Ekin Yazın Dostları

Kitap Okurlarının Buluşma Noktası

Archive for the ‘Ankara 3. Grup’ Category

Ankara 3. Grup

Moby Dick / Beyaz Balina (Herman Melville)

Posted by sinaniy 22 Ocak 2023

moby dick - herman melvilleİstanbul 1. Grup Mart 2023
Ankara 3. Grup Ağustos 2016

İnsanın içindeki kötülük duygusuyla savaşmasının görkemli bir anıtı olan Moby Dick ya da diğer adıyla Beyaz Balina 19. yüzyıl romanlarının kilometre taşlarından biridir. Beyaz Balina’yı diğer deniz romanlarından ayıransa, eşsiz kurgusu, tarihten mitolojiye, mitolojiden psikolojiye ve doğa bilimlerine varıncaya kadar, barındırdığı çok katmanlı bir roman olmasıdır.

Herman Menville tarafından 1851 yılında kaleme alınan Moby Dick,dünya edebiyatının en çok okunan eserleri arasında yer alıyor. Gerek işlediği konu gerekse de denizcilik üzerine detaylı anlatımlara yer vermesiyle dikkat çeken bu başyapıt, günümüz edebiyat dünyasının en nadide eserlerinden biri olarak gösteriliyor.

Yazarın balina avcılığı üzerine kurduğu hikaye ile başlayan roman, sıradan bir denizcilik hikayesinden ziyade içerisinde derin anlamlar barındıran bir esere dönüşüyor. Kitaptaki ana karakterin denize duyduğu tutkunun yanı sıra arkadaşlık, özlem ve intikam gibi duyguları da işleyen roman, hayata dair büyük dersler veriyor. Geçmişe takılıp kalmanın bugünü ziyan edeceği vurgusu ile kurgulanan bu hikaye, okuyucuları adeta hayatlarını yeniden şekillendirmeye davet ediyor.

Okyanusun En Tehlikeli Varlığı Moby Dick’in Peşinde Bir Yolculuk

Kitabın başkahramanlarından olan İsmail, tüm ömrünü denize adamış ve yalnız yaşayan bir karakter olarak anlatılıyor. Öyle ki karada yaşamak ona iyi gelmiyor ve en kısa sürede ait olduğu yere, denizlere dönmek istiyor. Ancak bu defa bir balina avcısı olarak çalışmayı istiyor. Bir gün, kaldığı şehirde geceyi geçirmek için bir oda kiralıyor. Ve oda arkadaşı olan Queequeg ile tanışıp yakın dostluk kuruyor. Sonrasında ise ikili, uzun sohbetlerinin sonunda balina avcılığı işine girmeye karar veriyor.

İsmail, Pequod isimli bir gemide buldukları iş için yola çıkıyor. Yalnız geminin ana kaptanının kim olduğu bilinmiyor. Bu durumdan şüphelenen İsmail, sonunda bir bacağı olmayan Kaptan Ahab ile tanışıyor. İsmail, sonradan Ahab’ın okyanustaki en tehlikeli canlı olan beyaz balina Moby Dick tarafından saldırıya uğradığını ve bacağını bu olay sonucu kaybettiğini öğreniyor. İntikam ile yanıp tutuşan Ahab’ın bu yolculuktaki en büyük arzusunu, Moby Dick’i yakalayıp öldürmek oluşturuyor. Peki, kahramanlarımız bunu başarabilecek mi dersiniz?

Bunları Biliyor muydunuz?

Yazar Herman Melville, kendisi gibi henüz tanınmamış bir yazar olan Nathaniel Hawthone ile tanıştı ve kendisinden çok etkilendi. Bunun üzerine Hawthone’un komşusu oldu ve Moby Dick romanını da bu sayede daha kısa sürede tamamladı. Yazarın Moby Dick’i bu nedenle Nathaniel Hawthorne’a adadığı biliniyor.

Öte yandan Moby Dick, yazarının ölümüne dek yeterli ilgiyi görmedi. Roman, 20’nci yüzyılın başlarında dikkat çekti ve tüm dünyada en çok okunan eserler arasında gösterilmeye başladı. Bugün ise eser, Amerikan edebiyatının en önemli 25 romanı arasında yer alıyor.

Tehlikeli bir deniz yolculuğunun bileti olarak da değerlendirebileceğiniz Moby Dick, sizi soluk soluğa olacağınız, ama şiirsiz ve tiyatrosuz da kalmayacağınız bir yolculuğa çıkaracak.

