Ekin Yazın Dostları

Kitap Okurlarının Buluşma Noktası

Paris Öyküleri (Mavis Gallant)

Posted by sinaniy 12 Haziran 2017

paris öyküleri - Mavis Gallantİstanbul 1. Grup Mart 2018

Kanadalı olmasına rağmen hayatının büyük bir kısmını Paris’te geçirmiş olan yazar öykülerinde bize yirminci yüzyıl Avrupasının bir yeraltı haritasını çizer. Gallant’ın Avrupası “gemi enkazlarıyla dolu” bir yerdir. Karakterleri karmaşık ve çeşit çeşittir; mülteciler, savaştan dönen tutsaklar, figüran aktörler, çekirdek aileden veya düzenden kaçanlar geri dönebilmek için çırpınıp durur, ama bunu yapacak silahları yoktur. Kozmopolit bir dünya tasvir eden Gallant, dramatik açıdan aşikâr olana hiç yeltenmez ama bizi şaşırtmayı daima başarır. Michael Ondaatje Paris Öyküleri’yle Gallant’ın yüzü aşkın öyküsü arasından seçtiği bir derleme sunuyor okurlara.
“Başka hiçbir yazarın ne satırları ne kelimeleri Gallant’ınki kadar konsantre ve özlü değildir. İyi öyküler için bazen roman kadar zengin ve dolu dendiği olmuştur fakat onun öyküleri ansiklopediler gibi zengin ve doludur.”
-Francine Prose-

“Gallant’ın öyküleri, bıkmadan usanmadan, hayret verici insanlık durumumuz hakkında birkaç cevaplanamaz ama yine de vazgeçilmez soru sorar bizlere. Öykülerinden ayrıldığımızda kendimize dair daha güçlü ve derin bir bilgiye sahibizdir.”
-Alberto Manguel-

“Gallant’ın yazını, enerjisini genellikle birbirine zıt niteliklerinden alır: titizlikle gözlemlenmiş ama yine de merak uyandırıcıdır, gerçekçidir fakat aynı zamanda gerçekten uzaktır, röportaja benzer ama aynı zamanda hayal ürünüdür. Öyküleri açık fikirlidir ve insanı gerçekliğine inandırır… gazetelerde okumuş ya da kendi gözlerinizle görmüş gibi güvenirsiniz gerçekliklerine. Gallant nadide bir yeteneğe sahipti; sağlam bir hayal gücüne.”
-The New Yorker-
“Diğer bütün sanat biçimleri gibi, edebiyat da bir ölüm-kalım meselesidir, ne bir eksik ne bir fazla.”
-Mavis Gallant-

 

Posted in İstanbul 1. Grup | Leave a Comment »

Çocuk Yasası (Ian McEwan)

Posted by sinaniy 12 Haziran 2017

çocuk yasası - ian mcewanİstanbul 1. Grup Ocak 2018

Londra’da yaşayan, Yüksek Divan Aile Hukuku Dairesi’nin en başarılı ve ünlü hâkimlerinden Fiona Maye, özel hayatındaki kriz karşısında çaresizdir: Kocası Jack onu genç bir kadın için terk etmektedir. Fiona tam bu sırada kendini Adam Henry davasının hâkimi olarak bulur. On yedi yaşında bir lösemi hastası olan Adam, tedavisi için elzem olan kan naklini günah olduğu gerekçesiyle reddetmektedir. Onun kişisel haklarına saygı göstermekle bu hakları çiğneyerek hayatını kurtarmak arasında kalan Fiona, bir sonuca varabilmek için Adam’la görüşmeye karar verir. Bu görüşme ikisinin de hayatını değiştirecektir.

“Çocuk Yasası”, inançlarla kanunların kırılganlığına ve insanlar arasındaki mesafelere dair, içe işleyen, unutulmayacak bir roman. Roza Hakmen’in Türkçesiyle.

“Hayatımın en sıradışı, güçlü ve dokunaklı okuma deneyimlerinden biri… Bütünüyle çarpıcı, hassas dengeler üstüne kurulmuş, kusursuz işlenmiş ve çok güzel yazılmış bir roman.”
-Alberto Manguel-

“Yaşayan en iyi yazarlardan biri olan Ian McEwan’dan önemli bir roman daha.”
-Washington Post-

Posted in İstanbul 1. Grup | Leave a Comment »

Elveda Gülsarı (Cengiz Aytmatov)

