Ekin Yazın Dostları

Kitap Okurlarının Buluşma Noktası

Archive for 22 Oca 2023

Seneler (Annie Ernaux)

Posted by sinaniy 22 Ocak 2023

İstanbul 1. Grup Şubat 2023
İstanbul 2. Grup Aralık 2022

Seneler çeşitli imgeler, fotoğraflar, dönemin gazete haberleri, popüler şarkıları, filmleri, reklamları, sloganları, siyasi gelişmelerinden hareketle 1940’lardan 2000’li yıllara uzanan deneysel bir metin, bir tür toplumsal kronik. En mahrem anılarına, hayatındaki önemli dönemeçlere kendi kuşağının hikâyesini de dahil edip tarihin kaydını tutan ve bunu yaparken klasikleşmiş otobiyografi yazınının dışına çıkan Ernaux, anlatının merkezine kendini koymaktan bilhassa kaçınıp bireysel tarihiyle kolektif tarihi bir araya getiriyor. Sınıf çatışması, kadın çalışmaları gibi konulara da yer vererek toplumsal bir bellek yazını oluşturuyor.

“Okumanız gereken en iyi kitaplardan biri.”
Deborah Levy

“Seneler yalnızca otobiyografi yazını için değil, sanat için de devrim niteliğinde.”
John Banville

Posted in İstanbul 1. Grup, İstanbul 2. Grup | Leave a Comment »

Devrim Yılları (Hıfzı Topuz)

Posted by sinaniy 22 Ocak 2023

devrim-yillari-hifzi-topuzİstanbul 1. grup Ocak 2023
İstanbul 6. grup Aralık 2017

Cumhuriyet’in kurucularıyla röportaj yapmak için devrimlerin en coşkulu günlerinde Türkiye’ye gelen Fransız kadın gazeteci Colette, hem gençlik aşkı Türk gazeteci Samim’le yeniden büyük bir aşk yaşayacak hem de Milli Mücadele kahramanlarının Gazi’nin önderliğinde gerçekleştirdikleri büyük atılımlara tanık olacaktır.

Hıfzı Topuz’un bu son romanında ele aldığı Menemen Olayı, laikliği ve devletçiliği yaratan koşullar, eğitim ve kültürde kimlik arayışları ile çok partili rejime geçişin ilk deneyimleri, Türkiye’nin yakın geçmişine ışık tutuyor.

Posted in İstanbul 1. Grup, İstanbul 6. Grup | Leave a Comment »

Moby Dick / Beyaz Balina (Herman Melville)

Posted by sinaniy 22 Ocak 2023

moby dick - herman melvilleİstanbul 1. Grup Mart 2023
Ankara 3. Grup Ağustos 2016

İnsanın içindeki kötülük duygusuyla savaşmasının görkemli bir anıtı olan Moby Dick ya da diğer adıyla Beyaz Balina 19. yüzyıl romanlarının kilometre taşlarından biridir. Beyaz Balina’yı diğer deniz romanlarından ayıransa, eşsiz kurgusu, tarihten mitolojiye, mitolojiden psikolojiye ve doğa bilimlerine varıncaya kadar, barındırdığı çok katmanlı bir roman olmasıdır.

Herman Menville tarafından 1851 yılında kaleme alınan Moby Dick,dünya edebiyatının en çok okunan eserleri arasında yer alıyor. Gerek işlediği konu gerekse de denizcilik üzerine detaylı anlatımlara yer vermesiyle dikkat çeken bu başyapıt, günümüz edebiyat dünyasının en nadide eserlerinden biri olarak gösteriliyor.

Yazarın balina avcılığı üzerine kurduğu hikaye ile başlayan roman, sıradan bir denizcilik hikayesinden ziyade içerisinde derin anlamlar barındıran bir esere dönüşüyor. Kitaptaki ana karakterin denize duyduğu tutkunun yanı sıra arkadaşlık, özlem ve intikam gibi duyguları da işleyen roman, hayata dair büyük dersler veriyor. Geçmişe takılıp kalmanın bugünü ziyan edeceği vurgusu ile kurgulanan bu hikaye, okuyucuları adeta hayatlarını yeniden şekillendirmeye davet ediyor.

