Ekin Yazın Dostları

Kitap Okurlarının Buluşma Noktası

Murathan Mungan’ın İzinde Mardin’de…

Posted by Aydın Ergil 06 Ekim 2019

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Ekin Yazın Dostları’nın İstanbul okur öbekleri bu kez de “Paranın Cinleri” ve “Harita Metod Defteri” kitaplarının izinden giderek, değerli yazar Murathan Mungan‘ın doğduğu ve yaşamının ilk yıllarını geçirdiği Mardin’i gezdi.

Ekin Yazın Dostları’nın “kitapların izinden gitmek” amaçlı onbirinci projesi olan bu gezisine kırkbir okur katılarak yine rekor kırıldı.

İstanbul’dan yola çıkan topluluk, önce Diyarbakır‘a gitti. Farklı uçaklarla gelerek, sabahın erken saatlerinde Diyarbakır Havaalanı’nda buluşan grup, rehberleri Nurten hanımın öncülüğünde önce Suriçi’nde Hasan Paşa Hanı’nda bulunan Mustafa’nın Kahvaltı Dünyası’nda zengin bir kahvaltıyla karşılandı. Kahvaltı’nın ardından hemen oradaki Ulu Cami ziyaret edildi. Bilim insanı El Cezeri’nin yüzyıllar önce yaptığı güneş saati ile saatler ayarlandı.

Gezideki ilk durak, geziden birkaç  hafta sonra sular altında kalacak Hasankeyf’ti. Yürekler burkularak yakında yok olacak tarihsel zenginlikler gözlendi, anı fotoğrafları çektirildi.

Daha sonra Mor Gabriel Kilisesi gezilerek ilk konaklama yeri Midyat’a geçildi. Ertesi sabah Midyat Konukevi, Meryem Ana Manastırı, Dereiçi Mor Yuhanun Kilisesi gezilerek Mardin’e ulaşıldı.

Mardin’de, yazarın bir yakınının izniyle, yazarın çocukluğunun geçtiği konak gezildi. Daha sonra Paranın Cinleri ve Harita Metot Defteri kitaplarında adları geçen mekânlar ve Mardin’deki Ulu Cami ziyaret edildi. Ertesi gün Dara Antik Kenti, Deyrul Zafaran, Kasimiye Medresesi, Kırklar Kilisesi gezilerek dönüş yolculuğu için Diyarbakır Havaalanı’na gidildi.

İşte Ekin Yazın Dostları’nın bir önemli etkinliği daha,

Gezgin Tayfa’nın düzenlediği, Nurten Hanımın rehberliğindeki gezi başarıyla sonuçlandı. Daha ayrıntılı bilgi yakında derlenecek yazılardan oluşacak kitapta yer alacak.

Ekin Yazın Dostları’nın ekin ve yazın temelli gezilerinin hep sürmesini diliyoruz.

 

Posted in Etkinlikler, Haberler | Leave a Comment »

Ekin Yazın Dostları’nda Okunmakta Olan Kitaplar

Posted by Aydın Ergil 13 Ağustos 2014

> Şubat 2020 ve sonrası

Ankara 2. Grup:

Ocak 2020: Çocuktaki Bahçe (Feyyaz Kayacan)

ŞUBAT: REFET (FATMA ALİYE)
MART: HAKKARİ’DE BİR MEVSİM (FERİT EDGÜ)
NİSAN: BUZ SARAYI (TARJEI VESAAS)
MAYIS: SAKIN KIMILDAMA (MARGERET MAZZANTINI)

Ankara 3. Grup:

Ocak 2020: Teneke Trampet (Günter Grass)

ŞUBAT: AŞIKLAR BAYRAMI (KEMAL VAROL)
MART: İSTANBUL İSTANBUL (BURHAN SÖNMEZ)
NİSAN: NAR AĞACI (NAZAN BEKİROĞLU)
MAYIS: BÜYÜK DEFTER/KANIT/ÜÇÜNCÜ YALAN (AGOTA KRISTOF)
HAZİRAN: FRANSIZ TEĞMENİN KADINI (JOHN FOWLES)

Antalya 1. Grup

Bodrum 1. Grup

Aralık 2019: 1984 (George Orwell)

İstanbul 1. Grup:

Ocak 2020: Sarı Kahkaha (Murat Özyaşar)
Şubat 2020: Botter Apartmanı (Ayşe Övür) (Yazarın Katılımıyla)

Dağın Öteki Yüzü (Erendiz Atasü)
Mart 2020: Ben Bir Kediyim (Natsume Soseki)
Nisan 2020: Veresiye Defteri (Kemal Ateş)

İstanbul 2. Grup:

Ocak 2020: Kırmızı Pazartesi (Gabriel Garcia Marquez)
Şubat 2020: Boncuk Oyunu (Hermann Hesse)
Mart 2020: Kayıtsızlık Şenliği (Milan Kundera)
Nisan 2020: Ortadirek – Dağın Öte Yüzü 1 (Yaşar Kemal)

Mayıs 2020: Yeraltından Notlar (Fyodor Mihailoviç Dostoyevski)

İstanbul 3. Grup:

Şubat 2020: Kapıda Biri Var! (Mehmet Aldemir)

İstanbul 4. Grup:

Ocak 2020: Sınırın Güneyinde Güneşin Batısında (Haruki Murakami)

Şubat 2020: Madenci (Natsume Soseki)

İstanbul 5. Grup:

Aralık 2019: Beyaz Zenciler (Ingvar Ambjörnsen)

Ocak 2020: Sevilen (Toni Morrison)

Şubat 2020: Botter Apartmanı (Ayşe Övür) (Yazarın Katılımıyla)

İstanbul 6. Grup:

Şubat 2020: Suskunlar (İhsan Oktay Anar)
Mart 2020: Fedailerin Kalesi Alamut (Vladimir Bartol)
Nisan 2020: Vadideki Zambak (Honore De Balzac)
Mayıs 2020: Kapalıçarşı (Fuat Sevimay)

İstanbul 7. Grup

Aralık 2019: Tatar Çölü (Dino Buzzati)

İzmir 1. ve 2. Grup:

Kasım 2019:

1- Bülbülü Öldürmek (Harper Lee)

2- Pedal Çeviren Kadınlar (Rea Stathopulu)

Kdz. Ereğlisi 1. Grup:

Ocak 2020: Şafak (Sevgi Soysal)

>>> 30. Felsefe Toplantısı  Mart 2020

>>> 5. Tiyatro Toplantımız:  25 Şubat 2020 Salı

 

 

Posted in Etkinlikler | Etiketler: , , , | Ekin Yazın Dostları’nda Okunmakta Olan Kitaplar için yorumlar kapalı

Sakın Kımıldama (Margaret Mazzantini)

Posted by sinaniy 14 Şubat 2020

0000000372252-1

Ankara 2. Grup Mayıs 2020

Başarılı cerrah Timoteo’nun çalıştığı hastaneye yaralı bir kız getirilir. On beş yaşındaki genç kız geçirdiği kaza sonucu beyin travması geçirmektedir. Ölüm kalım savaşı veren bu kızın ismi Angela’dır. Ve Angela Timoteo’nun kendi kızından başkası değildir. Kız ameliyata alınırken Timoteo da, ona bir hikâye anlatmaya başlar. Yıllar önce yaşadığı ve derin izler bırakan hazin bir aşkın hikâyesidir bu. Angela’yı ölümün elinden almak için anlatmak zorundadır Timoteo…

Ben seni, gerçekten de seni mi sevmiştim?

Yoksa kaderden talep etmiş olduğum ve hâlâ da talep ettiğim bir sevgiyi mi seviyordum? Şimdi sana bakıyorum ve bana ne öğrettiğini biliyorum. Sen bana günahların bedelinin ödendiğini öğrettin, bu belki herkes için geçerli değildir ama bizim için geçerli.

Aşk dile gelmez, kendi kendine yanılır…

  • Strega ödülü
  • Grinzane Cavour ödülü
  • Rapallo-Carige ödülü
  • Pinuccio Tatarella ödülü sahibi…

“Kitabı okurken sanki içimden bir şeyler koptu ve bu rolü ben oynamalıyım dedim.”
Penélope Cruz

Posted in Ankara 2. Grup | Leave a Comment »

Buz Sarayı (Tarjei Vesaas)

Posted by sinaniy 14 Şubat 2020

0000000614046-1

Ankara 2. Grup Nisan 2020

“İki dalga geçti içinden: İlki insanı hareketsiz bırakan bir soğuk dalga, ikincisi canlılık veren bir sıcaklık… Tıpkı başımızdan geçen ender olaylarda olduğu gibi.”

Hem yazarı, hem çevirisi, hem de hikâyesiyle “özel” bir kitap: Buz Sarayı… İki küçük kızın dostluğunu anlatan roman, çocukluğun gizli kederini incelikle işliyor. Bitmeyen, upuzun bir kışın ortasında filizlenen bu dostluk, uçsuz bucaksız bir yalnızlığın başlangıcı oluyor. Çünkü kızlardan biri Norveç fiyortlarından birindeki donmuş bir çağlayanda, Buz Sarayı’nda kayboluyor ve bu buzdan labirent nihayetinde herkesin biraz kalbini kırıyor.

Türkçenin en önemli şairlerinden Melih Cevdet Anday’a 1973 TDK Çeviri Ödülü’nü; Tarjei Vesaas’a ise 1963’te Kuzey’in Nobel Edebiyat Ödülü sayılan İskandinav Edebiyat Ödülü’nü kazandıran Buz Sarayı; soğuk, uzak bir diyarın dostlukla alevlenen sessiz şiirini dillendiriyor.

“Ne kadar yalın bir roman bu. Ne kadar incelikli, ne kadar güçlü… O kadar farklı, öyle biricik ki. Unutulmaz. Sıradışı…”

– Doris Lessing –

Buz Sarayı’nın dünyanın en ünlü romanı olmaması beni çok şaşırtıyor.”

– Max Porter –

“Bugüne kadar yayımladığım en iyi roman.”

