Ekin Yazın Dostları

Kitap Okurlarının Buluşma Noktası

Madenci (Natsume Soseki)

Posted by sinaniy 10 Şubat 2020

 

0001788983001-1

İstanbul 4. Grup Şubat 2020

“Burası cehenneme açılan kapıdır. Girebilecek misin?”

Madenci’nin isimsiz anlatıcısı, kafasında tehlikeli düşünceler ve ayağında hasır sandaletlerle ormanda yürürken, hiç tanımadığı Çozo’nun “İş lazım mı genç adam?” çağrısına kulak verir. Bu sese niye karşılık verdiğini pek anlayamaz aslında, neden sonra “Ne tuhaftır ki insan ruhu sonsuzluğa sürüklenmeye hazır da olsa, birisi seslenince hâlâ bir yerlere bağlı olduğunu fark ediveriyor,” diyerek açıklar bu durumu. Fakat tuhaflıklar bununla sınırlı kalmaz ve kendisini Çozo’nun ardından bakır madenine doğru giderken bulur. Tokyolu kibar bir ailenin iyi yetişmiş çocuğu, kir pas içindeki işçilerin yanında yaşamaya başlar artık. Ve sıra, maden ocağı ile tanışmaya gelir.

1908’de yayımlandığında, hem konu hem de anlatım tekniği açısından zamanının oldukça ilerisinde bir roman olan Madenci, birçok edebiyat tarihçisine göre Beckett ve Joyce’un modernist ve absürt ögelerini fazlasıyla barındıran bir yapıt. Modern Japon edebiyatının kurucusu kabul edilen Natsume Soseki’nin bu öncü romanı, Haruki Murakami’nin son sözü ile.

Posted in İstanbul 4. Grup | Leave a Comment »

Kapıda Biri Var! (Mehmet Aldemir)

Posted by sinaniy 04 Şubat 2020

1_org_zoom

İstanbul 3. Grup Şubat 2020

Kim demiş edebiyatın iyice istanbul’a doğru çekildiğini? Hayır ankara veya izmir’den bahsetmiyorum.
Antalya’dan…
Mehmet Aldemir’den soluk soluğa okuyacağınız bir ilk roman…
Altı öykünün ilginç kurgularının birleşmesiyle iki kısımdan oluşan baş döndürücü bir roman çıkıyor karşımıza.  her bir öykü kâğıda döküldükçe “pandoranın kutusu” açılıyor ve ortaya daha çok psikolojik olmak üzere toplumsal hayalî ve felsefi konuların ele alındığı son derece merak uyandıran bir metin saçılıyor.
Insanları çok yakından gözlemlediği belli olan yazar -Yüksek lisans yaparken aldığı psikoloji eğitiminin de etkisiyle- Derinlemesine yaptığı karakter tahlillerini onların içsel ve dışsal çatışmalarını çıkmazlarını duygusal iniş çıkışlarını ayrıntılarıyla gözler önüne seriyor.
Romanda birbirine zıt kavram ve olgular karşıt görüşler etkili bir diyalektik oluşturacak şekilde bizlere sunuluyor.
Art arda gelen tuhaf ve çarpıcı olaylar rastlantılar romanı baştan sona büyük bir merak ve heyecanla nefes nefese okumamızı sağlıyor.
Ayrıca yazarın akıcı ve zengin dili tarafsız bakış açısı ve titiz çalışması sonucunda kişiler arası ilişkiler çekişme ve çatışmalar ve de yaşanan tüm olaylar gerçekçi inandırıcı bir üslupla anlatılıyor.
 yazar Gül Coşkun

Posted in İstanbul 3. Grup | Leave a Comment »

Şafak (Sevgi Soysal)

Posted by sinaniy 04 Şubat 2020

0000000137201-1

Kdz. Ereğlisi 1. Grup Ocak 2020

Sevgi Soysal, hayatında yol açtığı derin sarsıntılara rağmen sadece bir seyircisi olduğunu söylediği 12 Mart’ta sanık sandalyesine oturtulmuş bir tanıktı. Şafak, bu tanıklığın, gerçekçi olduğu kadar şiirsel bir hikâyesidir. Baskınlara, sorgu ve işkenceye karşı insanın sesini duyurduğu için bir kuşağa Sevgi Soysal’ı sevdiren bu roman, hem bir döneme tanıklık eden hem de bireysel tepkileri tüm karmaşıklığıyla yansıtan bir edebiyat başyapıtı olarak hâlâ güncelliğini korumaktadır.

