Ekin Yazın Dostları

Kitap Okurlarının Buluşma Noktası

Archive for the ‘Marmaris 2. Grup’ Category

Marmaris 2. Grup

Suskunlar (İhsan Oktay Anar)

Posted by sinaniy 15 Kasım 2019

suskunlar-ihsan-oktay-anarİstanbul 6. Grup Şubat 2020
İstanbul 4. Grup Şubat 2019
Marmaris 2. Grup Haziran 2018
İstanbul 3. Grup Ekim 2017

Eflâtun rengi hayaller kuran bir “suskun”un sözleridir bu roman. İşittiğini gören, gördüğünü dinleyen, dinlediğini sessizliğin büyüsüyle sırlayan ve tüm bunların görkemini hikâye eden bir adamın alçak gönüllü dünyasına misafir olacaksınız satırlar akıp giderken. O ise, muzip bir tebessümle size eşlik edecek, sessizce… Sayfaları birer birer tüketirken, benzersiz erguvanî düşlerin “gerçekliği”nde semâ edeceksiniz ve bu düşlerden âdeta başınız dönecek. Hayat kadar gerçek, düş kadar inanılmaz bu dünyanın tüm kahramanlarının seslerini duyacak, nefeslerini hissedeceksiniz. Çünkü Suskunlar, sessizliğin olduğu kadar, seslerin ve sözlerin, yani musikînin romanıdır. Sonsuzluğun derin sessizliğinin “nefesini üfleyen” ve ona “can veren” bir adamın hayallerinin ete kemiğe bürünmüş kahramanları, en az sizler kadar gerçektir; ya da siz, en az onlar kadar bir düş ürünü… Bağdasar, Kirkor, Dâvut, Kalın Musa, İbrahim Dede Efendi, Rafael, Tağut, Veysel Bey ve diğerleri… Onlar, sessizliğin evreninden İhsan Oktay Anar’ın düş dünyasına duhûl ederek suskunluklarını bozmuşlardır. Bir meczûp aşkı tattı, bir âşıksa aşkına şarkılar yazıp ruhunu maviyle bezedi; diğeri, kaybolduğu dünyada bir sesin peşine düşerek kendini buldu. Nevâ, belki de, herkesin âşık olduğu bir kadının pür hayâliydi. Hayâlet avcısı, kendi ruhunu yakalamaya çalıştı. Zâhir ve Bâtın ise, zıtlıkların muhteşem birliğinde denge bulan iki ayrı gücün cisimleşmiş hâliydi. Suskunlar’ı okuduktan sonra aynaya bakmak, yansıyan aksinizde gerçeği görmek, gördüğünüzü işitmek ve duyduklarınızla sağırlaşıp susmak isteyeceksiniz. Sayfalar tükenip bittiğinde, kim bilir, belki de “suskunlar”dan biri olacaksınız…

Posted in Marmaris 2. Grup, İstanbul 3. Grup, İstanbul 4. Grup, İstanbul 6. Grup | Leave a Comment »

Kuyucaklı Yusuf (Sabahattin Ali)

Posted by sinaniy 15 Kasım 2019

kuyucaklı yusuf - sabahattin Aliİstanbul 6. Grup Ocak 2020
Ankara 3. Grup Aralık 2018
Marmaris 2. Grup Ocak 2017

“Bu manasız ve yabancı hayatta bir tek şeye hakikaten sarılmış, hakikaten inanır gibi olmuştu. Bu da karısı idi. Muazzez’in varlığı Yusuf için büyük, boşlukları dolduracak mahiyette bir şey değildi, fakat onun yokluğu müthişti. Onun bu kadar sebepsiz yere, bu kadar insafsızca Yusuf’un hayatından koparılması çıldırtacak kadar acı idi. Hayatında asıl aradığı şeyin Muazzez olmadığını biliyordu, fakat Muazzez olmadan bunu aramaya muktedir olamayacağını sanıyordu.”

Kuyucaklı Yusuf Türk edebiyatının belki de en romantik kahramanıdır. Hayatın ve insanların zalimliği karşısındaki naif duruşu ile bir yandan trajik bir sona ilerlerken, bir yandan da yaşadığı lirik aşk hiyakesinin kahramanı olarak edebiyat tarihinde yerini almıştır.

Posted in Ankara 3. Grup, Marmaris 2. Grup, İstanbul 6. Grup | Leave a Comment »

Sineklerin Tanrısı (William Golding)

Posted by Aydın Ergil 14 Haziran 2019

Sineklerin Tanrısı
İstanbul 2. Grup Kasım 2019
Marmaris 2. Grup Eylül 2017
İstanbul 3. Grup Şubat 2016
İstanbul 5. Grup Eylül 2015

