Ekin Yazın Dostları

Kitap Okurlarının Buluşma Noktası

Archive for the ‘İzmir 1. Grup’ Category

İzmir 1. Grup

Mülksüzler (Ursula K. Le Guin)

Posted by Aydın Ergil 14 Kasım 2018

mülksüzler - ursula k. le guin

Ankara 3. Grup Mart 2019
İzmir 1.  Grup Mart 2018
İstanbul 2. Grup Aralık 2017

İstanbul 3. Grup Ocak 2014

“…Vermediğimiz şeyi alamazsınız, kendinizi vermeniz gerekir. Devrim’i satın alamazsınız. Devrim’i yapamazsınız. Devrim olabilirsiniz ancak. Devrim ya ruhunuzdadır ya da hiç bir yerde değildir.” Konuşmasını bitirirken, yaklaşan polis helikopterlerinin gürültüsü sesini boğmaya başladı.

“Romanım Mülksüzler, kendilerine Odocu diyen küçük bir dünya dolusu insanı anlatıyor; Odo romandaki olaylardan kuşaklarca önce yaşamış, bu yüzden olaylara katılmıyor, ya da yalnızca zımnen katılıyor, çünkü bütün olaylar aslında onunla başlamıştı.

“Odoculuk anarşizmdir. Sağı solu bombalamak anlamında değil: kendine hangi saygıdeğer adı verirse versin bunun adı tedhişçiliktir. Aşırı sağın sosyal-Darwinist ekonomik özgürlükçülüğü de değil; düpedüz anarşizm: eski Taocu düşüncede öngörülen, Shelley ve Kropotkin’in, Goldmann ve Goodman’ın geliştirdiği biçimiyle. Anarşizmin baş hedefi, ister kapitalist isterse sosyalist olsun, otoriter devlettir; önde gelen ahlaki ve ilkesel teması ise işbirliğidir (dayanışma, karşılıklı yardım). Tüm siyasal kuramlar içinde en idealist olanı anarşizmdir; bu yüzden de bana en ilginç gelen kuramdır.”

Reklamlar

Posted in Ankara 3. Grup, İstanbul 2. Grup, İstanbul 3. Grup, İzmir 1. Grup | Leave a Comment »

Kırlangıç Çığlığı (Ahmet Ümit)

Posted by sinaniy 09 Mayıs 2018

İstanbul 6. Grup Kasım 2018
İzmir 1. Grup Eylül 2018

Acıyı gördüm. Gözlerinin ortasında bir çiçek gibi büyüyen irisin önce ağır ağır büzülmesini, ardından çığlık gibi ansızın patlamasını gördüm. Titreyen dudaklar, bal mumuna dönüşen yüzleri, çöken yanakları, irileşen elmacık kemiklerini, birer mağara gibi derinleşengöz çukurlarını, kurumuş ağızların içinde pelteleşen dilleri gördüm.

Anladım ki benliğimizin farkına vardığımız an, acının pençesinde kıvrandığımız andır.

Çığlık değil, ürperiş değil, evet, nereden geldiğini bilmediğim o vahşi iniltiyi kalbimin derinliklerinde duydum. Soluksuz kaldım, boğazım kupkuru, alnım ateşler içinde, tuhaf bir hülyaya kapılmışım gibi sürüklendim o dipsiz boşlukta. Hayatın en karanlık sırrıyla yüzleştim.

Karanlığın her aşamasından geçtim, akan kanın sesini duydum, ölümün serinliğini damarlarımda hissettim.

Geçmişin kamburunu çoktan söküp attım sırtımdan.

İnsanın insanı öldürdüğü o ilk ânı gördüm, katilin zafer haykırışını, kurbanın korku çığlığını işittim.

Her an uyanmaya hazır o muhteşem dürtüyü bastırmak, insanlığın en masum haline, en saf doğasına dönmemek için yıllarca ihanet ettim kendime. Kendimle birlikte bütün dünyayı da kandırdım. Neredeyse başaracaktım ama bırakmadılar, benim adıma onlar öldürmeye başladılar.

İşte bu yüzden geri döndüm…

Posted in İstanbul 6. Grup, İzmir 1. Grup | Leave a Comment »

Saatleri Ayarlama Enstitüsü (Ahmet Hamdi Tanpınar)

Posted by Aydın Ergil 05 Mayıs 2018

Saatleri Ayarlamaİstanbul 5. Grup, Kasım 2014
Marmaris 1. Grup Ekim 2015
İstanbul 4. Grup, Haziran 2016
Marmaris 2. Grup Aralık 2016
İstanbul 7. Grup, Mayıs 2017
İstanbul 2. Grup Temmuz 2017
İzmir 1. Grup Eylül 2018

Ahmet Hamdi Tanpınar’ın şiiri sembolist bir ifade üzerine kurulmuştur. Aynı anlatım tarzı romanlarına da zaman zaman sirayet eder. “Saatleri Ayarlama Ensitüsü” toplumumuzun bu değişme süreci içindeki durumunu, fertten yola çıkarak topluma varan bir teknikle anlatıyor.

