Ekin Yazın Dostları

Kitap Okurlarının Buluşma Noktası

Archive for the ‘Ankara 3. Grup’ Category

Ankara 3. Grup

Rüyalar Anlatılmaz (Nermin Yıldırım)

Posted by sinaniy 14 Kasım 2018

rüyalar anlatılmaz - nermin yıldırımAnkara 3. Grup Şubat 2019

Pilar, aniden ortadan kaybolan kocası Eyüp’ün başına kötü bir şey geldiğinden şüphelenmektedir. Çünkü kocasının habersiz ortadan kaybolması için bir sebep yoktur.

Polisi arayan Pilar kocasının İstanbul uçağına binerek memleketine gittiğini öğrenince çaresizce evde beklemeye dayanamayıp soluğu İstanbul’da alır ve orada kocasının yıllardır görüşmediği ve kendisinin de ilk kez tanıştığı ailesinin yardımıyla Eyüp’ü bulmaya çalışır. Uyku problemleri çeken, uykuları kâbuslarlabozulan, ancak uyandığında hiçbirini hatırlamayan Eyüp’ün bir psikoloğun tavsiyesiyle tuttuğu rüya günlüğü de Pilar’ın yanındadır. Ancak günlüğün sayfaları ilerledikçe rüyalar kâbuslara devşirilecek, korkunç bir aile sırrı ortaya çıkacaktır.

Reklamlar

Posted in Ankara 3. Grup | Leave a Comment »

Kuyucaklı Yusuf (Sabahattin Ali)

Posted by sinaniy 14 Kasım 2018

kuyucaklı yusuf - sabahattin Ali
Ankara 3. Grup Aralık 2018
Marmaris 2. Grup Ocak 2017

“Bu manasız ve yabancı hayatta bir tek şeye hakikaten sarılmış, hakikaten inanır gibi olmuştu. Bu da karısı idi. Muazzez’in varlığı Yusuf için büyük, boşlukları dolduracak mahiyette bir şey değildi, fakat onun yokluğu müthişti. Onun bu kadar sebepsiz yere, bu kadar insafsızca Yusuf’un hayatından koparılması çıldırtacak kadar acı idi. Hayatında asıl aradığı şeyin Muazzez olmadığını biliyordu, fakat Muazzez olmadan bunu aramaya muktedir olamayacağını sanıyordu.”

Kuyucaklı Yusuf Türk edebiyatının belki de en romantik kahramanıdır. Hayatın ve insanların zalimliği karşısındaki naif duruşu ile bir yandan trajik bir sona ilerlerken, bir yandan da yaşadığı lirik aşk hiyakesinin kahramanı olarak edebiyat tarihinde yerini almıştır.

Posted in Ankara 3. Grup, Marmaris 2. Grup | Leave a Comment »

Körlük (Jose Saramago)

Posted by Nurdan Ergil 23 Ekim 2018

Körlük
İstanbul 4. Grup Ekim 2018
Ankara 3. Grup Temmuz 2018
Marmaris 1. Grup Aralık 2017
İstanbul 5. Grup Kasım 2017
İstanbul 3. Grup Şubat 2015
Antalya 1. Grup Haziran 2013
İstanbul 1. Grup Temmuz 2013
İstanbul 4. Grup Temmuz 2013

Körlük, 1998 yılı ‘Nobel Edebiyat Ödülü’ sahibi Portekizli yazar Jose Saramago’nun son yıllarda yazdığı en etkileyici kitap. Araba kullanmakta olan bir adam, yeşil ışığın yanmasını beklerken ansızın körleşir. Körlüğü, başvurduğu doktora da bulaşır. Bu körlük, bir salgın hastalık gibi bütün kente yayılır; öldürücü olmasa da tüm ahlaki değerleri yok etmeyi başarır. Toplum, görmeyen gözlerle cinayetlere, tecavüzlere tanık olur. Ayakta kalabilenler ancak güçlü olanlardır. Koca kentte körlükten kurtulan tek kişi, göz doktorunun karısıdır. Portekiz’in yaşayan en önemli yazarı olan Jose Saramago, bu çarpıcı romanında körlük olgusunu bir metafor olarak kullanmış, basit imgelere, sıradan sözcük oyunlarına başvurmadan, yoğun bir anlatımla, anlatıcının ve kahramanların konuşmalarını ortaklaşa bir monologa dönüştürerek, kurgunun evrenselleşebilmesi açısından kişilere ad vermeksizin liberal demokrasinin insanları sürüklediği sağlıksız ortamı olağanüstü bir ustalıkla yaratmıştır.

