Ekin Yazın Dostları

Kitap Okurlarının Buluşma Noktası

Archive for 02 Haz 2022

Frankenstein (Mary Shelley)

Posted by sinaniy 02 Haziran 2022

Sanal Öbek Eylül 2022

Kaç tane kurgu karakter en sonunda yazından mitolojiye giden o büyük sıçramayı gerçekleştirmiştir; salt dile ait olan kaç tane yaratım, yazarlarının kendilerine özgü seslerinin ritminden çıkıp kolektif kültürel bilinç olarak adlandırılabilecek kavramın içine girmiştir? Don Quijote, Dracula, Sherlock Holmes, Alice (Harikalar Diyarında), Hans Christian Andersen’ın peri masallarındaki kimi karakterler… ve tabii Frankenstein’ın “canavarı”.
-Joyce Carol Oates-

Frankenstein iki yüz yıl önce yazılmış bir bilimkurgu efsanesi. Yaratılış ve kıyamet mitini birlikte işleyen bir anlatı. Yaratıcılık ve yıkıcılığın nasıl birbirini doğurduğu, Victor Frankenstein’ın yarattığı canavarda ete kemiğe bürünüyor.

Canavara hayat vermeyi başaran genç öğrenci, yarattığı şeyden dehşete düşerek onu terk eder. Yaratık ilk başta cennetteki Âdem gibi masumdur. İnsanları gözlemler, kitaplar okur, hayatı öğrenir. Ama insanlığa hep yabancı kalır. Dışlanmış bir ucube hayatı sürer. Sonunda yalnızlığı için yaratıcısına lanet eder ve ondan öç almayı aklına koyar.

Hikâye ilerledikçe takip eden ile takip edilen, yaratıcı ile yaratılan, insan ile canavar rolleri iç içe geçer. Bilimin ve insanın sınırlarına dair sorgulamamız hikâye bittikten sonra da devam eder.

Posted in Sanal Öbek | Leave a Comment »

Loş Ayna (Erhan Bener)

Posted by sinaniy 02 Haziran 2022

Sanal Öbek Ağustos 2022

“Ellerini masaya dayadı. Ne yapacağını düşünmeye çalıştı. O başını kaldırıp konuşmaya başlamadıkça, burada durup ne yapacaktı? İyi ama, nereye gidebilirdi ki? Kiminle konuşabilirdi? Sonra tekrar onun, “Bugünü beklemiyor muydun?” deyişini hatırladı.”Türkçe edebiyatın ustalarından Erhan Bener’in 1960 tarihli Loş Ayna’sı, sıradışı kurgusu ve farklı edebi türleri bir araya getiren üslubuyla önemli bir roman.Teknik açıdan polisiye romanın tüm özelliklerine sahip olan roman, kurgusunun sürükleyiciliğini yapısal bir öğe olarak kullanıyor. Bener, yalnızca gerilim yaratma, suç ve suçun farklı boyutlarını sergileme gibi temel bir yaklaşımı değil, bunlarla birlikte toplumun değer yargıları, ölüm, tutku, cinsellik gibi konuları çok boyutlu olarak yansıtmayı, kişilerini trajik sona sürükleyen psikolojik süreçleri göstermeyi amaçlıyor.”Loş Ayna başarılı ruh çözümlemeleriyle başlar; örnekse Mâhide’nin kaba saba bir adamla cinsel ilişkiden sonraki pişmanlığı, korkusu ya da İlhan’ın Selçuk’a toplumun ahlâk adına baskılarıyla donanmış tutkusu, Erhan Bener’in ustaca yazdığı çözümlemelerdir. Roman sonra polisiye havasına bürünür. İntiharın cinayete dönüşmesi, katilin kim olduğu hep sürükleyici anlatımla işlenir. Sonra yeniden psikolojik romandan esinli anlatıma geçilir. Yazarın iç dünyalara göndermeleri Loş Ayna’nın bütünlüğünü sağlar.”-Selim İleri, Edebiyatımızda Sevdiğim Romanlar Kılavuzu-

Posted in Haberler | Leave a Comment »

Miras (Vigdis Hjorth)

