Ekin Yazın Dostları

Kitap Okurlarının Buluşma Noktası

Ekin Yazın Dostları’nda Okunmakta Olan Kitaplar

Posted by Aydın Ergil 13 Ağustos 2014

> Haziran 2017 ve sonrası

Ankara 2. Grup:

Ağustos 2017: Demian (Hermann Hesse)
Eylül 2017: Çocuk Yasası (Ian McEwan)
Ekim 2017: Gönülsüz Köktendinci (Mohsin Hamid)
Kasım 2017: Jane Eyre (Charlotte Bronte)

Ankara 3. Grup:

Temmuz 2017: Çalıkuşu (Reşat Nuri Güntekin)
Ağustos 2017: Kişisel Bir Sorun (Kenzaburo Oe)
Eylül 2017: Merhume (Murat Uyurkulak)
Ekim 2017: Hiç Kimsenin Kenti (Tolga Gümüşay)
Kasım 2017: Doppler (Erlend Loe)

Antalya 1. Grup

Mayıs 2017: Yaşamak İstiyorum (Ayn Rand)

İstanbul 1. Grup:

Ağustos 2017: Mrs Dalloway (Virginia Woolf)
Eylül 2017: Demirciler Çarşısı Cinayeti – Akçasazın Ağaları 1 (Yaşar Kemal)
Ekim 2017: İlyada (Homeros)
Kasım 2017: ???
Aralık 2017: Karamazov Kardeşler (Fyodor Mihayloviç Dostoyevski)

Ocak 2018: Çocuk Yasası (Ian McEwan)
Şubat 2018: Niteliksiz Adam 1 (Robert Musil)
Mart 2018: Paris Öyküleri (Mavis Gallant)

İstanbul 2. Grup:

Temmuz 2017: Saatleri Ayarlama Enstitüsü (Ahmet Hamdi Tanpınar)

İstanbul 3. Grup:

Haziran 2017: Çocukluğum (Maksim Gorki)
Eylül 2017: Kılavuz (Bilge Karasu)
Ekim 2017: Suskunlar (İhsan Oktay Anar)

İstanbul 4. Grup:

Eylül 2017: Prag Mezarlığı (Umberto Eco)

İstanbul 5. Grup:

Haziran 2017: Bozkırkurdu (Herman Hesse)
Temmuz 2017: Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği (Milan Kundera)

İstanbul 6. Grup:

Haziran 2017: Esirciler Hanı (Rıza Zelyut)
Temmuz 2017: Devrim Yılları (Hıfzı Topuz)
Ağustos 2017: Yalan (Tahsin Yücel)
Eylül 2017: Mavi Karanlık (Vedat Türkali)
Ekim 2017: Binboğalar Efsanesi (Yaşar Kemal)
Kasım 2017: Bir Düğün Gecesi – Dar Zamanlar II (Adalet Ağaoğlu)
Aralık 2017: Kırlangıçsız Geçti Yaz (Feyza Hepçilingirler)

İstanbul 7. Grup

Mayıs – Haziran 2017: Saatleri Ayarlama Enstitüsü (Ahmet Hamdi Tanpınar)
Temmuz 2017: Semerkant (Amin Maalouf)

İzmir 1. ve 2. Grup:

Eylül 2017: Ege’nin Kızı (Etem Oruç)
Ekim 2017: Lizbon’a Gece Treni (Pascal Mercier)
Kasım 2017: Eşiktekiler (Gönül Çatalcalı)

Kdz. Ereğlisi 1. Grup:

Temmuz 2017: Üç Aynalı Kırk Oda (Murathan Mungan)
Ağustos 2017: Decameron (Giovanni Boccaccio)

Marmaris 1. Grup:

Haziran 2017: Siddhartha (Herman Hesse)
Ağustos 2017: 1984 (George Orwell)
Eylül 2017: Vassaf Bey (Memduh Şevket Esendal)
Ekim 2017:
Gora (Rabindranath Tagore)

Marmaris 2. Grup:

Haziran 2017: Lizbon’a Gece Treni (Pascal Mercier)
Temmuz 2017: Çalıkuşu (Reşat Nuri Güntekin)
Ağustos 2017: Elveda Gülsarı (Cengiz Aytmatov)
Kasım 2017: Kabil (Jose Saramago)
Aralık 2017: Yer Demir Gök Bakır (Yaşar Kemal)

Ocak 2018: Ölü Canlar (Nikolay Vasilyeviç Gogol)
Şubat 2018: Anayurt Oteli (Yusuf Atılgan)
Mart 2018: Yaşamayı Öğrendiğim Gün (Laurent Gounelle)
Nisan 2018: Zübük (Aziz Nesin)

>>> Felsefe Toplantısı:

Eylül 2017: 21. Felsefe Toplantısı

>>> Tiyatro Söyleşisi:  Ekim 2017

>>> Fotoğrafçılık Kolu Toplantısı: Ağustos 2017

 

Posted in Etkinlikler | Etiketler: , , , | Ekin Yazın Dostları’nda Okunmakta Olan Kitaplar için yorumlar kapalı

Ölü Canlar (Nikolay Vasilyeviç Gogol)

Posted by sinaniy 09 Ağustos 2017

1264 OLUCANLAR.inddMarmaris 2. Grup Ocak 2018
İstanbul 6. grup Şubat 2016

İlk Rus klasikleri arasında yer alan Ölü Canlar, 19. yüzyıl Rus toplumunun en başarılı hicivlerindendir. Gogol, hayranı olduğu Puşkin’in önerisiyle yazdığı Ölü Canlar’da dönemin Rusya’sını kitabın kahramanı Çiçikov üzerinden anlatır. Zengin olma hayaliyle yanıp tutuşan Çiçikov kendisine kurnazca bir yol bulmuştur: Kasaba kasaba dolaşıp toprak sahiplerinin ölü kölelerini kâğıt üzerinde satın alarak “itibar sahibi bir beyefendi” olmak…
Gogol’ün İlahi Komedya’dan esinlenerek üç cilt olarak tasarladığı eseri, ilk cildinin ardından sansür komitesinden büyük eleştiriler alır. 10 yıl sonra ikinci cildi tamamladığında Gogol, geçirdiği bir buhranla eserin elyazmalarını yakar. İlk tasarlanan haline uygunşekilde tamamlanamamasına rağmen bütünlüklü bir kitap olan Ölü Canlar, metnin alt başlığı gibi adeta “bir epik şiir”dir ve 19. yüzyıl Rus edebiyatının en başarılı örneklerindendir. “Gogol’ün kahkahasının ardında görünmez gözyaşları hissedersiniz.”-Aleksandr Puşkin-
(Tanıtım Bülteninden)

Posted in Marmaris 2. Grup, İstanbul 6. Grup | Leave a Comment »

Eşiktekiler (Gönül Çatalcalı)

Posted by sinaniy 09 Ağustos 2017

eşiktekiler - gönül çatalcalıİzmir 1. Grup Kasım 2017

1950’lerin Türkiye’si… Halkçılarla Demokratlar karşı karşıya geldiklerinde, zorlukla ayakta duruyor -henüz- bebek demokrasi. Vatan Cephesi, Tahkikat Komisyonları, korkular, bölünen halk… Bir yanlış birçok doğruyu götürüyor. Ege kasabalarından birinde, henüz gelecek düşleri olgunlaşmamış İstanbullu bir yabancı… Yaşadığı yere dâhil olma savaşı veren bir kaçak, kendine sürgün… Bu kasabada zamanın iplerini ağır ağır dokuyarak, arkasında bıraktığı hayatın tam ortasında yuvalanan karanlık ve kirli boşluğu önüne taşımadan ilerlemek istiyor… Sahneye gerilmiş ince bir perdenin ardındaki döneme ışık tutan Gönül Çatalcalı, perdenin önünde büyük bir aşkı, ürperten heyecanları ustalıkla aktarıyor, arkadaki siyasetin masum insanlara dokunan kirli yanlarını gözler önüne seriyor. O günlerin “sır”larını günümüze taşıyarak ikinci kuşağa çözdürürken, okuyanı derinden sarsan bir hikâye anlatıyor. Eşiktekilerin hikâyesini…

Posted in İzmir 1. Grup | Leave a Comment »

Ege’nin Kızı (Etem Oruç)

Posted by sinaniy 09 Ağustos 2017

Ege'nin kızı - etem oruçİzmir 1. Grup Eylül 2017

Ege’de kadın olmak ilk çağlardan beri bir ayrıcalıktır. Ege’de kadın tanrıdır, tanrıçadır, başın tacıdır. Kbele, Sibel, Artemis, Afrodit, Sarıkız’dır Ege’de kadın. Onurludur, dikbaşlıdır, bilgedir, yol gösterendir. Gizemli Kadın Efedir, Gördesli Makbule, Çete Ayşe, Çiftlikli Kübra, Ayşe Çavuş, ilk kadın muhtar Gül Esin, Leyla Nine’dir Ege’de kadın…

Ege’nin Kızı kadınların kenti Nyssa’da (Sultanhisar) doğmuş, yüzyılların kültür imbiğinden süzülerek Leyla olarak görünmüştür. İlk görüşte insana güven veren, onurlu, gururlu, derin düşünceli, biri olduğu besbelli. Meyve yüklü ağaçlar nasıl başlarını eğerse Leyla Nine de ağıbaşlı ve ölçülydü. Durgun, sessiz havalarda buzlar çözülürken çıkan sesler nasıl doğanın bir çığlığıysa; Leyla Nine’nin sayıklar gibi mırındanması da sanki yılların buzunu çözüyordu. Doludizgin akan bir yaşamın yelesinde uçmaya hazırlanan bir turna gibiydi bakışları.

