Ekin Yazın Dostları

Kitap Okurlarının Buluşma Noktası

Ekin Yazın Dostları’nda Okunmakta Olan Kitaplar

Posted by Aydın Ergil 13 Ağustos 2014

> Haziran 2018 ve sonrası

Ankara 2. Grup:

Haziran 2018: Haw (Kemal Varol)

Ankara 3. Grup:

Haziran 2018: Melekler Erkek Olur (Hamdi Koç)

Antalya 1. Grup

İstanbul 1. Grup:

Haziran 2018: Tanios Kayası (Amin Maalouf)
Temmuz 2018: Sarı Yazma (Rıfat Ilgaz)

İstanbul 2. Grup:

Mayıs 2018: Kendine Ait Bir Oda (Virginia Woolf)
Haziran 2018: Yürümenin Felsefesi (Frederic Gros)

İstanbul 3. Grup:

Haziran 2018: Karanlık Oda (Osman Balcıgil)

İstanbul 4. Grup:

Mayıs 2018: Benden Selam Söyle Anadoluya (Dido Sotiriyu)

İstanbul 5. Grup:

Mayıs 2018: Animal Triste (Monika Maron)

İstanbul 6. Grup:

Haziran 2018: Muhteşem Gatsby (F. Scott Fitzgerald)
Temmuz 2018: Teyzem Latife (M. Sadık Öke, Fatih Bayhan)
Ağustos 2018: Bizim Köy (Mahmut Makal)

Ekim 2018: Suç ve Ceza (Fyodor Mihayloviç Dostoyevski)
Kasım 2018: Kırlangıç Çığlığı (Ahmet Ümit)
Aralık 2018: Demir Ökçe (Jack London)

Ocak 2019: Zamanımızın Bir Kahramanı (Mihail Lermontov)
Şubat 2019: Sahnenin Dışındakiler (Ahmet Hamdi Tanpınar)
Mart 2019: Dünya Ağrısı (Ayfer Tunç)
Nisan 2019: Deniz Feneri (Virginia Woolf)

İstanbul 7. Grup

Nisan 2018: Bir Gün Bir Kral Bir Çobana Rastlar (Ahmet Durul)

İzmir 1. ve 2. Grup:

Eylül 2018:
1) Saatleri Ayarlama Enstitüsü (Ahmet Hamdi Tanpınar)
2) Kırlangıç Çığlığı (Ahmet Ümit)

Kdz. Ereğlisi 1. Grup:

Haziran 2018: Efkar Tepesi (Fakir Baykurt)

Marmaris 1. Grup:

Haziran 2018: Yeşil Peri Gecesi (Ayfer Tunç)
Temmuz 2018: Otomatik Portakal (Antony Burgess)
Ağustos 2018: Tutkunun Romanı Leyla Gencer (Zeynep Oral)
Eylül 2018: İstanbul İstanbul (Burhan Sönmez)
Ekim 2018: Ulysses (James Joyce)

Marmaris 2. Grup:

Temmuz 2018: Günden Kalanlar (Kazuo Ishiguro)

>>> Felsefe Toplantısı:

Haziran 2018: 24. Felsefe Toplantısı

>>> Tiyatro Söyleşisi:  Kasım 2018

 

 

Reklamlar

Posted in Etkinlikler | Etiketler: , , , | Ekin Yazın Dostları’nda Okunmakta Olan Kitaplar için yorumlar kapalı

Günden Kalanlar (Kazuo Ishiguro)

Posted by sinaniy 22 Haziran 2018

günden kalanlar - kazuo ishiguroMarmaris 2. Grup Temmuz 2018

Bir roman düşünün ki asıl anlattığı, tek bir satırında dahi geçmeyen duygular, umutlar, hayal kırıklıkları, özlemler olsun. Kazuo Ishiguro’nun benzersiz tarzını en iyi ortaya koyduğu eserlerinden biri olan Günden Kalanlar böyle bir roman…

İngiliz malikânelerinin ihtişamını yitirdiği dönemin son büyük başuşaklarından biridir Stevens. Amerikalı yeni işvereninin arzuladığı düzeni kurmak için birlikte çalıştığı eski kâhyayı ziyaret etmeye karar verir ve İngiliz taşrasında bir yolculuğa çıkar. Yol boyunca karşılaştığı manzaraların ve insanların yarattığı izlenimler anılarıyla ve mesleğinin gereklerine dair düşünceleriyle birleşerek, özenle bastırdığı duygularını ortaya sererken, hayatını idealleri uğruna harcayan Stevens basmakalıp fikirleri ve saplantılarıyla okurun kalbini fetheden eşsiz bir kahramana dönüşür.

