Ekin Yazın Dostları

Kitap Okurlarının Buluşma Noktası

Kumru İle Kumru (Tahsin Yücel)

Posted by Aydın Ergil 30 Ağustos 2017

kumru-ile-kumruİstanbul 1. Grup Ocak 2013
İstanbul 3. Grup Mart 2017
İstanbul 7. Grup Eylül 2017

2002 yılında yayınladığımız Yalan adlı romanıyla büyük ilgi toplayan Tahsin Yücel, yeni romanı Kumru ile Kumru’da yine toplumumuzun aslında gözler önünde olan ama kimsenin bir türlü dile getiremediği, yüksek sesle söylemekten herkesin ürktüğü bir sorununu anlatıyor. Yaşamımıza egemen olan eşyanın, yalnızca günlük çalışma biçimimizi değil, aynı zamanda duygularımızı, düşüncelerimizi, giderek kişiliğimizi nasıl etki altına aldığı, son derece etkileyici ve inandırıcı bir dille anlatılmış güç konuyu ustalıkla romanlaştırmış: Eşya, zamanla bize egemen olur. Başka pek çok konuda olduğu gibi eşya tutkusunda da televizyonun belirli bir etkisi vardır. Oysa bir yerde durup kendi kendimize sormamız gerekir: Kim kumanda etmekte? Biz mi televizyonu, yoksa televizyon mu bizi?

Reklamlar

Posted in İstanbul 1. Grup, İstanbul 3. Grup, İstanbul 7. Grup | 1 Comment »

Ölü Canlar (Nikolay Vasilyeviç Gogol)

Posted by sinaniy 09 Ağustos 2017

1264 OLUCANLAR.inddMarmaris 2. Grup Ocak 2018
İstanbul 6. grup Şubat 2016

İlk Rus klasikleri arasında yer alan Ölü Canlar, 19. yüzyıl Rus toplumunun en başarılı hicivlerindendir. Gogol, hayranı olduğu Puşkin’in önerisiyle yazdığı Ölü Canlar’da dönemin Rusya’sını kitabın kahramanı Çiçikov üzerinden anlatır. Zengin olma hayaliyle yanıp tutuşan Çiçikov kendisine kurnazca bir yol bulmuştur: Kasaba kasaba dolaşıp toprak sahiplerinin ölü kölelerini kâğıt üzerinde satın alarak “itibar sahibi bir beyefendi” olmak…
Gogol’ün İlahi Komedya’dan esinlenerek üç cilt olarak tasarladığı eseri, ilk cildinin ardından sansür komitesinden büyük eleştiriler alır. 10 yıl sonra ikinci cildi tamamladığında Gogol, geçirdiği bir buhranla eserin elyazmalarını yakar. İlk tasarlanan haline uygunşekilde tamamlanamamasına rağmen bütünlüklü bir kitap olan Ölü Canlar, metnin alt başlığı gibi adeta “bir epik şiir”dir ve 19. yüzyıl Rus edebiyatının en başarılı örneklerindendir. “Gogol’ün kahkahasının ardında görünmez gözyaşları hissedersiniz.”-Aleksandr Puşkin-
(Tanıtım Bülteninden)

Posted in Marmaris 2. Grup, İstanbul 6. Grup | Leave a Comment »

Eşiktekiler (Gönül Çatalcalı)

Posted by sinaniy 09 Ağustos 2017

eşiktekiler - gönül çatalcalıİzmir 1. Grup Kasım 2017

1950’lerin Türkiye’si… Halkçılarla Demokratlar karşı karşıya geldiklerinde, zorlukla ayakta duruyor -henüz- bebek demokrasi. Vatan Cephesi, Tahkikat Komisyonları, korkular, bölünen halk… Bir yanlış birçok doğruyu götürüyor. Ege kasabalarından birinde, henüz gelecek düşleri olgunlaşmamış İstanbullu bir yabancı… Yaşadığı yere dâhil olma savaşı veren bir kaçak, kendine sürgün… Bu kasabada zamanın iplerini ağır ağır dokuyarak, arkasında bıraktığı hayatın tam ortasında yuvalanan karanlık ve kirli boşluğu önüne taşımadan ilerlemek istiyor… Sahneye gerilmiş ince bir perdenin ardındaki döneme ışık tutan Gönül Çatalcalı, perdenin önünde büyük bir aşkı, ürperten heyecanları ustalıkla aktarıyor, arkadaki siyasetin masum insanlara dokunan kirli yanlarını gözler önüne seriyor. O günlerin “sır”larını günümüze taşıyarak ikinci kuşağa çözdürürken, okuyanı derinden sarsan bir hikâye anlatıyor. Eşiktekilerin hikâyesini…

