Ekin Yazın Dostları

Kitap Okurlarının Buluşma Noktası

Archive for the ‘İstanbul 2. Grup’ Category

İstanbul 2. Grup

Mutsuzluk Zamanlarında Mutluluk (Wilhelm Genazino)

Posted by sinaniy 14 Haziran 2019

mutsuzluk zamanlarında mutluluk - wilhelm genazino kapak resmiİstanbul 2. Grup Haziran 2019

“Aramızda bir sessizlik oluyor. Yatış pozisyonumuzu değiştiriyoruz, yorgan hışırdıyor. Başlattığımız tartışma içimde, öncekinden de şiddetli bir biçimde devam ediyor. Traudel’le bu tür konuşmalar yapmaya alışık değilim. Ayrıca, gerçekten korkuyorum. Bana göre, bu konuşma bile, çok korktuğum yıkımın gizlice başladığının bir işareti… Şimdi biraz kafa dağıtmayı çok isterdim, ama cinsel birleşmeden sonra televizyonu açmayı ikimiz de kaba buluruz. Fakat burada böyle karanlıkta yatıp duramam da. Yalnızlık normal de, birdenbire ortaya çıkması öyle iğrenç ki.”

Sürekli hayat üzerine kafa yoran ve bir imge avcısı gibi etrafındaki küçük ayrıntıları gözlemleyerek mutluluk kırıntıları yakalamaya, bunlara tutunmaya çalışan bir adam iç dünyasıyla, hayatla, işiyle iyi kötü idare ederken, bir gün her şey sevgilisinin çocuk sahibi olmak istemesiyle altüst oluyor. Dengeler bozulmuş, sorgulama ve hesaplaşma başlamıştır artık…

“Kafka’nın anlatı geleneğini sürdüren Genazino, titiz ayrıntılarla ördüğü romanlarını giderek mükemmelleştiriyor… Bu kitap küçük bir şaheser.”-Jan Bürger, Literaturen-

“Gündelik hayatın ince ince gözlemlenmesi, mizah duygusu, sıradanlığı evrensel bir insanlık durumu olarak yorumlama eğilimi… Genazino’nun tipik özellikleri.”-Ulrich Greiner, Die Zeit-

Reklamlar

Posted in İstanbul 2. Grup | Leave a Comment »

Dinle Küçük Adam (Wilhelm Reich)

Posted by sinaniy 14 Haziran 2019

dinle küçük adam - wilhelm reichİstanbul 2. Grup Eylül 2019

Wilhelm Reich’ın, deyimleşmiş “küçük adam”a seslenişi, bilimsel değil, insanca bir belgedir. 1946 yazında, yayımlanma amacı olmadan, Orgon Enstitüsü’nün arşivi için yazılmıştır. Uzun yaşam ve acı deneyimlerinden damıtılan, kendi gerçek gereksinimlerinden bilincine varmaları ve artık zalimce kendi kendilerini mahvetmekten vazgeçmeleri için, insanlara yöneltilmiş sarsıcı bir çağrıdır.

Wilhelm Reich, bir psikanalist ve psikiyatrist, doğa bilimci, bir mühendis. Çok yönlülüğün en abartılı birlikteliğini kendinde barındıran bir dahi… Dinle Küçük Adam’da, bir özeleştiri, bir içsel konuşma tarzında başlayan cümleler bir müddet sonra ardı ardına küçük adam üzerine boşaltılan ironi ile karışık bir öfke sağanağını andırıyor ve kitabın sonunda öfke dinginliğe erişerek bilgelikle buluşturuluyor, okuyucu ile bir barış sağlanıyor.
Kitap, toplumsal devrimlerin ana malzemesi olan insanı, birey oluşundan ayırarak kendini bile öğüten kitlesel bir makinaya dönüşmesine isyan niteliği taşıyor. Başka bir deyişle Reich “Dinle Küçük Adam” ile bireyin kitleler içindeki yalnızlığı ve değersizliğine ve korkaklığına baş kaldırının sancılarını çığlıklaştırmıştır. Defalarca okunası bir kitap niteliğinde olan “Dinle Küçük Adam”, ismi gibi küçük hacimli ve anlam yoğunluğu olarak büyük bir yapıttır.

