Ekin Yazın Dostları’nda Okunmakta Olan Kitaplar
Posted by Aydın Ergil 13 Ağustos 2014
> Ocak 2025 ve sonrası
Ocak 2026: Nam-ı Diğer Grace (Margaret Atwood)
Ocak 2026: Güneşin Öldüğü Gün (Yan Lianke)
Ocak 2027: Kapak Kızı (Ayfer Tunç)
Ocak 2026: Zihinde Bir Dalga (Ursula K. Le Guin)
Temmuz 2026: Kireç Ocağı (Thomas Bernhard)
Ocak 2027: Maça Kızı (Aleksandr Puşkin)
Ocak 2026: Hayatta Kalanlar (Alex Schulman)
Ocak 2026: Tanrı Olmak İsteyen Otobüs Şoförü (Etgar Keret)
İstanbul Klasikler:
Ocak 2026: Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca (Yaşar Kemal)
Haziran 2026: Sevgili Arsız Ölüm (Latife Tekin)
Şubat 2026: Gülün Adı (Umberto Eco)
İstanbul 4. Grup:
Ocak 2026: Duvar (Marlen Haushofer)
Ocak 2026: Bana Bir Resmini Yolla (Hidayet Karakuş)
Ocak 2027: Aganta Burina Burinata (Halikarnas Balıkçısı)
İstanbul 7. Grup
Ocak 2026: Balıklarla İlgili Rivayet (Faruk Duman) (yazarın katılımıyla)
Ocak 2026: Son Eylül (Nihat Altun)
Mart 2026:
Posted in Etkinlikler | Etiketler: Kitap Okurları, Kitap Tartışma Grupları, Okuma Grupları, Okur Grupları | Ekin Yazın Dostları’nda Okunmakta Olan Kitaplar için yorumlar kapalı
Duvar (Marlen Haushofer)
Posted by sinaniy 31 Ağustos 2026

Ankara 2. Grup Aralık 2026
İstanbul 5. Grup Ocak 2026
Marmaris 1. Grup Eylül 2017
Orta yaşlı bir kadın, kuzini Luise ve kocası Hugo’yla birlikte dağda, onların av köşkünde birkaç gün geçirmek ister. Varışlarının ardından çift komşu köye yürüyüşe çıkar ama geri dönmez. Ertesi sabah kadın aşılamaz, görünmez, saydam bir duvara çarpar: Duvarın arkasında ölü katılığı hâkimdir. Kadın dünyanın geri kalanından tecrit edilmiş, dar ve sınırlandırılmış doğa parçasının ortasında, çevresinde kendisine yanaşan bir köpek, bir inek ve bir kediyle birlikte hayatta kalabilmek için bir düzen kurmaya, “yeni hayat”ına yön vermeye çalışır.
1963 Arthur Schnitzler Ödülü’ne değer görülen, Marlen Haushofer’in en sevilen romanı DUVAR kendi içinde sıkışıp kalmış modern insanın varoluşsal yalnızlığını betimlerken, insanın hüküm sürdüğü dünyada ancak bir metafor olmaktan kurtarıldığında saydamlaşan “duvar”ın arkasındaki yalnızlığı biraz olsun dindirecek bir beceriye de işaret ediyor: Sevgi.
Kadın kahramanının güncesi biçiminde kaleme alınmış olan roman, farklı okumalara açık bir yapıt. 2007 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Doris Lessing’in, “Ancak bir kadın tarafından yazılabilirdi,” dediği Duvar, bir kadının kişiliği, kadınlığı ve insanlığının özünü keşfe çıkışının öyküsü.
“Sırtımı duvara dönüp uykuya dalıyordum. Hayatımda ilk kez sakinleşmiştim, memnun ya da mutlu değildim, ama sakinleşmiştim. Bunun yıldızlarla ve artık onların gerçek olduğunu bilmemle ilgisi vardı, ama bunun neden böyle olduğunu açıklayamıyordum. Öyleydi işte.”
(Kitaptan)
DUVAR: Nefes kesici bir hayatta kalma öyküsü, Soğuk Savaş dönemini anıştıran distopik bir macera, akıldan çıkmayacak bir feminist bilimkurgu başyapıtı.
ROBINSON CRUSOE kadar sürükleyici.
Doris Lessing
DUVAR, anlatıcı yeni bir topluluk oluşturdukça yavaş yavaş ütopya romanına dönüşen bir distopya romanı. Haushofer’in hayvan doğasını yurt edinme biçimi son derece sevgi dolu ve özgeci… Yabansı ve olağanüstü.
James Wood
DUVAR, anaerkil düzenin kültivasyona uğramış eylemlerinden hareketle insanlığın devamına ilişkin umudu bir paradigma değişimine bağlayan ve kadına özgü değer tasarımlarından destek alan bir ütopyadır.
Gisela Ullrich
Eğer biri bana hayatımdaki en önemli on kitabı sorsaydı, bu kitap kesinlikle onlardan biri olurdu.
Elke Heidenreich
Mucizevi olandan azı değil.
Chicago Review of Books
Posted in Ankara 2. Grup, İstanbul 5. Grup | Leave a Comment »
Solaris (Stanislaw Lem)
Posted by sinaniy 31 Ağustos 2026