Dokunaklı bir dramın özündeki komiği okura yaşatmayı başaran Günden Kalanlar, edebiyat tarihinin köşetaşlarından biri.

“Katman katman açılan, büyüleyici bir roman.”
-The New York Times-

“Okuru fark ettirmeden sarsan, parlak bir roman.”
-Newsweek-

“Bir yazarın varabileceği en yüksek mertebe… Hayranlık uyandıracak derecede cesur ve bütünlüklü bir anlatı.”
-The New York Review of Books-
(Tanıtım Bülteninden)

Posted in Marmaris 2. Grup | Leave a Comment »

Efkar Tepesi (Fakir Baykurt)

Posted by sinaniy 22 Haziran 2018

efkar tepesi - fakir baykurtKdz. Ereğlisi 1. Grup Haziran 2018

Fakir Baykurt, öykülerinde köy yaşamının sertliği, yoksulluk, cahillik, taassup, batıl inanç, sömürü gibi sorunları ele alarak köylünün maddi ve manevi dünyasını toplumsalcı ve gerçekçi bir bakıştan işliyor. Gözlemlerden, canlı tanıklıklardan yola çıkan yazar, günlük konuşma dilini öyküye taşıyarak zaman zaman mizahi bir dil kullanıyor; bürokrasinin çarkları arasında sıkışan ama içinde de bir umudu barındıran “sıradan insanı”, yaşadığı yerin atmosferiyle birlikte çarpıcı bir biçimde betimliyor.

İlk basımı 1960’da yapılan Efkâr Tepesi’ni yeniden okurla buluşturuyoruz: Fakir Baykurt, Efkâr Tepesi’nde, 1959-1960 arasında çeşitli yayın organlarında çıkan yazılarını toplamış. Bu yazılar gerçeklerden yola çıkan bir anlatı aslında. Partizanlık, din sömürüsü, köyün yoksulluğu, köylünün cahilliği, okur-yazarlık, kız çocuklarının okula gönderilmemesi gibi konular çarpıcı bir biçimde ele alınıyor. Kuşkusuz ki okur bugünle bağ kuracaktır kitabı okuduğunda…

Yollarımız, sokaklarımız, yazın tozdan, kışı çamurdan geçilmiyor. Martta nisanda pabucumuzu kurtarıp bir evden bir eve gidemiyoruz. Evlerimiz, eriyen karla, yağan yağmurla su içinde. Damlarımızdan, tavanlarımızdan sular eleniyor. Kilimi keçeyi ıslatmamak için oraya buraya çanak diziyoruz. Okullarımız da akıyor! Okullar aktıkça, çocukların öksürüğü artıyor. Hâlâ köylerimizin okul davası, kasabalarımızın hamam davası, helâ davası çözülmemiştir. Dört yıl önce Kızılay parasıyla temeli atılan hamamın tamamlanması, gene Kızılay’ın yapacağı yardıma bağlıdır. Epeyden beri de, okul çocuklarımızı, Sam Amca’nın süt tozuna alıştırmaya çalışıyoruz. Çiftçilerimiz, Toprak Ürünleri Ofisi’nin doksana mal edip otuza sattığı buğdayı gözlüyorlar. Bakımsız topraklarımızda ekinler, üçer karıştan fazla boy atmıyor. Söylevlerimizde, demeçlerimizde barajdan geçilmiyor ama bir yıl yağmur yağmasın, yiyecek buğdaya muhtaç kalıyoruz. Yememiz yeme değil, yatmamız yatma değil. Gıda işi, mesken işi, su işi, başlı başına birer sorun. Bunlar böyle önümüzde serilip dururken, biz de “Yattı kalkmaz, uzattı çekmez” sözündeki gibi, yatmışız bir görülmemiş uykuya; öyle bir uyku, öyle bir uyku, uyandırabilene aşk olsun! Korkunç bir yangeldimcilik!
-Ne Kadar İlerledik?-

Posted in Kdz. Ereğlisi 1. Grup | Leave a Comment »

Yürümenin Felsefesi (Frederic Gros)

Posted by sinaniy 31 Mayıs 2018

İstanbul 2. Grup Mayıs 2018

“Yaşamak için ayağa kalkmamışken, yazmak için oturmak nasıl da beyhudedir.”-Henry David Thoreau-

