Ekin Yazın Dostları

Kitap Okurlarının Buluşma Noktası

Archive for the ‘İstanbul 7. Grup’ Category

İstanbul 7. Grup

Kırmızı Pazartesi (Gabriel Garcia Marquez)

Posted by Aydın Ergil 13 Kasım 2019

30251
İstanbul 2. Grup Ocak 2020
İstanbul 7. Grup Nisan 2019
Ankara 3. Grup Ağustos 2014
İstanbul 3. Grup Kasım 2013

Kolombiyalı büyük yazar Gabriel García Márquez’in 1981’de yayımlanan yedinci romanı Kırmızı Pazartesi, işleneceğini herkesin bildiği, engel olmak için kimsenin bir şey yapmadığı bir namus cinayetinin öyküsü. Hem Kolombiya’da, hem de yayımlandığı dünyanın dört bir yanındaki pek çok ülkede sarsıcı etkileri olmuş bir roman. Usta yazar, çocukluğunu geçirdiği kasabada yıllar önce yaşanmış bir cinayet olayını aktarıyor. Romanın kahramanı Santiago Nasar’ın öldürüleceği daha ilk satırlardan belli. Kırmızı Pazartesi, yalnızca bir cinayetin arka planını değil, bir halkın ortak davranış biçimlerinin potresini de çiziyor. Böylece, sonuna dek ilgiyle okuyacağınız bu kısa ve ölümsüz roman, bir toplumsal ruhçözümü niteliği de kazanmış oluyor.

Posted in Ankara 3. Grup, İstanbul 2. Grup, İstanbul 3. Grup, İstanbul 7. Grup | Leave a Comment »

Peynir ve Kurtlar (Carlo Ginzburg)

Posted by sinaniy 09 Ekim 2019

0000000057100-1

İstanbul 7. Grup Ekim 2019

On Altıncı Yüzyılın Sonları.İtalya’nın bir dağ köyünde herkesin Menocchio dediği bir değirmenci yaşar. Latincesi kıt olan bu yoksul köylü koskoca Engizisyon’a meydan okur. Eline geçen, halk diline çevrilmiş, içlerinde Kuran’ın da bulunduğu bütün kitapları okuyan Menocchio, o karanlık çağda kendi evren kuramını yaratır. Ona kalırsa dünya, kaostan, bozulan peynirde oluşan kurtlar gibi türemiştir. Tanrı, gücünü herkese; “Yahudiler’e, Türkler’e, Hıristiyanlar’a ve hatta sapkınlara” eşit olarak vermiş, kimseyi kayırmamıştır. İsa’ya gelince, o da sıradan, yoksul bir köylüdür. Cehennem de araf da papaz ve keşişlerin halkı soymak için uydurdukları şeylerdir. Engizisyon karşısında bir türlü geri çekilmeyi bilmeyen bu bilgiye susamış köylü, bütün din iktidarını karşısına alır. Yargıçlarına, “beni ölüme yollarken siz benden çok korkuyor olabilirisiniz,” diyen ve inançlarını inkâr etmediği için diri diri yakılan matemetikçi filozof Giordano Bruno ile aynı dönemde, Engizisyon tarafından ölüme mahkûm edilir. Ginzburg, halk kültürünün iktidar karşısındaki konumunu incelerken, günümüze kalan belgeler ve Engizisyon kayıtlarından yola çıkarak tarihi yeniden yazıyor. Peynir ve Kurtlar, bir detektif romanı gibi okunan, kışkırtıcı bir kitap…

Posted in İstanbul 7. Grup | Leave a Comment »

Semerkant (Amin Maalouf)

Posted by Aydın Ergil 25 Haziran 2019

Semerkantİstanbul 1. Grup Ağustos 2019
İstanbul 7. Grup Temmuz 2017
Marmaris 1. Grup Ekim 2014

“Titanic’te Rubaiyat! Doğu’nun çiçeği Batı’nın çiçekliğinde! Ey Hayyam! Yaşadığımız şu güzel anı görebilseydim!” Amin Maalouf, “Afrikalı Leo”dan (YKY, 1993) sonra bu kez Doğu’ya, İran’a bakıyor. Ömer Hayyam’ın Rubaiyat’ının çevresinde dönen içiçe iki öykü… 1072 yılında, Hayyam’ın Semerkant’ında başlayan ve 1912’de Atlantik’te bit(mey)en bir serüven… Bir elyazmasının yazılışının ve yüzlerce yıl sonra okunurken onun ve İran’ın tarihinin de okunuşunun öyküsü / tarihi…