Posted in İstanbul 2. Grup | Leave a Comment »

Sineklerin Tanrısı (William Golding)

Posted by Aydın Ergil 14 Haziran 2019

Sineklerin Tanrısı
İstanbul 2. Grup Kasım 2019
Marmaris 2. Grup Eylül 2017
İstanbul 3. Grup Şubat 2016
İstanbul 5. Grup Eylül 2015

“Sineklerin Tanrısı”, günümüzde bir atom savaşı sırasında, ıssız bir adaya düşen bir avuç okul çocuğunun, geldikleri dünyanın bütün uygar törelerinden uzaklaşarak, insan yaradılışının temelindeki korkunç bir gerçeği ortaya koymalarını dile getirir. Konusu, R. M. Ballantyne’ın Mercan Adası gibi eşsiz bir mercan adasının cenneti andıran ortamında başlayan bu roman, çağdaş toplumlardaki çöküntünün, insan yaradılışındaki köklerini gözönüne sermek amacıyla Mercan Adası’ndaki duygusal iyimserlikten apayrı bir yönde gelişir. Uygar insanın yüreğinde gizlenen karanlığı deşerken “Sineklerin Tanrısı”; daha çok Conrad’ın kısa romanı “Karanlığın Yüreği”ni andırır. Golding’in romanındaki çocuklar da başlangıçta tıpkı Kurtz gibi, uygar toplumun baskılarından uzak bir örnek düzen kurmak isterlerken, gitgide hayvanlaşır, korkunç bir kişiliğe bürünürler. Bu yönüyle Sineklerin Tanrısı’nın Mercan Adası ile öbür ıssız ada serüvenlerinden ayrıldığı en önemli nokta, ıssız ada yaşamının çetin güçlüklerini ya da mutluluğunu anlatmaktan daha çok, bir insanlık durumunu, kişiler arasındaki çatışma aracılığıyla ortaya koymaya çalışmasıdır.
-Akşit Göktürk-

Posted in Marmaris 2. Grup, İstanbul 2. Grup, İstanbul 3. Grup, İstanbul 5. Grup | Leave a Comment »

Ayna Çarpması (Murat Özyaşar)

Posted by sinaniy 09 Mayıs 2019

ayna çarpması - murat özyaşar

İstanbul 2. Grup Mayıs 2019

Murat Özyaşar’dan şaşırtıcı ve yetkin bir ilk kitap…

Pavase’den bir cümleyle başlıyor Ayna Çarpması; ‘Kendimi yalnız bırakmamak için bütün gece aynanın karşısında oturdum.’ Ve Beatles’tan bir dizeyle kapanıyor: ‘Bu sabah aynaya baktım kimseyi göremedim.’ Çarpışmalar, bölünmeler, kırılmalar ve dağılmalar…Yani bir hayatla hesaplaşmanın tüm sancıları… ‘Murat Özyaşar’ın, kendi kuşağının öykücüleri arasında çok geçmeden ayırt edileceğini öykülerini ilk okuduğumda da düşünmüştüm. Doğu’nun içinden çıkıp edebiyatın kılcaldamarlarına yürüme cesareti vardı onda. İçinden çıktığı kültürün kendini kıyaslıyabilecek bütün yaşamsal sıkıntılarından yazınsal yazının derinliğine dalarak kurtulabileceğini çok erken görmüştü.’

Posted in İstanbul 2. Grup | Leave a Comment »

İstanbul İstanbul (Burhan Sönmez)

Posted by sinaniy 06 Nisan 2019

istanbul istanbul - burhan sönmezİstanbul 2. Grup Nisan 2019
Ankara 2. Grup Mart 2019
Marmaris 1. Grup Eylül 2018

“Bir çocuk karanlığa kalmış ve dar sokaklarda yönünü şaşırmışsa orası İstanbul’dur. Eski sevgilisini bulmak için maceraya atılan gencin, siyah tilki kürkünün peşine düşen avcının, fırtınada sürüklenen geminin, dünyayı bir elmas gibi avucuna almak isteyen prensin, boyun eğmemeye yeminli son isyancının, şarkıcılık hayaliyle evden kaçan kızın, para babalarının, hırsızların ve şairlerin vardığı kent İstanbul’dur. Her hikâye burayı anlatır.”
Pus dağıldıkça çoğalan renkleriyle, surları, kuleleri, kubbeleriyle İstanbul… Kırmızı bir şal, siyah bir hırka, Berber Kamo’nun dükkânı, Şerafet Bey’in saati, Küheylan Dayı’nın tabancası… Yerin üç kat altında, küçücük bir hücrede dört adam, titreyip kıvranarak hikâyeler anlatıyorlar birbirlerine. Kaygıyla ve kahkahayla… İstanbul’daki zamanı, geçmiş ve bugün diye ayırmak yerine, yeraltındaki ve yer üstündeki zaman diye ayırarak, anlatıyorlar. Burhan Sönmez, acının ve her şeye rağmen umudun yörüngesinde dönen bir kenti, büyük bir romanla yeniden yaratıyor.

İstanbul İstanbul… demir kapının paslı sesi… “acıda herkes yalnızdır, sen de çözüleceksin…”

Posted in Ankara 2. Grup, İstanbul 2. Grup | Leave a Comment »