Ekin Yazın Dostları

Kitap Okurlarının Buluşma Noktası

Archive for the ‘Sanal Öbek’ Category

Toplantılarını sanal ortamda yapan öbek

Kızıl Orkestra (Gilles Perrault)

Posted by sinaniy 15 Temmuz 2022

Sanal Öbek Temmuz 2022

Kızıl Orkestra, 1930’lu yıllarda yaklaşan faşizm tehlikesine karşı başta Almanya, Fransa olmak üzere birçok Avrupa ülkesinde her meslek ve sınıftan insanı örgütleyerek adeta İkinci Dünya Savaşı’nı beklemeye başlayan devrimci bir örgüttür. Savaşın başlamasıyla birlikte, hazırladıkları verici istasyonlarını harekete geçirip, müthiş bir haber alma ve ulaştırma şebekesi kurdular. Almanların dinleme istasyonlarını atlatarak, çözülmez şifrelerle Gestapo’yu şaşkına uğrattırlar.Alman gizli servislerinin jargonunda bir şebekenin patronuna orkestra şefi denir. Çalgıcıların müziğini düzenler, yönetir. Aralarında önemlilik açısından birincilik piyanistindir. Bu da anlaşılacağı gibi ”Müzik Kutusu” denen vericisini piyano çalarcasına kullanan telsizcidir. Bu nedenle devrimci militanların oluşturduğu bu örgüte Naziler Kızıl Orkestra adını takmışlardı.Savaş boyunca iyi iş yapan ithalat – ihracat şirketi görünümü altında, Nazi yönetiminin en üst organlarına ve Hitler’in karargâhına kadar sızmış, elde ettiği bilgilerle, Alman karşı casusluk şefi Amiral Canaris’in deyişiyle, ”İki yüz bin Alman askerinin canına mal olmuştur. ”Bu kitap casusluk tarihinin en başarılı örgütlerinden birinin, belki de birincisinin belgelere dayalı gerçek öyküsüdür. Kadın, erkek birçok militanı kurşuna dizilen bu örgütün başında efsanevi bir militan, ”Büyük Şef” diye çağrılan Leopold Trepper vardı. ‘Orkestra’sını akıl almaz bir irade gücü, zeka, kurnazlık ve ustalıkla yönetmiş, inanılmaz eylemleriyle bugün bile tartışılan bir ad olmuştur. Öyle ki, yazar G. Perrault, savaştan yirmi yıl sonra geriye kalan militan ve hasımları üç yıllık bir iz sürme ile çeşitli ülkelerde bulup konuşmuş ve kitabın ilk baskısı 1967’de yayımlanmıştır.Kitap büyük yankı uyandırmış, tartışmalar, yeni belgeler ve tanıklıklarla 1989’da genişletilmiş yeni basımı yapılmıştır.

Posted in Sanal Öbek | Leave a Comment »

Frankenstein (Mary Shelley)

Posted by sinaniy 02 Haziran 2022

Sanal Öbek Eylül 2022

Kaç tane kurgu karakter en sonunda yazından mitolojiye giden o büyük sıçramayı gerçekleştirmiştir; salt dile ait olan kaç tane yaratım, yazarlarının kendilerine özgü seslerinin ritminden çıkıp kolektif kültürel bilinç olarak adlandırılabilecek kavramın içine girmiştir? Don Quijote, Dracula, Sherlock Holmes, Alice (Harikalar Diyarında), Hans Christian Andersen’ın peri masallarındaki kimi karakterler… ve tabii Frankenstein’ın “canavarı”.
-Joyce Carol Oates-

Frankenstein iki yüz yıl önce yazılmış bir bilimkurgu efsanesi. Yaratılış ve kıyamet mitini birlikte işleyen bir anlatı. Yaratıcılık ve yıkıcılığın nasıl birbirini doğurduğu, Victor Frankenstein’ın yarattığı canavarda ete kemiğe bürünüyor.

Canavara hayat vermeyi başaran genç öğrenci, yarattığı şeyden dehşete düşerek onu terk eder. Yaratık ilk başta cennetteki Âdem gibi masumdur. İnsanları gözlemler, kitaplar okur, hayatı öğrenir. Ama insanlığa hep yabancı kalır. Dışlanmış bir ucube hayatı sürer. Sonunda yalnızlığı için yaratıcısına lanet eder ve ondan öç almayı aklına koyar.

Hikâye ilerledikçe takip eden ile takip edilen, yaratıcı ile yaratılan, insan ile canavar rolleri iç içe geçer. Bilimin ve insanın sınırlarına dair sorgulamamız hikâye bittikten sonra da devam eder.

