Ekin Yazın Dostları

Kitap Okurlarının Buluşma Noktası

Archive for the ‘İzmir 1. Grup’ Category

İzmir 1. Grup

Azab Ağa (Mehmet Culum)

Posted by sinaniy 17 Nisan 2019

azab ağa - mehmet culumİzmir 1. Grup Haziran 2019

Yunanistan’daki 1909 askeri darbesinden sonra, canını zor kurtararak önce İstanbul’a ve ardından İzmir’e göç etmek zorunda kalan Osmanlı hanedanıyla ilintili bir ailenin, “Bu kadar da olamaz!” dedirten, sıra dışı gerçek yaşam hikâyesi…

Mütareke öncesi İzmir’de buluşan yurtsever İttihatçıların, Anadolu Gazetesi çevresinde kurdukları özel dostluklar; Yunan işgali sırasında yaşanan, tarih kitaplarının yazmadığı akıl almaz olaylar; Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal’in Çeşme-Ilıca’da geçirdiği, hiçbir kaynakta izine rastlanmayan sekiz gün; beklenmedik ölümlerin yol açtığı tarifi olanaksız hayal kırıklıkları; savaşlarda yaşanan yoksunluğun yitiremediği umutlar…

Berlin’de Türk öğrenci grubunun, öldürülmeden önce Talat Paşa ile buluşması; Paris’in sıradan bir öğrenci pansiyonunda başlayıp, satın alınan Orient Ekspres biletiyle sonlanan acıklı aşk hikâyesi ve defalarca yarım kalan eğitimlerden sonra bile yok olmayan gelecekler…

Hesaplanamaz zenginliğin içinde yüzen, kuralcı şehirli aristokrasinin, bir kuşakta kıt kanaat geçinebilen kasaba burjuvalığına dönüşürken yeşeren çarpıcı mutluluk…

Ve içten bir haykırış:

“Hey gidi koca Azab Ağa hey! Yattığın yerden kalk da bak! Soyun devam ediyor!”

Görsel zenginlik, yalın dil, akıcı anlatım, olağanüstü sürükleyici kurguyla; yaşanmış ve söylence olaylardan derlenen,  Azab Ağa “Bir Ege Hikâyesi” okuyucunun elinden bırakamayacağı olağanüstü bir kitap.

Reklamlar

Posted in İzmir 1. Grup | Leave a Comment »

Güneşe Çağrı (M. Osman Akbaşak)

Posted by sinaniy 17 Nisan 2019

güneşe çağrı - M. Osman Akbaşakİzmir 1. Grup Nisan 2019

Bekliyordum; gözlerimi deniz feneri, kulaklarımı anten yaparak bekliyordum:
Bir babayiğit kalem çıksa da şu konuyu tarihin tozlu sayfalarından edebiyatın aydınlık sayfalarına aktarsa.
Yazıya geçirilesi bulduğum, günümüzden yaklaşık 2 bin 250 yıl önce, Anadolu’da yaşanmış olay şu idi:
Pergamon (Bergama) kralı Attalos III ölüverince, ortaya bir vasiyet çıkmıştı. “Populus Romanus bonorum heres esto” (Roma halkı mülkümün varisi olacaktır.)
Roma, Anadolu’nun en verimli Batı ve Güneydoğu bölümünü ele geçirmeye pek hevesliydi ama bir önceki Pergamon Kralı Attalos II’nin oğlu Aristonikos çıktı ortaya: “Attalos’un babasının malı mıymış ki koskoca imparatorluğu Roma’ya peşkeş çekiyor!” diye haykırdı. Haykırmakla da kalmadı; Roma’ya karşı savaşında kendisine katılacak kölelere özgürlük tanıyacağını, kuracağı ülkeye “Heliopolis” (Güneş İli) adını vereceğini deklere etti.
Aristonikos’un ordusuna tüm Anadolu hatta Akdeniz ülkelerinden akın akın katılan, “Zincirlerinden başka yitireceği şeyleri olmayan” köleler, art arda gelen Roma kuvvetlerine darbe üstüne darbe indiriyordu. Özgürlük ülkesi kuruldu kurulacaktı.
İşte ben, Anadolu’da gerçekleşen bu ilerici hareketin kitabının yazılmasını istiyor, bekliyordum.
Muştulu haber, Osman Akbaşak’tan geldi. Akbaşak, konuya değgin kılı kırk yaran bir araştırma yapmış ve birikimini ustaca yazıya dökmüş.
Osman Akbaşak, “Arkeopark İzmir’den Düş Yolculukları” adlı yeni üçlemesinin, İzmir’in Neolitik çağını konu alan “8500” romanından sonra ikinci kitabıyla karşımızda.