Posted in İzmir 1. Grup | Leave a Comment »

Ege’nin Kızı (Etem Oruç)

Posted by sinaniy 09 Ağustos 2017

Ege'nin kızı - etem oruçİzmir 1. Grup Eylül 2017

Ege’de kadın olmak ilk çağlardan beri bir ayrıcalıktır. Ege’de kadın tanrıdır, tanrıçadır, başın tacıdır. Kbele, Sibel, Artemis, Afrodit, Sarıkız’dır Ege’de kadın. Onurludur, dikbaşlıdır, bilgedir, yol gösterendir. Gizemli Kadın Efedir, Gördesli Makbule, Çete Ayşe, Çiftlikli Kübra, Ayşe Çavuş, ilk kadın muhtar Gül Esin, Leyla Nine’dir Ege’de kadın…

Ege’nin Kızı kadınların kenti Nyssa’da (Sultanhisar) doğmuş, yüzyılların kültür imbiğinden süzülerek Leyla olarak görünmüştür. İlk görüşte insana güven veren, onurlu, gururlu, derin düşünceli, biri olduğu besbelli. Meyve yüklü ağaçlar nasıl başlarını eğerse Leyla Nine de ağıbaşlı ve ölçülydü. Durgun, sessiz havalarda buzlar çözülürken çıkan sesler nasıl doğanın bir çığlığıysa; Leyla Nine’nin sayıklar gibi mırındanması da sanki yılların buzunu çözüyordu. Doludizgin akan bir yaşamın yelesinde uçmaya hazırlanan bir turna gibiydi bakışları.

Belki de sessizce çekildiği köşesinde daha güzel günler için yaprak döküyordu. Akıllı insanlar, kendilerine atılan taşlarla nasıl ev yapmasını bilirlese O da söylencelere kulak asmadan bilgece yaşamaya çalışıyordu. Hüzün, gelincik tarlası denli yüreğinde dalgalanıp yaksa da her yokuşun bir inişi olduğunun bilincindeydi.

Yaşı epeyce ilerlemesine karşın, durgun sularda çimen peri kızları denli güzel, çok memeli Artemis kadar üretken ve ışıklıydı. Yılların yıpratamadığı tazecik ruhunda coşku ve sevgi vardı. Dalgın bakışlarında gizemli bir tarih gizliydi. İncir sıcağının kara yılan gibi çöreklendiği günlerde serin kavak gölgesinde bile boncuk boncuk terliyorduk…

Ege’nin Kızı kitabını okurken, her oluşumun binlerce yıl süren birikimin bir yansıması olduğunu görüp Ege’nin gizemli tarihinde ve kültür burgacında bir yolculuğa çıkacaksınız…

Posted in İzmir 1. Grup | Leave a Comment »

Zübük (Aziz Nesin)

Posted by sinaniy 09 Ağustos 2017

zübük - aziz nesinMarmaris 2. Grup Nisan 2018

“Şimdi çok iyi anladım ki, Zübük bir tane değil, biz hepimiz birer zübüğüz.

Bizim hepimizin içinde zübüklük olmasa, bizler de birer zübük olmasak, aramızdan böyle zübükler büyüyemezdi. Hepimizde birer parça olan zübüklük birleşip işte başımıza böyle zübükler çıkıyor. Oysa zübüklük bizde, bizim içimizde. Onları biz, kendi zübüklüğümüzden yaratıyoruz. Sonra, kendi zübüklüklerimizin bir tek Zübük`te birleştiğini görünce ona kızıyoruz. (…)

Benim için şimdilik tek amaç, burdan kurtulmak. Ama gerçekten zübüklerden, kendi zübüklüğümüzden kurtulabilecek miyiz? İşte bu soruya cevap veremediğim için nereye gideceğimi, ne yapacağımı bilemiyorum. Yeni gideceğim yerden sana mektup yazar, önce kendi zübüklüğümden kurtulup kurtulamadığımı anlatırım.”

 

Posted in Marmaris 2. Grup | Leave a Comment »