Ekin Yazın Dostları

Kitap Okurlarının Buluşma Noktası

Yılın İlk Tiyatro Söyleşisi Gerçekleşti

Posted by Aydın Ergil 16 Ekim 2017

Ekin Yazın Dostları Tiyatro Tartışma Platformu 15 Ekim 2017 Pazar günü Bakırköy Belediye Tiiyatrosu’nda Shelock-Hamid oyununu izledi, ardından da oyunun yazarı Ahmet Sami Özbudak, oyuncular Ali Rıza Kubilay, Didem Germen ve Yunus Emre Kılınç ile oyun konusunda söyleşti.

Reklamlar

Posted in Haberler | Leave a Comment »

Ekin Yazın Dostları’ndan 3 Yeni Proje

Posted by Aydın Ergil 30 Ağustos 2017

Ekin Yazın Dostları’nın İstanbul ve İzmir öbekleri 2017 yılında ayrı ayrı 3 proje düzenledi. Bunlardan ilki Ağustos ayında gerçekleşti. Diğer ikisi ise Eylül sonunda gerçekleşti. İşte projeler:

  1. Virginia Woolf’un “Mrs. Dalloway” romanının izleri için Büyük Britanya Gezisi (7-14 Ağustos 2017) (İstanbul Öbekleri)

    20992813_10155055684637753_5603678230240840392_n

  2. Yaşar Kemal’in “Demirciler Çarşısı Cinayeti” romanının izleri için Adana ve Çukurova Gezisi (29 Eylül – 1 Ekim 2017) (İstanbul Öbekleri)

    22196357_10155786539524549_4864930040284281941_n

  3. Etem Oruç’un “Ege’nin Kızı” romanının izleri için Aydın-Sultanhisar Gezisi (30 Eylül 2017) (İzmir Öbekleri)

    Foto (32)

Posted in Haberler, Projelerimiz | Leave a Comment »

Ekin Yazın Dostları’nda Okunmakta Olan Kitaplar

Posted by Aydın Ergil 13 Ağustos 2014

> Eylül 2017 ve sonrası

Ankara 2. Grup:

Eylül 2017: Çocuk Yasası (Ian McEwan)
Ekim 2017: Gönülsüz Köktendinci (Mohsin Hamid)
Kasım 2017: Jane Eyre (Charlotte Bronte)

Ankara 3. Grup:

Eylül 2017: Merhume (Murat Uyurkulak)
Ekim 2017: Hiç Kimsenin Kenti (Tolga Gümüşay)
Kasım 2017: Doppler (Erlend Loe)
Aralık 2017: Çocuk Yasası (Ian McEwan)

Ocak 2018: Lizbon’a Gece Treni (Pascal Mercier)

Antalya 1. Grup

Eylül 2017: Felice’ye Mektuplar (Franz Kafka)

İstanbul 1. Grup:

Eylül 2017: Demirciler Çarşısı Cinayeti – Akçasazın Ağaları 1 (Yaşar Kemal)
Ekim 2017: İlyada (Homeros)
Kasım 2017: Dünyayı Sarsan On Gün (John Reed)
Aralık 2017: Karamazov Kardeşler (Fyodor Mihayloviç Dostoyevski)

Ocak 2018: Çocuk Yasası (Ian McEwan)
Şubat 2018: Niteliksiz Adam 1 (Robert Musil)
Mart 2018: Paris Öyküleri (Mavis Gallant)

İstanbul 2. Grup:

Eylül 2017: Kayıp Hayaller Kitabı (Hasan Ali Toptaş)
Ekim 2017: Gözlemcileri Gözlemleyenin Gözlemi (Friedrich Dürrenmatt)

İstanbul 3. Grup:

Eylül 2017: Kılavuz (Bilge Karasu)
Ekim 2017: Tutunamayanlar (Oğuz Atay)

İstanbul 4. Grup:

Eylül 2017: Prag Mezarlığı (Umberto Eco)
Ekim 2017: Değirmenden Mektuplar (Mustafa Küçükçakan)
Kasım 2017: Mevsim Yas (Mehtap Ceyran)

İstanbul 5. Grup:

Ekim 2017: Kapı (Magda Szabo)
Kasım 2017: Körlük (Jose Saramago)
Aralık 2017: Mevsim Yas (Mehtap Ceyran)
Ocak 2018: 1984 (George Orwell)

