Ekin Yazın Dostları

Kitap Okurlarının Buluşma Noktası

Archive for the ‘İstanbul 1. Grup’ Category

İstanbul 1. Grup

İlyada (Homeros)

Posted by sinaniy 28 Haziran 2021

ilyada - homeros.png

Mitoloji Okurları Haziran Temmuz Ağustos 2021
İstanbul 1. Grup Ekim 2017

Homeros (y. MÖ IX. yüzyıl): Hayatı hakkında kesin bir bilgi olmamakla birlikte MÖ IX. yüzyılda Sakız Adası’nda yaşadığı sanılmaktadır. Eserleri Antik Yunan devletlerinde her tür bilginin kaynağı sayılan Homeros, İlyada ve Odysseia destanlarıyla edebiyatın hemen her türünü günümüze dek etkilemeyi başarmıştır. Homeros, sözlü edebiyat geleneğini sürdüren bir ozandı. Bu destanları İsa’dan önce dokuzuncu yüzyılda yarattığı sanılıyor. Yazılışı, kaleme alınışı daha sonradır.

Bu Ege’li büyük ozan, İlyada’da, Troya Kenti’nin destanını anlatır. Troya Kenti, Çanakkale Boğazının Anadolu yakasında bugünkü adıyla Hisarlık Tepesine kurulu varlıklı bir kentti. Yunanistan’dan gelen Akhalar’ın saldırısına uğrar, bu savaşta iki toplum karşı karşıya gelir. Yurtları Anadolu’da bulunan Troyalılarla Yunanistan’dan gelen Akhalar Topluluğunun savaşıdır bu büyük destan.

Akhalar Topluluğu Yunanistan’ın çeşitli bölge krallarından oluşmuş bir ordudur. Her kral, kendi gemileri ve adamlarıyla yola çıkmıştır ve bu ordular, krallar kralı Agamemnon’un yönetiminde birleşip örgütlenmişlerdir. Güçlüdürler. Akhalar, daha soylu, daha yürekli, daha akıllı ve daha örgütlüdürler. Ve savaşı kazanırlar.

Troyalılar’ın yenilgisinin destanı olan ‘İlyada’, 24 bölümden ve 16.000’i aşkın dizeden oluşur. Troya Savaşının dokuzuncu yılında 51 günlük bir süreyi kapsar. Yani o büyük savaşın kısa bir kesitidir bu destan.
İlyada dünya edebiyatının temel taşlarından biri olduğu kadar, konu ettiği döneme ışık tutan en gerçekçi eserdir. Bu eşsiz destan Antik Yunan’da neredeyse bir kutsal kitap sayılmıştır.

1958-1962 yılları arasında Azra Erhat – A. Kadir çevirisiyle İş Bankası Kültür Yayınları’nca dört cilt olarak yayımlanan İlyada 50 yıl sonra Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi’nde yerini alıyor. Bu çeviriyi 1999’da Can Yayınları da yayımlamıştır.

Posted in Mitoloji Okurları, İstanbul 1. Grup | 2 Comments »

Bir Gün Bir Kral Bir Çobana Rastlar (Ahmet Durul)

Posted by Aydın Ergil 26 Nisan 2021

İstanbul 1. Grup Mayıs 2021

Yaşamak sanatı üzerine bir masal

Ormanın derinliklerine vardıklarında etrafı sadece ay ışığı aydınlatıyordu. Çoban elinde gaz lambasıyla önden yürüyor, Kral arkadan geliyordu. Karanlığın içinde yürümek çok zordu. Kral tam “Yeter artık” diyecekti ki, Çoban birden elindeki lambaya üfledi. Zifiri karanlıkta kaldılar. Kral, “Beni karanlıkta bıraktınız” diye kızınca Çoban, “Hayır Kralım” dedi. “Sizi, ışığı aramanız için kendinizle bıraktım.”

Bir kral ile bir çobanın sohbetlerinde eski ile yeni, Doğu ile Batı, zaman ile zamansızlık, varlık ile yokluk, savaş ile barış, geçmiş ile gelecek, kazanan ile kaybeden, iyi ile kötü ve tasavvuf ile kuantum iç içe geçiyor. Ahmet Durul’un kaleme aldığı Bir Gün Bir Kral Bir Çobana Rastlar, bir masalın sade dünyasından yola çıkarak derin bir yaşam felsefesi sunuyor… Tanışmaya hazır mısınız?

