Ekin Yazın Dostları

Kitap Okurlarının Buluşma Noktası

Yazar Halis Açacak aramızdaydı

Posted by Aydın Ergil 27 Mayıs 2019

IMG_1089_resize

İstanbul 1. Öbeği, 26 Mayıs Pazar günü değerli yazar Halis Açacak’ın “Ellerimi Tut” kitabını tartışmak üzere toplandı. Nurettin Şenol’un yazar ve kitap hakkındaki bilgi ve yorumlarını aktarmasından sonra toplantıya katılanlar kitapla ilgili görüşlerini aktardılar, yazara sorularını yönelttiler. Son derece verimli olan bu toplantıdan bazı görüntüleri aşağıda bulabilirsiniz.

Reklamlar

Posted in Haberler | Leave a Comment »

Ekin Yazın Dostları’nda Okunmakta Olan Kitaplar

Posted by Aydın Ergil 13 Ağustos 2014

> Haziran 2019 ve sonrası

Ankara 2. Grup:

Mayıs 2019: Gerçek Hayat (Oylum Yılmaz)

Ankara 3. Grup:

Haziran 2019: Dur Bir Mola Ver (Tom Robbins)
Temmuz 2019: Kabuk Adam (Aslı Erdoğan)
Ağustos 2019: Kabuk (Zeynep Kaçar)
Eylül 2019: Uyandığında (Hillary Jordan)

Antalya 1. Grup

Bodrum 1. Grup

Mayıs 2019: Masumiyet Müzesi (Orhan Pamuk)
Haziran-Temmuz 2019: Cadı Ağacı (Ayla Kutlu)

İstanbul 1. Grup:

Haziran 2019: Beni Asla Bırakma (Kazuo Ishiguro)

İstanbul 2. Grup:

Mayıs 2019: Ayna Çarpması (Murat Özyaşar)

İstanbul 3. Grup:

Haziran 2019: Aşık Papağan Barı (Nazlı Eray)

İstanbul 4. Grup:

Mayıs 2019: Rüya Bekleyen Adam (Filiz Özdem)

İstanbul 5. Grup:

Haziran 2019: Harita Metod Defteri (Murathan Mungan)

İstanbul 6. Grup:

Mayıs 2019: 74. Ferman (Mustafa Mutlu)

İstanbul 7. Grup

Kırmızı Pazartesi (Gabriel Garcia Marquez)

İzmir 1. ve 2. Grup:

Haziran 2019: Azab Ağa (Mehmet Culum)

Kdz. Ereğlisi 1. Grup:

Mayıs 2019: Binboğalar Efsanesi (Yaşar Kemal)

>>> 28. Felsefe Toplantısı: Eylül 2019

>>> Tiyatro Toplantılarımız:  Ekim 2019

 

 

Posted in Etkinlikler | Etiketler: , , , | Ekin Yazın Dostları’nda Okunmakta Olan Kitaplar için yorumlar kapalı

Cadı Ağacı (Ayla Kutlu)

Posted by sinaniy 18 Haziran 2019

cadı ağacı - ayla kutluBordum 1. Grup Haziran – Temmuz 2019

1980’li yıllarda geleni kabullenen, olaylarla karşılaştığı zaman yaşamına yön vermeye çalışmış ve görünürde özgür, güzel, güçlü, toplumsal yeri bulunan, mesleğinde uzmanlaşmış bir kadının yanlışlarla dolu ve gitgide kayganlaştığını ve inişe geçtiğini fark ettiği yaşamının hikâyesidir Cadı Ağacı. Günün birinde o da herkes gibi yaşadıklarının hesabını verme konumuna gelir. Çatal bir yol ağzındadır; ya eskisi gibi yaşayacak, bozulmayı sürdürecektir, ya da… Yaptıklarını, yaşadıklarını bu sırada özünü aldatmalarını yargılama ânına ulaştığı zaman bir aynanın karşısında bulur kendini. Sorgulama başlamıştır: İnsan değerleri, duyguları, özlemleri ve kazanımlarıyla yaptıkları arasındaki tutarsızlıkları hatırlarken Doktor Nilüfer hayatında hiç yapmadığı bir şey yapacak, özünü ön plana geçirmeyecek, kendini savunmaya kaymayacak ve gerçekleri insafsızca irdeleyecektir. Cadı Ağacı’ndaki bu içtenlik ve açıklık çok tartışıldı ve romanı okuyan hiç kimse bu çekici, çarpıcı hikâyeye kayıtsız kalamadı.