İstanbul 6. Grup:

Ekim-Kasım 2017: Unutkan Ayna (Gürsel Korat)
Aralık 2017: Devrim Yılları (Hıfzı Topuz)

Ocak 2018: Kırlangıçsız Geçti Yaz (Feyza Hepçilingirler)
Şubat 2018: Bir Düğün Gecesi – Dar Zamanlar II (Adalet Ağaoğlu)
Mart 2018: Binboğalar Efsanesi (Yaşar Kemal)

İstanbul 7. Grup

Ağustos-Eylül 2017: Kumru İle Kumru (Tahsin Yücel)
Ekim 2017: Devlet Ana (Kemal Tahir)

İzmir 1. ve 2. Grup:

Eylül 2017: Ege’nin Kızı (Etem Oruç)
Ekim 2017: Lizbon’a Gece Treni (Pascal Mercier)
Kasım 2017: Eşiktekiler (Gönül Çatalcalı)

Kdz. Ereğlisi 1. Grup:

Ağustos 2017: Decameron (Giovanni Boccaccio)

Marmaris 1. Grup:

Ekim 2017: Gora (Rabindranath Tagore)
Kasım 2017: Yabancı (Albert Camus)
Aralık 2017: Körlük (Jose Saramago)
Ocak 2018: Yalnızlar (Zaven Biberyan)
Şubat 2018: Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği (Milan Kundera)
Mart 2018: Gülün Adı (Umberto Eco)

Marmaris 2. Grup:

Ekim 2017: Esir Şehrin İnsanları (Kemal Tahir)
Kasım 2017: Kabil (Jose Saramago)
Aralık 2017: Yer Demir Gök Bakır (Yaşar Kemal)

Ocak 2018: Ölü Canlar (Nikolay Vasilyeviç Gogol)
Şubat 2018: Anayurt Oteli (Yusuf Atılgan)
Mart 2018: Yaşamayı Öğrendiğim Gün (Laurent Gounelle)
Nisan 2018: Zübük (Aziz Nesin)

>>> Felsefe Toplantısı:

Ocak 2018: 22. Felsefe Toplantısı

>>> Tiyatro Söyleşisi:  15 Ekim 2017

>>> Fotoğrafçılık Kolu Toplantısı: Kasım 2017

 

Posted in Etkinlikler | Etiketler: , , , | Ekin Yazın Dostları’nda Okunmakta Olan Kitaplar için yorumlar kapalı

Dünyayı Sarsan On Gün (John Reed)

Posted by Aydın Ergil 09 Ekim 2017

Dünyayı sarsan

İstanbul 1. Grup Kasım 2017

Dünyayı Sarsan On Gün, 1917 Sovyet Devrimi’ni olanca canlılığıyla yansıtan bir anlatıdır. Devrimi günbegün izleyen Amerikalı gazeteci John Reed bir tarihçi titizliğiyle, belgelere dayanarak kurar yapıtını. Bu kitabı eşsiz kılan, başkaldırının açığa çıkardığı yaratıcı enerjiyle kaleme alınmış olmasıdır. Öyle ki baş döndürücü bir ivmeyle gelişen onca olay; gazete haberleri, polemikler, telgraflar, çağrılar ve bildiriler bir solukta okunmaktadır. Umutlu bir anlatıdır. Dünyayı Sarsan On Gün. Delik ayakkabılar içinde üşüyen ayakların umudu, isten kararmış izbelerin kararlılığı, aç midelerin cesareti üzerinedir. İşçi sınıfı tarih sahnesine bir kez daha çıkar; Ancak bu kez muzaffer özne olarak… Tarih çizgisinin kırıldığı bu noktada. John Reed’in okurları da sarsıntıya tanık olmaktalar.