Nietzsche’nin Kara Orman’da yürürken göz çukurlarına dolan mutluluk gözyaşları, Rimbaud’nun tahta ayağıyla açılacağı çöllere dair kurduğu düş, yasaklı Rousseau’nun Alpler’deki adımları, Thoreau’nun Walden’daki gezintisi, Nerval’in dar sokaklardaki aylaklığı ve daha niceleri… Aylaklar, göçebeler, sürgünler, hacılar, kaçaklar, seyyahlar, münzeviler ve mülteciler yürüyorlar. Peki yürümek sadece evle iş arasında gidip gelmek, bir yerlere yetişmek ve koşuşturmak değil de evrenle özel bir ritim, akort ya da hafifleme içinde buluşmak olabilir mi? Yeryüzüyle hemhal olup kendimizi başkalaşmaya açarak yürüyebilir miyiz?

Yürümek iki mesafe arasında gidip gelmek değil yaratıcı bir eylemdir. Hem kendi yalnızlığımıza çekildiğimiz hem de toplum olarak bizi dönüştürecek bir ayağa kalkıştır. İki büklüm vücudun karşısında dikilmeye çalışan, attığı her adımda yeryüzünün gerçek bir parçası olduğunu fark eden Homo Viator’un eylemidir. Çünkü Yürüyen İnsan kendi üzerine çöken kaygı, haset ve korku yumaklarını çözer, varlığını yeryüzünün ebediyen yeni olan kalbine düğümler. Yürüyoruz, işte bu düğümü atmak için.

Posted in İstanbul 2. Grup | Leave a Comment »

Kırmızı Pazartesi (Gabriel Garcia Marquez)

Posted by Aydın Ergil 30 Mayıs 2018

30251Kasım 2013 İstanbul 3. Grup
Ağustos 2014 Ankara 3. Grup
Marmaris 1. Grup Şubat 2017
Marmaris 2. Grup Mayıs 2018

Kolombiyalı büyük yazar Gabriel García Márquez’in 1981’de yayımlanan yedinci romanı Kırmızı Pazartesi, işleneceğini herkesin bildiği, engel olmak için kimsenin bir şey yapmadığı bir namus cinayetinin öyküsü. Hem Kolombiya’da, hem de yayımlandığı dünyanın dört bir yanındaki pek çok ülkede sarsıcı etkileri olmuş bir roman. Usta yazar, çocukluğunu geçirdiği kasabada yıllar önce yaşanmış bir cinayet olayını aktarıyor. Romanın kahramanı Santiago Nasar’ın öldürüleceği daha ilk satırlardan belli. Kırmızı Pazartesi, yalnızca bir cinayetin arka planını değil, bir halkın ortak davranış biçimlerinin potresini de çiziyor. Böylece, sonuna dek ilgiyle okuyacağınız bu kısa ve ölümsüz roman, bir toplumsal ruhçözümü niteliği de kazanmış oluyor.

Posted in Ankara 3. Grup, Marmaris 1. Grup, Marmaris 2. Grup, İstanbul 3. Grup | Leave a Comment »

Karanlık Oda (Osman Balcıgil)

Posted by sinaniy 29 Mayıs 2018

karanlık oda - osman balcıgil

İstanbul 3. Grup Haziran 2018

Kürtlük-Türklük, Alevilik-Sünnilik,
Zenginlik-Fakirlik, Doğuculuk-Batıcılık,
Dindarlık-Laiklik…
Büyükada’daki bir evin karanlık odasında, soluk kırmızı ışığın altında, 61 yaşındaki gazeteci Osman Balcıgil ve ondan yedi yıl önce doğan 25 yaşındaki delikanlı Deniz Gezmiş, memleketin siyah beyaz klişelerine bakıyorlar.
İşçiler, köylüler, öğrenciler, ekmek, toprak ve özgürlük…
Osman Balcıgil, “bir ceza olarak idamdan” bahsettiği kitaplardan bağımsız bir ağabey, sembollüğünden haberdar olsa da bihaber kardeşi Deniz.
Darağacına doğru yürüyen gencecik, pırıl pırıl insanlar ve onlar gittikten sonra olanlar küvetlere dolduruluyor; ama bu sohbet, dokunulmaz, mahrem, samimi bir iç döküş olarak satırlara düşüyor.

Posted in İstanbul 3. Grup | Leave a Comment »