Posted in Marmaris 1. Grup, Marmaris 2. Grup, İstanbul 2. Grup, İstanbul 4. Grup, İstanbul 5. Grup, İstanbul 7. Grup, İzmir 1. Grup | Leave a Comment »

Romantika (Turgut Özakman)

Posted by sinaniy 09 Nisan 2018

romantika - turgut özakman
Kdz. Ereğlisi 1. Grup Nisan 2018
İzmir 1. grup Ocak 2018

“Romantika”, Turgut Özakman’ın “Korkma İnsancık Korkma”dan sonra, ikinci romanı.
Yine şaşırtıcı bir aşkın öyküsü. Bir aşk güzellemesi. 1960-1987 dönemine özgü çalkantılar. Sürprizler, oyunlar, dönüşümlerle dolu, gizemli bir ilişkinin gizli tarihi. Kuşaklar arası çatışmalar. Renkli, ilginç, şaşırtıcı karakterler. Kıvrak, akıcı, neşeli bir dil, yalın bir üslup.
Çok açılı bir anlatım tekniği, usta işi bir kurgu.
Konusu, kişileri, tekniği, kurgusu ile farklı bir roman.

Aşk keyifli bir işemedir! Metabolizma hastalığıdır! Afyondur! Köleliktir! Yanılsamadır!, Doğanın aldatmacasıdır! Aşk havuzunda kazlar yüzer. Yaşasın seks!”

“Kendinden başkasını sevmeyen, bedenini kutsayan, kafası yerine bilmemnesi ile düşünen birinin aşkı anlamasını, övmesini beklemenin, bir kurbağadan arya söylemesini istemek kadar gülünç olduğunu bilirim.”

“Sevene yılan bile dokunmaz. Bu büyük ve önemli sözü daha duymamış olabilirsin. Çünkü az önce uydurdum. Ama bir gün kalbi olan herkesin, bu sözü benimseyeceğine inanıyorum.”

“Olayları özel bir yöntemle not ettim. Aklını çalıştırırsan kolayca çözebilirsin.”
..
“Her şey şu basit, çocukça, sefil işaretlerin içindeydi ve çözemiyorduk. Hani kolaydı baba?”

“Bir gün ‘aşk ihtilaldir’ demiştiniz. Bu sözün anlamını şimdi anlıyorum. Aşk gelince, gerçekten yeni bir dünya kuruluyormuş. İçimde, varlığından haberli bile olmadığım yeni duygular keşfediyorum. Eskiden göl balığıydım. Şimdi akıntıya karşı yüzen bir sazanım.”

bin yıllık özlemle sarılmak istiyorum
rüyalarını bile kucaklamak için.

Posted in Kdz. Ereğlisi 1. Grup, İzmir 1. Grup | Leave a Comment »

Lizbon’a Gece Treni (Pascal Mercier)

Posted by Nurdan Ergil 03 Nisan 2018

 

396458_2İstanbul 4. Grup Nisan 2018
Antalya 1.  grupta Mayıs 2013
İstanbul 1. ve İstanbul 4.  gruplarda  Haziran 2013
İstanbul 3. Grup Aralık 2013
Ankara 2. Grup Şubat 2014
Marmaris 2. Grup Haziran 2017
İzmir 1. Grup Ekim 2017
Ankara 3. Grup Ocak 2018

Antik diller öğretmeni Raimund Gregorius lisede ders sırasında ansızın sınıftan çıkar, duyduğu Portekizce bir kelimenin büyüsüne kapılarak yaşadığı şehri, düzenli hayatını  terk edip hakkında hiçbir şey bilmediği gizemli bir Portekizli’nin, doktor ve yazar Amadeu Prado’nun izini sürmek üzere Lizbon’a doğru trenle yola çıkar. Tesadüfen eline geçen ve Prado’nun, hayat, aşk, yalnızlık, arkadaşlık, ölümlülük ve ölümle ilgili notlarının bulunduğu kitabın etkisinden çıkamayan Gregorius, dilini bilmediği, ilk kez gittiği bu yabancı ülkede ve bu olağanüstü yolculuğu sırasında Prado’nun hayatının değişik evrelerinde yer almış insanlarla bir araya gelip onun farklı söylencelerle dokunmuş hikâyesinin derinlerine iner. Bir yandan da kendi içsel yolculuğunu sürdüren Gregorius, Diktatör Salazar’a karşı savaşmış Amadeu Prado’nun kişiliğinde kendine ve insana ilişkin pek çok sorunun yanıtını ararken, bir başkası olmanın dayanılmaz çekiciliğine de karşı koyamayacaktır. Lizbon’a Gece Treni, sadece Avrupa’dan değil, kendi zihnimizden ve ruhumuzdan da geçen ve dönüşü belli olmayan bir yolculuğun çok sesli, unutulmaz  romanı.

Posted in 2013'den Sonra Okunan Kitaplar, Ankara 2. Grup, Ankara 3. Grup, Antalya 1. Grup, Marmaris 2. Grup, İstanbul 1. Grup, İstanbul 3. Grup, İstanbul 4. Grup, İzmir 1. Grup | 1 Comment »