Ekin Yazın Dostları

Kitap Okurlarının Buluşma Noktası

Archive for the ‘İzmir 1. Grup’ Category

İzmir 1. Grup

Karaço Yolların Bittiği Yer (Hüseyin Yurttaş)

Posted by sinaniy 10 Mayıs 2017

karaço yolların bittiği yer - hüseyin yurttaşİzmir 1. Grup Mayıs 2017

“Bergama bu kez kesin olarak işgal edilmişti. Bu habere, Dikili’ye çıkan birliklerin de İzmir’den gelenlerle orada birleştiği haberi eklenince, havayı saran karamsar bulutlar adam akıllı yoğunlaşmıştı. Bir teselli gibi kulaklara ulaşan, daha gerilerde, Soma’ya doğru bir cephe kurulduğuydu. Bizimkiler orada tutunmuşlardı. Söylenenlere bakılırsa, Yunan ordusu adım atamıyordu. Subaylar, siviller, efeler, zeybekler müfreze müfreze kilitlenmişler; onlara geçit vermiyorlardı.”

Kurtuluş Savaşı’nın en şiddetli günleri… Kuvayı Milliye’nin Yunan işgaline ve saldırılarına karşı oluşturduğu Batı Cephesi…
İşgal kuvvetlerine on dört ay gibi uzun bir süre direnmiş olan Soma/Cinge Cephesi’ne “karaço” adı verilen arabasıyla malzeme ve mühimmat taşıyan savaşçı Fakı…
Hüseyin Yurttaş’ın canlı karakterler ve tarihi gerçeklik zeminindeki kurgusuyla destansı bir anlatım…

Posted in İzmir 1. Grup | Leave a Comment »

Kopuk ve Hiç (Aydın Şimşek)

Posted by sinaniy 12 Nisan 2017

kopuk ve hiç - Aydın Şimşekİzmir 1. Grup Nisan 2017

Genç adamlardı. Gözü pek ve korkuları büyük. Çoğu nereye niçin gittiğini bilmeden gidiyordu. İnancın oluşturduğu gösteri her zaman bir kimlik verirdi insana. Ama kendisine ait olmayan kimlikle yürümeye başlayan da kendisi değil başkası olurdu. Böyle böyle kendine yabancılaşır, kendine yabancılaşa yabancılaşa da başkası tarafından ele geçirilirdi. Sonra kendine ait olan ne varsa anlamını yitirir, kahraman olmak için yola çıkan da yolun sonunda bir hiç olurdu.

Posted in İzmir 1. Grup | Leave a Comment »

Bin Yıl Sonra Döndüğümde Orada Ol (Cüneyd Demir)

Posted by sinaniy 08 Mart 2017

bin yıl sonra döndüğümde orada ol - cüneyd demirİzmir 1. Grup Mart 2017

İçinde ışığı aradığımız karanlık yıllar.
Bir önceki kuşağın uğruna savaştığı, can verdiği değerlerin 1980 sonrasında yok oluşunun yürek burkan dramı.
Yaşamın soğuk gerçeği içinde gerçeküstü bir aşk… Tutkuyla sevenleri “…hem her şey var hem hiçbir şey yok” diye düşündürecek satırlar…
Cüneyd Demir, usta işi romanıyla gerçek sevgiyi arayanlara “Bin Yıl Sonra Döndüğümde Orada Ol” diyor.
“…bazen yıllar geçer ve bir gün sen, en yakınındaki kişinin aslında en uzaktaki kişi olduğunu anlarsın. İşte o andan itibaren şimdiye dek hiç fark etmediğin kendi yalnızlığınla yüz yüze gelirsin. Sorarım sana: Bundan daha büyük bir yalnızlık olabilir mi?
Bazıları, nedenini bulamadıkları mutsuzluklarının bir türlü farkına varamadıkları kendi yalnızlıklarından kaynaklandığını bilmezler. Bazıları ise yalnız olduğunu hisseder ancak bunu önemsemezler. Tüm bu saydıklarımı düşününce, ben ‘yalnız’ kalmak için ‘herhangi’ birine hiç ihtiyaç duymadım…”

Posted in İzmir 1. Grup | Leave a Comment »

Beyaz Üşüme (Saime Bircan)

Posted by sinaniy 31 Ocak 2017

beyaz usume - saime bircan sak.jpgİzmir 1. Grup Şubat 2017

Her kadın aşkla tutkuyla sevilmek ister.
Aşksız, aldatılmış kadın, yaşama tutunabilir mi?
Okuyan, düşünen, üreten kadın erkek egemen toplumda neler yaşar?
Her evlilik bir gün bitebilir mi?
Saime Bircan aşkı, cinselliği, kadınsı beklentileri ve düş kırıklıklarını sorguluyor.
BEYAZ ÜŞÜME okuru yeni ufuklara taşıyacak, yer yer içimizi acıtacak bir roman.
…Ama ben üşüyorum. Çok üşüyorum. Afife Jale gibi, Camille Claudel gibi, aşkla sevilmemiş, aldatılmış kadınlar, çocuksuz kadınlar, annesiz yavrular, haksızlığa uğramış, ezilmiş, işkence görmüş, öldürülmüş insanlar gibi üşüyorum. Beyaz bir üşüme bu, katıksız, yalnız bir beyaz. El değmemiş aklık.

Posted in İzmir 1. Grup | Leave a Comment »

Lalo (Fehmi Salık)

Posted by sinaniy 14 Aralık 2016


lalo-fehmi-salikİzmir 1. Grup Ocak 2017

Bir de bakıyorsunuz ki; Şeyh Said Kıyamından başlayan ve 80’li yılların Diyarbakır mahpushanesine ve sonrasına uzanan bir zaman şeridi içinde yürekli bir öğretmen ve onun hayat örgüsü çerçevesindeki kurgusallığın gerçekle örtüştüğü hayatların bileşeninin romanı olmuş Lalo.

Diyarbekir sokaklarını, caddelerini dolaşırken o acıları yaşamış, yaşamakta olan şahsiyetlerin her birinde Lalo’dan bir parça buluyorsunuz. Ve romanın kahramanı Lalo birçok bedende birden zuhur ederek Diyarbekir’in herhangi bir mekânından, adeta “ben buradayım” diyerek olmadık bir anda size “el sallıyor” kendi tümceleriyle: “Em in em Kurd in! Li jêr u li jor” diyerek, yazarın üzerine kıskançlıkla titrediği sorumlu, edebi ve ahlaki diliyle…Şeyhmus Diken

Fehmi Salık öğretmenimizin Lalo’su, bizleri zamanda yolculuğa götürmüş durumda… 1925’lerin Büyükkadıköyü’ne gittim Lalo ile köyümüzün ve köylümüzün o zamanki hallerini gördüm, konuşmalarını dinledim, sorunlarını nasıl çözdüklerine tanık oldum. Prof. Dr. İrfan Açıkgöz-Arka Kapak-

Posted in İzmir 1. Grup | Leave a Comment »