Ekin Yazın Dostları

Kitap Okurlarının Buluşma Noktası

Archive for the ‘İstanbul 7. Grup’ Category

İstanbul 7. Grup

Saatleri Ayarlama Enstitüsü (Ahmet Hamdi Tanpınar)

Posted by Aydın Ergil 05 Mayıs 2018

Saatleri Ayarlamaİstanbul 5. Grup, Kasım 2014
Marmaris 1. Grup Ekim 2015
İstanbul 4. Grup, Haziran 2016
Marmaris 2. Grup Aralık 2016
İstanbul 7. Grup, Mayıs 2017
İstanbul 2. Grup Temmuz 2017
İzmir 1. Grup Eylül 2018

Ahmet Hamdi Tanpınar’ın şiiri sembolist bir ifade üzerine kurulmuştur. Aynı anlatım tarzı romanlarına da zaman zaman sirayet eder. “Saatleri Ayarlama Ensitüsü” toplumumuzun bu değişme süreci içindeki durumunu, fertten yola çıkarak topluma varan bir teknikle anlatıyor.

Reklamlar

Posted in Marmaris 1. Grup, Marmaris 2. Grup, İstanbul 2. Grup, İstanbul 4. Grup, İstanbul 5. Grup, İstanbul 7. Grup, İzmir 1. Grup | Leave a Comment »

Bir Gün Bir Kral Bir Çobana Rastlar (Ahmet Durul)

Posted by sinaniy 28 Mart 2018

bir gün bir kral bir çobana rastlar - ahmet durulİstanbul 7. Grup Nisan 2018

Ormanın derinliklerine vardıklarında etrafı sadece ay ışığı aydınlatıyordu. Çoban elinde gaz lambasıyla önden yürüyor, Kral arkadan geliyordu. Karanlığın içinde yürümek çok zordu. Kral tam “Yeter artık” diyecekti ki, Çoban birden elindeki lambaya üfledi. Zifiri karanlıkta kaldılar. Kral, “Beni karanlıkta bıraktınız” diye kızınca Çoban, “Hayır Kralım” dedi. “Sizi, ışığı aramanız için kendinizle bıraktım.” Bir kral ile bir çobanın sohbetlerinde eski ile yeni, Doğu ile Batı, zaman ile zamansızlık, varlık ile yokluk, savaş ile barış, geçmiş ile gelecek, kazanan ile kaybeden, iyi ile kötü ve tasavvuf ile kuantum iç içe geçiyor. Ahmet Durul’un kaleme aldığı Bir Gün Bir Kral Bir Çobana Rastlar, bir masalın sade dünyasından yola çıkarak derin bir yaşam felsefesi sunuyor… Tanışmaya hazır mısınız?

Posted in İstanbul 7. Grup | Leave a Comment »

Amok Koşucusu (Stefan Zweig)

Posted by sinaniy 28 Mart 2018

amok koşucusu - stefan zweigİstanbul 7. Grup Mart 2018

İntihar, Stefan Zweig’ın zihnini gençlik yıllarından beri meşgul eden bir kavramdı. Yaşamanın bir anlamı kalmadığını anladığı anda yaşamına kendi eliyle son verebileceğini daha üniversite yıllarında söylemişti. İlk evliliği sırasında karısı Friederike’yi kendisiyle birlikte intihar etmesi için zorlayan, sonra bu düşüncesinden vazgeçen Stefan Zweig, yıllar sonra, İkinci Dünya Savaşı sırasında, ikinci karısıyla birlikte yaşamına son verdi. Yazar, önceki intihar girişimlerinden vazgeçmiş olsa da korkularını, romanlarındaki ve öykülerindeki kahramanlara yaşatıyor. Amok Koşucusu’nda yer alan öykülerin ortak izleği de intihar. Kendi yaşamından ya ada tarihteki gerçek kişilerin yaşamlarından kesitler katarak yazdığı bu öykülerde Stefan Zweig’ın duyarlı kişiliğini, olağanüstü gözlem gücünü olduğu gibi sayfalara yansıttığını görüyoruz. Yazdığı öykülerin en başarılı örneklerinin yer aldığı bu kitapta, bir uzun öykü olan Amok Koşucusu bir baş yapıt. İnsanı en güçsüz, en savunmasız yönleriyle ele alıp, insan ruhunun en derin katmanlarına inmeyi bilen, bütün bunları son derece canlı, ayrıntılı, çok yönlü bir anlatımla kaleme alabilen, okuru gerçekten etkileyebilen bir yazar Stefan Zweig. Yazdıklarının üzerinden bunca yıl geçmiş olmasına karşın, öykülerinin, romanlarının bugünkü kuşaklar tarafından da aynı ilgiyle okunması, onun kalıcı bir yazar olduğunun en büyük kanıtı. Amok Koşucusu’nun bu yeni çevirisinde, daha önceki basımda yer almayan öyküler de bulunuyor.