Posted in İstanbul 1. Grup | Leave a Comment »

Kolera Günlerinde Aşk (Gabriel Garcia Marquez)

Posted by Aydın Ergil 29 Mart 2021

İstanbul 1. Grup Aralık 2021
Karadeniz Ereğli Aralık 2014

Kolera Günlerinde Aşk”, bırakılmış bir sevgilinin, yeniyetmelik yıllarından başlayarak yaşlılığın alacakaranlığına dek süren yarım yüzyıllık aşkının öyküsü. “Marquez”in, ustalığı, bu öyküyü bir destana dönüştürüyor: aşkın, deli-akıllı, yabanıl-evcil, tensel, romantik tüm biçimlerinin pastoral bir şiirin büyüsüne büründüğü bir destan. On dokuzuncu yüzyılın yirminci yüzyıla dönüştüğü bir zaman dilimini kapsayan bu bitmeyen aşkın gerisinde, çağdaşlaşma çabası içindeki bir toplumun çeşitli yönlerini, özellikle taşra kentsoyluluğunun saçmalıklarını ince bir alayla eleştiriyor yazar. Roman boyunca, aşk acılarının lirik rüzgarlarının esintileri arasında, Marquez’in, insancıl mizahı, sürekli olarak duyuruyor kendini. Bu nitelikleriyle, “Kolera Günlerinde Aşk”, Marquez’in başyapıtı sayılan “Yüz Yıllık Yalnızlık”ın yanında tartışılmaz bir biçimde yerini alıyor

Posted in Kdz. Ereğlisi 1. Grup, İstanbul 1. Grup | Leave a Comment »

Usta ve Margarita (Mihail Bulgakov)

Posted by sinaniy 29 Mart 2021

usta ile margarita - mihail bulgakov

İstanbul 1. Grup Kasım 2021
İstanbul 6. Grup Aralık 2019

1930’lu yıllarda Moskova’da sıcak bir bahar günü… Günbatımına yakın saatlerde Şeytan, iyi giyimli ve yabancı görünümlü bir beyefendi kılığında şehre iner ve kendini kara büyü uzmanı Profesör Woland olarak tanıtır. Onun garip maiyetiyle birlikte gelişini, Sovyet başkentini kasıp kavuran bir dizi esrarengiz ve tekinsiz olay izler. Bulgakov 20. yüzyıl Rus edebiyatında çığır açan romanında, biri 1930’ların Moskova’sında, diğeri eski Kudüs’te geçen iki ayrı hikâye arasında baş döndürücü zikzaklar çizerek sürdürür anlatısını. Stalin rejiminin en karanlık günlerinde yazılan Usta ve Margarita, Sovyet yaşam tarzına yönelik keskin bir hiciv, dinsel bir alegori, komik bir fantezi olduğu kadar, dokunaklı bir aşk öyküsüdür de aynı zamanda. Bulgakov’un yaşamının son günlerine dek üzerinde çalıştığı roman, uzun süre yasaklanmış, yazarın ölümünden yıllar sonra, üstelik sansürlenmiş haliyle 1966’da yayımlanabilmiştir ancak.

Posted in İstanbul 1. Grup, İstanbul 6. Grup | Leave a Comment »

Karanlığın Günü (Leyla Erbil)

Posted by sinaniy 29 Mart 2021

İstanbul 1. Grup Ekim 2021

Karanlığın Günü’nde Erbil, kadercilikle Tanrıtanımazlık, baskı ile özgürlük, batıl inançla akılcılık arasında parçalanmış modern Türk insanının üzücü durumunu incelemektedir… Bu yapıt yaratıcı gücün bir zaferidir.
-Talat Sait Halman-

Karanlığın Günü’ndeki muhteşem portreler geçidi içinde benim en fazla dikkatimi çeken kişi Asiye oldu. Çünkü Erbil, Asiye kişiliğinde çok az bilinen dahası yeni yeni tanımlanan ve belirlenen psikolojik bir bozukluğu sergiliyor. (…) Asiye Türk edebiyatında “Trouette Sendromu” gösteren benim bildiğim ilk ve tek roman kişisidir!
-Güven Turan-

Leyla Erbil, yazında kendi kendini aşma çabasında didinir dururken, hep üslubu olan bir yazardı ve sanatsaldı. Gazete üslubuyla yazmadı, salt toplumbilimsel olma yavanlığına düşmedi, okuyucuyu avlayacak temalar üretmedi. Piyasaya vurmadı kendini…
-Demir Özlü-

Karanlığın Günü’nde Leyla Erbil, bir aydın yazar olarak, annesinin bellek kaybından toplumun bellek kaybına geçişlerle amnezinin romanını kurgular. Kral Lear’den beri demansın edebiyatta yer aldığı belki de en önemli yapıttır Karanlığın Günü… Gerçek bir yaratıcının otobiyografik öğeleri içeren bu başyapıtı, tıp ve psikiyatri pratiğine çok önemli eleştirilerin de getirildiği edebiyatımızdaki nadir yapıtlardandır.
-Cem Mumcu-

Posted in İstanbul 1. Grup | Leave a Comment »