– Peter Owen –

Posted in Ankara 2. Grup | Leave a Comment »

Hakkari’de Bir Mevsim (Ferit Edgü)

Posted by sinaniy 14 Şubat 2020

0001783212001-1

Ankara 2. Grup Mart 2020

“O’yu [Hakkâri’de Bir Mevsim] sadece gerçekçi bir roman olarak saymak yetmez, gerçeğin inanılmaz bir düşe dönüştüğü, şaşırtıcı bir öyküdür bu. Ferit Edgü’nün gerçek bir yaşamı, bir roman yaşamına çevirmesindeki beceriye hayran oldum. Çünkü ‘O’ gözlem gücünü, anlatı ustalığından alıyor.”

Melih Cevdet Anday

Posted in Ankara 2. Grup | Leave a Comment »

Refet (Fatma Aliye)

Posted by sinaniy 14 Şubat 2020

0001783894001-1
Ankara 2. Grup Şubat 2020

Refet, Türk edebiyatında yer alan ilk kadın öğretmen başkarakterdir. Türkçenin ilk kadın romancısı Fatma Aliye’nin kaleminden çocukluktan genç kadınlığa, elindeki tek sermayesi aklı olan yoksul bir kızın öğretmen okulundan mezun olarak tek başına ayakları üzerinde durma hikâyesini okuruz. Refet farklı kadınlıkları, sınıflar arası kadın dayanışması ve kadınların gündelik yaşamlarını oldukça yalın bir biçimde anlatır.
Fatma Aliye (Topuz) (1862- 1936)  1889’da “Bir Kadın” imzasıyla çevirdiği, George Ohnet’den Meram romanıyla edebiyat dünyasına ilk adımını atar. 1891’de yayımlanan ikinci yapıtı Hayal ve Hakikat’i Ahmet Mithat’la yazar. Çok geçmeden sırasıyla Muhadarat, Refet, Levayih-i Hayat, Udi ve Enin romanları kendi adıyla yayımlanır. Refet ve Udi Türk edebiyatının çalışıp ayakları üzerinde duran ilk kadın karakterlerini anlatır. Romanlarındaki başkarakterlerin hepsi mücadeleci ve güçlü kadınlardır. Yapıtları yurtdışında ilgi görür. Udi romanı 1899’da Gustave Séon tarafından Fransızcaya çevrilir. Ev ziyaretleri yapan Avrupalı kadın gezginlerin Osmanlı kadını hakkındaki yanlış izlenimlerini değiştirmek için kaleme aldığı Nisvan-ı İslam 1894’te Rus şarkiyatçısı Olga de Lebedef ve Nazimé Roukié tarafından Fransızcaya ve Beyrut’ta tefrika edilmek üzere Arapçaya çevrilir. 1893 Chicago Kitap Fuarı için hazırlanan “The Woman’s Library of The World’s Fair” adlı kataloğunda biyografisi ve kitapları yer alır. Filozofların biyografilerinden oluşan Teracim-i Ahval-i Felasife adlı yapıtıyla felsefi bir deneme olan Tedkik-i Ecsam Türkiye’de bir kadın kaleminden çıkan ilk felsefe yapıtlarıdır.

Kosova Zaferi ve Ankara Hezimeti ile yarım kalan Ahmet Cevdet Paşa ve Zamanı bir kadın yazara ait ilk tarih yapıtlarıdır. İslam’ın ilk zamanlarında yaşamış kadınların biyografilerini yazdığı Nâmdârân-ı Zenân-ı İslâmiyân çalışması ise bugün yeni yeni oluşmaya başlayan feminist tarih bilincinin erken örneğidir. Kadınlara ait en uzun süreli yayın olan Hanımlara Mahsus Gazete’nin ilk günden itibaren etkin bir kalemi olan Fatma Aliye, makalelerinde İslam’ı ataerkil yorumlarından sıyırarak yorumlamayı önerir ve çokeşliliği, evlilik ve örtünmeyi bu yaklaşımla ele alır. Fatma Aliye, döneminde büyük bir cesaret, inat ve direniş sergileyerek kalemi elinden bırakmamış, kendinden sonra gelen kadın edebiyatçıları da yazılarıyla desteklemiştir.

Posted in Ankara 2. Grup | Leave a Comment »

Büyük Defter, Kanıt, Üçüncü Yalan (Agota Kristof)

Posted by sinaniy 14 Şubat 2020

0000000333297-1

Ankara 3. Grup Mayıs 2020

Agota Kristof’tan savaş, yıkım, göçmenlik, kimlik, insanlık ve yazmak üzerine tüyler ürpertici bir üçleme…

Zamanın ve adın olmadığı bir coğrafyada, savaşın, felaketin, yoksulluğun ortasında anneannelerine emanet edilmiş küçük ikizler, bir yandan hayatı anlamaya çalışırken bir yandan da ne pahasına olursa olsun hayata sıkı sıkı tutunmaya çalışırlar. Gün gelir ikizlerin yolu ayrı düşer. Bir daha görüşebilecekler midir? Belki de, sınırları aşmak, sadece mekânları ve kişileri değil, kimlikleri ve hatta geçmişi bile değiştirebilir…

Posted in Ankara 3. Grup | Leave a Comment »