Prof. Dr. Şadan Gökovalı

Posted in İzmir 1. Grup | Leave a Comment »

Çocuk Yasası (Ian McEwan)

Posted by sinaniy 17 Nisan 2019

çocuk yasası - ian mcewan
İzmir 1. Grup Mayıs 2019
İstanbul 1. Grup Ocak 2018
Ankara 2. Grup Eylül 2017
Ankara 3. Grup Aralık 2017

Londra’da yaşayan, Yüksek Divan Aile Hukuku Dairesi’nin en başarılı ve ünlü hâkimlerinden Fiona Maye, özel hayatındaki kriz karşısında çaresizdir: Kocası Jack onu genç bir kadın için terk etmektedir. Fiona tam bu sırada kendini Adam Henry davasının hâkimi olarak bulur. On yedi yaşında bir lösemi hastası olan Adam, tedavisi için elzem olan kan naklini günah olduğu gerekçesiyle reddetmektedir. Onun kişisel haklarına saygı göstermekle bu hakları çiğneyerek hayatını kurtarmak arasında kalan Fiona, bir sonuca varabilmek için Adam’la görüşmeye karar verir. Bu görüşme ikisinin de hayatını değiştirecektir.

“Çocuk Yasası”, inançlarla kanunların kırılganlığına ve insanlar arasındaki mesafelere dair, içe işleyen, unutulmayacak bir roman. Roza Hakmen’in Türkçesiyle.

“Hayatımın en sıradışı, güçlü ve dokunaklı okuma deneyimlerinden biri… Bütünüyle çarpıcı, hassas dengeler üstüne kurulmuş, kusursuz işlenmiş ve çok güzel yazılmış bir roman.”
-Alberto Manguel-

“Yaşayan en iyi yazarlardan biri olan Ian McEwan’dan önemli bir roman daha.”
-Washington Post-

Posted in Ankara 2. Grup, Ankara 3. Grup, İstanbul 1. Grup, İzmir 1. Grup | Leave a Comment »

Ve Yokmuş (Handan Gökçek)

Posted by sinaniy 27 Ocak 2019

ve yokmuş - handan gökçekİzmir 1. Grup Şubat 2019

Adam döndü, kadının içine baktı, gülümsedi.
Kadın bakışlarını kaçırdı, bakmamalıydı ona, bu masal sürmeliydi daha, bu sorular…
“Kendinin hangi halindesin?” diye sordu adam.
“Alfabenin son harfi, ne içimde ne dışımda,” dedi kadın.
Adam torpido gözünden küçük mavi bir kır çiçeği çıkardı,
Kadının beyaz pantolonlu dizine koydu ve sordu:
“Bir çiçeğin kokusuna ne sarıp gönderirsin?”
Hiç düşünmeden “Keman sesi,” dedi kadın.
“Acıdan yavaş yavaş öldüren bir kemanın sesi.”

Posted in İzmir 1. Grup | Leave a Comment »

Mülksüzler (Ursula K. Le Guin)

Posted by Aydın Ergil 14 Kasım 2018

mülksüzler - ursula k. le guin

Ankara 3. Grup Mart 2019
İzmir 1.  Grup Mart 2018
İstanbul 2. Grup Aralık 2017

İstanbul 3. Grup Ocak 2014

“…Vermediğimiz şeyi alamazsınız, kendinizi vermeniz gerekir. Devrim’i satın alamazsınız. Devrim’i yapamazsınız. Devrim olabilirsiniz ancak. Devrim ya ruhunuzdadır ya da hiç bir yerde değildir.” Konuşmasını bitirirken, yaklaşan polis helikopterlerinin gürültüsü sesini boğmaya başladı.

“Romanım Mülksüzler, kendilerine Odocu diyen küçük bir dünya dolusu insanı anlatıyor; Odo romandaki olaylardan kuşaklarca önce yaşamış, bu yüzden olaylara katılmıyor, ya da yalnızca zımnen katılıyor, çünkü bütün olaylar aslında onunla başlamıştı.

“Odoculuk anarşizmdir. Sağı solu bombalamak anlamında değil: kendine hangi saygıdeğer adı verirse versin bunun adı tedhişçiliktir. Aşırı sağın sosyal-Darwinist ekonomik özgürlükçülüğü de değil; düpedüz anarşizm: eski Taocu düşüncede öngörülen, Shelley ve Kropotkin’in, Goldmann ve Goodman’ın geliştirdiği biçimiyle. Anarşizmin baş hedefi, ister kapitalist isterse sosyalist olsun, otoriter devlettir; önde gelen ahlaki ve ilkesel teması ise işbirliğidir (dayanışma, karşılıklı yardım). Tüm siyasal kuramlar içinde en idealist olanı anarşizmdir; bu yüzden de bana en ilginç gelen kuramdır.”

Posted in Ankara 3. Grup, İstanbul 2. Grup, İstanbul 3. Grup, İzmir 1. Grup | Leave a Comment »