Ekin Yazın Dostları

Kitap Okurlarının Buluşma Noktası

Aylak Adam (Yusuf Atılgan)

Posted by Aydın Ergil 19 Mayıs 2020

aylak adam - yusuf atılgan

İstanbul 3. Grup Kasım 2020
İstanbul 8. Grup Mart 2020
İstanbul 6. Grup Ocak 2016
İstanbul 5. Grup Haziran 2014

Yusuf Atılgan (1921-1989), roman ve öykülerinde unutulmaz karakterler ve edebi bir tarz yarattı. Türk romancılığında modern anlatımın en iyi örneklerini verdi. Hayata hep “karşı” kıyıdan baktı. Yapıtlarında psikolojik yabancılaşma ve yalnızlık temalarını ustalıkla işledi. Fanatik bir okur kitlesi oluşturdu. Tamamlayamadığı son romanı Canistan ise ilk kez okuruyla buluşuyor. Yusuf Atılgan şimdi tüm yapıtlarıyla YKY’de. 1921’de Manisa’da doğan Yusuf Atılgan İ.Ü. Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü 1944’te bitirdi. Bir yıl öğretmenlik yaptıktan sonra Manisa’nın Hacırahmanlı köyüne yerleşti ve çiftçilik yapmaya başladı. 1976’da İstanbul’a yerleşti. 1980’den sonra Milliyet (daha sonra Karacan) Yayınları’nda danışmanlık ve çevirmenlik, kısa bir süre de Can Yayınları’nda redaktörlük yaptı. 9 Ekim 1989’da, üzerinde çalıştığı Canistan adlı romanını bitiremeden, geçirdiği bir kalp krizi sonunda Moda’daki evinde öldü. Yusuf Atılgan 1955’te Tercüman gazetesinin öykü yarışmasında “Evdeki” öyküsüyle (Nevzat Çorum adıyla) birinci, “Kümesin Ötesi” adlı öyküsüyle (Ziya Atılgan adıyla) dokuzuncu oldu. İlk romanı Aylak Adam 1957-1958 Yunus Nadi Armağanı’nda ikincilik ödülünü aldı ve kitap 1959 yılında Varlık Yayınları arasından çıktı. 1973’te yayımlanan Anayurt Oteli adlı romanını Ömer Kavur 1987’de film yaptı ve film çok ses getirdi.

Aylak Adam’ın kahramanı C., kendisine miras kalmış parayla geçim derdi olmadan rahat bir yaşam sürmektedir. Biri diğerine eklenen günlerini İstanbul’un sokaklarında, caddelerinde dolaşarak, şehrin sinemalarını, atölyelerini gezerek geçirir. Bir şey eksiktir yine de. Hayatını değiştirecek, yaşantısına anlam kazandıracak olanı aramaktadır. Ancak bu şeye, bu insana, şehrin sokaklarında rastlayabilecek midir?

Yusuf Atılgan’ın kentli aydının basit, amaçsız ve “aylak” varoluşunu anlattığı romanı, edebiyatımızın en başarılı tiplemelerinden birini yaratmıştır. Onlarca yıl sonra hâlâ güncelliğini koruyan, huysuz ama içten, yabancı ama tanıdık bir adamı resmeden Aylak Adam uzun süre unutamayacağınız bir eser, aklınızda dolaşmaya devam edecek bir başyapıt.

 

Kaim Elban’ın “Aylak Adam” konusundaki yazısı için aşağıdaki yazıyı tıklayınız.

Aylak Adam

Posted in İstanbul 3. Grup, İstanbul 5. Grup, İstanbul 6. Grup, İstanbul 8. Grup | Leave a Comment »

Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık (Mehmed Uzun)

Posted by sinaniy 19 Mayıs 2020

ask-gibi-aydinlik-olum-gibi-karanlik-mehmed-uzun
İstanbul 3. Grup Haziran 2020
İstanbul 4. Grup Ocak 2017

(Kürtçe: Ronî Mîna Evîne Tarî Mîna Mirinê) Mehmed Uzun’un 1998 yılında Avesta Kitap’tan çıkan romanının Türkçe basımı İthaki Yayınlarından.  Norveç’in yayınevlerinden Cappelen tarafından Norveç’te de yayımlanan roman Baz ve Kevok adındaki protagonistlerin etrafında şekillenmektedir. Kitabın girişinde Gılgamış Destanı’ndan bir alıntı yapılmıştır. Bin yıldan sonra Baz da, aynı fersahlardan geçerek, Dağlar Ülkesi’ne, “karanlık” diyara doğru yola çıkar, ancak amacı Gılgamış’ın amacıyla aynı değildir. Biri ölümsüzlük otunu arar, öteki koynunda ölümü gezdirir.