“Sineklerin Tanrısı”, günümüzde bir atom savaşı sırasında, ıssız bir adaya düşen bir avuç okul çocuğunun, geldikleri dünyanın bütün uygar törelerinden uzaklaşarak, insan yaradılışının temelindeki korkunç bir gerçeği ortaya koymalarını dile getirir. Konusu, R. M. Ballantyne’ın Mercan Adası gibi eşsiz bir mercan adasının cenneti andıran ortamında başlayan bu roman, çağdaş toplumlardaki çöküntünün, insan yaradılışındaki köklerini gözönüne sermek amacıyla Mercan Adası’ndaki duygusal iyimserlikten apayrı bir yönde gelişir. Uygar insanın yüreğinde gizlenen karanlığı deşerken “Sineklerin Tanrısı”; daha çok Conrad’ın kısa romanı “Karanlığın Yüreği”ni andırır. Golding’in romanındaki çocuklar da başlangıçta tıpkı Kurtz gibi, uygar toplumun baskılarından uzak bir örnek düzen kurmak isterlerken, gitgide hayvanlaşır, korkunç bir kişiliğe bürünürler. Bu yönüyle Sineklerin Tanrısı’nın Mercan Adası ile öbür ıssız ada serüvenlerinden ayrıldığı en önemli nokta, ıssız ada yaşamının çetin güçlüklerini ya da mutluluğunu anlatmaktan daha çok, bir insanlık durumunu, kişiler arasındaki çatışma aracılığıyla ortaya koymaya çalışmasıdır.
-Akşit Göktürk-

Posted in Marmaris 2. Grup, İstanbul 2. Grup, İstanbul 3. Grup, İstanbul 5. Grup | Leave a Comment »

Gurur ve Önyargı (Jane Austen)

Posted by sinaniy 18 Nisan 2019

gurur ve önyargı - jane austenMarmaris 2. Grup Mayıs 2017
Bodrum 1. Grup Nisan 2019

Jane Austen (1775-1817): Sadece kırk iki yıllık, gözden uzak ve sade yaşantısına karşın yazdıklarıyla “roman tarihinin ilk büyük (ve sahici) kültü” olmayı başaran bir 19. yüzyıl romancısıdır. Sayısız TV ve sinema uyarlamalarının yanısıra tüm “satış / okunma” anketlerinin de gösterdiği üzere, yazarın 1813’de yayınlanan ikinci romanı Gurur ve Önyargı tüm zamanların en sevilen romanlarının başında gelir. Bu da, sanırız, Austen’in, dünyanın pek çok yerinde geleneklerin kadına biçtiği “en iyi gelecek” rolüyle kadınların aşklarını seçme hakkı arasındaki gerilimi “mizah, zeka ve sevecenlik”le yansıtmasından kaynaklanmaktadır.

Jane Austen’ın cesaretini ve hiciv yeteneğini gözler önüne seren bu roman, 19. yüzyıldaki sınıfsal farklılıkları ve kadınların hapsedildiği ataerkil bakış açısını bir ailenin yaşamı üzerinden analiz ediyor. Gurur ve Önyargı’nın önemi, yazarın gözlem gücü ve ironisinin bir sonucu olarak toplumsal tüm eleştirileri bir aşk hikâyesinin arkasına gizlemeyi başaran kurgusudur. Okur, Darcy ile Elizabeth arasındaki ilişkinin izlerini sürerken taşralı aileler ve soylular arasındaki uçurumların boyutlarıyla da yüzleşir. Aynı zamanda ruhban sınıfındaki kişilerin ne ölçüde yozlaşabileceğine dair ipuçlarıyla karşılaşırız. Gurur ve Önyargı, kadınların evlilik konusunda söz söyleme ve miras hakkına karşı yazılmış değerli bir eleştiridir. Romandaki “kız kardeşlik” kavramı ve kardeşler arasındaki dayanışma, Jane Austen’ın, İngiliz Edebiyatı’nın önemli feminist kadın yazarlar arasında gösterilmesinin nedenlerinden biridir.

Posted in Bodrum 1. Grup, Marmaris 2. Grup | Leave a Comment »

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu (Peyami Safa)

Posted by sinaniy 27 Ocak 2019

dokuzuncu hariciye koğuşu - peyami safaMarmaris 2. Grup Eylül 2019

Peyami Safa’nın şaheserlerinden Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Türk edebiyatında “insan ruhunun derinliklerinde ve labirentlerinde dolaşan ilk roman” olması ve hasta bir insanı ve onun psikolojisini ele alması bakımından önemli bir yere sahiptir. Birçok araştırmacı ve yazar tarafından Türk edebiyatında bir ilk kabul edilen Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Tanpınar’ın dediği gibi, “acının ve ıstırabın yegâne kitabı” olarak hem kemiyet hem de keyfiyet bakımından başka hiçbir eser olmasa da Türk romanının var olduğuna delil gösterilebilecek kudrette bir eserdir. Romanın genç kahramanı, ayağındaki rahatsızlıktan kurtulabilmek için sayısız doktora görünür ve en nihayetinde havadar bir ortamda, stresten uzak bir istirahat dönemi geçirmesi gerektiğine ikna edilir. Ancak, gerek akrabaları olan bir Paşa’nın Erenköyü’ndeki köşkünde misafir kaldığı dönemde, gerekse kendi evi ve hastaneye gidiş gelişlerinde şuurunu adeta bir facia atmosferinde yoğurur. Peyami Safa’nın çocukluk ve gençlik dönemlerinden fazlasıyla izler taşıyan roman, hem umudu ve umutsuzluğu, hem de sevinci ve felaketi aynı sayfalara sığdırabilmiş olması bakımından insanın eşsiz bir tarifini sunuyor.

Posted in Marmaris 2. Grup | Leave a Comment »