Ekin Yazın Dostları

Kitap Okurlarının Buluşma Noktası

Archive for the ‘İstanbul 5. Grup’ Category

İstanbul 5. Grup

Nickel Çocukları (Colson Whitehead)

Posted by sinaniy 07 Temmuz 2020

n,ckel çocukları - colson whitehead

İstanbul 5. Grup Nisan 2020

Çağdaş edebiyatın parlak yıldızı Colson Whitehead’den fırsatlar ülkesinin karanlık yüzüne bakan iddialı bir roman: Nickel Çocukları. Whitehead, yakın zamana değin faal olan bir okuldaki gerçek olaylardan yola çıkan bu sürükleyici metinde siyaha ve beyaza, geçmişe ve bugüne dair bir öykü anlatıyor; gelecek hayalleri kuran genç bir oğlanın peşi sıra altmışlı yıllara, bir zamanlar Amerika’ya uzanıyor. Nickel Çocukları, büyük düzensizliklerle damgalanmış bir çağda büyüyen Elwood Curtis’in izini sürüyor ve onun, idealizmle dolu düşlerinden acımasız hakikatlere uyanışını izliyor. Yakın geçmişe ayna tutan bu sürprizli roman, Yeraltı Demiryolu’nun koyduğu noktanın ardından yeni bir sayfa açıyor ve Pulitzer ödüllü Colson Whitehead’i gündeş edebiyatın en kayda değer isimleri arasına taşıyor. Colson Whitehead, Amerikan rüyasını sorgulamayı sürdüren Nickel Çocukları’nda herkese eşit şartlar sunmayan zalim bir dünyada sağ kalmanın bedelini ortaya koyuyor.

Kirkus Prize 2019 En İyi Roman Ödülü

Nickel Çocukları, bu yılın en çok beklenen kitabı olabilir.” – Los Angeles Times

“Whitehead geçmişte korku ve kıyamet romanları yazmıştı ama burada anlattığı gerçek öyküler, onlardan daha dehşetli.” – New York Times

Nickel Çocukları, ustalığa erişmiş yazarın maharetini  sergiliyor ve ele aldığı her konunun altından kalkabileceğini gösteriyor. Colson Whitehead, Amerika’nın en iyi romancılarından biri olarak kendini kanıtlıyor.” – Wall Street Journal

 

Posted in İstanbul 5. Grup | Leave a Comment »

Refet (Fatma Aliye)

Posted by sinaniy 07 Temmuz 2020

0001783894001-1
İstanbul 5. Grup Temmuz 2020
Ankara 2. Grup Şubat 2020

Refet, Türk edebiyatında yer alan ilk kadın öğretmen başkarakterdir. Türkçenin ilk kadın romancısı Fatma Aliye’nin kaleminden çocukluktan genç kadınlığa, elindeki tek sermayesi aklı olan yoksul bir kızın öğretmen okulundan mezun olarak tek başına ayakları üzerinde durma hikâyesini okuruz. Refet farklı kadınlıkları, sınıflar arası kadın dayanışması ve kadınların gündelik yaşamlarını oldukça yalın bir biçimde anlatır.
Fatma Aliye (Topuz) (1862- 1936)  1889’da “Bir Kadın” imzasıyla çevirdiği, George Ohnet’den Meram romanıyla edebiyat dünyasına ilk adımını atar. 1891’de yayımlanan ikinci yapıtı Hayal ve Hakikat’i Ahmet Mithat’la yazar. Çok geçmeden sırasıyla Muhadarat, Refet, Levayih-i Hayat, Udi ve Enin romanları kendi adıyla yayımlanır. Refet ve Udi Türk edebiyatının çalışıp ayakları üzerinde duran ilk kadın karakterlerini anlatır. Romanlarındaki başkarakterlerin hepsi mücadeleci ve güçlü kadınlardır. Yapıtları yurtdışında ilgi görür. Udi romanı 1899’da Gustave Séon tarafından Fransızcaya çevrilir. Ev ziyaretleri yapan Avrupalı kadın gezginlerin Osmanlı kadını hakkındaki yanlış izlenimlerini değiştirmek için kaleme aldığı Nisvan-ı İslam 1894’te Rus şarkiyatçısı Olga de Lebedef ve Nazimé Roukié tarafından Fransızcaya ve Beyrut’ta tefrika edilmek üzere Arapçaya çevrilir. 1893 Chicago Kitap Fuarı için hazırlanan “The Woman’s Library of The World’s Fair” adlı kataloğunda biyografisi ve kitapları yer alır. Filozofların biyografilerinden oluşan Teracim-i Ahval-i Felasife adlı yapıtıyla felsefi bir deneme olan Tedkik-i Ecsam Türkiye’de bir kadın kaleminden çıkan ilk felsefe yapıtlarıdır.

