Ekin Yazın Dostları

Kitap Okurlarının Buluşma Noktası

İnatçı Keraban (Jules Verne)

Posted by sinaniy 18 Nisan 2021

Bodrum 1. Grup Ocak 2021

İstanbul Boğazı’nın kıyısında Tophane’den Üsküdar’a geçmek üzere olan Keraban, her geçişte yolculardan alınacak olan yeni bir vergi duyurusuyla irkilir. Tütüne olan düşkünlüğü kadar inatçılığıyla da tanınan Keraban bu vergiyi ödememek de direnir. O halde nasıl geçebilir? Karadeniz üzerinden yapılacak uzun ve zahmetli bir seyahatle! Yanına Hollandalı tütün tüccarı arkadaşı Jan van Mitten’ı alarak yola çıkan Keraban’ın önündeki bir başka engel ise yeğeni Ahmet’in düğününe katılma zorunluluğudur. Yeğeni Ahmet, Odessa’daki Banker Selim’in kızı Amasya’yla evlenecektir; fakat Amasya’nın yaşlı ve deli halasının kendisine bıraktığı mirası alabilmesi için on yedi yaşına basmadan önce evlenmesi gerekmektedir. On yedi yaşına girmesine ise sadece altı hafta kalmıştır! Keraban yol boyunca karşısına çıkan türlü dertlerden kurtulup altı hafta içinde yeniden İstanbul’da olmak zorundadır. 1883’te yayımlanmış olan eser okuru, Odessa’dan Kırım’a, Azak Denizinden Kafkasya’ya, Tuna Deltasından Trabzon’a kadar Karadeniz kıyısında bir maceraya davet ediyor.

Posted in Bodrum 1. Grup | Leave a Comment »

Nietzsche Ağladığında (Irvin D. Yalom)

Posted by Aydın Ergil 18 Nisan 2021

Nietsche Ağladığında

Bodrum 1. Grup Haziran 2021
İstanbul 6. Grup Ekim 2020
Antalya 1. Grup Nisan 2017
Karadeniz Ereğli Ocak 2015

Yoğun ve sürükleyici olan yeni bir düşünce romanı sunuyoruz: Nietzsche Ağladığında. Edebiyatla da düşünülebileceğini gösteren müthiş bir örnek…

Sahne Psikanalizin doğumu arifesindeki 19. yüzyıl Viyana’sı. Entelektüel ortamlar. Hava soğuk. Aktörler Nietzche: Henüz iki kitabı yayımlanmış, kimsenin tanımadığı bir filozof. Yalnızlığı seçmiş. Acılarıyla barışmış. İhaneti tatmış. Tek sahip olduğu şey, valizi ve kafasında tasarladığı kitaplar. Karısı, toplumsal görevleri ve vatanı yok. İnzivayı seviyor. Tanrı’yı öldürmüş. “Ümit kötülüklerin en kötüsüdür çünkü işkenceyi uzatır” diyor. Daha sonra, “Kendi alevlerinizde yanmaya hazır olmalısınız: Önce kül olmadan kendinizi nasıl yenebilirsiniz?” diyecek. Ümitsiz.

Breuer: Efsanevi bir teşhis dehası. Ümitsizlerin kapısını çaldığı doktor. Psikanalizin ilk kurucularından. Kırkında, bütün Avrupalı sanatçı ve düşünürlerin doktoru olmayı başarmış. Güzel bir karısı ve beş çocuğu var. Zengin. Saygın. Hayatı boyunca “ama” pozisyonunda yaşamış biri.
Freud: Breuer’in arkadaşı. Henüz genç. Geleceği parlak. Şimdi yoksul.
Salomé: Erkeklerin başını döndüren kadın. Çekici. Özgür. Evliliğe inanmıyor. Bazen aynı anda birçok erkekle beraber oluyor. Sanatçıları ve düşünürleri tercih ediyor. Kırbacı var.