Posted in Ankara 3. Grup, Antalya 1. Grup, Marmaris 1. Grup, İstanbul 1. Grup, İstanbul 3. Grup, İstanbul 4. Grup, İstanbul 5. Grup | Leave a Comment »

Akşam Yemeği (Herman Koch)

Posted by sinaniy 27 Eylül 2018

Akşam Yemeği - Herman Koch
İstanbul 1. Grup Kasım 2018
Ankara 2. Grup Ekim 2018
Ankara 3. Grup Ağustos 2018

“Çocuğunuz bir suçluysa, onu korumak için ne kadar ileri gidebilirsiniz?”

Eserlerinde orta sınıflara getirdiği ironik-eleştirel yaklaşımıyla tanınan Hollandalı yazar Herman Koch, yeni romanında da “sıradan” görünen bir olaydan hareketle, bir yandan Hollanda toplumunun sosyal özelliklerini sıkı bir eleştiri süzgecinden geçirirken, diğer yandan da evrensel bir ahlaki sorgulama yapıyor.

Paul Lohman, karısı Claire, ünlü bir siyasetçi ve Başbakan adayı olan ağabeyi Serge Lohman ve onun karısı Babette, çocuklarının geleceğini konuşmak üzere şık bir restoranda akşam yemeği için bir araya gelirler. Gelecek seçimlerde Başbakan olmasına kesin gözüyle bakılan, kameralar karşısında belirli bir karizması olan, ancak aile içinde beceriksizliği ve görgüsüzlüğü gözlerden kaçmayan Serge Lohman yemek boyunca alçak gönüllü bir tavır içindedir. Ancak aile çok geçmeden kendilerini büyük bir ikilemin içinde bulacak ve akşam yemeğinin yönü değişecektir.

Paul televizyondaki bir programda, oğlu Michel ve Serge ile Babette’in oğulları Rick’in, güvenlik kameralarına takılmış görüntülerini izler. Bu görüntüler gençlerin bir telefon kulübesinin içinde yatan evsiz bir kadını ateşe verdiklerini göstermektedir. Üstelik bu görüntüler Rick’in üvey kardeşi Beau tarafından cep telefonuna da çekilmiş, Youtube’a düşmüştür . Beau iki genci, görüntülerin tamamını internete koymakla tehdit etmektedir. Şimdilik olayın gerçek faillerini sadece aileleri bilmektedir. Peki onlar ne yapacaklardır? Kendi çocuklarını ele mi vereceklerdir, yoksa olayın üstünü kapatmaya mı çalışacaklardır?

Herman Koch Akşam Yemeği’nde çok önemli ahlaki sorular yöneltiyor okuruna. Çarpıcı, nefes kesici ve çok etkileyici bir romanla karşı karşıyayız.

Posted in Ankara 2. Grup, Ankara 3. Grup, İstanbul 1. Grup | Leave a Comment »

Yaban (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

Posted by sinaniy 18 Eylül 2018

yaban - yakup kadri karaosmanoğluAnkara 3. Grup Kasım 2018

Millî Mücadele sırasında Orta Anadolu’da bir köy. Tanzimat aydınının sosyo-psikolojik özelliklerinin uzantılarını taşıyan Ahmet Celal. Kendini kurtarıcı olarak gören, halkı eğitmeyi (ya da adam etmeyi) görev edinmiş, kafasında yarattığı gerçekle yaşanan gerçeğin çatışması sonucu “yaban”laşan tipik aydın.

Yirminci yüzyılın ilk yarısında büyük bir üretkenlikle dergilere yazdığı şiir, öykü, makale ve eleştri türü yazılarla Türk edebiyatı sahnesine adımını atan Yakup Kadri Karaosmanoğlu, romanları, hikayeleri, denemeleri, oyunları ve anılarıyla, en önemli edebiyatçılarımız arasında yer alır. Üslup özellikleri bakımından Yakup Kadri’nin 1910’dan 1974’e dek verdiği eserler Türkçe’nin geçirdiği bütün evreleri yansıtır. Eserlerinin konu ve fikir zenginliği de dil özelliklerinin çeşitliliğinden aşağı kalmaz. Yakup Kadri’nin Fransız edebiyatı etkisinde başlayan yazarlığı, 1920’lerden sonra özgün bir sese kavuşarak siyasi ve sosyolojik konulara, tarihe, dönem çatışmalarına ve birey psikolojisi irdelemelerine yönelir. Fecr-i Ati’den yetişmiş ama bunu izleyen elli yıl boyunca toplumsal koşullar, tarihi süreçler ve bireysel portreleri romanın dokusuna işlemek için roman tekniğiyle de boğuşmuş bir yazar olan Karaosmanoğlu’nun eserleri, hala tüketilmemiş ayrıntılarının tartışılıp incelenmesi gereken zengin bir “panoroma”dır.

Posted in Ankara 3. Grup | Leave a Comment »