Posted in İstanbul 1. Grup, İstanbul 7. Grup | 1 Comment »

Katip Bartleby (Herman Melville)

Posted by sinaniy 09 Mart 2019

katip bartleby - Herman Melville

İstanbul 7. Grup Mart 2019
Ankara 2. Grup, Kasım 2015

“Yapmamayı tercih ederim.”

On dokuzuncu yüzyıl ortalarında, Wall Street’teki bir hukuk bürosunda çalışan az rastlanır kişilikteki bir kâtibin ağzından çıkan ve onun hayat felsefesini dile getiren bu ünlü cümle, o günden beri tekrarlanıp duruyor.

Kâtip Bartleby, kendisine verilen görevleri yapmamayı tercih ettiğini söyleyerek çalışmanın sınırlarını pasif direnişle çizen bir öncü. İşini son derece kusursuz yapsa da günün birinde ‘çalışmamayı tercih eden’ Bartleby, hukuk bürosunun sahibi avukatın ağzından anlatılıyor. Kâtibinin inadıyla başa çıkamayan avukat, kapitalizmin kalesinde, devasa binaların duvarlarına bakan masasında, sadece çalışmayı değil yaşamayı da durduran, hiçbir işe yaramayan bu adamdan kurtulmak ister, sonunda akıl ve mantık dışı bir çözüme yönelir. Bartleby’nin hikâyesi, bireyin toplum kurallarına karşı tavrını yansıttığı kadar özgür irade ve determinizm konularına da bir pencere açıyor. Kendini dünyadan soyutlayan, özgürlüğünden taviz vermeyen Bartleby canının istemediği hiçbir şeyi yapmazken kâtibinin çalışmaması karşısında ona hem acıyan hem de öfkelenen avukatın bu direnişe gerekli tepkiyi göstermemesi şaşırtıcı ve düşündürücü.

Kafka’dan Albert Camus’ye kadar önemli yazarlara esin kaynağı olan Kâtip Bartleby, absürd edebiyatın öncülerinden ve Amerikan edebiyatının kült yapıtlarından.

“Bartleby, paravanın arkasında oturduğu yerden son derece yumuşak, ama kararlı bir sesle, ‘Yapmamayı tercih ederim,’ dediğinde yaşadığım şaşkınlığı, yo, dehşeti bir düşünün.”

Posted in Ankara 2. Grup, İstanbul 7. Grup | Leave a Comment »

Kumru İle Kumru (Tahsin Yücel)

Posted by Aydın Ergil 27 Ocak 2019

kumru-ile-kumru

Marmaris 2. Grup Mart 2019
İstanbul 3. Grup Mart 2017
İstanbul 7. Grup Eylül 2017

İstanbul 1. Grup Ocak 2013

2002 yılında yayınladığımız Yalan adlı romanıyla büyük ilgi toplayan Tahsin Yücel, yeni romanı Kumru ile Kumru’da yine toplumumuzun aslında gözler önünde olan ama kimsenin bir türlü dile getiremediği, yüksek sesle söylemekten herkesin ürktüğü bir sorununu anlatıyor. Yaşamımıza egemen olan eşyanın, yalnızca günlük çalışma biçimimizi değil, aynı zamanda duygularımızı, düşüncelerimizi, giderek kişiliğimizi nasıl etki altına aldığı, son derece etkileyici ve inandırıcı bir dille anlatılmış güç konuyu ustalıkla romanlaştırmış: Eşya, zamanla bize egemen olur. Başka pek çok konuda olduğu gibi eşya tutkusunda da televizyonun belirli bir etkisi vardır. Oysa bir yerde durup kendi kendimize sormamız gerekir: Kim kumanda etmekte? Biz mi televizyonu, yoksa televizyon mu bizi?

Posted in Marmaris 2. Grup, İstanbul 1. Grup, İstanbul 3. Grup, İstanbul 7. Grup | 1 Comment »