Posted in Sanal Öbek | Leave a Comment »

Orkestra Şefi (Sarah Quigley)

Posted by sinaniy 02 Haziran 2022

orkestra şefi - sarah quigley

Sanal Öbek Ekim 2022

İstanbul 1. Grup Temmuz 2019

8 Eylül 1941’de Nazi birlikleri Leningrad’ı kuşatırlar, dünyayla olan bağlantısını keserler. “St. Petersburg dünya yüzünden silinmeli,” der Hitler. Planı, teslim olana kadar Leningrad’ı top ateşine tutmak, hava saldırısıyla bombalamak ve açlığa mahkûm etmektir. Bunları yapar da. Üç yıl boyunca şehirden 1.4 milyon kişi tahliye edilir, 1.5 milyon ise ya açlıktan ölür ya da başka nedenlerden. 1944 Ocak ayında kuşatma sona erdiğinde şehirde sadece 700.000 kişi kalmıştır.

Ünlü besteci Dimitri Şostakoviç şehrin savunmasına katılmak amacıyla Leningrad’dan ayrılmaz, siper kazar, yangın gözlemciliği yapar. Bir yandan da Leningradlılara moral verecek yeni bir senfoni üzerinde çalışır. Yöneticiler Leningrad’ın kültür ortamındaki seçkin müzisyenleri şehirden gönderince senfoniyi hazırlama görevi, ikinci sınıf bir radyo orkestrasının şefi olan çekingen, sorunlu ve pek sevilmeyen Elias’a verilir. Elias ve savaşın tükettiği müzisyenlerden oluşan derme çatma orkestrası, Şostakoviç’in Leningrad Senfonisi’ni çalacaktır. Dayanılmaz koşullar altında, açlıkla, soğukla, bombardımanlarla, yangınlarla, ölümlerle geçirilen üç buçuk yılın, yaratıcılığın savaşa üstünlüğünün, müziğin ve umudun hayatları nasıl kurtardığının öyküsüdür Orkestra Şefi.

Posted in Sanal Öbek, İstanbul 1. Grup | Leave a Comment »

Saatleri Ayarlama Enstitüsü (Ahmet Hamdi Tanpınar)

Posted by Aydın Ergil 29 Mart 2022

Saatleri Ayarlamaİstanbul 3. Grup Kasım 2022

Sanal Grup Aralık 2021

İzmir 1. Grup Eylül 2018

İstanbul 2. Grup Temmuz 2017

İstanbul 7. Grup, Mayıs 2017

Marmaris 2. Grup Aralık 2016

İstanbul 4. Grup, Haziran 2016

Marmaris 1. Grup Ekim 2015

İstanbul 5. Grup, Kasım 2014

Ahmet Hamdi Tanpınar’ın şiiri sembolist bir ifade üzerine kurulmuştur. Aynı anlatım tarzı romanlarına da zaman zaman sirayet eder. “Saatleri Ayarlama Ensitüsü” toplumumuzun bu değişme süreci içindeki durumunu, fertten yola çıkarak topluma varan bir teknikle anlatıyor.

Posted in Marmaris 2. Grup, Sanal Öbek, İstanbul 2. Grup, İstanbul 3. Grup, İstanbul 4. Grup, İstanbul 5. Grup, İstanbul 7. Grup, İzmir 1. Grup | Leave a Comment »

Martin Eden (Jack London)

Posted by Aydın Ergil 18 Şubat 2022

Martin Eden-1

Sanal Öbek Haziran 2022

Ankara 3. Grup Temmuz 2015
İstanbul 1. Grup Eylül 2015
İstanbul 3. Grup Ekim 2015
Marmaris 2. Grup Kasım 2016
İstanbul 6. Grup Nisan 2018

Martin Eden, Jack London’ın başyapıtı sayabileceğimiz ve büyük oranda otobiyografik izler taşıyan unutulmaz romanlarından biridir. Keskin sınıfsal bilinci, güçlü kalemi ve devrimci sanatıyla Jack London, burjuva gerçekliği karşısında sınıf atlamak isteyen genç bir yazarın düştüğü trajik durumu ustalıkla ve tüm çıplaklığıyla resmeder Martin Eden’da. Büyük çabalarla ulaşılan hedefin, yani burjuva yaşamının, anlamsızlığı, sahteliği ve hiçliği karşısında, Martin Eden, kendisini beyaz bir heykel gibi batacağı dipsiz derinliklere bırakır.

Büyük anlatıcılar kuşağının son üyelerinden biridir Jack London, 1916 yılında öldüğünde, zamanının ve tüm zamanların en büyük yazarları arasında çoktan yerini almıştı.

Posted in Ankara 3. Grup, Marmaris 2. Grup, Sanal Öbek, İstanbul 1. Grup, İstanbul 3. Grup, İstanbul 6. Grup | Leave a Comment »