Ekin Yazın Dostları

Kitap Okurlarının Buluşma Noktası

Archive for the ‘İzmir 1. Grup’ Category

İzmir 1. Grup

Günübirlik (Hande Baba)

Posted by sinaniy 18 Ocak 2023

İzmir 1. Grup Ocak 2023

Öykücülüğümüzün güçlü kalemlerinden Hande Baba’nın beşinci kitabındaki öykülerinin kahramanı yok. Hande Baba yaşamın içinden en sıradan, o kadar sıradan ki neredeyse yüzlerce kez önlerinden geçilseler de görünmez kalmış öykü karakterlerini alıyor ve onları su baskınlarından, bombalanan çorbacılardan, savaşlardan, katliamlardan, hastane odalarından çekip çıkarıyor. Bir anne şefkati ile sarmalayıp ilaç kokan koridorlardan, dut ağaçlarının altından, haber bültenlerinden, mazide kalmış oyuncakların yanından geçirdikten sonra okurunun karşısına bırakıveriyor. Öykülerin yıllar süren bir damıtmanın ürünü olduğu ve etkili bir gözlem gücünden beslendiği kesin. İncecik detaylar karakterlerin yüreklerindeki sızıyı elle tutulurcasına gerçek kılıyor.

Hande Baba, ayrımcılığın hayatımıza sinmiş türlü hâli ile sınanmış insanların sesi oluyor: umulmadık anda bir kara yaprağı okurunun eline koyuyor ve onu vicdanı ile baş başa bırakıyor.

Posted in İzmir 1. Grup | Leave a Comment »

Korkunun Kokusu (Hande Baba)

Posted by sinaniy 18 Ocak 2023

İzmir 1. Grup Ocak 2023

Hande Baba Türk Hikâyeciliğinde yeni bir soluk. İlk öykü kitabı Ölüm Bugün Hasta 2012’de basıldı. Ardından Gelincik Tarlası ve Rüzgâra Sarılmak geldi. Hande Baba sıradan ve sade diye tanımlanan insanların iç dünyalarını kendine özgü diliyle öyle güzel anlatıyor ki o insanların hiç de sıradan olmadıklarını görüyoruz. Korkunun Kokusu’nu da severek okuyacaksınız.

Kitapta on beş öykü bulunuyor. Her biri hem aynı hem de bambaşka tatla okunan; umudu umutsuzluğu, sevinci hüznü; kısacası insana dair her şeyi başarıyla işleyen on beş öykü. Bazı öykülerin kurgusunu duygu yoğunluğu şekillendiriyor. Yanık Kokusu, Ölüme İnat, Ağır Koku ve Araf bu yönüyle öne çıkan hikâyeler.

Hande Baba’nın içten ve sıcacık dili öykülerin kurgusuna da yansıyor, okurken gerçeklik hissiyle sarmalanıyorsunuz. Salt olayların değil duyguların da gerçekliği… Okuyunca siz de bana hak vereceksiniz.   Ferhan Topçu 

“Ölümle kucak kucağa yaşayan bu hâlime alıştım. Aynaya her bakışımda göz göze geldiğim benden çok uzaklardaki beni kabullendim, kanıksadım. Sadece evlat acısı çeken biriyle karşılaşınca utanıyorum kendimden, bir türlü toparlanıp ayağa kalkamayışımdan. Sadece evlat acısı çeken birinin yanında söyleyemiyorum babamın ölümüyle yitip gittiğimi, arafta sıkışıp kaldığımı. Susuyor, sessizce başımı önüme eğiyorum.”

Posted in İzmir 1. Grup | Leave a Comment »

Gece Yarısı Kütüphanesi (Matt Haig)

Posted by sinaniy 10 Aralık 2022

İstanbul 3. Grup Eylül 2023
İzmir 1. Grup Şubat 2022

“Yaşamla ölüm arasında bir kütüphane var,” dedi. “Bu kütüphanedeki raflar sonsuza kadar gider.  Her kitap yaşamış olabileceğin başka bir hayatı yaşama şansını sunar sana. Farklı seçimler yapmış olsan, şu an nasıl bir hayatın olacağını görürsün…
Pişmanlıklarını telafi etme şansın olsaydı, bazı konularda farklı davranır mıydın?”

Nora Seed berbat halde. Kedisi öldü. İşinden kovuldu. Abisi onunla konuşmuyor. Kimsenin ona ihtiyacı yok. Art arda alınmış kötü kararların sonucunda bir kütüphanede buluyor kendini. Zamanın hiç akmadığı bir gece yarısı kütüphanesinde, sonsuz sayıda kitabın ortasında… Kitapların her birinde Nora’nın farklı bir hayatı yazılı. Başka kararlar verseydi yaşamış olabileceği hayatlar.