Kosova Zaferi ve Ankara Hezimeti ile yarım kalan Ahmet Cevdet Paşa ve Zamanı bir kadın yazara ait ilk tarih yapıtlarıdır. İslam’ın ilk zamanlarında yaşamış kadınların biyografilerini yazdığı Nâmdârân-ı Zenân-ı İslâmiyân çalışması ise bugün yeni yeni oluşmaya başlayan feminist tarih bilincinin erken örneğidir. Kadınlara ait en uzun süreli yayın olan Hanımlara Mahsus Gazete’nin ilk günden itibaren etkin bir kalemi olan Fatma Aliye, makalelerinde İslam’ı ataerkil yorumlarından sıyırarak yorumlamayı önerir ve çokeşliliği, evlilik ve örtünmeyi bu yaklaşımla ele alır. Fatma Aliye, döneminde büyük bir cesaret, inat ve direniş sergileyerek kalemi elinden bırakmamış, kendinden sonra gelen kadın edebiyatçıları da yazılarıyla desteklemiştir.

Posted in Ankara 2. Grup, İstanbul 5. Grup | Leave a Comment »

Yaşlı Adam ve Deniz (Ernest Hemingway)

Posted by sinaniy 07 Temmuz 2020

yaşlı adam ve deniz - ernest hemingway
İstanbul 5. Grup Ağustos 2020
İstanbul 2. Grup Haziran 2020

Yaşlı Adam ve Deniz (İhtiyar Balıkçı), Ernest Hemingway’in ölümsüz eserlerinden biridir.

Hemingway 1953’te Pulitzer Ödülü’nü Yaşlı Adam ve Deniz’le kazanırken, 1954’te aldığı Nobel Ödülü’nde de bu başyapıtının önemli bir payı olmuştur.

Yaşlı Adam ve Deniz, HEMINGWAY’in en ölümsüz eserlerinden biridir. Yaşlı bir Kübalı balıkçının açık denizde Gulf Stream’e kapılmış olarak dev bir kılıçbalığıyla olan can yakıcı mücadelesini son derece sade ve kuvvetli kelimelerle anlatır. Bu hikâyesiyle Hemingway, yenilgiye karşı cesaret, kayba karşı şahsi başarı temasını kendine has modern üslubuyla yeni baştan heykelleştirmiştir.

Posted in İstanbul 2. Grup, İstanbul 5. Grup | Leave a Comment »

Aylak Adam (Yusuf Atılgan)

Posted by Aydın Ergil 19 Mayıs 2020

aylak adam - yusuf atılgan

İstanbul 3. Grup Kasım 2020
İstanbul 8. Grup Mart 2020
İstanbul 6. Grup Ocak 2016
İstanbul 5. Grup Haziran 2014

