Ekin Yazın Dostları

Kitap Okurlarının Buluşma Noktası

Archive for the ‘Sanal Öbek’ Category

Toplantılarını sanal ortamda yapan öbek

Şibumi (Trevanian)

Posted by Aydın Ergil 15 Aralık 2022

Şibumi

Sanal Öbek Nisan 2023
İstanbul 2. Grup Şubat 2023
İstanbul 3. Grup Ağustos 2014
İstanbul 5. Grup Aralık 2014

İnanılmaz ölçüde karışık ve özgün bir roman kahramanı Nicholai Hel. Yarı Rus, yarı Alman asıllı koyu bir Amerikan düşmanı. Şanghay’da doğmuş, bir Japon generali tarafından büyütülmüş; bir Japon bilgesinden de ‘Go’ oyunu öğrenmiş. Bask dili dahil yedi dili ana dili gibi konuşuyor. Plastik kartla ya da kurşun kalemle bir insanı rahatlıkla öldürebilecek ustalıkları da edinmiş. Üstün düzeydeki ‘yakın algılama’ yeteneği yüzünden fotoğrafı bile çekilemeyen bu profesyonel terörist avcısı, terörcü, korkusuz mağaracı, yenilmez savaşçı ve gerçek feylesof, günün birinde emekli olarak yaşadığı şatosundan çıkıyor; amansız ve acımasız bir dövüşe katılmak üzere…

Dünya’nın birçok yerinde, birçok kişinin favorisi olan Şibumi’yi okumaya hazır mısınız? Eser, bir antikahraman olan Nicholai Hel’in macerasını konu alır. “Şibumi” kelimesi aslında mimari ve sanatsal anlamda mükemmellik olarak açıklanabilir. Fakat kitapta geçen ve anlaması daha zor olan kısmı, felsefesidir. Şibumi, insan ruhunun gayretsiz bir şekilde kusursuzlaştırılması olarak tanımlanabilir. Kitabın özünde Batı kültürüne karşı eleştiri yer alır. Çok katmanlı yapıya sahip, gizem yüklü kurgu romanda kahramanla özdeşleşmek biraz zor. Bunun en önemli sebebi, hikayenin kahramanı Nicholai Hel’in doğuştan gelen yeteneklerinin yanı sıra çocukluktan itibaren aldığı eğitimler kuşkusuz. Yazar, daha en baştan kitabın kurgu olduğunu belirtiyor ve ona göre okumanızı tavsiye ediyor. Şibumi’nin akıcı kurgusu, eseri sıkılmadan okuma imkânı sunuyor.

“Şibumi” adlı kitabı neden okumalısınız?

Eğer siz de farklı kültürlere meraklıysanız, “Go” oyununu merak ediyor ve oynuyorsanız, detaylarda boğulmadan incelikle aktarılmış yazı dilini seviyorsanız, altta yatan metinleriyle bir solukta okuyacağınız bir kitap arıyorsanız Şibumi tam size göre bir yapıt! Salt düz konuşma ve eylemden uzak, ritüelleri ile kendini anlatan Uzak Doğu’yu bir nebze daha anlamanızı sağlayan roman; gizemli karakteri ile uykusuz kalmanızı sağlayacak kalitede bir eser. Şibumi’yi bir sistem eleştirisi olarak alabilirsiniz. Yozlaşan ve değersizleşen insan ilişkileri ve insan hayatına bir eleştiri… Veya sadece kurguya kendinizi kaptırıp aldığı eğitimlerin ve yaşam biçiminin sonucunda doğal olarak kahraman olan ama bunu istemeyen Nicholai Hel’in hayatının bir dönemine tanıklık edebilirsiniz.