Konu Ümitsizlik. Bir gün, erkeklerin başını döndüren kadın, Salomé, Nietzsche’den habersiz Breuer’e gelir. “Avrupa’nın kültürel geleceği tehlikede, Nietzsche ümitsiz. Ona yardım edin” der. Breuer, Salomé’yi tekrar görebilmek umuduyla “peki” der. Ve varoluşun kader, inanç, hakikat, huzur, mutluluk, acı, özgürlük, irade… ve neden, nasıl gibi en önemli duraklarından geçen bir yolculuk başlar… Kendisiyle ve hayatla yüzleşmekten çekinmeyenlere…
(Tanıtım Bülteninden)

Posted in Antalya 1. Grup, Bodrum 1. Grup, Kdz. Ereğlisi 1. Grup, İstanbul 6. Grup | Leave a Comment »

1984 (George Orwell)

Posted by Aydın Ergil 18 Nisan 2021

1984Bodrum 1. Grup Mart 2021
Bodrum 1. Grup Aralık 2019
İstanbul 5. Grup Ocak 2018
Marmaris 1. Grup Ağustos 2017
İstanbul 3. Grup Mart 2015

Parti’nin dünya görüşü, onu hiç anlayamayan insanlara çok daha kolay dayatılıyordu. (…) Her şeyi yutuyorlar ve hiçbir zarar görmüyorlardı çünkü tıpkı bir mısır tanesinin bir kuşun bedeninden sindirilmeden geçip gitmesi gibi, yuttuklarından geriye bir şey kalmıyordu.

George Orwell’in kült kitabı Bin Dokuz Yüz Seksen Dört, yazarın geleceğe ilişkin bir kâbus senaryosudur. Bireyselliğin yok edildiği, zihnin kontrol altına alındığı, insanların makineleşmiş kitlelere dönüştürüldüğü totaliter bir dünya düzeni, romanda inanılmaz bir hayal gücüyle, en ince ayrıntısına kadar kurgulanmıştır. Geçmişte ve günümüzde dünya sahnesinde tezgâhlanan oyunlar düşünüldüğünde, ütopik olduğu kadar gerçekçi bir romandır Bin Dokuz Yüz Seksen Dört. Güncelliğini hiçbir zaman yitirmeyen bir başyapıttır; yalnızca yarına değil, bugüne de ilişkin bir uyarı çığlığıdır.

Can Yayınları, bu “bütün zamanların kitabını” Celâl Üster’in özenli çevirisiyle okura sunmaktan kıvanç duyuyor.
(Tanıtım Bülteninden)

Posted in Bodrum 1. Grup, İstanbul 3. Grup, İstanbul 5. Grup | Leave a Comment »

Korumalı: Mitoloji Öbeğine Başvuru Formu

Posted by Aydın Ergil 16 Nisan 2021

Bu içerik şifre ile korunmaktadır. Görmek için lütfen aşağıya şifrenizi girin:

Posted in Kurallarımız | Yorumları görmek için şifrenizi girin.

Kadınlar Çağı (Levent Mete)

Posted by sinaniy 16 Nisan 2021

İzmir 1. Grup Nisan 2021

Aile, aşk ve çalışma ilişkilerinde kadınlara ve henüz kendini koruyamayacak kadar küçük olanlara yönelik şiddetin ve tacizin çığırından çıktığı bir zamanda, insanların ihtiyaç duyduğu koruyucu, mitolojiden çıkıp yardıma gelir. Anadolu’nun kadim figürlerinden Ana Tanrıça Kibele, İzmir’deki eski tapınağının kalıntılarından yükselir, uyku ve rüyalardan sorumlu dostu Morpheus’la birlikte modern zamanın şiddetine dur demek amacıyla özel bir kuvvet oluşturur: Koruyucu Melek olarak seçilen sıradan insanların rüyalarda sahip oldukları olağanüstü güçle gündelik hayatın meselelerine verdikleri şiddetli yanıtlar karşısında polis teşkilatı adalet sağlamak yerine bu yeni eylemleri engellemeye karar verince soluk soluğa bir mücadele başlar. Levent Mete, toplumun ve idarenin köklerine yerleşmiş şiddetin karşısında, adeta bilinçaltının güçleriyle gerçekleşen fantastik bir başkaldırıyı anlattığı romanında okuru Kadınlar Çağı’nı başlatmaya, bir rüyayı gerçekleştirmeye çağırıyor.

“Evlerde ve sokaklarda dengeler değişmiş, başlarına geleceklerden korkan erkekler tırstıkça kadınların cüreti artmış, daha rahat ve kendinden emin davranmaya başlamışlardı. Yüksek sesle konuşuyor, yere daha sert basıyor, başlarını dik tutuyor, erkeklerin gözünün içine rahatça bakıyorlardı. Kol kırılıp yen içinde kalır anlayışıyla ya da kimi korkular nedeniyle gizlenen olaylar sağda solda daha önce hiç görülmemiş bir rahatlıkla anlatılmaya, sıkıştırıp tehdit edenler sıkıştırılıp tehdit edilmeye başlanmıştı.”

Posted in Haberler | Leave a Comment »