Ekin Yazın Dostları

Kitap Okurlarının Buluşma Noktası

Archive for the ‘İstanbul 1. Grup’ Category

İstanbul 1. Grup

Bozkırkurdu (Hermann Hesse)

Posted by Aydın Ergil 24 Eylül 2021

Bozkırkurdu

İstanbul 6. Grup Kasım 2021
İstanbul 1. Grup Mart 2021
İstanbul 2. Grup Haziran 2017

İstanbul 5. Grup Haziran 2017
Şubat 2013

“Bozkırkurdu’nun, deneysel cesaret anlamında Ulysses’ten aşağı kalmayan bir yapıt olduğunu söylemeye gerek var mı? Bozkırkurdu, okumanın ne demek olduğunu uzun zamandır ilk kez hatırlattı bana.”
-Thomas Mann-

“Harry kendi içinde bir ‘insan’ bulur, düşüncelerden, duygulardan, uygarlıktan, dizginlenmiş ve yüceltilmiş doğadan kurulup çatılmış bir dünyadır bu; ayrıca, bir ‘kurt’ bulur içinde, içgüdülerden, vahşilikten, acımasızlıktan, yüceltilmemiş, yontulmamış doğadan bir dünya bulur. Varlığının böyle açık seçik ikiye ayrılmasına, birbirine düşman iki yarıma bölünmesine karşın, yine de kurt ile insanın bazı mutlu anlarda birbiriyle kardeş kardeş geçindiğini görür.”

Uçarı bir “yaşam” insanı olmaya kalkışan katıksız bir “düşün” insanının, bu ikilemin gelgitleriyle oradan oraya savrulan yalnız bir ruhun, Bozkırkurdu’nun hikayesi. Aydın geçinenlerin, bildikleriyle büyüklenenlerin, bilmediklerini küçümseyenlerin, bunu yaparken -bilinçli ya da bilinçsiz- yaşamı kaçıranların yüzüne inen bir tokat.

Posted in İstanbul 1. Grup, İstanbul 2. Grup, İstanbul 5. Grup, İstanbul 6. Grup | Leave a Comment »

Küçük Şeylerin Tanrısı (Arundhati Roy)

Posted by sinaniy 26 Ağustos 2021

küçük şeylerin tanrısı - Arundhati Roy

Ankara 2. Grup Ağustos 2021
İstanbul 1. Grup Kasım 2020
Marmaris 1. Grup Mart 2016

Arundhati Roy, İngiltere’nin en saygın edebiyat ödülü olan Booker Ödülü’nü 1997 yılında Küçük Şeylerin Tanrısı adlı romanıyla aldı. Lirik bir dille, şiirsi bir anlatımla, bir söz-büyücü gibi kullandığı sözcüklerle, yasak bir aşkın çökerttiği bir ailenin soluk kesen dramını anlattı. Varlıklı bir Hindu ailesinin güzel kızı Ammu, ailesinin yanında çalışan bir işçiye aşık olur. Önüne geçilmez, kural tanımaz, tutkulu bir aşkla bağlanırlar birbirlerine. Oysa genç adam Dokunulmazlar sınıfındadır, toplumun en alt kademesinden. Sonu olmadığını bildikleri bu aşkta Küçük Şeylerle ‘le yetinirler, geleceği düşünemezler. Genç kadının ayrıldığı kocasından olan biri kız, biri erkek ikiz çocukları bu aşkın doğal tanıklarıdır. Olaylar, birbirinden ayrılmayan bu çift yumurta ikizlerinin çevresinde döner, kızın gözüyle anlatılır. Arundhati Roy, geriye dönüşlerle örüyor kurgusunu ve beklenmedik, dehşet verici sona ulaştırıyor. 1960’lı yılların sonunda, Hindistan’ın güneyinde geçen bu öyküde, arka planda İngiltere’den bağımsızlığını yeni kazanmış, siyasal çalkantılar içindeki bir Hindistan’ı, Kast Sisteminin ürkütücü koşullarını ve toplumsal tabuları buluyoruz. Hindistan’da yayınlandığında, Hristiyan bir Hindu kadınıyla alt kasttan bir erkek arasındaki aşk ve aşk sahneleri Hint gelenek ve göreneklerine aykırı düştüğü için büyük tartışmalara yol açan Küçük Şeylerin Tanrısı bir solukta okunan unutulmaz bir roman.

Posted in Ankara 2. Grup, İstanbul 1. Grup | Leave a Comment »

İlyada (Homeros)

Posted by sinaniy 28 Haziran 2021

ilyada - homeros.png

Mitoloji Okurları Haziran Temmuz Ağustos Eylül 2021
İstanbul 1. Grup Ekim 2017

Homeros (y. MÖ IX. yüzyıl): Hayatı hakkında kesin bir bilgi olmamakla birlikte MÖ IX. yüzyılda Sakız Adası’nda yaşadığı sanılmaktadır. Eserleri Antik Yunan devletlerinde her tür bilginin kaynağı sayılan Homeros, İlyada ve Odysseia destanlarıyla edebiyatın hemen her türünü günümüze dek etkilemeyi başarmıştır. Homeros, sözlü edebiyat geleneğini sürdüren bir ozandı. Bu destanları İsa’dan önce dokuzuncu yüzyılda yarattığı sanılıyor. Yazılışı, kaleme alınışı daha sonradır.