Şibumi kitabındaki Nicholai Hel kadar kitabın yazarı Trevanian da gizemli. Asıl adı Rodney William Whitaker olan Amerikalı yazar sadece Trevanian mahlasıyla değil; Nicholas Seare, Benat LeCagot, Edouard Morin isimleriyle de tanınır. Özellikle Trevanian ismiyle yazdığı kitaplarla bilinmesine rağmen hayatını gözler önünde yaşamayı çok sevmeyen yazar, 2005 yılında hayata gözlerini yumar. Yaşadığı süre içerisinde çok az fotoğrafı olan Trevanian, bu noktada Şibumi’deki Nicholai ile benzerlik gösterir. Bir başka dikkat çekici bilgi, Şibumi kitabında bazı detaylı anlatımların yazar tarafından özellikle çıkarılmış olması. Yazar bu durumu bir dipnotla belirtir. Anlatımların neden çıkarıldığını ise daha önce yazdığı bir kitapta detaylarını anlattığı müze soygununun bire bir gerçekleşmiş olması ve bir kitabında bahsettiği dağcılık tekniği filme uyarlanırken bir dağcının ölmesi olarak açıklar.

Posted in Sanal Öbek, Sanal Öbek - 2, İstanbul 3. Grup, İstanbul 5. Grup | Leave a Comment »

Çavdar Tarlasında Çocuklar (Jerome David Salinger)

Posted by sinaniy 29 Kasım 2022

çavdar tarlasında çocuklarSanal Öbek Mart 2023
Marmaris 2. Grup Ağustos 2019
İstanbul 5. Grup Mart 2016
İstanbul 4. Grup Ekim 2016

Pek çok insanın hakkında konuştuğum için üzgünüm. Bildiğim tek şey; size anlattığım herkesi biraz özlüyorum. Bizim Stradlater’ı ve Ackley’i bile, sözgelimi. Sanırım o lanet Maurice’i bile özlüyorum. Sakın kimseye bir şey anlatmayın. Herkesi özlemeye başlıyorsunuz sonra.
Çavdar Tarlasında Çocuklar, Salinger’ın tek romanı. Ergenlik çağının içinde, yetişkin dünyanın düzenine karşı isyankar bir çocuğun, bir Noel öncesi başına gelenler… Bu sürecin bir psikiyatri kliniğinde noktalanışı. Holden Caulfield’in masumiyet arayışının iç burkucu romanı. Belki de Salinger’ın.
1993’te “Franny ve Zoey” ile “Dokuz Öykü” adlı kitaplarını yayımladığımız Salinger, 1963’ten bu yana yeni bir yapıt yayımlamamasına ve neredeyse efsane haline gelmiş bir gizlilik içinde yaşamasına karşın, dünya edebiyat gündemindeki yerini hep koruyor. -YKY

Çocukluk yıllarına, ilk gençlik dönemlerine doğru nostaljik bir yolculuk yapmaya hazır mısınız? Jerome David Salinger’ın kaleminden kâğıda dökülen cümleler, sizi hikâyenin kahramanı Holden Caulfield eşliğinde bir yolculuğa çıkarıyor. Yalın diline karşın okuyucunun üzerinden derin bir iz bırakmayı başaran yazar, herkesin az çok aşina olduğu duygulara Holden Caulfield penceresinden bakmanızı sağlıyor. Bu aslında ilk ergenlik yıllarınıza, kendi asiliğinize biraz da dışardan bakmak gibi… Belki de Jerome David Salinger’ın Çavdar Tarlasında Çocuklar adlı eserini ölümsüz yapan budur: bir dönemki hâlinize dışardan bakmanızı sağlaması ve o duyguları anlamlandırmanıza rehberlik etmesi!

“Çavdar Tarlasında Çocuklar” adlı kitabı neden okumalısınız?

İlk olarak 1951 yılında tam hâli yayınlanan Amerikalı yazar Jerome David Salinger’ın ölümsüz eseri Çavdar Tarlasında Çocuklar, okuyucuya yoğun duygular vadediyor. Çocukluk yıllarına özlem duyan, ilk ergenlik dönemindeki asi hâllerini hatırladıkça yüzü tebessümle ısınan herkesin okuması gereken eser, her yaştan okuyucu kitlesine hitap ediyor. Romanın sayfalarını çevirip Holden Caulfield’ın duygu değişimine tanık oldukça, kendinden yaşça büyüklere olan bakışını irdeledikçe hem kedinize ait bir şeyler bulacak hem anılarınızı tazeleyeceksiniz. Holden Caulfield’ın okuldan atılması sonrasında yaşadığı birkaç güne tanıklık ederken yer yer gülümseyecek yer yer de hüzünleneceksiniz.

Bunları biliyor muydunuz?

