Ekin Yazın Dostları

Kitap Okurlarının Buluşma Noktası

Archive for the ‘İstanbul 1. Grup’ Category

İstanbul 1. Grup

Benden Selam Söyle Anadoluya (Dido Sotiriyu)

Posted by sinaniy 01 Ocak 2021

benden selam söyle anadoluya - dido sotiriyuİstanbul 1. Grup Ocak 2021
İstanbul 4. Grup Mayıs 2018

Kurtuluş Savaşı yıllarında Anadolu’daki Rum köylüleriyle Türkler arasında yaşanan tarihsel bir “dram”ı anlatıyor Sotiriyu’nun kitabı. Son derece sıcak ve duygusal bir anlatım bütün bir kitap boyunca insanı kollarına alıveriyor. «Benden Selam Söyle Anadolu’ya» Manoli Aksiyotis adlı bir Rum köylüsünün gerçek yaşamından kaleme aldığı anılarının romanlaştırılmış halidir. Sotiriyu, “Bu romanın dokusunu ben, işte bu denli gerçek tanıklardan süzüp çıkarttım. Bir daha geri gelmemek üzere çökmüş bir alemi gözlerinizin önünde canlandırmak amacıyla yaptım bu işi. Yaşlılar unutmasın; ve gençler, bütün olup biteni çırılçıplak bir şekilde görsün, öğrensin diye..” derken gerçek bir yaşanmışlığı niye bugüne aktardığını vurguluyor.

Posted in İstanbul 1. Grup, İstanbul 4. Grup | Leave a Comment »

Kağıt Ev (Carlos Maria Dominguez)

Posted by sinaniy 24 Kasım 2020

kağıt ev - carlos maria dominguezİstanbul 5. Grup Nisan 2021
İstanbul 4. Grup Ağustos 2018
İstanbul 1. Grup Temmuz 2017
İstanbul 2. Grup Ağustos 2016

Bazı insanlar kitap okumaz, bazıları okur ve kimileriyse okumakla kalmayıp onlarla birlikte yaşar. Kâğıt Ev, işte bu kitap tutkunlarından Carlos Brauer’in ve onun -bir edebiyat profesörü olan- Bruma Lennon’la olan gizemli ilişkisinin, bu ilişkinin gün yüzüne çıkmasına neden olan bir Joseph Conrad cildinin, kitap ve okuma aşkıyla dolu yaşamların hikâyesi…

Arjantinli yazar Carlos Maria Dominguez’in, yayımlandığı her ülkede büyük ilgi uyandıran novellasını Seda Ersavcı İspanyolca aslından çevirdi. Peter Sis’in çizimleri ve Cem Ersavcı’nın kapak fotoğrafıyla, kalın ciltlerin arasında saklanacak bir mücevher…

Posted in İstanbul 1. Grup, İstanbul 2. Grup, İstanbul 4. Grup, İstanbul 5. Grup | Leave a Comment »

Küçük Şeylerin Tanrısı (Arundhati Roy)

