Ekin Yazın Dostları

Kitap Okurlarının Buluşma Noktası

Archive for the ‘İstanbul 6. Grup’ Category

İstanbul 6. Grup

İmparator (Erol Toy)

Posted by sinaniy 07 Temmuz 2020

imparator - erol toy

İstanbul 6. Grup Eylül 2020

İmparator, güncelliği kaybolmayan, yabancısı olmadığımız bir egemenlik oyunudur. Bakkallıktan imparatorluğa yükselişin öyküsüdür.

Çokzade Fehmi, 1920 Ankara’sında çiçeği burnunda bir bakkal olarak oyuna girdiğinde, Türkiye Cumhuriyeti de kuruluş günlerini yaşamaktadır.

Roman, bir küçük dükkandan ekonomik-politik bir imparatorluğa uzanışın ekseninde, uluslararası güçlerle ilişkileri, ülke ve toplumun içinden geçtiği politik dönemeçlerin, grev, yürüyüş ve miting gibi eylemlerin tarihsel gelişiminin destansı öyküsüdür. Kısacası cumhuriyetin bir başka yüzünün hikayesidir. Cumhuriyet tarihine ilgi duyanların, özellikle genç neslin mutlaka okuması gereken kitap. Yazar Erol Toy’un uzun süredir yayınlanamayan ve beklenen kitabı nihayet okuyucuyla buluşuyor.

Ankara başkent olduğunda ne durumda idi?
Türkiye İş Bankası ne amaçla kuruldu, ticaret ve snayileşmede nasıl bir rol oynadı?
Patronlar Doğan Avcıoğlu ve Yön Dergisi’nden neden çekiniyorlardı?
Demirel nasıl Adalet Partisi’nin başına getirildi?
15-16 Haziran olayları nasıl hazırlandı ve ne tür siyasal sonuçlara yol açtı?
Solu ezme planı nasıl hayata geçirildi?
Ecevit CHP’nin başına nasıl getirildi, amaçlanan neydi?
12 Mart darbesi nasıl hazırlandı, beklenen sonuca ulaştı mı?
TÜSİAD nasıl kuruldu ve siyasal gelişmelerde nasıl rol oynadı?
Sağ-Sol çatışmasını körüklemek için, gizli ögüte ne işlev verildi?
Turhan Feyzioğlu ve Sadettin Bilgiç’e siyasal gelişmeleri yönlendirmek için ne rol verildi?
İmparator kitabı okunması için neden Tayyip Erdoğan’a önerildi?
Daha onlarca sorunun sürükleyici yanıtları İmparator’da…

Posted in İstanbul 6. Grup | Leave a Comment »

Görmek (Jose Saramago)

Posted by Nurdan Ergil 07 Temmuz 2020

görmek - jose saramago

İstanbul 6. Grup Mayıs 2021
İstanbul 1. Grup Ağustos 2013
İstanbul 4. Grup Ağustos 2013
Antalya 1. Grup Temmuz 2013
İzmir 1. Grup Ocak 2019

Adı belirsiz bir ülkenin başkentinde seçim günü bardaktan boşanırcasına yağmur yağmaya başlayınca kimse oy atmaya gitmez. Öğleden sonra yağmur durunca, saat tam dörtte, seçmenler sanki emir almışcasına sandıkların başına koşarlar. Ama sandıklar açıldığında, kullanılan oyların yüzde 83’ünün boş olduğu ortaya çıkar. Bunun bozguncu bir grubun, dahası uluslararası bir anarşist örgütün işi olduğunu düşünen hükumet olağanüstü hal ilan eder. Yıllar önce kenti saran “körlük salgını”ndan kurtulan tek kişinin bu olayla bağlantılı olduğundan kuşkulanılır. “Beyaz veba”nın öteki kentlere de yayılmasını önlemek için başkent abluka altına alınır, bir polis komiseri “suçlular”ı bulmakla görevlendirilir.

Nobel Edebiyat Ödülü sahibi José Saramago’nun Körlük’ten sonra Kaleme aldığı Görmek, demokrasinin kırılganlığı ve hükumetlerce saptırılması üstüne şaşırtıcı bir taşlama. Günümüz edebiyatının üslup ustasından derin bir çağ eleştirisi.

Saramago, hiciv ile alegoriyi derin bir kavrayış ve keskin bir görüyle harmanladığı, o muazzam dil cambazlığıyla devamlı eşeleyerek zihnimizde karıncalanmadık yer bırakmadığı bu unutulmaz eserinde, hamaset denen düşünce fukaralığının ve onun kovuklarında yuvalanan güç saplantısının ipliğini pazara çıkarıyor. Fars hiç bu kadar trajik anlatılmamıştı.