Ankara 2. Grup Şubat 2027
İnsanoğlu kendi içinde olan biteni anlamadan evrenin sırlarını gerçekten anlayabilir mi?
Psikolog Kris Kelvin araştırma yapmak için Solaris gezegenindeki istasyona gelir. Biliminsanları yıllar boyunca gezegenin yüzeyini kaplayan okyanusu canlı ve bilinçli bir varlık kabul etmiş ve iletişim kurmaya çabalamıştır ama bu çabaları okyanusun yaratılarını sınflandırmaktan öteye gidememiştir. Önceden yapılan izinsiz bir deneye okyanus beklenmedik bir tepki verince araştırmacılar okyanustan gelen ziyaretçilerin karşısında bastırılmış anılarıyla ve kendi insan doğalarıyla yüzleşmek zorunda kalır.
“Kutsal Bağlantı’nın şövalyeleri sayıyoruz kendimizi. Bu da ikinci sahtelik. İnsandan başka bir şey aramıyoruz biz. Başka dünyalara ihtiyacımız yok. Ayna lazım bize.”
“Stanislaw Lem günümüzün en inanılmaz zekâsına sahip, bilge ve komik yazarıdır.”
–Anthony Burgess
Posted in Ankara 2. Grup | Leave a Comment »
Maça Kızı (Aleksandr Puşkin)
Posted by sinaniy 31 Ağustos 2026

Ankara 2. Grup Ocak 2027
Şiirleriyle olduğu kadar düzyazı eserleriyle de Rus edebiyatına yön veren Puşkin’in farklı yönleriyle yüzyıllardır beğeni toplayan “Maça Kızı” ve “Mısır Geceleri” öyküleri bu derlemede bir araya geliyor.
Çarpıcı kurgusuyla dikkat çeken “Maça Kızı”nın sayısız uyarlaması yapılmıştır. Gerilim dolu kurgusu ve içerdiği doğaüstü unsurlar nedeniyle sinemacıların her daim ilgisini çeken “Maça Kızı”, pek çok ülkede defalarca filme uyarlandı ve Çaykovski’nin ünlü operasına da kaynaklık etti.
Öykünün kahramanı, genç mühendis Hermann, kumar masasında servet kazanma hırsıyla yaşlı bir kontesin oyun sırrını öğrenmek üzere harekete geçer. Bunun için her türlü ahlak dışı yönteme başvurmaya hazır olsa da kendisini bekleyen büyük sürprizden habersizdir.
Puşkin edebiyatında önemli yere sahip bu iki öyküde okur, Rus subaylarının sohbetlerine, dönemin pek meşhur kumar salonlarına, konteslerin, sanatçıların evlerine konuk olur.
Posted in Ankara 2. Grup | Leave a Comment »
Huzursuzluğun Kitabı (Fernando Pessoa)
Posted by sinaniy 30 Ağustos 2026