Amerikalı yazar Salinger’ın Çavdar Tarlasında Çocuklar romanında “kofti” sözcüğünü, “çılgın” sözcüğünü ve “Allah’ın cezası” deyimini oldukça fazla kullanmasına karşın “mutlu” kelimesine sadece iki kez yer verdiğini biliyor muydunuz? Yazar kitabını ilk olarak The New Yorker dergisine tefrika etmeyi önerir fakat derginin editörleri Holden Caulfield karakterini uygun bulmayarak teklifi geri çevirir. Çavdar Tarlasında Çocuklar ayrıca 1981 yılında romanın Amerika’da hem en çok sansürlenen hem okullarda en çok okutulan eser olarak varlık gösterir. Roman günümüzde de dünya çapında en çok satılan eserlerden biri olmaya devam eder. Yapı Kredi Yayınları tarafından ilk basımını 2006 yılında yapan Çavdar Tarlasında Çocuklar romanını Birhan Keskin yayına hazırlarken Coşkun Yerli Türkçeye çevirir ve eseri Türkiye’deki okurlarla buluşturur.

Posted in Marmaris 2. Grup, Sanal Öbek, İstanbul 4. Grup, İstanbul 5. Grup | Leave a Comment »

Siddhartha (Hermann Hesse)

Posted by sinaniy 29 Kasım 2022

siddhartha - herman hesseİstanbul 6. Grup Nisan 2023
Sanal Öbek Şubat 2023
Marmaris 1. Grup Mayıs 2017
İstanbul 5. Grup Temmuz 2016

“Genel olarak herkesçe kabullenilmiş Buddha imgesini aşan bir Buddha yaratmak, daha önce eşine rastlanmamış, büyük bir başarıdır. Siddhartha, benim gözümde, Kutsal Kitap’tan kat kat üstün bir ilaçtır…” 20. yüzyılın en büyük romancılarından Henry Miller’a bu sözleri söyleten Siddhartha, 1946 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Alman yazar Hermann Hesse’nin baş­yapıtıdır. I. Dünya Savaşı’nı izleyen yıllarda insanları yaşamlarını yeniden kurmaya çağıran, Doğu gizemciliğini yücelten Siddhartha, kuşaklar boyunca nerdeyse bir “kutsal kitap” gibi okunmuştur. Siddhartha’da Buddha’nın yaşamının ilk yıllarını şiirsel bir üslupla anlatan Hesse, insanın öz benliğini bularak uygarlığın yerleşik biçimlerinden kurtulmaya çalışmasını işler. “Bu kitapta,” der, “tüm dinlerde, insanların benimsediği tüm inanış biçimlerinde ortak olan yanı, tüm ulusal ayrımları aşan, tüm ırkların, tüm bireylerin benimseyebileceği şeyi yakalamaya çalıştım.”
(Tanıtım Bülteninden)

Posted in Sanal Öbek, İstanbul 5. Grup, İstanbul 6. Grup | Leave a Comment »

Bir Kedi, Bir adam, İki Kadın (Cuniçiro / Juniçiro Tanizaki)

Posted by sinaniy 29 Kasım 2022

Sanal Öbek Ocak 2023

Fukuko, tam da kocası Şozo ile yeni bir hayata başladığı günlerde kocasının eski karısı Şinako’dan bir mektup alır. Yuvası dağıldıktan sonra “kırık bir çanak” bile almayan bu kadın, duygu yüklü mektubunda tek bir şey istemektedir: Şozo’nun deliler gibi sevdiği kedisi Lili’yi.İlk bakışta, masum bir istektir elbette bu. Ne var ki Lili -tüm kediler gibi- girdiği hayatların en olmadık yerlerine kıvrılmıştır ve dâhil olduğu yaşamların karanlık köşelerinde gezinmeye başlar mektupla birlikte.

Biten ilişki için umut, diğeri içinse endişe kaynağıdır.  Böylece, başlı başına bir kavram olmayı hak eden “kedi sevgisi”nden çok daha fazlasına dokunur Tanizaki. Zarif, yumuşacık bir üslupla insan ilişkilerinin girift yapısını, küçücük ayrıntıların -bir nesnenin, jestin veya bakışın- insan ruhunda yarattığı dönüşümleri, yalnızlığın ve sevginin türlü biçimlerini gösterir.