 

Posted in Kdz. Ereğlisi 1. Grup | Leave a Comment »

Sınırın Güneyinde Güneşin Batısında (Haruki Murakami)

Posted by sinaniy 17 Ocak 2020

0000000241222-1

İstanbul 4. Grup Ocak 2020

Haruki Murakami’nin, Sınırın Güneyinde Güneşin Batısında adlı eserinin konusu Hajime ve Shimamato adlı iki insanın, kaderin ellerinde yaşadıkları etkileyici bir aşk hikâyesi şeklinde karşımıza çıkıyor.

Murakami, Sınırın Güneyinde Güneşin Batısında’da kurguladığı aşk hikayesini sağlam bir tarihsel temele dayandırarak eserin edebi ruhunu ortaya koyuyor. Eserin baş karakterlerinden Hajime, 1951 yılı doğumludur ve Japonya o yıllarda İkinci Dünya Savaşı’nın dumanı hâlâ tütmektedir. Japonya, büyük bir yıkıntıdan kendini kurtarıp müthiş hızlı bir gelişme dönemine girmiştir; fakat işçi ve hammadde kıtlığından muzdariptir. Devlet, halkı çocuk sahibi olmaları için teşvik etmektedir. Birçok ailenin en az iki ya da üç çocuğu vardır; fakat Hajime gibi tek çocuklu orta-sınıf aileleri çok nadirdir. Hajime, ailesinin tek çocuğu olarak çocukluk yıllarını kitaplara ve müziğe adayarak geçirir. Bu durum ve insanların ona karşı önyargısı Hajime’yi etkilemiştir ve onun yalnızlık dolu ve takıntılı bir dünya görüşü edinmesine neden olmuştur.

Posted in İstanbul 4. Grup | Leave a Comment »

Bekleyişin Şarkısı (Mehtap Ceyran)

Posted by sinaniy 26 Aralık 2019

 

0001841995001-1

İstanbul 4. Grup Aralık 2019

Yaralı ağaçların kirlenen bulutların, gözü çıkarılan kedilerin, evine dönemeyen kemiklerin, yer değiştiren mevsimlerin, adsız sokakların, olamamış aşkların, sonsuz yalnızlıklarla çevrelenmiş insanların, çöle dönen hayatların ve dağılmış bir zamanın da bekleyişinin şarkısıdır artık dillerdeki. Aramanın giderek evin yolunu kaybetmeye, kurtların, çakalların, avcı köpeklerin ayak izlerini takip etmeye ve gitmenin dönmeye evrildiği bir labirent. Bekleyişin Şarkısı, insanın yaşamı kendi girdabına çekmesinin incelikli anlatısı. İlk romanı Mevsim Yas ile acının kendi dilini yarattığı coğrafyanın resmini cesaretle çizen Mehtap Ceyran, yine bir yaranın kabuğunu kaldırıyor. Bu bir arayış, bekleyiş, onarılmaz yokluk ve sonsuz bir merhamet romanı.

“Çağına yokluk veren bir süzgeçten süzülüp geliyordu her şey. Gözümde görüntüler belirip kayboluyordu. Dilsiz ağızlar, sözcüksüz diller görüyordum. Her şeyin üzerinde bir yorgunluk. Hiçbir şey bu dünyada olmanın yalnızlığını gidermiyordu… Sarsılmaz bekleyişimiz kaybolup giden zamanın izleriyle doluydu. Şarkımız sürüyordu.”

Posted in İstanbul 4. Grup | Leave a Comment »