Posted in Bodrum 1. Grup | Leave a Comment »

Mutsuzluk Zamanlarında Mutluluk (Wilhelm Genazino)

Posted by sinaniy 14 Haziran 2019

mutsuzluk zamanlarında mutluluk - wilhelm genazino kapak resmiİstanbul 2. Grup Haziran 2019

“Aramızda bir sessizlik oluyor. Yatış pozisyonumuzu değiştiriyoruz, yorgan hışırdıyor. Başlattığımız tartışma içimde, öncekinden de şiddetli bir biçimde devam ediyor. Traudel’le bu tür konuşmalar yapmaya alışık değilim. Ayrıca, gerçekten korkuyorum. Bana göre, bu konuşma bile, çok korktuğum yıkımın gizlice başladığının bir işareti… Şimdi biraz kafa dağıtmayı çok isterdim, ama cinsel birleşmeden sonra televizyonu açmayı ikimiz de kaba buluruz. Fakat burada böyle karanlıkta yatıp duramam da. Yalnızlık normal de, birdenbire ortaya çıkması öyle iğrenç ki.”

Sürekli hayat üzerine kafa yoran ve bir imge avcısı gibi etrafındaki küçük ayrıntıları gözlemleyerek mutluluk kırıntıları yakalamaya, bunlara tutunmaya çalışan bir adam iç dünyasıyla, hayatla, işiyle iyi kötü idare ederken, bir gün her şey sevgilisinin çocuk sahibi olmak istemesiyle altüst oluyor. Dengeler bozulmuş, sorgulama ve hesaplaşma başlamıştır artık…

“Kafka’nın anlatı geleneğini sürdüren Genazino, titiz ayrıntılarla ördüğü romanlarını giderek mükemmelleştiriyor… Bu kitap küçük bir şaheser.”-Jan Bürger, Literaturen-

“Gündelik hayatın ince ince gözlemlenmesi, mizah duygusu, sıradanlığı evrensel bir insanlık durumu olarak yorumlama eğilimi… Genazino’nun tipik özellikleri.”-Ulrich Greiner, Die Zeit-

Posted in İstanbul 2. Grup | Leave a Comment »

Dinle Küçük Adam (Wilhelm Reich)

Posted by sinaniy 14 Haziran 2019

dinle küçük adam - wilhelm reichİstanbul 2. Grup Eylül 2019

Wilhelm Reich’ın, deyimleşmiş “küçük adam”a seslenişi, bilimsel değil, insanca bir belgedir. 1946 yazında, yayımlanma amacı olmadan, Orgon Enstitüsü’nün arşivi için yazılmıştır. Uzun yaşam ve acı deneyimlerinden damıtılan, kendi gerçek gereksinimlerinden bilincine varmaları ve artık zalimce kendi kendilerini mahvetmekten vazgeçmeleri için, insanlara yöneltilmiş sarsıcı bir çağrıdır.