Posted in İstanbul 7. Grup | Leave a Comment »

Dostluk Üzerine (Cicero)

Posted by sinaniy 28 Aralık 2017

dostluk - ciceroİstanbul 7. Grup Ocak 2018

Aslında dostluk, yeryüzündeki ve gökyüzündeki her şeyin karşılıklı iyi niyet ve şefkat hisleriyle uzlaşmasından başka bir şey değildir; bilgelik hariç, ölümsüz tanrılar tarafından insanoğluna bundan daha iyi bir armağan bahşedilmiş midir, bilmem.

Roma’nın cumhuriyet rejiminden uzaklaşarak imparatorluk düzenine adım adım yaklaştığı İÖ 1. yüzyılda yaşayan ve bu çalkantılı siyasi ortamda Roma’nın soylu ideallerini ve cumhuriyet fikrini her fırsatta savunmaktan geri durmayan, hatta bu uğurda canını vermekten bile çekinmeyen büyük hatip, devlet adamı ve filozof Cicero’nun ömrünün son demlerinde, siyasetten elini eteğini çektiği dönemde kaleme aldığı felsefe konulu eserlerinin başında gelir De Amicitia (Dostluk Üzerine).

Zihnini Yunan kültürüyle yoğurmuş, Platon’un Akademeia’sından Aristoteles’in Peripatos’una, hatta Epikurosçu ve Stoacı okullara değin Yunan düşüncesini satır satır özümsemiş bir filozof olan Cicero, bu eserinde Yunan ahlak felsefesinin en temel kavramlarından biri olan dostluğu Romalı bir bakış açısıyla ele almış ve bu kavramı Roma’nın siyaset arenasına taşıyarak fikir ve eylem yoldaşlığına dönüştürmüştür.

Posted in İstanbul 7. Grup | Leave a Comment »

Kanadı Kırık Kuşlar (Ayşe Kulin)

Posted by sinaniy 14 Kasım 2017

kanadı kırık kuşlar - ayşe kulinİstanbul 7. Grup Kasım 2017

“Kendi vatanında bile yabancıdır kanadı kırık kuşlar”

1930’ların Almanyası… Nazilerin baskısından bunalan Yahudi asıllı tıp doktoru Gerhard Schlimann, çemberin yeterince daraldığını, kendisi ve ailesi için tek çarenin kaldığını hisseder: Kaçmak…

Ancak işsizliğin, savaşın habercisi toplumsal karmaşaların ve her yere yayılan ayrımcılığın cenderesindeki bir dünyada insanca yaşanacak bir yer bulmak hiç de kolay değildir. Zira Gerhard Schlimann ve diğer Yahudilere sözümona gelişmiş ülkeler bir bir sırt çevirirken, bir tek Avrupa’nın kıyısındaki genç bir Müslüman ülke kucak açar: Türkiye Cumhuriyeti…

Ayşe Kulin, Kanadı Kırık Kuşlar’da 1930’ların Almanya’sından 2000’lerin Türkiye’sine uzanan bir ailenin dört kuşaklık hikâyesini anlatıyor bizlere. Sıra dışı, güçlü, coşkulu, inançlı kadınların hikâyesi bu aynı zamanda. Elsa, Suzan, Sude ve Esra kendi sancıları ve değişimlerini vatanlarının çalkantıları ile iç içe yaşıyorlar. Kanadı Kırık Kuşlar, vatanı sevgi olan herkesin kalbine değecek…

Posted in İstanbul 7. Grup | Leave a Comment »