Ekin Yazın Dostları’nda Okunmakta Olan Kitaplar
Posted by Aydın Ergil 13 Ağustos 2014
> Ocak 2025 ve sonrası
Eylül 2026: Gülün Adı (Umberto Eco)
Ocak 2027: Kapak Kızı (Ayfer Tunç)
Eylül 2026: Yoruma Karşı (Susan Sontag)
Temmuz 2026: Kireç Ocağı (Thomas Bernhard)
Ocak 2027: Maça Kızı (Aleksandr Puşkin)
İstanbul Klasikler:
Eylül 2026: Ev (Nermin Yıldırım)
Ekim 2026: Eşekli Kütüphaneci (Fakir Baykurt)
İstanbul 5. Grup:
Ekim 2026: Bahçıvan ve Ölüm (Georgi Gospodinov)
Ocak 2027: Aganta Burina Burinata (Halikarnas Balıkçısı)
İstanbul 7. Grup
Eylül 2026: Saç Örgüsü (Laetitia Colombani)
Kitap: Bahçede Felsefe (Damon Young),
Mart 2026:
Posted in Etkinlikler | Etiketler: Kitap Okurları, Kitap Tartışma Grupları, Okuma Grupları, Okur Grupları | Ekin Yazın Dostları’nda Okunmakta Olan Kitaplar için yorumlar kapalı
Nietzsche Ağladığında (Irvin D. Yalom)
Posted by Aydın Ergil 08 Ekim 2026
Sanal Öbek Ekim 2026
Sanal 2. Grup Mayıs 2024
İstanbul 7. Grup Şubat 2024
Bodrum 1. Grup Haziran 2021
İstanbul 6. Grup Ekim 2020
Antalya 1. Grup Nisan 2017
Karadeniz Ereğli Ocak 2015
Yoğun ve sürükleyici olan yeni bir düşünce romanı sunuyoruz: Nietzsche Ağladığında. Edebiyatla da düşünülebileceğini gösteren müthiş bir örnek…
Sahne Psikanalizin doğumu arifesindeki 19. yüzyıl Viyana’sı. Entelektüel ortamlar. Hava soğuk. Aktörler Nietzche: Henüz iki kitabı yayımlanmış, kimsenin tanımadığı bir filozof. Yalnızlığı seçmiş. Acılarıyla barışmış. İhaneti tatmış. Tek sahip olduğu şey, valizi ve kafasında tasarladığı kitaplar. Karısı, toplumsal görevleri ve vatanı yok. İnzivayı seviyor. Tanrı’yı öldürmüş. “Ümit kötülüklerin en kötüsüdür çünkü işkenceyi uzatır” diyor. Daha sonra, “Kendi alevlerinizde yanmaya hazır olmalısınız: Önce kül olmadan kendinizi nasıl yenebilirsiniz?” diyecek. Ümitsiz.
Breuer: Efsanevi bir teşhis dehası. Ümitsizlerin kapısını çaldığı doktor. Psikanalizin ilk kurucularından. Kırkında, bütün Avrupalı sanatçı ve düşünürlerin doktoru olmayı başarmış. Güzel bir karısı ve beş çocuğu var. Zengin. Saygın. Hayatı boyunca “ama” pozisyonunda yaşamış biri.
Freud: Breuer’in arkadaşı. Henüz genç. Geleceği parlak. Şimdi yoksul.
Salomé: Erkeklerin başını döndüren kadın. Çekici. Özgür. Evliliğe inanmıyor. Bazen aynı anda birçok erkekle beraber oluyor. Sanatçıları ve düşünürleri tercih ediyor. Kırbacı var.
