Ekin Yazın Dostları

Kitap Okurlarının Buluşma Noktası

Archive for the ‘Sanal Öbek’ Category

Toplantılarını sanal ortamda yapan öbek

Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş (Jose Saramago)

Posted by sinaniy 30 Aralık 2021

Sanal Öbek Şubat 2022

Adı bilinmeyen bir ülkede, dünya kuruldu kurulalı görülmemiş bir olay gerçekleşir: Ölüm, o güne kadar yerine getirdiği görevinden vazgeçer ve hiç kimse ölmez. Bir anda ülkeye dalga dalga yayılan sevinç çok geçmeden yerini hayalkırıklığı ve kaosa bırakır.

İnsanların ölmemesi zamanın durduğu anlamına gelmemektedir, ezeli bir yaşlılıktır artık onları bekleyen. Hükümetten kiliseye, sağlık kurumlarından ailelere, şirketlerden mafyaya kadar herkes ölümün ortadan kalkmasının getirdiği sonuçlarla mücadele etmek zorundadır. Ancak ölüm, beklenmedik bir kimlikle ve umulmadık duygularla insanların arasına geri döner.

Ölüm ve ölümsüzlük karşısında insanın şaşkınlığını, çelişkili tepkilerini ve ahlaki çöküşünü, edebi, toplumsal ve felsefi anlamda derinlikli bir biçimde işleyen José Saramago, geçici olanla ebedi olanı birbirinden ayıran kısa mesafenin meseli sayılacak Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş’u, başladığı gibi bitiriyor: “Ertesi gün hiç kimse ölmedi.”

Posted in Sanal Öbek | Leave a Comment »

Kreutzer Sonat (Lev Nikolayeviç Tolstoy)

Posted by sinaniy 28 Kasım 2021

kreutzer sonat - lev tolstoy

İstanbul Sanal Öbek Ocak 2022
İstanbul 6. Grup Kasım 2020

Lev Nikolayeviç Tolstoy (1828-1910): Anna Karenina, Savaş ve Barış, Diriliş’in büyük yazarı, yaşamının son otuz yılında kendini insan, aile, din, devlet, toplum, özgürlük, boyun eğme, başkaldırma, sanat ve estetik konularında kuramsal çalışmalara da verdi. Bu dönemde yazdığı roman ve öykülerinde yıllarca üzerinde düşündüğü insanlık sorunlarını edebi bir kurguyla ele aldı. İlk olarak 1889’da yayınlanan Kreutzer Sonat, sansüre uğramasına rağmen çok büyük ilgi uyandırmış, tartışmalara sebep olmuştur. Tolstoy’un son derece sade, gerçekçi ve etkileyici anlatımının doruğa çıktığı eser, yaşamının son döneminde ortaya koyduğu yeni ahlak anlayışının da önemli örneklerinden biridir.

Tolstoy’un ihtiyarlık yıllarında, bir ruhsal krizle boğuştuğu sırada kaleme aldığı Kroyçer Sonat, yazarın evlilik kurumuna yönelttiği şiddetli bir itirazdır.

Pozdnişev adlı bir asilzade, yolculuk etmekte olduğu vagonda, kadın-erkek ilişkileri ve giderek artan boşanma olayları üzerine konuşmaları dikkatle dinledikten sonra sohbete dahil olur ve bir itirafta bulunur: Karısının kendisini genç bir müzisyenle aldattığına kendini inandırmış, sonunda bir kıskançlık krizi geçirerek elini kana bulamıştır. Yayımlanma süreci tartışmalarla dolu olan Kroyçer Sonat, Tolstoy’un evlilik kurumunun 19. yüzyılda bulunduğu duruma dair düşüncelerini, sanat ve müzik hakkında fikirleriyle harmanlayarak anlattığı bir olgunluk dönemi eseridir.

Not: Bu eserin “Kroyçer Sonat” olarak farklı yayınevlerinden basımları da bulunmaktadır.

Posted in Sanal Öbek, İstanbul 6. Grup | Leave a Comment »

Saatleri Ayarlama Enstitüsü (Ahmet Hamdi Tanpınar)

Posted by Aydın Ergil 27 Kasım 2021

Saatleri AyarlamaSanal Grup Aralık 2021

İzmir 1. Grup Eylül 2018

İstanbul 2. Grup Temmuz 2017

İstanbul 7. Grup, Mayıs 2017

Marmaris 2. Grup Aralık 2016

İstanbul 4. Grup, Haziran 2016

Marmaris 1. Grup Ekim 2015

İstanbul 5. Grup, Kasım 2014

Ahmet Hamdi Tanpınar’ın şiiri sembolist bir ifade üzerine kurulmuştur. Aynı anlatım tarzı romanlarına da zaman zaman sirayet eder. “Saatleri Ayarlama Ensitüsü” toplumumuzun bu değişme süreci içindeki durumunu, fertten yola çıkarak topluma varan bir teknikle anlatıyor.