Okyanusun En Tehlikeli Varlığı Moby Dick’in Peşinde Bir Yolculuk

Kitabın başkahramanlarından olan İsmail, tüm ömrünü denize adamış ve yalnız yaşayan bir karakter olarak anlatılıyor. Öyle ki karada yaşamak ona iyi gelmiyor ve en kısa sürede ait olduğu yere, denizlere dönmek istiyor. Ancak bu defa bir balina avcısı olarak çalışmayı istiyor. Bir gün, kaldığı şehirde geceyi geçirmek için bir oda kiralıyor. Ve oda arkadaşı olan Queequeg ile tanışıp yakın dostluk kuruyor. Sonrasında ise ikili, uzun sohbetlerinin sonunda balina avcılığı işine girmeye karar veriyor.

İsmail, Pequod isimli bir gemide buldukları iş için yola çıkıyor. Yalnız geminin ana kaptanının kim olduğu bilinmiyor. Bu durumdan şüphelenen İsmail, sonunda bir bacağı olmayan Kaptan Ahab ile tanışıyor. İsmail, sonradan Ahab’ın okyanustaki en tehlikeli canlı olan beyaz balina Moby Dick tarafından saldırıya uğradığını ve bacağını bu olay sonucu kaybettiğini öğreniyor. İntikam ile yanıp tutuşan Ahab’ın bu yolculuktaki en büyük arzusunu, Moby Dick’i yakalayıp öldürmek oluşturuyor. Peki, kahramanlarımız bunu başarabilecek mi dersiniz?

Bunları Biliyor muydunuz?

Yazar Herman Melville, kendisi gibi henüz tanınmamış bir yazar olan Nathaniel Hawthone ile tanıştı ve kendisinden çok etkilendi. Bunun üzerine Hawthone’un komşusu oldu ve Moby Dick romanını da bu sayede daha kısa sürede tamamladı. Yazarın Moby Dick’i bu nedenle Nathaniel Hawthorne’a adadığı biliniyor.

Öte yandan Moby Dick, yazarının ölümüne dek yeterli ilgiyi görmedi. Roman, 20’nci yüzyılın başlarında dikkat çekti ve tüm dünyada en çok okunan eserler arasında gösterilmeye başladı. Bugün ise eser, Amerikan edebiyatının en önemli 25 romanı arasında yer alıyor.

Tehlikeli bir deniz yolculuğunun bileti olarak da değerlendirebileceğiniz Moby Dick, sizi soluk soluğa olacağınız, ama şiirsiz ve tiyatrosuz da kalmayacağınız bir yolculuğa çıkaracak.

Posted in Ankara 3. Grup, İstanbul 1. Grup | Leave a Comment »

Oblomov (İvan Aleksandroviç Gonçarov)

Posted by Aydın Ergil 22 Ocak 2023

oblomov-1-1İstanbul 1. Grup Haziran 2023
İstanbul 6. Grup Temmuz 2022
İstanbul 3. Grup Şubat 2022
Marmaris 1. Grup Aralık 2014

İvan Aleksandroviç Gonçarov, Oblomov’u otuz iki-otuz üç yaşlarında, orta boylu, hoş görünümlü, koyu gri gözlü ama yüz hatlarında herhangi bir fikir, herhangi bir yoğunluk görünmeyen, odacığında oturan silik bir kahraman olarak yarattığında, aslında roman tarihinin en ünlü kişilerinden birine can veriyordu. 19. yüzyıl başlarında, çalışkan modern insan idealinden önce, Rusya’nın köle sahibi kırsal soylu sınıfı tarafından aylaklık hâlâ makul ve değerli bir amaç olarak görülürken Oblomov vardı. Miskin, dikkatsiz, meraksız, düş kurma ve oyalanmaya düşkün Oblomov… Yine de ona hayran olmamak imkânsız. Hayatın hep dışında ve uzağında kalan Oblomov, okurların gözünden asla kaçmayacak, gitgide insana dair belli bir durumu tanımlamanın adı haline gelecek, hatta Lenin, Bolşevik devriminden sonra ‘hâlâ içimizde yaşayan Oblomovlar’dan yakınacaktı…

Oblomov sadece sosyal satir değil, aynı zamanda 19. yüzyıl Rus toplumunun keskin bir eleştirisidir. Klasik olmayı fazlasıyla hak etmiş, dünyanın pek çok diline yeni bir kavram kazandırmış İvan Gonçarov’un başyapıtı.

“Gonçarov’un Oblomov’u ‘lüzumsuz adam’ın en dehşetli örneklerinden biridir. ”
Murat Belge

Posted in İstanbul 1. Grup, İstanbul 3. Grup, İstanbul 6. Grup | 2 Comments »