Ekin Yazın Dostları

Kitap Okurlarının Buluşma Noktası

Archive for the ‘2013’den Sonra Okunan Kitaplar’ Category

Gruplarımızın 2013’den Sonra Okumakta Olduğu Kitaplar ve Yorumlar

Aşıklar Bayramı (Kemal Varol)

Posted by sinaniy 14 Şubat 2020

0001791439001-1

Ankara 3. Grup Şubat 2020

“Babam, tamı tamamına yirmi beş yıl sonra, bir elinde yıllanmış üç telli bağlaması, diğer elinde ahşap bavulu, kapımın önünde diz çökmüş, gece vakti aniden ortaya çıkmış mahcup bir konuk veya geçip giden zamandan borcunu mahsup etmeye gelmiş eski bir alacaklı gibi öylece beni bekliyordu.”

Evvela, baba-oğul hesaplaşmasına dair bir roman bu… Kırgınlığın, kızgınlığın, suçluluk duygusuyla, hayatından çıkartma arzusunun kopamamakla boğuştuğu bir hesaplaşma. Romanın kahramanı avukatın “Her oğul gibi, ne kadar direnirsem direneyim daha en başından babama karşı yeniktim” hissinin hep orada durduğu bir hesaplaşma.

Bir yandan da kırık bir aşk hikâyesinin bulutu dolanıyor babasıyla “meselesini” halletmeye çalışan adamın üzerinde… Yoksa, iki aşk hikâyesinin mi?

Roman, aynı zamanda bir yol hikâyesi… Hem, düz anlamıyla bir yol hikâyesi: Diyarbakır’dan Kars’a yolculuk ediyoruz. Uzun yolun menzilleri, konaklama tesisleri, aramalar, kontroller, ıssız taşra köşeleri… Memleket hastaneleri…

Ama bir yandan da hafıza içinde bir yolculuğun hikâyesini dinliyoruz. Zihnin kuytularına, bilincin dehlizlerine de uzanan bir yolculuk. Her konakta çırak ve hayranlarının adeta onu beklediği saz aşığı babanın müphem ilişkilerinin ve evvel hayatındaki kadınların sırrına doğru
yolculuk… Asıl uzun yol, o işte…

Okurları, Kemal Varol’un önceki eserlerine de uğradığını sezecektir bu yolculuğun.

Aşıklar Bayramı içli bir türkü…

Posted in Ankara 3. Grup | Leave a Comment »

Kundakçı (Cafer Öz)

Posted by sinaniy 14 Şubat 2020

0001766044001-1
İzmir 1. Grup Mayıs 2020

……/ İstiklal Savaşımızın en önemli noktalarından biri olan Batı Anadolu Bölgesi’ndeki mücadele daha İzmir’in işgal edildiği 15 Mayıs 1919’dan kısa bir süre önce başlamış ama işgal günü ve sonrası verilen mücadelesi ile de tüm ülke çapında örnek oluşturmuştu.

İşte bu mücadelede en önemli rol bölgedeki efelere ve onların gayrete getirdiği halka düşecektir.

İzmir’in adalara en yakın bölgelerinden biri olan Seferihisar halkı da bu mücadele içinde olacaktır. Uzun yıllar bir arada yaşayan Rum ve Türk halkının emperyalizmin çıkar savaşında birbirine düşürüldüğü bu acı dönemde başarı, topraklarını işgalcilere karşı koruyan ve milli bir duruş sergileyen bölge halkının olacaktır.

Bu roman tarihi gerçekler ışığında, bu başarı toplumsal olaylar ve insanların psikolojileriyle birlikte anlatılmış ve sürükleyici dili de tarihe bir ışık yakmıştır.

-Dr. Mehmet Emin Elmacı   Atatürk İlkeleri ve İnkilâp Tarihi Enstitüsü Öğretim Üyesi-

Posted in İzmir 1. Grup | Leave a Comment »

Algernon’a Çiçekler (Daniel Keyes)

Posted by sinaniy 14 Şubat 2020

0000000638117-1
İzmir 1. Grup Mart 2020

Çok düşük bir IQ ile doğan Charlie, bilim adamlarının, zeka seviyesini artıracak deneysel ameliyatı gerçekleştirmeleri için kusursuz bir adaydır. Bu deney Algernon adındaki laboratuvar faresinde test edilmiş ve büyük bir başarı elde edilmiştir.