Posted by sinaniy 12 Haziran 2017

elveda gülsarı - cengiz aytmatovMarmaris 2. Grup Ağustos 2017

Gülsarı, cins ve ünlü bir yorga atın adıdır. Yazar, korkunç bir duygudaşlık yeteneğiyle bir yandan Gülsarı’nın doğumundan ölümüne kadar geçen fırtınalı hayat macerasını, diğer yandan onun biricik yetiştiricisi Tanabay’ın çilesini anlatır. Tanabay can çekişen sevgili atının başında geçmişiyle hesaplaşır. Kendini devrime, mutlu yarınlara adamış, ama siyasi rejim onun ömrünü mutsuzluklar ve sıkıntılar içinde geçirmesine sebep olmuştur. İçerisinde yaşadığı toplum değişim adı altında bütün değerlerini kaybetmiştir. Aytmatov, kendine özgü anlatım tarzı ve etkileyiciliği ile hikâyenin geçtiği tabiatı betimliyor, Kırgız – Kazak Türklerinin töre ve folklorunu ebedileştiriyor.

Posted in Marmaris 2. Grup | Leave a Comment »

Gora (Rabindranath Tagore)

Posted by sinaniy 12 Haziran 2017

gora - rabindranath tagoreMarmaris 1. Grup Ekim 2017

”Ülkemizin yabancı bir mahkemede, yabancı yasalara göre yargılanmasına artık izin veremeyiz. Utanç ya da zafer duygularımızı, yabancı kıstaslara göre yapılmış önemsiz karşılaştırmalara dayandıramayız. Anavatanımız, geleneklerimiz, inancımız ya da kutsal yazılarımız yüzünden ne başkalarından ne de kendimizden özür dilememiz gerekmez. Bütün gücümüz ve gurumuzla, anavatanımızın bütün sorumluluğunu üzerimize alıp, ülkemizi ve kendimizi aşağılamalardan korumalıyız diye düşünüyordu Gora.” “…İnsanın yapması gereken tek şey, Eski, alevler içinde yok olduğunda, bütün güzelliğiyle doğan Yeniyi hayal edebilmektir. Bu kızıla boyanmış göğün ardında, boyunduruğundan kurtulmuş bir Gelecek’in parlayan ışıklarını görüyorum. Şimdi, şu anda, doğmakta olan şafakta görebiliyorum onu. Dinle, gelişini haber veren davul seslerini göğsümde duyabilirsin.”

Gora, bunu söylerken Binoy’un elini aldı, kalbinin üstüne koydu. İşgal altındaki bir ülkenin öfke dolu sesidir Gora, kendi geleneklerine sırt çevirip yüzlerini Batıya dönenlerin vicdanlarındaki sızıdır. Büyük Hindistan Hayali gerçek olana dek aklını da kalbini de Yeni’ye kapatmıştır. Herkes, Hindistan’ı terk edip ona hakaretler yağdırdığında bile, o, kastlarla bölünmüş, batıl inançlara boğulmuş, putlara tapan ülkesinin kaderini paylaşacaktır. Ülkesinin tutsaklığı bitene dek onun bu gönüllü tutsaklığı bitmeyecektir.

Muazzam içeriği ve zengin felsefesiyle Bengal edebiyatının en görkemli eserlerinden biri kabul edilen Gora kendini arayışın, cesaretin, çatışmanın ve kendini keşfetmenin öyküsüdür. Gora, yeni çevirisiyle okurlarıyla buluşuyor.

Posted in Marmaris 1. Grup | Leave a Comment »

Duvar (Marlen Haushofer)

Posted by sinaniy 12 Haziran 2017

duvar - marlen haushoferMarmaris 1. Grup Eylül 2017

Dağda birkaç gün geçirmek isteyen bir kadının başına anlaşılmaz bir olay gelir. Kadın bir sabah kendini tüm insanlık dünyasından yalıtılmış bulur. Dağda görünmez bir duvarın ardına hapsolmuştur. Geçit vermeyen, yol aralamayan bir duvardır bu. Kadın, belirli bir doğa parçası içinde, bir köpek, bir kedi ve gebe bir inekle baş başa, bu ürkütücü saydam duvarın ardında, uygarlıktan kopuk, hapistir şimdi…
Marlen Haushofer’in hem en beğenilen, hem de en çok okunan romanı olan Duvar, 1963’te Avusturya’nın en saygın ödüllerinden Arthur Schnitzler Ödülü’ne değer görülmüştü.
Kadın kahramanının güncesi biçiminde kaleme alınmış olan roman, farklı okumalara açık bir yapıt. 2007 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Doris Lessing’in, “Ancak bir kadın tarafından yazılabilirdi,” dediği Duvar, bir kadının kişiliği, kadınlığı ve insanlığının özünü keşfe çıkışının öyküsü.

Posted in Marmaris 1. Grup | Leave a Comment »