Konu Ümitsizlik. Bir gün, erkeklerin başını döndüren kadın, Salomé, Nietzsche’den habersiz Breuer’e gelir. “Avrupa’nın kültürel geleceği tehlikede, Nietzsche ümitsiz. Ona yardım edin” der. Breuer, Salomé’yi tekrar görebilmek umuduyla “peki” der. Ve varoluşun kader, inanç, hakikat, huzur, mutluluk, acı, özgürlük, irade… ve neden, nasıl gibi en önemli duraklarından geçen bir yolculuk başlar… Kendisiyle ve hayatla yüzleşmekten çekinmeyenlere…
(Tanıtım Bülteninden)
Posted in Antalya 1. Grup, Bodrum 1. Grup, Kdz. Ereğlisi 1. Grup, Sanal Öbek, Sanal Öbek - 2, İstanbul 6. Grup, İstanbul 7. Grup | Leave a Comment »
Flamingolar Pembedir (Aslı E. Perker)
Posted by sinaniy 08 Ekim 2026
İstanbul 5. Grup Kasım 2026
Ankara 2. Grup Kasım 2018
Altı yaşındaydım; çok karlı bir gece, Kars’ta, gece saat 3’te annem başka bir arabaya bindi ben başka bir arabaya. Onlar öndeydi, biz arkada. Kırmızı ışıklarını takip edecektik ve böylece bilecektik. Neyi? Güvende olduklarını, yaşadıklarını… Kırmızı ışıklar gözden kayboldu, tedirgin oldum, küçücük yaşıma rağmen anladım, ama sanki boğazıma bir şey geldi oturdu, konuşamadım. Ne çırpınabildim ne ağlayabildim. Ve bu konuda, o gece hakkında yıllar yılı hiçbirimiz konuşmadık.
Flamingolar Pembedir benim alternatif hayat hikâyem. Küçük bir kız çocuğu hiç konuşmadan, hep dinleyerek, bütün varlığıyla hayatı anlamaya çalışır. Onu teselli eden tek bir yer vardır, kayığı, yani annesinin kayıp kucağı. -Aslı Perker
“Seviyorum. Ama insan sevdiğini öldürür mü?”
“Ahhh. Sen nasıl bir soru sordun Bahriyeli? İnsan sevdiğini öldürür. Hem de her gün.”
Posted in Ankara 2. Grup, İstanbul 5. Grup | Leave a Comment »
Kapalıçarşı (Fuat Sevimay)
Posted by sinaniy 08 Ekim 2026

İstanbul 2. Grup Kasım 2026
İstanbul 6. Grup Mayıs 2020
Kapalıçarşı bir ayrı dünya. Mermerinden harcına, müşterisinden esnafına, delisinden akıllısına apayrı bir iç derya. Her şey onun ortasında, yanında yöresinde, sesinde soluğunda devinmeye devam ediyor hâlâ. Eli ayağı tutmaya, ağzı gözü söyleyip görmeye başladığından bu yana ona değen, ondan geçen herkesin bir hikâyesi var. Ne vakit başlayıp biteceği meçhul ama hep efsunlu.
Fuat Sevimay’ın 2015 yılında Ahmet Hamdi Tanpınar Roman Yarışması’nda ödüle değer görülen romanı Kapalıçarşı bambaşka bir gözle bakıyor tarihe. Mekân-insan ilişkisine yeni bir boyut katıyor ve oradan burayı, buradan orayı anlatmayı ustalıkla beceriyor. Kapalıçarşı’nın yeniden kurulup şekillendirildiği bu roman, karakterlerinin derinliği, olay örgüsünün kusursuzluğu ve mizahi diliyle unutulmayacak kitaplar arasına giriyor.
“İşin aslı, benim nereden ve niye geldiğimin hiçbir önemi yok. Gelmişim işte. Ha kuzeyden ha güneyden. Önemli olan, bir şekilde iyiliği rehber edinmiş olmam. Nefes alıp verdiğim şu zamana değin de iki lokmayla karnımı doyurmaktan ve gücüm yetip dilim döndüğünce kötülüğe, yanlışa bulaşmışlara doğruyu göstermekten, zordakilere, dardakilere el vermekten başka derdim olmadı. Ne evliyayım ne pirim. Sizin gibi biraz doğru, biraz eğri bir âdemoğluyum. Siz hâlâ iyilik yapmak için, birinin çıkıp mucizeler gerçekleştirmesini mi bekliyorsunuz?”