Belki de sessizce çekildiği köşesinde daha güzel günler için yaprak döküyordu. Akıllı insanlar, kendilerine atılan taşlarla nasıl ev yapmasını bilirlese O da söylencelere kulak asmadan bilgece yaşamaya çalışıyordu. Hüzün, gelincik tarlası denli yüreğinde dalgalanıp yaksa da her yokuşun bir inişi olduğunun bilincindeydi.

Yaşı epeyce ilerlemesine karşın, durgun sularda çimen peri kızları denli güzel, çok memeli Artemis kadar üretken ve ışıklıydı. Yılların yıpratamadığı tazecik ruhunda coşku ve sevgi vardı. Dalgın bakışlarında gizemli bir tarih gizliydi. İncir sıcağının kara yılan gibi çöreklendiği günlerde serin kavak gölgesinde bile boncuk boncuk terliyorduk…

Ege’nin Kızı kitabını okurken, her oluşumun binlerce yıl süren birikimin bir yansıması olduğunu görüp Ege’nin gizemli tarihinde ve kültür burgacında bir yolculuğa çıkacaksınız…

Posted in İzmir 1. Grup | Leave a Comment »

Zübük (Aziz Nesin)

Posted by sinaniy 09 Ağustos 2017

zübük - aziz nesinMarmaris 2. Grup Nisan 2018

“Şimdi çok iyi anladım ki, Zübük bir tane değil, biz hepimiz birer zübüğüz.

Bizim hepimizin içinde zübüklük olmasa, bizler de birer zübük olmasak, aramızdan böyle zübükler büyüyemezdi. Hepimizde birer parça olan zübüklük birleşip işte başımıza böyle zübükler çıkıyor. Oysa zübüklük bizde, bizim içimizde. Onları biz, kendi zübüklüğümüzden yaratıyoruz. Sonra, kendi zübüklüklerimizin bir tek Zübük`te birleştiğini görünce ona kızıyoruz. (…)

Benim için şimdilik tek amaç, burdan kurtulmak. Ama gerçekten zübüklerden, kendi zübüklüğümüzden kurtulabilecek miyiz? İşte bu soruya cevap veremediğim için nereye gideceğimi, ne yapacağımı bilemiyorum. Yeni gideceğim yerden sana mektup yazar, önce kendi zübüklüğümden kurtulup kurtulamadığımı anlatırım.”

 

Posted in Marmaris 2. Grup | Leave a Comment »

Yaşamayı Öğrendiğim Gün (Laurent Gounelle)

Posted by sinaniy 09 Ağustos 2017

yaşamayı öğrendiğim gün - laurent gounelleMarmaris 2. Grup Mart 2018

Bir pazar günü güzel havadan faydalanmak için dışarı çıkıyorsunuz. Sokaklarda amaçsızca gezerken yanınıza yaklaşan bir Çingene, falınıza bakmak için birden elinizi yakalıyor. Alt tarafı bir fal, ne olabilir ki… Ama Çingene’nin gözleri bir anda fal taşı gibi açılıyor ve korkudan donakalıyor. Sonunda ağzından tek bir cümle çıkıyor: “Öleceksin!”

Tam da hayatında yolunda gitmeyen şeyler için endişelendiği bir zamanda yaşanan bu olay Jonathan’ın gözlerini açar. Ardından Jonathan kendini bulmak için bir yolculuğa çıkar. Bu yolculuk ona yeni kapılar açacak ve artık hayatı hiç de alıştığı gibi olmayacaktır. Ne de olsa hem kendine hem de dünyaya dair bütün bakış açısını değiştirecek deneyimler yaşamış ve sivri yerleri törpülenmiştir…

Bu roman gerçek bilimsel deney ve verilerin çekiciliğini kullanarak kendi varlığımıza, başkalarıyla olan bağlarımıza yeni bir ışık tutup gölgelerimizi aydınlatırken, hayatımıza da taze ve iç açıcı bir nefes getiriyor. Laurent Gounelle’den insana ve insani ilişkilere dair aydınlatıcı, yeni bir roman.

“Laurent Gounelle, mutluluk ve sevgi öğretilerinin edebi kralı.”
-ELLE-

“Muhteşem bir roman. Umut ve sevgi dolu…”
-Questions de femme-

“Dünyaya iyilik getirecek yapıcı bir kitap.”
-Ouest-France-

“Hayatın özünün, yaşarken kurduğumuz bağlar olduğunu hatırlatan enfes bir roman.”
-Metronews-

Posted in Marmaris 2. Grup | Leave a Comment »