Farklı kariyerler, farklı eşler, farklı arkadaşlar, farklı şehirler arasında gidip gelen Nora’nın aklı sorularla doluyor. Mutluluk sadece önemli sandığımız seçimlerde mi gizli? Yanlış giden her detayın sorumlusu gerçekten biz miyiz? Hayatı yaşanılır kılan ne? Yanlış bir karar insanın tüm hayatına mal olabilir mi?

İngiliz edebiyatının önemli isimlerinden Matt Haig; Nora’nın pişmanlıklara, ihtimallere ve yeniden seçme imkânına dair çıktığı bu yolculukta, ona eşlik edecek okurlara sürükleyici ve insanın en temel sorunlarını konu alan bir kurgu sunuyor.

“Değişmesini istediğimiz bir dünyada hep birlikte sıkışıp  kalmışken, tam zamanında yazılmış bir modern çağ masalı, günümüzün Şahane Hayat’ı.”
Jodi Picoult

“Kitapların yaşamı değiştirme gücünü kutlayan, içtenlikle ve mizahla yazılmış, baştan çıkarıcı bir roman.”
Sunday Times

“Matt Haig sözcükleri konserve açacağı gibi kullanıyor. Konserve de biziz.”
Jeanette Winterson

Posted in İstanbul 3. Grup, İzmir 1. Grup | Leave a Comment »

Algernon’a Çiçekler (Daniel Keyes)

Posted by sinaniy 10 Aralık 2022

0000000638117-1

İstanbul 3. Grup Ocak 2023
İstanbul 7. Grup Şubat 2022
Ankara 2. Grup Eylül 2021
İzmir 1. Grup Mart 2020

Çok düşük bir IQ ile doğan Charlie, bilim adamlarının, zeka seviyesini artıracak deneysel ameliyatı gerçekleştirmeleri için kusursuz bir adaydır. Bu deney Algernon adındaki laboratuvar faresinde test edilmiş ve büyük bir başarı elde edilmiştir.

Ameliyattan sonra, Charlie’nin durumu günlüğüne yazdığı raporlarla takip edilmeye başlanır. İlk yazdığı raporlara çocuksu bir dil ve imla hataları hakimdir. Ve sonra ameliyat etkisini göstermeye başlar. Charlie artık, insanların kendisiyle dalga geçemeyeceğini ve bir sürü arkadaş edineceğini, aşık olduğu kadına açılabileceğini düşünür. Fakat zekası normalin çok üstüne fırladığından, çevresinde yadırganır, kıskanılır ve istemiş olduğu arkadaşları edinmekte yine başarısız olur ve yine yalnızdır…

Bu deney, son derece önemli bir buluş olarak görülüyordu, ta ki Algernon’da ani bir gerileme baş gösterene kadar… Acaba Charlie’de de aynı gerileme olacak mıydı?

“İnandırıcı, sürükleyici ve oldukça dokunaklı bir hikaye.”
-New York Times-

“Heyecan verici bir günlük… Bu kitaptaki bazı sahneleri hayatım boyunca aklımdan çıkarabileceğimi sanmıyorum.”
-The News & Observer-

“İnsanı içine çeken bir roman, özgün… Önemini uzun süre kaybetmeyecek bir hikaye.”
-Library Journal-
(Tanıtım Bülteninden)

Posted in Ankara 2. Grup, İstanbul 3. Grup, İstanbul 7. Grup, İzmir 1. Grup | Leave a Comment »

Çöp – Kentin Efsanesi (Gönül Çatalcalı)

Posted by sinaniy 23 Kasım 2022

İzmir 1. Grup Aralık 2022

Işıklı kentlerin dönüp bakılmayan, bakılsa görülmeyen, görülse de unutulması yeğlenen yüzleri, onca gürültüde duyulmayan kaba, hoyrat sesleri, fazla kurcalanmayan hikâyeleri vardır.

“İnsanlar değişiyor, sesler değişmiyordu. Sesler her yerde aynıydı; yoksulluğun, yorgunluğun, hiç dinlenmemişliğin sesleri… Bütünden parçaya yayılan, parçadan bütüne evrilip koca bir çığa dönüşen açlığın sesleri…”

Gönül Çatalcalı kentin çöplüklerinde dolaşıyor bu kez, didikliyor kimsenin görmek istemediği kirli poşetleri. Konuşan, anlatan hatta bangır bangır “ben buradayım” diye bağıran bir çöp dağının efsanesini yazıyor. Her romanında ateşe biraz daha yaklaşan Çatalcalı, bu kitabında ateşi elinde tutuyor.

Posted in İzmir 1. Grup | Leave a Comment »