Sanal 2. Öbek Nisan 2027
Fernando Pessoa’nın sandığı açılıyor! Sandığın içinden ise kendi dünyasında insanı ve hayatı sorgulayan kahraman Soares’ın notları çıkıyor. Huzursuzluğun Kitabı’nda Soares’ın arayışı kendini bulabilmek, hayatı anlamlandırabilmek. Peki, Soares’ı bir arayışın içine iten şey nedir? Fernando Pessoa bunun cevabını okurlara Huzursuzluğun Kitabı’nda veriyor. Gelin, Huzursuzluğun Kitabı adlı eserin içeriğine birlikte göz atalım.
“Huzursuzluğun Kitabı” adlı kitabı neden okumalısınız?
Fernando Pessoa’nın kaleminden çıkan ve içerisinde derin anlamlar barındıran Huzursuzluğun Kitabı okurları etkilemeyi başarıyor. Bernardo Soares yaşadığı dönemde iyi eğitim almış, kendini geliştirmiş bir karakter. Soares, Lizbon’da muhasebe yardımcılığı yaparak geçimini sağlıyor. Soares için hayatın tekdüze ilerlemesi ve hissettiği derin yalnızlık onu yaşamı sorgulamaya itiyor. Okuyucu, kitapta Soares’ın felsefe, edebiyat, psikoloji, mitoloji gibi birçok konudaki düşüncelerini görüyor. Soares, bazen karamsar bazen de ümitli bir karakter olarak okurların karşısına çıkıyor ve düşüncelerini kâğıda döküyor. Okurken kendinizle yüzleşecek ve kendinizi hayatı sorgularken bulacaksınız. Kitabı bitirdikten sonra, uzun süre kitabın etkisinden çıkamayacak ve düşüncelerinizi durduramayacaksınız! Huzursuzluğun Kitabı izlediğiniz bir filmde, okuduğunuz bir kitapta, kurduğunuz insan ilişkilerinde kendini hatırlatmaya devam edecek!
Bunları biliyor muydunuz?
Huzursuzluğun Kitabı’nın Fernando Pessoa öldükten sonra onun sandığından çıkan el yazması günlüklerinden ve notlarından derlenerek yayımlandığını biliyor muydunuz? Pessoa kitap için 1913 yılından itibaren çalışmaya başlar ve ölümüne kadar parça parça yazmaya devam eder. Kitabın ilk basımı ise ancak 1982 yılında ise Portekiz’de gerçekleşir. Daha sonra yeni bulunan parçaların eklenmesi ve el yazmalarında yanlış okunan yerlerin düzeltilmesiyle birlikte yeni basımları yapılır. Pessoa hayattayken de eserleri basılır fakat yazar, ölümünden sonra yayımlanan Huzursuzluğun Kitabı ile ün kazanır. Pessoa, kitabı için “Bu kitap hiç hayatı olamamış bir adamın biyografisi” diye not düşer. Fernando Pessoa, Huzursuzluğun Kitabı adlı eserinde farklı bir kimlik kullanır. Eserin Can Yayınları tarafından yapılan ilk baskısı 2006 yılında yayımlanır. Huzursuzluğun Kitabı 675 sayfadan oluşur ve eserin çevirmenliği Saadet Özen imzası taşır. Orijinal dili Portekizce olan kitabın asıl adı Livro do Desassossege. Pessoa’nın Huzursuzluğun Kitabı’nda Shakespeare, Oscar Wilde, Ömer Hayyam, Herakleitos gibi yazarların düşüncelerinden de izler bulunur. Huzursuzluğun Kitabı çoksatar kitaplar arasına girmeyi başarır ve bugün de pek çok okuyucu tarafından övgü almaya deva
Posted in Sanal Öbek - 2 | Leave a Comment »
Yüzbaşı Corelli’nin Mandolini (Louis de Bernieres)
Posted by sinaniy 30 Ağustos 2026

Sanal 2. Öbek Mart 2027
1941 yılında, genç bir İtalyan subayı olan Antonio Corelli, işgal kuvvetlerinin emriyle Kefalonya’ya sevk edilir. İlk günlerde yerel halk tarafından dışlansa da, barışçıl bir savaş yürütmek isteyen tutkulu ama fanatiklikten uzak kişiliğiyle, zamanla kibar, esprili bir asker ve muhteşem bir müzisyen olduğunu kanıtlar.
Bölge doktorunun kızının, bir yeraltı militanı olan nişanlısına yazdığı mektuplar yanıtsız kalınca, bir aşk üçgeninin ortaya çıkması da kaçınılmaz hale gelir. Ancak bu kırılgan aşk, yaklaşan vahşi savaşın ayak sesleri duyulurken ve işgalciyle direnişçinin arasına kalın çizgiler çizilirken var olmayı başarabilecek midir?
“Hipnotize edici. İncelikle, canlı renklerle, dallanıp budaklanan detaylarla örülmüş muhteşem bir gergef gibi. Savaşın anlamsızlığı üzerine çarpıcı ve etkileyici bir yorum. Bu büyülü kitabı okuyup bitirdikten sonra uzun zaman etkisinden kurtulamadım.” Marian Keyes
“Harika bir epik roman. O kadar güzel ki, onu olduğu gibi tanımlayacak yeni bir fiil icat etmek gerekiyor. Her manada hatırlanmaya değer sürükleyici bir kitap bu. Romanın kıvrımları, keşifleri ve sıcaklığı insanı sürükleyip götürüyor.” Derwent May, The Times
Posted in Sanal Öbek - 2 | Leave a Comment »