Yoğun tutkuların, tuhaf arzuların ve ince bir melankolinin ustası Tanizaki’nin Bir Kedi, Bir Adam, İki Kadın’ını Sinan Ceylan Japonca aslından çevirdi.

“Tanizaki en gözde yazarlarımdandır. Aşkı ve aşkın sapkın yönlerini anlatır kitapları.”-H Miller-

“Tanizaki, muhteşem bir yazar.”  -Haruki Murakami-

Posted in Sanal Öbek | Leave a Comment »

Beyaz Geceler (Fyodor Mihayloviç Dostoyevski)

Posted by Aydın Ergil 29 Kasım 2022

beyaz geceler - dostoyevski

Sanal Öbek Aralık 2022
Temmuz 2014 Marmaris 1. Grup

Dostoyevski’nin Beyaz Geceler adlı hikâyesini henüz 27 yaşında edebi hayatının başlarındayken yazdığını biliyor muydunuz? Yazarın sürgüne gitmeden önce kaleme aldığı eserler arasında yer alan Beyaz Geceler, özgün dili Rusçada orijinal adı “Бе́лые но́чи (Belye Nochi)” olarak ilk kez 1848 yılında yayımlanır. Pek çok dile çevrilen hikâye, farklı çevirmenler tarafından Türkçeleştirilir ve çeşitli yayınevleri aracılığıyla kimi zaman müstakil olarak kimi zaman da farklı hikâyelerle bir arada yayımlanır. Beyaz Geceler hikayesi Rusya’nın St. Petersburg şehrinde geçiyor ve birinci tekil şahıs tarafından anlatılıyor. Sadece iki kahramanın yer aldığı hikâyede ismi bilinmeyen hayalperest anlatıcıya Nastenka adında genç bir kadın eşlik ediyor. Yazar, bu hikâyeyi St. Petersburg’un coğrafi konumundan dolayı yazın yaklaşık iki ay süren beyaz gecelerinden aldığı ilhamla yazıyor. Yazarın “hayalperest” tanımlaması ilginçtir. “Hayalperest” sıfatı kitapta dostsuz, sevinçsiz, duygusuz, hayattan zevk almadan yaşayan, toplumun dışına itilmiş insanlara yakıştırılmıştır.

Dostoyevski’nin diğer realist ve karamsar eserlerine göre oldukça farklı olan hikâye, bazı romantik unsurlar barındırır ve coşkulu bir ruh halini yansıtır.

Romanın kahramanı olan genç adam St. Petersburg’un kasvetli ve beyaz gecelerindan birinde, tesadüfen kendisi gibi yalnız olan bir genç kızla tanışır. Genç kızla beraber tüm hayallerini ve anılarını paylaştıkları dört beyaz geceyi St. Petersburg’un sokaklarında geçirir. Genç kız birkaç yıl önce tanıştığı fakat bir yıldır haber alamadığı sevgilisini beklemektedir. Genç adam ve kız geçirdikleri gecelerde birbirlerine yakınlaşırlar ve ikisi de karamsar duygularını unuttukları anlar geçirir. Üçüncü gecenin sonunda genç kız bir yıldır beklediği sevgilisini bulur ve hikâyenin kahramanı ile arasında başlayan zarif aşkı yine zarifçe bitirerek sevgilisine döner. Kitabın kahramanı olan genç adam ise yine eskisi gibi hayalperest yaşantısına geri döner.

2014 yılında ise Hasan Ali Yücel Klasikleri dizisinde yer almak üzere, dört farklı hikâyeyle birlikte ve Barış Zeren çevirisiyle Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları tarafından basılır. Yazarın hikâyeleri arasında özel bir yeri bulunan eser, farklı milletler tarafından pek çok kez sinemaya da uyarlanır. Bu etkileyici hikâyeye bir de izleyici olarak şahit olmak isterseniz Luchino Visconti yönetmenliğinde çekilen 1957 yılı İtalya ve Fransa ortak yapımı “Le Notti Bianche” (IMDb: 7.8) ve Farzad Motamen yönetmenliğinde çekilen 2003 İran yapımı “Shabhaye Roshan” (IMDb: 7.7) filmini izleyebilirsiniz.

Posted in Sanal Öbek | Leave a Comment »