Yusuf Atılgan (1921-1989), roman ve öykülerinde unutulmaz karakterler ve edebi bir tarz yarattı. Türk romancılığında modern anlatımın en iyi örneklerini verdi. Hayata hep “karşı” kıyıdan baktı. Yapıtlarında psikolojik yabancılaşma ve yalnızlık temalarını ustalıkla işledi. Fanatik bir okur kitlesi oluşturdu. Tamamlayamadığı son romanı Canistan ise ilk kez okuruyla buluşuyor. Yusuf Atılgan şimdi tüm yapıtlarıyla YKY’de. 1921’de Manisa’da doğan Yusuf Atılgan İ.Ü. Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü 1944’te bitirdi. Bir yıl öğretmenlik yaptıktan sonra Manisa’nın Hacırahmanlı köyüne yerleşti ve çiftçilik yapmaya başladı. 1976’da İstanbul’a yerleşti. 1980’den sonra Milliyet (daha sonra Karacan) Yayınları’nda danışmanlık ve çevirmenlik, kısa bir süre de Can Yayınları’nda redaktörlük yaptı. 9 Ekim 1989’da, üzerinde çalıştığı Canistan adlı romanını bitiremeden, geçirdiği bir kalp krizi sonunda Moda’daki evinde öldü. Yusuf Atılgan 1955’te Tercüman gazetesinin öykü yarışmasında “Evdeki” öyküsüyle (Nevzat Çorum adıyla) birinci, “Kümesin Ötesi” adlı öyküsüyle (Ziya Atılgan adıyla) dokuzuncu oldu. İlk romanı Aylak Adam 1957-1958 Yunus Nadi Armağanı’nda ikincilik ödülünü aldı ve kitap 1959 yılında Varlık Yayınları arasından çıktı. 1973’te yayımlanan Anayurt Oteli adlı romanını Ömer Kavur 1987’de film yaptı ve film çok ses getirdi.

Aylak Adam’ın kahramanı C., kendisine miras kalmış parayla geçim derdi olmadan rahat bir yaşam sürmektedir. Biri diğerine eklenen günlerini İstanbul’un sokaklarında, caddelerinde dolaşarak, şehrin sinemalarını, atölyelerini gezerek geçirir. Bir şey eksiktir yine de. Hayatını değiştirecek, yaşantısına anlam kazandıracak olanı aramaktadır. Ancak bu şeye, bu insana, şehrin sokaklarında rastlayabilecek midir?

Yusuf Atılgan’ın kentli aydının basit, amaçsız ve “aylak” varoluşunu anlattığı romanı, edebiyatımızın en başarılı tiplemelerinden birini yaratmıştır. Onlarca yıl sonra hâlâ güncelliğini koruyan, huysuz ama içten, yabancı ama tanıdık bir adamı resmeden Aylak Adam uzun süre unutamayacağınız bir eser, aklınızda dolaşmaya devam edecek bir başyapıt.

 

Kaim Elban’ın “Aylak Adam” konusundaki yazısı için aşağıdaki yazıyı tıklayınız.

Aylak Adam

Posted in İstanbul 3. Grup, İstanbul 5. Grup, İstanbul 6. Grup, İstanbul 8. Grup | Leave a Comment »

Hiçbiri (Suat Derviş)

Posted by sinaniy 07 Mart 2020

0001780294001-1

İstanbul 5. Grup Mart 2020

Suat Derviş, gerçek sevginin önemini ve sevgisizliğin insan ve toplumu ne hale getirdiğini tüm gerçekliğiyle anlatıyor.

1923 yılında Kütüphane-i Sudi Neşriyatı tarafından basılan Hiçbiri, insani ilişkilerin, yalnızlığın, hayal kırıklıklarının ortaya çıkardığı ruh hallerini derinlemesine tahlil ederek karakterlerini kuruyor. Ablası Hamiyet Derviş’le olan ilişkilerinden de beslenen romanda Suat Derviş, yer yer kendini bir roman karakterine dönüştürmekten çekinmiyor.

“Derviş, karakterleri üzerinden kadının gerçek anlamda yaşamaması ve hayatın içine girememesi sorunlarını dile getirmiştir.”­ AYŞEGÜL UTKU GÜNAYDIN

Posted in İstanbul 5. Grup | Leave a Comment »