Bu Ege’li büyük ozan, İlyada’da, Troya Kenti’nin destanını anlatır. Troya Kenti, Çanakkale Boğazının Anadolu yakasında bugünkü adıyla Hisarlık Tepesine kurulu varlıklı bir kentti. Yunanistan’dan gelen Akhalar’ın saldırısına uğrar, bu savaşta iki toplum karşı karşıya gelir. Yurtları Anadolu’da bulunan Troyalılarla Yunanistan’dan gelen Akhalar Topluluğunun savaşıdır bu büyük destan.

Akhalar Topluluğu Yunanistan’ın çeşitli bölge krallarından oluşmuş bir ordudur. Her kral, kendi gemileri ve adamlarıyla yola çıkmıştır ve bu ordular, krallar kralı Agamemnon’un yönetiminde birleşip örgütlenmişlerdir. Güçlüdürler. Akhalar, daha soylu, daha yürekli, daha akıllı ve daha örgütlüdürler. Ve savaşı kazanırlar.

Troyalılar’ın yenilgisinin destanı olan ‘İlyada’, 24 bölümden ve 16.000’i aşkın dizeden oluşur. Troya Savaşının dokuzuncu yılında 51 günlük bir süreyi kapsar. Yani o büyük savaşın kısa bir kesitidir bu destan.
İlyada dünya edebiyatının temel taşlarından biri olduğu kadar, konu ettiği döneme ışık tutan en gerçekçi eserdir. Bu eşsiz destan Antik Yunan’da neredeyse bir kutsal kitap sayılmıştır.

1958-1962 yılları arasında Azra Erhat – A. Kadir çevirisiyle İş Bankası Kültür Yayınları’nca dört cilt olarak yayımlanan İlyada 50 yıl sonra Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi’nde yerini alıyor. Bu çeviriyi 1999’da Can Yayınları da yayımlamıştır.

Posted in Mitoloji Okurları, İstanbul 1. Grup | 2 Comments »

Bir Gün Bir Kral Bir Çobana Rastlar (Ahmet Durul)

Posted by Aydın Ergil 26 Nisan 2021

İstanbul 1. Grup Mayıs 2021

Yaşamak sanatı üzerine bir masal

Ormanın derinliklerine vardıklarında etrafı sadece ay ışığı aydınlatıyordu. Çoban elinde gaz lambasıyla önden yürüyor, Kral arkadan geliyordu. Karanlığın içinde yürümek çok zordu. Kral tam “Yeter artık” diyecekti ki, Çoban birden elindeki lambaya üfledi. Zifiri karanlıkta kaldılar. Kral, “Beni karanlıkta bıraktınız” diye kızınca Çoban, “Hayır Kralım” dedi. “Sizi, ışığı aramanız için kendinizle bıraktım.”

Bir kral ile bir çobanın sohbetlerinde eski ile yeni, Doğu ile Batı, zaman ile zamansızlık, varlık ile yokluk, savaş ile barış, geçmiş ile gelecek, kazanan ile kaybeden, iyi ile kötü ve tasavvuf ile kuantum iç içe geçiyor. Ahmet Durul’un kaleme aldığı Bir Gün Bir Kral Bir Çobana Rastlar, bir masalın sade dünyasından yola çıkarak derin bir yaşam felsefesi sunuyor… Tanışmaya hazır mısınız?

Posted in İstanbul 1. Grup | Leave a Comment »

Kolera Günlerinde Aşk (Gabriel Garcia Marquez)

Posted by Aydın Ergil 29 Mart 2021

İstanbul 1. Grup Aralık 2021
Karadeniz Ereğli Aralık 2014

Kolera Günlerinde Aşk”, bırakılmış bir sevgilinin, yeniyetmelik yıllarından başlayarak yaşlılığın alacakaranlığına dek süren yarım yüzyıllık aşkının öyküsü. “Marquez”in, ustalığı, bu öyküyü bir destana dönüştürüyor: aşkın, deli-akıllı, yabanıl-evcil, tensel, romantik tüm biçimlerinin pastoral bir şiirin büyüsüne büründüğü bir destan. On dokuzuncu yüzyılın yirminci yüzyıla dönüştüğü bir zaman dilimini kapsayan bu bitmeyen aşkın gerisinde, çağdaşlaşma çabası içindeki bir toplumun çeşitli yönlerini, özellikle taşra kentsoyluluğunun saçmalıklarını ince bir alayla eleştiriyor yazar. Roman boyunca, aşk acılarının lirik rüzgarlarının esintileri arasında, Marquez’in, insancıl mizahı, sürekli olarak duyuruyor kendini. Bu nitelikleriyle, “Kolera Günlerinde Aşk”, Marquez’in başyapıtı sayılan “Yüz Yıllık Yalnızlık”ın yanında tartışılmaz bir biçimde yerini alıyor

Posted in Kdz. Ereğlisi 1. Grup, İstanbul 1. Grup | Leave a Comment »