Posted by sinaniy 19 Kasım 2020

küçük şeylerin tanrısı - Arundhati Roy

İstanbul 1. Grup, Kasım 2020
Marmaris 1. Grup, Mart 2016

Arundhati Roy, İngiltere’nin en saygın edebiyat ödülü olan Booker Ödülü’nü 1997 yılında Küçük Şeylerin Tanrısı adlı romanıyla aldı. Lirik bir dille, şiirsi bir anlatımla, bir söz-büyücü gibi kullandığı sözcüklerle, yasak bir aşkın çökerttiği bir ailenin soluk kesen dramını anlattı. Varlıklı bir Hindu ailesinin güzel kızı Ammu, ailesinin yanında çalışan bir işçiye aşık olur. Önüne geçilmez, kural tanımaz, tutkulu bir aşkla bağlanırlar birbirlerine. Oysa genç adam Dokunulmazlar sınıfındadır, toplumun en alt kademesinden. Sonu olmadığını bildikleri bu aşkta Küçük Şeylerle ‘le yetinirler, geleceği düşünemezler. Genç kadının ayrıldığı kocasından olan biri kız, biri erkek ikiz çocukları bu aşkın doğal tanıklarıdır. Olaylar, birbirinden ayrılmayan bu çift yumurta ikizlerinin çevresinde döner, kızın gözüyle anlatılır. Arundhati Roy, geriye dönüşlerle örüyor kurgusunu ve beklenmedik, dehşet verici sona ulaştırıyor. 1960’lı yılların sonunda, Hindistan’ın güneyinde geçen bu öyküde, arka planda İngiltere’den bağımsızlığını yeni kazanmış, siyasal çalkantılar içindeki bir Hindistan’ı, Kast Sisteminin ürkütücü koşullarını ve toplumsal tabuları buluyoruz. Hindistan’da yayınlandığında, Hristiyan bir Hindu kadınıyla alt kasttan bir erkek arasındaki aşk ve aşk sahneleri Hint gelenek ve göreneklerine aykırı düştüğü için büyük tartışmalara yol açan Küçük Şeylerin Tanrısı bir solukta okunan unutulmaz bir roman.

Posted in İstanbul 1. Grup | Leave a Comment »

Albaya Mektup Yok (Gabriel Garcia Marquez)

Posted by Aydın Ergil 10 Kasım 2020

İstanbul 1. Grup Kasım 2020

Albaya Mektup Yok, çağımızın en büyük yazarlarından Gabriel García Márquez’in en güzel uzun öykülerinden biri. Ülkesi uğruna savaşarak yaptığı hizmetlerin karşılıksız kaldığını anlayan, emekliye ayrılmış yaşlı bir askerin öyküsü. Bir türlü gelmeyen emekli aylığını her cuma günü karısı ve horozuyla birlikte bekleyen emekli bir albayın komik, ama bir o kadar da trajik hikâyesi. Gabriel García Márquez’in 1982’de Nobel Edebiyat Ödülü’ne değer görülmesinde, hiç kuşkusuz, Albaya Mektup Yok’un da payı var. Büyülü gerçekçilik ustasının anlattığı her sahne, karakterlerin her davranışı, umarsız görünen bir dünyada yaşama sevincinin türküsünü söylüyor, ölüme ve yalnızlığa meydan okuyor. Her cümle, yaşamın uçsuz bucaksız boşluğunun suskunluğunu kırıyor. “İmge, gerçekliğe ulaşmanın aracıdır,” diyen Gabriel García Márquez’in buruk bir alaycılık içeren bu öyküsü neredeyse görsel bir edebiyat başyapıtı.

Posted in İstanbul 1. Grup | Leave a Comment »

Mahcubiyet ve Haysiyet (Dag Solstad)

Posted by Aydın Ergil 02 Ekim 2020

Ekim 2020 İstanbul 1. Grup

Kuzey Avrupa’nın yaşayan en büyük yazarları arasında gösterilen Dag Solstad ilk kez Türkçede.

Ellili yaşlarındaki edebiyat öğretmeni Elias Rukla için sıradan bir gündür: Yıllardır yaptığı gibi, sevdiği bir eseri (Henrik Ibsen’in Yaban Ördeği’ni) bir sınıf dolusu ilgisiz lise öğrencisine heyecanla yorumlamaya başlar. Ne var ki görünüşte küçük bir olay hiç beklenmedik bir krizi tetikleyecek, Elias’ın hayatında derin izler bırakmış bir dostluğun hatırasına dönmesine, evliliğini, kendisini ve içinde yaşadığı toplumu sorgulamasına yol açacaktır.

Mahcubiyet ve Haysiyet, yükte hafif pahada ağır, dili ve atmosferiyle akılda yer eden, okuyanların tekrar tekrar dönmek isteyeceği o özel romanlardan.

*Bütünüyle hipnotize edici, bütünüyle insancıl bir yazar.*

– James Wood, New Yorker

*Solstad’ın dili, eski görünen yeni bir zarafetle parıldar ve taklit edilemeyen, enerji dolu, kendine özgü bir ışıltı yayar.*

– Karl Ove Knausgaard

Posted in İstanbul 1. Grup | Leave a Comment »