Posted in Ankara 3. Grup, İstanbul 1. Grup | Leave a Comment »

İşin Aslı, Judit ve Sonrası (Sandor Marai)

Posted by sinaniy 15 Ocak 2023

Ankara 2. Grup Mayıs 2023
Ankara 3. Grup Ocak 2023

Bir beyefendi, bir hanımefendi ve bir hizmetçi… Macaristan’ın en büyük çağdaş yazarlarından Sándor Márai, sadakat ve yalanı, gerçeği ve arzulananı, toplumsal ilişkilerdeki dürüstlüğü ve tutukluğu, sevgiyi ve ayrılığı ustalıklı bir dille anlatırken, ikinci büyük savaşa doğru yuvarlanan bir dünyada, “yaşamak” ile “var olmak” arasındaki derin uçuruma duyarlılıkla ve cesaretle eğiliyor.

Orta Avrupa’nın burjuva dünyası sessizce çökerken tutku, özlem ve gelip geçicilikle sarmalanmış bir hikâyenin keskin köşelerinde yalnızlıkla sınanan iki kadın ve bir adam: Gerçek aşk daima ölümcül müdür?

“Usta yazar Sándor Márai, aşkın ne kadar ağır olabileceğini son derece büyük bir derinlikle anlatıyor; iki savaş arasındaki toplumun ahlaki portresini, eşine az rastlanır bir duyarlılıkla çiziyor “İşin Aslı, Judit ve Sonrası” kitabında .” – Stern

“…Günün birinde uyandım, yatağımda doğrulup oturdum ve gülümsedim. Artık en ufak bir acı çekmiyordum ve birden, doğru insan diye bir şeyin olmadığını idrak ettim. Ne yeryüzünde ne de cennette. Öyle biri, öyle tek bir kişi yok. Sadece insanlar ve her insanın içinde bir tutam doğru insan var ama kimsede, bizim diğerinden beklediği­miz ve umduğumuz şey yok. Kusursuz insan diye bir şey yok ve o mutluluk veren, harikulade tek adam aslında hiç var olmadı. Sadece içlerinde ışık kadar moloz da olan insanlar…”

Posted in Ankara 2. Grup, Ankara 3. Grup | Leave a Comment »

Damızlık Kızın Öyküsü (Margaret Atwood)

Posted by sinaniy 25 Kasım 2022

damizlik-kizin-oykusu-margaret-atwoodİstanbul 7. Grup Kasım 2022
İstanbul 5. Grup Haziran 2019
Ankara 3. Grup Haziran 2017

Hiç kimsenin yüreği mükemmel değildir.
“Biz iki bacaklı rahimleriz, hepsi bu.”
Kadın, “bunaltıcı düşlerden uyandığı” bir sabah, hiçliğe dönüşmüş olarak buldu kendini. Artık bir adı yoktu, düşüncesi, benliği, arzusu yoktu ama bir rahmi vardı. Yaşamını kolonilere sürülmeden, öldürülmeden, Damızlık Kız olarak sürdürmesini sağlayan rahmi. Artık âşık olmayacaktı, sevmeyecekti, onaylanmış bir dilin ötesine geçmeyecekti. Duvarlara asılmış sıra sıra cesetler, tek gerçeğin savaş ve üreme olduğunu hatırlatıyordu. Özgürlük hatırlanmayacak kadar uzaktaydı…
Margaret Atwood’un başyapıt niteliğindeki feminist distopyası Damızlık Kızın Öyküsü, bütün distopyalar gibi geleceğe dair bir paranoyayı değil, içinde yaşadığımız gerçeğin ta kendisini dile getiriyor. Erkek egemen muhafazakâr bir rejimin üremeyle sınırlandırdığı, mahrem örtülerin  ardına gizlediği kadın bedenleriyle bize aşina gelen bir gerçeğin.
Anlatılan bizim hikâyemizdir!

Posted in Ankara 3. Grup, İstanbul 5. Grup, İstanbul 7. Grup | Leave a Comment »

Onca Yoksulluk Varken (Emile Ajar)

Posted by Aydın Ergil 29 Mart 2022

Onca Yoksulluk Varken

İstanbul 3. Grup Şubat 2023
Ankara 3. Grup Ağustos 2015

1975’te Fransa’nın en prestijli edebiyat ödüllerinden Goncourt Ödülü’ne layık görülen “Onca Yoksulluk Varken”, bir hayat kadınının oğlu olan Arap bir çocuğun, fahişe çocuklarına bakan Yahudi Madam Rosa’yla birlikte geçen hayatını anlatır. Ve aynı ödülü 1956’da “Cennetin Kökleri” kitabıyla kazanmış olan Romain Gary’nin, daha sonra açıkladığı üzere, “Yalnızca kendim olmaktan bıkmıştım,” gerekçesiyle ‘Emile Ajar’ müstear adıyla yayınlamış olduğu bir romandır.