Aşka en çok çaresizlerin mi ihtiyacı vardır?

İki çaresiz, yalnız, eksik ve kırgın yürek aynı topraktan olmalarına rağmen yazgılarına yenik düşüp, farklı cephelerde yer alır. Baz devletin derinliklerinde, yalancı bir geçmişle beslenmiş bir komutan, Kevok, üniversiteyi bırakıp sevdiğinin ardı sıra dağları mekan tutan idealist bir genç kız. Ve bununla birlikte akıp giden, bir halkın makus talihi ve gelecek işaretleri. Yazgıları, onları en umulmadık zamanda buluşturup ölüme yolcu eder.

Posted in İstanbul 3. Grup, İstanbul 4. Grup | Leave a Comment »

Otomatik Portakal (Antony Burgess)

Posted by Aydın Ergil 19 Mayıs 2020

Otomatik_Portakalİstanbul 3. Grup Ağustos 2020
Marmaris 1. Grup Temmuz 2018
Ankara 2. Grup Nisan 2015

Tüm hayvanların en zekisi, iyiliğin ne demek olduğunu bilen insanoğluna sistematik bir baskı uygulayarak onu otomatik işleyen bir makine haline getirenlere kılıç kadar keskin olan kalemimle saldırmaktan başka hiçbir şey yapamıyorum…
..
Cockney dilinde (İngiliz argosu) bir deyiş vardır. “Uqueer as as clockwork orange”. Bu deyiş, olabilecek en yüksek derecede gariplikleri barındıran kişi anlamına gelir. Bu çok sevdiğim lafı, yıllarca bir kitap başlığında kullanmayı düşünmüşümdür.

Bkz. http://tr.wikipedia.org/wiki/Otomatik_Portakal

Posted in Ankara 2. Grup, İstanbul 3. Grup | Leave a Comment »

Doğu’nun Limanları (Amin Maalouf)

Posted by Aydın Ergil 16 Mart 2020


Doğunun Limanları
İstanbul 8. Grup Nisan 2020
Marmaris 2. Grup Şubat 2019

Marmaris 1. Grup Şubat 2019
Karadeniz Ereğli 1. Grup Mart 2017
İstanbul 4. Grup Haziran 2015
Antalya 1. Grup Ağustos 2013

“Adana’da ayaklanmalar olmuştu. Kalabalık, Ermeni mahallesini yağmalamıştı. Altı yıl sonra çok daha büyük çapta olacakların provası gibi bir şeydi. Ama bu bile dehşetti. Yüzlerce ölü. Belki de binlerce.” Can çekişen Osmanlı İmparatorluğu ve Beyrut ile Fransa arasında yaşamı sürüklenen İsyan. Doğunun Limanları bu yüzyılın başını, bir insanın trajik tarihinin içinden anlatıyor.Amin Maalouf son romanı ‘Doğunun Limanları’ ile yine YKY’de.

Posted in Antalya 1. Grup, Kdz. Ereğlisi 1. Grup, Marmaris 2. Grup, İstanbul 4. Grup, İstanbul 8. Grup | Leave a Comment »

İstanbul’da 8. Öbek

Posted by Aydın Ergil 10 Mart 2020

 

87946916_10158425838687174_9098173783126048768_o

İstanbul’da tümü gençlerden oluşan 8. öbeğimiz ilk toplantısını yaparak aramıza katıldı. Onlara “Hoşgeldiniz” diyor, yaşamlarının “8” gibi sonsuz olmasını diliyoruz.

Posted in Haberler | Leave a Comment »