Ameliyattan sonra, Charlie’nin durumu günlüğüne yazdığı raporlarla takip edilmeye başlanır. İlk yazdığı raporlara çocuksu bir dil ve imla hataları hakimdir. Ve sonra ameliyat etkisini göstermeye başlar. Charlie artık, insanların kendisiyle dalga geçemeyeceğini ve bir sürü arkadaş edineceğini, aşık olduğu kadına açılabileceğini düşünür. Fakat zekası normalin çok üstüne fırladığından, çevresinde yadırganır, kıskanılır ve istemiş olduğu arkadaşları edinmekte yine başarısız olur ve yine yalnızdır…

Bu deney, son derece önemli bir buluş olarak görülüyordu, ta ki Algernon’da ani bir gerileme baş gösterene kadar… Acaba Charlie’de de aynı gerileme olacak mıydı?

“İnandırıcı, sürükleyici ve oldukça dokunaklı bir hikaye.”
-New York Times-

“Heyecan verici bir günlük… Bu kitaptaki bazı sahneleri hayatım boyunca aklımdan çıkarabileceğimi sanmıyorum.”
-The News & Observer-

“İnsanı içine çeken bir roman, özgün… Önemini uzun süre kaybetmeyecek bir hikaye.”
-Library Journal-
(Tanıtım Bülteninden)

Posted in İzmir 1. Grup | Leave a Comment »

İstanbul İstanbul (Burhan Sönmez)

Posted by sinaniy 14 Şubat 2020

istanbul istanbul - burhan sönmezAnkara 3. Grup Mart 2020
İstanbul 2. Grup Nisan 2019
Ankara 2. Grup Mart 2019
Marmaris 1. Grup Eylül 2018

“Bir çocuk karanlığa kalmış ve dar sokaklarda yönünü şaşırmışsa orası İstanbul’dur. Eski sevgilisini bulmak için maceraya atılan gencin, siyah tilki kürkünün peşine düşen avcının, fırtınada sürüklenen geminin, dünyayı bir elmas gibi avucuna almak isteyen prensin, boyun eğmemeye yeminli son isyancının, şarkıcılık hayaliyle evden kaçan kızın, para babalarının, hırsızların ve şairlerin vardığı kent İstanbul’dur. Her hikâye burayı anlatır.”
Pus dağıldıkça çoğalan renkleriyle, surları, kuleleri, kubbeleriyle İstanbul… Kırmızı bir şal, siyah bir hırka, Berber Kamo’nun dükkânı, Şerafet Bey’in saati, Küheylan Dayı’nın tabancası… Yerin üç kat altında, küçücük bir hücrede dört adam, titreyip kıvranarak hikâyeler anlatıyorlar birbirlerine. Kaygıyla ve kahkahayla… İstanbul’daki zamanı, geçmiş ve bugün diye ayırmak yerine, yeraltındaki ve yer üstündeki zaman diye ayırarak, anlatıyorlar. Burhan Sönmez, acının ve her şeye rağmen umudun yörüngesinde dönen bir kenti, büyük bir romanla yeniden yaratıyor.

İstanbul İstanbul… demir kapının paslı sesi… “acıda herkes yalnızdır, sen de çözüleceksin…”

Posted in Ankara 2. Grup, Ankara 3. Grup, İstanbul 2. Grup | Leave a Comment »

Madenci (Natsume Soseki)

Posted by sinaniy 10 Şubat 2020

 

0001788983001-1

İstanbul 4. Grup Şubat 2020

“Burası cehenneme açılan kapıdır. Girebilecek misin?”

Madenci’nin isimsiz anlatıcısı, kafasında tehlikeli düşünceler ve ayağında hasır sandaletlerle ormanda yürürken, hiç tanımadığı Çozo’nun “İş lazım mı genç adam?” çağrısına kulak verir. Bu sese niye karşılık verdiğini pek anlayamaz aslında, neden sonra “Ne tuhaftır ki insan ruhu sonsuzluğa sürüklenmeye hazır da olsa, birisi seslenince hâlâ bir yerlere bağlı olduğunu fark ediveriyor,” diyerek açıklar bu durumu. Fakat tuhaflıklar bununla sınırlı kalmaz ve kendisini Çozo’nun ardından bakır madenine doğru giderken bulur. Tokyolu kibar bir ailenin iyi yetişmiş çocuğu, kir pas içindeki işçilerin yanında yaşamaya başlar artık. Ve sıra, maden ocağı ile tanışmaya gelir.

1908’de yayımlandığında, hem konu hem de anlatım tekniği açısından zamanının oldukça ilerisinde bir roman olan Madenci, birçok edebiyat tarihçisine göre Beckett ve Joyce’un modernist ve absürt ögelerini fazlasıyla barındıran bir yapıt. Modern Japon edebiyatının kurucusu kabul edilen Natsume Soseki’nin bu öncü romanı, Haruki Murakami’nin son sözü ile.

Posted in İstanbul 4. Grup | Leave a Comment »