Posted in Ankara 3. Grup, İstanbul 3. Grup | Leave a Comment »

Martin Eden (Jack London)

Posted by Aydın Ergil 18 Şubat 2022

martin eden - jack london

Sanal Öbek Haziran 2022
İstanbul 6. Grup Nisan 2018
Marmaris 2. Grup Kasım 2016
İstanbul 3. Grup Ekim 2015
İstanbul 1. Grup Eylül 2015
Ankara 3. Grup Temmuz 2015

Yazarı hakkında pek çok ipucu veren yarı otobiyografik romanlar ilginizi çeker mi? Öyleyse Amerikalı yazar Jack London’ın kaleme aldığı Martin Eden adlı romanı keyifle okuyacaksınız! Sınıf ayrımı, aşk, aile sevgisi, kardeşlik ve arkadaşlık gibi çeşitli konuların işlendiği eserde işçi sınıfından genç bir adamın hayatı anlatılıyor. Eserdeki olaylar ve karakterler ise yazarın yaşamıyla paralellik gösteriyor. Dilerseniz bu etkileyici romanın içeriğinden biraz bahsedelim.

“Martin Eden” adlı kitabı neden okumalısınız?

Jack London’ın Martin Eden adlı yarı otobiyografik romanı, 520 sayfa ve 46 bölümden oluşuyor. Kitabın başında çevirmen Levent Cinemre’nin Martin Eden hakkındaki düşüncelerini okurla paylaştığı kısa bir bölüm yer alıyor. Sonunda ise 145 maddeden oluşan ve kitaptaki bazı detayları açıklığa kavuşturan “Notlar” başlıklı özel bir bölüm bulunuyor. Çevirmenin özenle hazırladığı bu iki bölüm, meraklı okurların işini kolaylaştırırken romanı çok daha anlamlı kılıyor. Genç bir adamın aşkı uğruna verdiği hayat mücadelesini konu alan hikâye, 1900’lü yılların başlarında ABD’nin Kaliforniya eyaletindeki Oakland şehrinde geçiyor. Hikâye boyunca başkahraman Martin Eden’a aşık olduğu kız Ruth Morse eşlik ediyor. Ayrıca Ruth’un ailesi ile Martin Eden’ın kendisi gibi işçi sınıfından olan ailesi ve arkadaşları da hikâyenin pek çok yerinde okurların karşısına çıkıyor. Siz de bu etkileyici romanı okuyarak her çağda insanlığın gündeminde olan bireysel ve toplumsal sorunlar hakkında uzun uzun düşünebilirsiniz.

Bunları biliyor muydunuz?

Jack London’ın kendi hayatından pek çok iz taşıyan Martin Eden adlı romanı 33 yaşındayken yazdığını biliyor muydunuz? Yazarın dünya çapında büyük üne kavuştuktan sonra yaşadığı hayal kırıklığının etkisiyle kaleme aldığı roman, özgün dili İngilizce olarak ilk kez 1909 yılında yayımlanır. Almanca, Fransızca ve İtalyanca gibi pek çok dile çevrilen eser; 1963 yılında Mete Ergin tarafından Türkçeleştirilir ve Varlık Yayınları aracılığıyla Türkiye’deki okurlarla buluşur. Yıllar boyunca farklı çevirmenler tarafından tercüme edilip çeşitli yayınevleri tarafından birçok kez basılan roman, 2014 yılında Levent Cinemre çevirisiyle Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları tarafından yayımlanır. Farklı milletlerden pek çok okurun beğenisini kazanan eser, çeşitli ülkeler tarafından sinemaya uyarlanır. Bu sürükleyici hikâyeye bir de izleyici olarak şahitlik etmek isterseniz Sergey Evlakhishvili yönetmenliğinde çekilen 1976 yılı Sovyetler Birliği yapımı “Martin Iden” (IMDb: 7.6) TV filmini ve Pietro Marcello yönetmenliğinde çekilen 2019 yılı İtalya ve Fransa ortak yapımı “Martin Eden” (IMDb: 7.0) filmini izleyebilirsiniz.


Martin Eden, Jack London’ın başyapıtı sayabileceğimiz ve büyük oranda otobiyografik izler taşıyan unutulmaz romanlarından biridir. Keskin sınıfsal bilinci, güçlü kalemi ve devrimci sanatıyla Jack London, burjuva gerçekliği karşısında sınıf atlamak isteyen genç bir yazarın düştüğü trajik durumu ustalıkla ve tüm çıplaklığıyla resmeder Martin Eden’da. Büyük çabalarla ulaşılan hedefin, yani burjuva yaşamının, anlamsızlığı, sahteliği ve hiçliği karşısında, Martin Eden, kendisini beyaz bir heykel gibi batacağı dipsiz derinliklere bırakır.

Büyük anlatıcılar kuşağının son üyelerinden biridir Jack London, 1916 yılında öldüğünde, zamanının ve tüm zamanların en büyük yazarları arasında çoktan yerini almıştı.

Posted in Ankara 3. Grup, Marmaris 2. Grup, Sanal Öbek, İstanbul 1. Grup, İstanbul 3. Grup, İstanbul 6. Grup | Leave a Comment »