Ekin Yazın Dostları

Kitap Okurlarının Buluşma Noktası

Dede Korkut Hikayeleri – Dede Korkut Kitabı

Posted by sinaniy 07 Eylül 2022

Mitoloji Okurları Kasım 2022

Türk edebiyatının “ilk” metinlerinden, Dede Korkut Hikâyeleri, asırlarca sözlü gelenekte ağızdan ağıza varlığını sürdürüp nihayet yazıya geçirilmişse de hikâyelerin tam olarak geçtiği dönem, ne zaman ve kim tarafından yazıya aktarıldığı bilinmemektedir. Dede Korkut’un (diğer adıyla Korkut Ata’nın) kim olduğu da tam bilinmemektedir. Kitabın girişinde belirtildiği üzere “bilge bir kişi” olup İslamiyet’in ilk yıllarında yaşadığı tahmin edilmektedir. İslamiyet öncesi ve sonrası Türk kültüründe de benzerlerine rastlanan Dede Korkut ister şaman ister şeyh, ister bilge kişi ister evliya olsun; anlattığı hikâyelere bakarak onun Türk Homeros’u olduğunu söylemek mümkün. Zira edebiyatımızın bilinen “anlatıcı”ları arasında en başta gelir.

Dede Korkut Kitabı’nın bu baskısını Dresden ve Vatikan yazmalarından aktarımla sadeleştirerek ve kimi mevcut kitaplardaki hatalardan arındırarak hazırladık. Yüzyıllardır eskimeyen Dede Korkut’un anlattıkları, hâlâ keşfedilecek birçok şey barındırıyor…

Posted in Mitoloji Okurları | Leave a Comment »

Gılgamış Hikayeleri

Posted by sinaniy 07 Eylül 2022

Mitoloji Okurları Ekim 2022

Üç büyük Sümer kralını konu alan destan ve hikâyeler III. Ur döneminde yazıya geçirilmiştir. Enmerkar ve Lugalbanda’nın destan ve hikâyeleri Sümer Kral Destanları, Enmerkar-Lugalbanda başlığıyla Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi’nde okurla buluşmuştu. Gılgamış Hikâyeleri ise çeşitli metinlerde “tanrı” olarak anılan üçüncü büyük Sümer kralının hikâyelerini içeriyor. Bu hikâyeler Gılgamış Destanı teşekkül etmeden önce yazıya geçirilmiş, yer yer ona kaynaklık eden kısa Gılgamış hikâyelerinden oluşmaktadır. Sümerce aktarılmış “Gılgamış ile Agga” “Gılgamış ile Enkidu ve Öte Dünya”, “Gılgamış ile Huwawa”, “Gılgamış ile Gök Boğası”, “Gılgamış’ın Ölümü” ile Bâbilce yazıya geçirilmiş “Gılgamış’ın Mektubu”nun tam metinleri ilk kez özgün dilinden çevirilerle Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi’nde.

Posted in Mitoloji Okurları | Leave a Comment »

Sümer Kral Destanları – Enmerkar, Lugalbanda

Posted by sinaniy 07 Eylül 2022

Mitoloji Okurları Eylül 2022

MÖ 22.-17. yüzyıllara tarihlenen pek çok nüshaya göre, Mezopotamya’da destanlarıyla öne çıkan üç büyük Uruk kralı Enmerkar, Lugalbanda ve Gılgamış’tır. Elinizdeki eser, Sümer Kral Listesi’nde Uruk kentini kurduğu ve 420 yıl boyunca hüküm sürdüğü rivayet edilen Enmerkar ile Ur kent devletinin hâkimiyetine girmeden önce ülkeyi 36 yıl boyunca yöneten son kral Lugalbanda’nın destanlarını içermektedir. Enmerkar’ı konu alan “Enmerkar ve Aratta Kralı” ile “Enmerkar ile Ensuḫkešdana”; Luganbanda’yı konu alan “Lugalbanda Dağ Mağarasında” ve “Lugalbanda ile Anzud Kuşu” destanları Sümerceden çevrildi ve Türkçede ilk kez Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi’nde okurla buluşuyor.

Posted in Mitoloji Okurları | Leave a Comment »

Nasıl Ölünür (Emile Zola)

Posted by sinaniy 27 Ağustos 2022

İstanbul 7. Grup Eylül 2022

Émile Zola (1840-1902): Natüralizm akımının en önemli temsilcilerinden olan yazar, romanları için gerekli yaşam deneyimini zorluklar içinde geçen gençlik yıllarında kazandı. 1864’te ilk öykü kitabı Ninon’a Öyküler yayımlandı. 1865’te kendi yaşamından izler taşıyan Claude’un İtirafları çıktı. Zola, romancının olayları bir izleyici gibi kaydetmekle yetinmemesi, kişileri ve tutkularını bir dizi deneyden geçirirken, duygusal ve toplumsal olguları bir kimyacı gibi işlemesi gerektiğini savundu. Nasıl Ölünür 1876’da Le Messager de l’Europe dergisinde yayımlandı. Zola’nın titiz üslubu ve gözlem dehasının berrak bir su gibi parladığı bu kısa eserin başrolünde toplumsal bir olay olarak ölüm vardır: Ölüm herkesin başına gelir ama her insan ölümü farklı bir şekilde yaşar, herkes kendi çevresinin içinde ölür.  

Posted in İstanbul 7. Grup | Leave a Comment »

Oblomov (İvan Aleksandroviç Gonçarov)

Posted by Aydın Ergil 22 Ağustos 2022

oblomov-1-1İstanbul 1. Grup Eylül 2022
İstanbul 6. Grup Temmuz 2022
İstanbul 3. Grup Şubat 2022
Marmaris 1. Grup Aralık 2014

İvan Aleksandroviç Gonçarov, Oblomov’u otuz iki-otuz üç yaşlarında, orta boylu, hoş görünümlü, koyu gri gözlü ama yüz hatlarında herhangi bir fikir, herhangi bir yoğunluk görünmeyen, odacığında oturan silik bir kahraman olarak yarattığında, aslında roman tarihinin en ünlü kişilerinden birine can veriyordu. 19. yüzyıl başlarında, çalışkan modern insan idealinden önce, Rusya’nın köle sahibi kırsal soylu sınıfı tarafından aylaklık hâlâ makul ve değerli bir amaç olarak görülürken Oblomov vardı. Miskin, dikkatsiz, meraksız, düş kurma ve oyalanmaya düşkün Oblomov… Yine de ona hayran olmamak imkânsız. Hayatın hep dışında ve uzağında kalan Oblomov, okurların gözünden asla kaçmayacak, gitgide insana dair belli bir durumu tanımlamanın adı haline gelecek, hatta Lenin, Bolşevik devriminden sonra ‘hâlâ içimizde yaşayan Oblomovlar’dan yakınacaktı…

Oblomov sadece sosyal satir değil, aynı zamanda 19. yüzyıl Rus toplumunun keskin bir eleştirisidir. Klasik olmayı fazlasıyla hak etmiş, dünyanın pek çok diline yeni bir kavram kazandırmış İvan Gonçarov’un başyapıtı.

“Gonçarov’un Oblomov’u ‘lüzumsuz adam’ın en dehşetli örneklerinden biridir. ”
Murat Belge

Posted in İstanbul 1. Grup, İstanbul 3. Grup, İstanbul 6. Grup | 2 Comments »