Posted in İstanbul 1. Grup | Leave a Comment »

Devlet Ana (Kemal Tahir)

Posted by sinaniy 06 Ekim 2017

devlet ana - kemal tahirİstanbul 7. Grup Ekim 2017

‘Devlet Ana’, Osmanlı kurulmadan önceki Anadolu’nun görünümünü ve Anadolu insanının özlemlerini anlatırken, onların güçlü, güvenli, adaletli bir devlete duyduğu ihtiyacı da açığa çıkarmaktadır. Kemal Tahir’in en önemli romanı olarak gösterilen ‘Devlet Ana’, onun düşünce yapısını da en iyi yansıtan eserlerinden biri sayılmaktadır.
“Kemal Tahir, tarihi ve toplumu hakkındaki orijinal ve sağlam görüşlerinden hareket ettiği için hem ‘mahalli ağızları’, hem Türkçe’nin küçümsenmiş ve unutulmuş nesir dilini hem de yeni imkanlarını kaynaştırarak ve aşarak kullanabilmiştir. Eserlerindeki eşsiz dil ve üslup güzelliğinin kaynağı bu davranıştır. Daha önceki romanlarında da görülen bu özellik ‘Devlet Ana’da en yüce noktasına erişmiştir. Türkçe’nin unutulmuş olan dehası bütün boyutları, zenginliği ve haslığıyla ilk olarak Kemal Tahir’in eserlerinde kendini göstermektedir.”
– Selahattin Hilav-

Posted in İstanbul 7. Grup | Leave a Comment »

Değirmenden Mektuplar (Mustafa Küçükçakan)

Posted by Aydın Ergil 06 Ekim 2017

Değirmenden Mektuplar_resize

 

İstanbul 4. Grup Ekim 20117

Değirmenden Mektuplar Kargı’dan, Diyarbakır’dan, İstanbul’dan ve Berlin’den yazıldı. Yok sayılanların, umudu tükenenlerin hikayesi. Otuz altı yıl boyunca derin acıların iz bıraktığı vahşi bir hayatın özeti. İnsanlık tarihinin en büyük kiri paranın, dokundukça kanayan yara, insanlığın hikayesi… Belki de sizin hikayeniz.

Posted in İstanbul 4. Grup | Leave a Comment »

Gözlemcileri Gözlemleyenin Gözlemi (Friedrich Dürrenmatt)

Posted by sinaniy 05 Ekim 2017

Gözlemcileri Gözlemleyenin Gözlemi - Friedrich Dürrenmattİstanbul 2. Grup Ekim 2017

Alman Edebiyatının ve grotesk tiyatronun ustalarından İsviçreli yazar Friedrich Dürrenmatt’ın bu eseri polisiye anlatının sınırlarını zorlayan kurgusuyla dikkat çekiyor. Dürrenmatt, Gözlemcileri Gözlemleyenin Gözlemi adlı bu uzun öyküsünde gözlemleme, gözlemci, gözlemlenen ve gözlemleyen kelimelerini bir saatin çarklarını kurcalar gibi kurcalıyor.

Öykü, bir psikiyatr ile F. adındaki bir kişi arasında cereyan eden bir görüşme ile başlar. Karısının evden gittiğini, ölmüş olabileceğini ve ölmüş ise bundan kendini sorumlu tuttuğunu söyleyen psikiyatr, F.’den yardım ister. Biz, paragraflar boyunca kadının izine düşen F.’nin yaşadıklarını takip ederken, Dürrenmatt, her gözlemleyenin de gözlendiğine, hepimizin iç içe geçmiş vizörler gibi sıralandığımıza dair ipuçlarını bir bir önümüze koyuyor. Polis-medya-yeraltı dünyasının da irdelendiği eser, bu üçgen temelinde basit bir polisiye gibi başlayıp acımasız bir eleştiriye dönüşüyor. Kısa ve yoğun, nefes daraltıcı ve keskin bir anlatımla sunulan bu metafizik nitelikli uzun öykü, düşüncelerden oluşturulan bir mimarî, iyi kilitlenmiş bir kapı gibi. Dürrenmatt’ın düşünce akışını yapılandıran yirmi dört mükemmel dizge; eserin yirmi dört bölümünü oluşturuyor. Yapıtın son cümlesi aklımızda biçimlenip dişlerimiz arasından dağıldığında, kimi ne denli gözlemlediğimizi veya kimin tarafından ne kadar gözlemlendiğimizi sorgulamaya bir kez daha başlayacağız. Yoksa biri mi bizi başlatacak? Dürrenmatt mı gözlemleyecek, biz mi bizi gözetlesin diye Dürrenmatt’a izin vereceğiz?

Posted in İstanbul 2. Grup | Leave a Comment »