Wilhelm Reich, bir psikanalist ve psikiyatrist, doğa bilimci, bir mühendis. Çok yönlülüğün en abartılı birlikteliğini kendinde barındıran bir dahi… Dinle Küçük Adam’da, bir özeleştiri, bir içsel konuşma tarzında başlayan cümleler bir müddet sonra ardı ardına küçük adam üzerine boşaltılan ironi ile karışık bir öfke sağanağını andırıyor ve kitabın sonunda öfke dinginliğe erişerek bilgelikle buluşturuluyor, okuyucu ile bir barış sağlanıyor.
Kitap, toplumsal devrimlerin ana malzemesi olan insanı, birey oluşundan ayırarak kendini bile öğüten kitlesel bir makinaya dönüşmesine isyan niteliği taşıyor. Başka bir deyişle Reich “Dinle Küçük Adam” ile bireyin kitleler içindeki yalnızlığı ve değersizliğine ve korkaklığına baş kaldırının sancılarını çığlıklaştırmıştır. Defalarca okunası bir kitap niteliğinde olan “Dinle Küçük Adam”, ismi gibi küçük hacimli ve anlam yoğunluğu olarak büyük bir yapıttır.

Posted in İstanbul 2. Grup | Leave a Comment »

Sineklerin Tanrısı (William Golding)

Posted by Aydın Ergil 14 Haziran 2019

Sineklerin Tanrısı
İstanbul 2. Grup Temmuz 2019
Marmaris 2. Grup Eylül 2017
İstanbul 3. Grup Şubat 2016
İstanbul 5. Grup Eylül 2015

“Sineklerin Tanrısı”, günümüzde bir atom savaşı sırasında, ıssız bir adaya düşen bir avuç okul çocuğunun, geldikleri dünyanın bütün uygar törelerinden uzaklaşarak, insan yaradılışının temelindeki korkunç bir gerçeği ortaya koymalarını dile getirir. Konusu, R. M. Ballantyne’ın Mercan Adası gibi eşsiz bir mercan adasının cenneti andıran ortamında başlayan bu roman, çağdaş toplumlardaki çöküntünün, insan yaradılışındaki köklerini gözönüne sermek amacıyla Mercan Adası’ndaki duygusal iyimserlikten apayrı bir yönde gelişir. Uygar insanın yüreğinde gizlenen karanlığı deşerken “Sineklerin Tanrısı”; daha çok Conrad’ın kısa romanı “Karanlığın Yüreği”ni andırır. Golding’in romanındaki çocuklar da başlangıçta tıpkı Kurtz gibi, uygar toplumun baskılarından uzak bir örnek düzen kurmak isterlerken, gitgide hayvanlaşır, korkunç bir kişiliğe bürünürler. Bu yönüyle Sineklerin Tanrısı’nın Mercan Adası ile öbür ıssız ada serüvenlerinden ayrıldığı en önemli nokta, ıssız ada yaşamının çetin güçlüklerini ya da mutluluğunu anlatmaktan daha çok, bir insanlık durumunu, kişiler arasındaki çatışma aracılığıyla ortaya koymaya çalışmasıdır.
-Akşit Göktürk-

Posted in Marmaris 2. Grup, İstanbul 2. Grup, İstanbul 3. Grup, İstanbul 5. Grup | Leave a Comment »

Uyandığında (Hillary Jordan)

Posted by sinaniy 10 Haziran 2019

uyandığında - hillary jordanAnkara 3. Grup Eylül 2019

“Uyandığında, yakın bir gelecekte, din devleti haline gelmiş bir ABD’de geçiyor. Suç işleyenlerin ten renklerinin, vücutlarına verilen bir virüsle değişime uğratıldığı ve bu kişilerin toplum içinde birer utanç simgesi olarak yaşamak zorunda bırakıldıkları bir gelecek bu.

Romanın kahramanı Hannah Payne, evlilik dışı ilişki yaşayıp kürtaj yaptırdığı için on altı yıl boyunca bir “Kırmızı” olarak yaşamaya mahkûm edilir. Ailesi tarafından reddedilen Hannah’yı, dini eğitim merkezlerinden düzen karşıtı eylemci grupların sığınaklarına uzanan macera dolu bir yolculuk beklemektedir. Çıktığı bu yolculukta Hannah çocukluğundan beri kendisine dayatılmış bütün fikirlerle hesaplaşacaktır. Kürtajın yasak olduğu ve en büyük baskıyı kadınların gördüğü bu totaliter dünyayı Türk okuyucusu çok iyi anlayacaktır.”