Posted in Marmaris 2. Grup, Sanal Öbek, İstanbul 2. Grup, İstanbul 4. Grup, İstanbul 5. Grup, İstanbul 7. Grup, İzmir 1. Grup | Leave a Comment »

Köpek Kalbi (Mihail Bulgakov)

Posted by sinaniy 25 Ekim 2021

 

 

 

Sanal Grup Kasım 2021
İstanbul 5. Grup Nisan 2016

Bulgakov Köpek Kalbi’nde sokak köpeği Şarik’in öyküsünü anlatır. Dünya çapında bir bilim insanı olan Profesör Filipoviç, evine götürüp beslediği Şarik’i ameliyat ederek, er bezlerini ve hipofiz bezini adi bir suçlununkilerle değiştirir. Köpek arsız, yüzsüz, şehvet düşkünü ve kaba saba bir insana dönüşür. Şarik insan haliyle profesörün hayatını cehenneme çevirse de, Sovyet bürokrasisinde kendine bir konum edinebilecektir.

Komünistlerin küçük burjuva değerlerinin üstünde yeni bir Sovyet insanı yaratma ideallerini hicveden Köpek Kalbi, Bulgakov’un en çok tartışılan yapıtıdır.

“Köpek Kalbi, Mihail Afanasyeviç Bulgakov’un yasaklanmış kitaplarından biri. İçinde bulunduğu dönemi korkusuzca eleştirebilen bir doktorun hayal dünyasındaki distopik bir otobiyografisi olan bu kitap 1925 yılında kaleme alınmış fakat 1987’de yayımlanabilmiştir. Bulgakov’un usta kaleminin eseri olan Köpek Kalbi’nde insan-hayvan ilişkisi, aşağılar boyutta bir yergi malzemesi olarak kullanılmıştır. Ülkenin en ünlü bilim insanlarından olan Profesör Filipp Filippoviç’in kobay olarak kullanmak üzere yanına aldığı bir köpeğin üzerinde yaptığı deney sonucu ortaya çıkan canlı, hiç de Filippoviç’in tahmin ettiği varlık değildir. Köpek insanlaşmıştır ve sonuçlar doktoru ve diğer herkesi korkutmaktadır.” (Tanıtım Bülteninden)

Posted in Sanal Öbek, İstanbul 5. Grup | Leave a Comment »

Zamanın Kıyısındaki Kadın (Marge Piercy)

Posted by sinaniy 26 Ağustos 2021

Sanal Grup Eylül 2021

Connie, zihinsel yetenekleri çok gelişmiş, hayat dolu bir kadındır. Ama bu özellikleri “düzen”e sürekli yenik düşmesini engelleyememiştir. Sevdiği insanlar devlet ya da ölüm tarafından elinden alınmış; bütün bunların yanı sıra, şiddet eğilimleri göstermeye başladığı için tımarhaneye kapatılmıştır. Bu kez de doktorlar, üzerinde deney yapmak isterler. Karşı koyar ve zihin gücüyle ilişkiye geçtiği bir ütopya halkının yardımıyla mücadeleye girişir.

Romanda bütün bunlar olurken, aslında bir yandan da, son yıllarda birçok radikal düşünürün, feminist ve yeşillerin sorguladığı modern toplumun vazgeçilmez diye sunduğu kurum ve anlayışların da eleştirisi yapılmaktadır. Ütopyada çekirdek aile, devlet, hapishane, hastane, okul ve çocukluk gibi kurumların hiçbiri yoktur; üretim kadar doğanın dengesini gözetmek de önemlidir; deliliğe kontrol edilmesi gereken bir süreç olarak değil, herkesin yaşayabileceği öğretici bir deneyim olarak bakılır; en çok zaman insan ilişkilerinin ve onun bir türevi olarak düşünülen siyasal kararların tartışılmasına ayrılır; cinsel ilişkilerde özgürlük kadar kıskançlığa da yer vardır… Erkeklerin çocuk emzirerek annelik duygusunu tattığı, böylece daha sevecen ve şefkatli olduğu; yarışmamanın erdem kabul edildiği; doğayı onarmak ve savunmak için “nehir doktoru”, “toprak avukatı” gibi mesleklerin olduğu bir ütopyadır bu. Romanın en önemli özelliği ise gelecek özleminin gerçekleşmesi için aktif bir mücadele ve yaratıcılık faaliyeti içinde olmanın önemine işaret etmesidir.

“Marge Pierce, çağdaş edebiyatın en güçlü feminist kalemlerinden biri; Zamanın Kıyısındaki Kadın da onun en güçlü ve etkili yapıtı. Roman öncelikle içinizi nefretle dolduracak, Connie’nin acısını derinliklerinizde hissedeceksiniz ve ona bu acıyı çektiren tüm dengeleri sorgulayacaksınız. Ardından bu muhteşem kadın ütopyasının esintisini yakaladığınız anda ışıltılı bir umut da belirecek. Piercy hiç de ‘yumuşak başlı’ bir yazar değil; bu güçlü ‘siyasi bilim-kurgu’ romanında, edebiyatı feminizme, feminizmi edebiyata kurban etmeden, kışkırtıcılığın doruğuna çıkmış. Zamanın Kıyısındaki Kadın, pek çok kadın okurun başucu kitapı olmayı güvence altına aldığı gibi, erkek okurlar için unutulmaz olmayı da hedefliyor; etkisi kesinlikle kadın okurlarla sınırlanamaz. Kaçırmayın…”
Aktüel

Posted in Sanal Öbek | Leave a Comment »