Posted in İstanbul 2. Grup, İstanbul 6. Grup | Leave a Comment »
Eşekli Kütüphaneci (Fakir Baykurt)
Posted by sinaniy 08 Ekim 2026

İstanbul 2. Grup Ekim 2026
Sıcak bir yaz günü, peribacaları diyarına Yunanistan’ın Larisa şehrinden Dimitrios Katsikas adında biri gelir. Bu genç adam, yıllar önce bu topraklardan göçe zorlanan büyükbaba ve büyükannelerinin izini sürmek, bir daha buraya dönemeyen akrabalarının yerine bu güzel yerleri gezmek istemiştir. Tesadüfler karşısına yörenin sevilen şahsiyetlerinden “Baba” lakaplı Aziz Güzelgöz’ü çıkarır. Aynı yaşlardaki bu iki genç kısa sürede kaynaşır. Dimitrios, Aziz’in evine konuk olunca, bu büyüleyici diyarda inanılmaz bir adamla tanışır. Aziz’in babası Mustafa Güzelgöz’dür bu kişi; namı diğer Eşekli Kütüphaneci.
Ürgüp’teki kitaplığı yönetirken otuzdan fazla köyün halkına eşekle kitap taşıdığı için takılmıştır bu ad ona. Herkes, özellikle de kadınlar, kitap okusun diye yıllarca çırpınmıştır Mustafa Güzelgöz.
Dimitrios ile Eşekli Kütüphaneci arasındaki sevgi köprüsü yöreyi birlikte gezerlerken iyiden iyiye pekişip güçlenir. Bu arada kan kardeşi olan Aziz ile Dimitrios’un aklına, Ürgüp ile Larisa’yı “kardeş şehir” yapma fikri düşmüştür. Ama bu o kadar da kolay olmayacaktır…
Fakir Baykurt’un, klasik anlatımının tüm olanaklarından yararlanarak, gücü yetene, hatta bitene dek, hasta yatağında yazdığı bu son romanında, sevgi, kardeşlik, azim, cesaret gibi duygular yine okuru sarıp sarmalıyor.
Posted in İstanbul 2. Grup | Leave a Comment »
Görünmez Kentler (Italo Calvino)
Posted by Aydın Ergil 08 Ekim 2026
İstanbul 2. Grup Eylül 2026
İstanbul 1. Grup Aralık 2015
Modern dünyanın masal anlatıcısı Italo Calvino’nun Türkçede uzun süredir görünmeyen kitabı Görünmez Kentler, tekrar elimizin altında… Kubilay Han’ın atlasında yolculuk eden Marco Polo… Batının doğuyu gören gözünün kurduğu hayaller bir yanda, modern kentin içinden çıkılmazlığı ve geleceği öte yanda…
“Kitap bir alan; okur içine girmeli, dolanmalı, belki kendini kaybetmeli, ama belli bir noktada bir çıkış hatta birçok çıkış bulmalı. Kitap, dışarı çıkabilmek için bir yola koyulma olanağı.”
Okur, kitabı eline aldığında, yazarın kentleri arasında dolanacağından, önüne altın harflerle sunulan olasılıkları yutacağından, sonunda okuduklarını kendi zihnindeki ideal kentlere ekleyeceğinden emin olmalı. Okur, kitabı, mümkünse, büyük bir caddenin kenarına dizilmiş kahve masalarından birine ilişerek, okumalı; göz önündeki gerçekle, göz önündeki kurguyu daha iyi görebilmek için…
“Belki de kent yaşamının kriz noktasına yaklaşmaktayız ve Görünmez Kentler, yaşanmaz hale gelen kentlerin kalbinden doğan bir rüya.”
Posted in İstanbul 1. Grup, İstanbul 2. Grup | 1 Comment »