Hillary Jordan, Uyandığında’da bizi belirsiz ama pek de uzak olmayan bir geleceğe götürüyor. Dünyanın geldiği bu yeni noktada, eski gücünden çok uzak, atom bombası felaketini yaşamış ve en önemlisi de din devletine dönüşmüş bir ABD’ye uğruyoruz. Üstelik bu yeni dünyadaki tek tehlike totaliter rejimler ve küresel savaş tehlikesi de değil. Yeni salgın hastalıklar insanlığın geleceğini tehdit etmekte, kadınları kısır bırakan bir virüsün yol açtığı salgından sonra çıkarılan “Yaşamı Koruma Yasaları” sebebiyle ABD’de kürtaj artık cinayet sayılmaktadır. Hillary Jordan’ın hayal ettiği karanlık gelecek bununla da bitmiyor. Suçlular eski cezalandırma yöntemleri yerine, vücutlarına verilen virüslerle derilerinin rengi değişime uğratılarak cezalandırılıyorlar. “Renkliler” diye anılan bu kişiler önce tek kişilik bir hücrede bir süre tutulup tüm hareketleri televizyonlarda gösterildikten sonra birer utanç simgesi olarak dışarıdaki dünyaya bırakılıyorlar. Toplum tarafından dışlanan ve gettolarda yaşamak dışında seçeneği olmayan “Renkliler” genelde radikal grupların saldırılarına maruz kalıyor ve çoğu da çareyi hayatlarını sona erdirmekte buluyor.Koyu Hıristiyan bir ailenin iki kızından biri olarak, nasıl konuşacağından ne giyeceğine kadar hayatıyla ilgili bütün kararları ailesi tarafından verilen ve baskı altında yetişen Hannah Payne’in hikâyesi işte böyle bir dünyada geçiyor. Evlilik dışı ilişki yaşayan ve kürtaj yaptırmak dışında hiçbir seçeneği kalmayan Hannah, her şey ortaya çıkınca on altı yıl boyunca bir “Kırmızı” olarak yaşamakla cezalandırılır. Ailesi tarafından reddedilen Hannah’nın tehlike ve macera dolu yolculuğu tam da bundan sonra başlar. Dini eğitim merkezlerinden düzen karşıtı örgütlerin sığınaklarına, Amerika’nın ıssız ve tekinsiz otoyollarından illegal kürtaj yaptırılan karanlık odalara uzanan bu heyecan dolu yolculukta Hannah kadınlık, cinsellik, aşk ve inanç hakkında kendisine dayatılmış bütün fikirleri sorgulayacaktır.

Hillary Jordan, ABD’de büyük ilgi gören Uyandığında’da iki şeyi birden başarıyor: Hem heyecanın bir an bile düşmediği bir macera ve yol romanı; hem de düşündürücü bir distopya yazıyor. Uyandığında, din ve siyaset arasındaki sınırlar ortadan kalktığında ve devlet, vatandaşlarının yaşamları üzerinde sorgulanamaz bir güce sahip olduğunda neler yaşanabileceği üzerine akıllardan çıkmayacak bir roman.

“Jordan’ın sürükleyici distopyası, Margaret Atwood ve Ray Bradbury’nin karanlık kurmacaları kadar iyi.”
The New York Times
“Uyandığında sadece yılın en iyi kitaplarından biri değil, aynı zamanda distopya türünün bütün gereklerini yerine getiren bir roman. Şimdiden bir 21. yüzyıl klasiği…”
Publisher’s Weekly

Posted in Ankara 3. Grup | Leave a Comment »