları yakalamayı başarıyor.”
(L’Express)

“Yılın keşfi”
(Le Figaro)

“Bütün büyük yapıtlar gibi bu hikâye de kalbinizi kıracak, ama bazen hayatın bu hüzne değeceğini anlamanızı ya da hatırlamanızı sağlayacak.”
(Chicago Sun-Times)

Posted in Ankara 2. Grup, Ankara 3. Grup, Kdz. Ereğlisi 1. Grup, İstanbul 1. Grup, İstanbul 3. Grup, İzmir 1. Grup | 3 Comments »

Kış Bahçesi (Kristin Hannah)

Posted by sinaniy 19 Mayıs 2020

kış bahçesi - kristin hannah

İstanbul 3. Grup Ekim 2020

Çok satan “Ateşböceği Yolu” kitabının yazarından, bir anne ile kızları arasındaki karmaşık bağlara ve geçmiş ile gelecek arasındaki yıkılmaz bağa dair sürükleyici, yürek sızlatacak kadar etkileyici ve güzel bir roman.

Bazen annenin geçmişine bir kapı araladığında, kendi geleceğini bulursun! Meredith ve Nina Whitson birbirine taban tabana zıt karakterlerdeki kız kardeşlerdir. Biri evde ka”lıp çocuklarına bakmış ve aile işinin başına geçmiş, diğeriyse hayallerinin peşinden gidip dünyayı gezmiş ve ünlü bir foto muhabir olmuştur. Ancak sevgili babaları hastalandığında bu birbirine yabancı iki kadın, kendilerini yine bir arada, şimdi bile kızlarına herhangi bir avuntu vermeyen, aşırı mesafeli anneleri Anya’nın yanında bulacaktır.

Anneleriyle aralarındaki tek bağ, onun, çocukluklarında bazı geceler kızlara anlattığı bir Rus masalıdır. Ölüm döşeğindeki babalarınınsa, hayatındaki kadınlardan son bir arzusu vardır. Anya kızlarına bir masal anlatacaktır; yıllar önce başladığı ama hiç bitirmediği o masalı. Hem de bu kez sonuna kadar. Bu masal daha önce duydukları hiçbir şeye benzememektedir; altmış yıldan uzun bir zamanı kapsayan, savaş mağduru Leningrad’da başlayıp günümüz Alaska’sına kadar uzanan, sürükleyici, gizemli bir aşk hikâyesi. Nina’nın gerçeği açığa çıkarma konusundaki saplantısı, onları annelerinin geçmişlerinde, ailelerini tümüyle sarsacak ve tamamen değiştirecek bir sır öğrenecekleri, beklenmedik bir yolculuğa sürükler.

İlk sayfasından son sayfasına kadar büyüleyen Kış Bahçesi, hem epik bir aşk hikâyesi hem de yaşamları kesişen kadınların detaylı bir portresi olması bakımından nadir bulunur bir eser. İlham verici şiirsel yazımıyla, son sayfa okunduktan uzun süre sonra bile okuyucunun aklından çıkmayacak. “Okuyucular, anne ve kızlar yakınlaştıkça hem gülmekten hem de ağlamaktan kendilerini alamayacaklar.” -Publishers Weekly

…Tanıtım Bülteninden.

 

Posted in İstanbul 3. Grup | Leave a Comment »

Benim Hüzünlü Orospularım (Gabriel Garcia Marquez)

Posted by sinaniy 19 Mayıs 2020

benim hüzünlü orospularım - gabriel garcia marquez

İstanbul 3. Grup Eylül 2020

Benim Hüzünlü Orospularım’ın başkişisi, yaşamı boyunca hiçbir kadınla parasını ödemeden sevişmemiş yaşlı bir gazeteci. Yalnızlığının çaresini günlük, sıradan ilişkilerde aramış bu çirkin ve çekingen ihtiyar, 90. yaş gününde kendine alışılmamış bir armağan vermeye kalkışıyor. Eskiden tanıdığı bir genelev patroniçesini arayıp el değmemiş bir genç kızla birlikte olmak istediğini söylüyor. Patroniçe, onun bu isteğini yerine getirecek, ama yaşlı adam her ziyaretinde “uyuyan güzel” Delgadina’yı seyretmekle yetinmek zorunda kalacak, yaşamının güzünde kendisine böylesi bir oyun oynayan yazgısına boyun eğecek; ne ki bu çok özel ilişkiden o güne değin hiç tatmadığı bir aşk doğacaktır.

García Márquez, yaşlılığın hüznünü olağan dışı bir aşkın coşkusuna dönüştürüyor. Belki de ölümü güzelleştirmek için… Ustanın elinden yaşlılığa, cinselliğe, aşka ve ölüme bir güzelleme.

 

Posted in İstanbul 3. Grup | Leave a Comment »