Posted in Antalya 1. Grup, İstanbul 1. Grup, İstanbul 4. Grup, İstanbul 6. Grup, İzmir 1. Grup | Leave a Comment »

Veba (Albert Camus)

Posted by Aydın Ergil 07 Temmuz 2020

Veba
İstanbul 6. Grup Nisan 2021
İstanbul 2. Grup Kasım 2014

Camus adı çoğu okur için Yabancı romanıyla özdeşleşir. Ancak yazarın en önemli yapıtı aslında “Veba”dır. Keskin bir gözlem gücünün desteklediği arı bir bilinçle Veba, yalnızca çağımızın değil, tüm insanlık tarihinin ortak bir sorununa değinir: Felaketin yazgıya dönüşmesi. Camus’nün hiçbir yapıtında böyle acı bir yazgı, böylesine şiirsel bir dille ele alınmamıştır. “Veba”, insanın ve ışığın şiiridir. Bu şiirde renkler alabildiğine koyu, ancak yazarın sesi o denli umut doludur. Beklenmedik bir boyuta ulaşan veba salgını tüm Oranlıları ilkin umutsuzluğa boğar, ardından Doktor Rieux, Tarron ve Grand’ın gösterdikleri dayanışma örneği, başta yetkililer olmak üzere herkese bir güç ve umut kaynağı olur.

Posted in İstanbul 2. Grup, İstanbul 6. Grup | Leave a Comment »

Oblomov (İvan Aleksandroviç Gonçarov)

Posted by Aydın Ergil 07 Temmuz 2020

oblomov-1-1İstanbul 6. Grup Temmuz 2020
Marmaris 1. Grup Aralık 2014

İvan Aleksandroviç Gonçarov, Oblomov’u otuz iki-otuz üç yaşlarında, orta boylu, hoş görünümlü, koyu gri gözlü ama yüz hatlarında herhangi bir fikir, herhangi bir yoğunluk görünmeyen, odacığında oturan silik bir kahraman olarak yarattığında, aslında roman tarihinin en ünlü kişilerinden birine can veriyordu. 19. yüzyıl başlarında, çalışkan modern insan idealinden önce, Rusya’nın köle sahibi kırsal soylu sınıfı tarafından aylaklık hâlâ makul ve değerli bir amaç olarak görülürken Oblomov vardı. Miskin, dikkatsiz, meraksız, düş kurma ve oyalanmaya düşkün Oblomov… Yine de ona hayran olmamak imkânsız. Hayatın hep dışında ve uzağında kalan Oblomov, okurların gözünden asla kaçmayacak, gitgide insana dair belli bir durumu tanımlamanın adı haline gelecek, hatta Lenin, Bolşevik devriminden sonra ‘hâlâ içimizde yaşayan Oblomovlar’dan yakınacaktı…

Oblomov sadece sosyal satir değil, aynı zamanda 19. yüzyıl Rus toplumunun keskin bir eleştirisidir. Klasik olmayı fazlasıyla hak etmiş, dünyanın pek çok diline yeni bir kavram kazandırmış İvan Gonçarov’un başyapıtı.

“Gonçarov’un Oblomov’u ‘lüzumsuz adam’ın en dehşetli örneklerinden biridir. ”
Murat Belge

Posted in İstanbul 6. Grup | Leave a Comment »

Beni Kör Kuyularda (Hasan Ali Toptaş)

Posted by sinaniy 07 Temmuz 2020

beni kör kuyularda - hasan ali toptaş
İstanbul 6. Grup Ağustos 2020
İstanbul 2. Grup Aralık 2019

Beni Kör Kuyularda “bütün mümkünlerin kıyısında”n, tam da oradan konuşuyor. İnsanlardaki seyir merakı, bu merakın doğurduğu acımasızlık, habire dönen karanlık bir çark, çarkın öğüttüğü insanlar, yarım kalmış sevdalar ve parçalanmış hikâyeler…

Beri yandan, roman boyunca iki soru peşimizi bırakmıyor: Hakikaten gittiler mi? Gittilerse nereye gittiler?

Beni Kör Kuyularda, Kuşlar Yasına Gider’den sonra “HAT edebiyatı”na yeni, taptaze bir kan.

“Dünyanın renkleri değişti onlar ilerledikçe, dünyanın sesleri, sessiz-likleri değişti, şekilleri sonra, kapıları, kapılarından girip çıkanları değişti, gülenleri, ağlayanları, yürüyenleri değişti, ağaçları, çimenleri, yaprakları değişti, güzellikleri, çirkin-likleri değişti, hatta bütün bunlarla ve daha başka şeylerle birlikte mesafeleri, boşlukları ve bu mesafelerle bu boşluk-larda gezinen kokuları da değişti.”

Posted in İstanbul 2. Grup, İstanbul 6. Grup | Leave a Comment »