Posted by sinaniy 02 Haziran 2022

İstanbul 2. Grup Kasım 2022

Bir aile portresinin arka planını resmediyor ve gerçeklere dayalı bir travma hikâyesi anlatıyor. Yakınlığın ve yakınların açtığı yaraların, bağların ve bağları koparmanın hikâyesi bu, tiyatro eleştirmeni Bergljot’un ailesine rağmen sağ kalma, yaşamına sahip çıkma mücadelesinin hikâyesi. Soğuk ve karanlık bir hikâye, portredeki gülümsemelerin gerisinde gizleniyor ama tüm saklı şeyler gibi eninde sonunda açığa çıkıyor. Norveç’te büyük ses getiren ve çok satan, çok tartışılan bu roman, babanın ölümüyle başlıyor ve yaranın kökenine iniyor. İnsan ailesini seçemez ama hikâyesini anlatmayı seçebilir.

Olağanüstü bir anlatıcı. -Los Angeles Review of Books

Miras, hem yüksek edebiyatından keyif alınacak hem de bir intikam metni olarak okunabilecek bir kitap. Ciddi yayınlar kadar bulvar gazetelerinin de ilgisiyle yılın en çok satanı haline geldi. -Guardian

Hipnotize edici. -New York Times

Miras utanç bahislerini sessizliğe karşı silahlara dönüştüren, kendinizi kaptırarak okuyacağınız bir roman. -Paris Review

Hjorth, canlı modellerle kendine bir yaşama modeli geliştirmiş olmalı, öyle ki burada ifşa -kişinin kendini ve diğerlerini ifşası- daha yüce bir amaca hizmet ediyor. -New Yorker

Yıkıcı. -Frieze

Yılın En İyi Kitapları The Financial Times, The Guardian, New Statesman

Norveç Kitap Eleştimenleri Ödülü, National Book Award En İyi Çeviri Kitap Ödülü Adayı

Posted in İstanbul 2. Grup | Leave a Comment »

Yalancı İpek Kız (Irmgard Keun)

Posted by sinaniy 02 Haziran 2022

İstanbul 2. Grup Eylül 2022

Beyazperdede anlatılan şaşaalı hayatlara bir cevap olarak yazılan Yalancı İpek Kız, Weimar döneminin altın yıllarında Berlin’de bir genç kadın olmayı hem eğlenceli hem de hüzünlü yönleriyle anlatıyor.On sekiz yaşındaki Doris, taşradan kaçıp zengin ve başarılı olma hayaliyle Berlin’e gider. Şehrin umduğu gibi görkemli ve pırıltılı değil, karanlık ve kasvetli yüzüyle karşılaşan Doris’in başarıya ulaşmak için güvendiği tek şey yalancı ipekten elbisesidir. Irmgard Keun, bu karanlık dünyayı Isherwood’un Hoşça Kal Berlin’ini ya da Brecth’in Üç Kuruşluk Opera’sını aratmayan bir gerçeklik ve empatiyle resmeder. Yayımlandığında büyük beğeni toplayan eser, Nazi rejimi tarafından yasaklanarak ortadan kaybolur ve ancak yıllar sonra tekrar keşfedilir. Keun’un, modern kadının hayatını dürüstlükle anlatan şehir edebiyatının ilk ve en iyi örneklerinden bir tanesi olan romanı Yalancı İpek Kız’la ilk defa Türkçede. “Nazi sansür heyetlerini kızdıran şey romanın çarpıcı gerçekliği değil, insanlığın ortak olduğuna dair verdiği mesaj olmuştur.”

Posted in İstanbul 2. Grup | Leave a Comment »

Utanç (John Maxwell Coetzee)

Posted by sinaniy 02 Haziran 2022

İstanbul 2. Grup Temmuz 2022

J. M. Coetzee, 1999 Booker Roman Ödülü’nü alan etkileyici romanı Utanç’ta, şiddetli, yoğun bir dönüşüm geçirmekte olan bir toplumun, yeni Güney Afrika’nın öyküsünü anlatıyor. İki kez evlenip boşanmış, bir kız babası olan, elli iki yaşındaki Profesör Lurie’nin öyküsünde, hem siyasal hem de kişisel dönüşümler, değişimler yaşayan sancılı bir toplumun insanını tanıtıyor. Bir kız öğrencisiyle girdiği ilişki sonucu okulundan ayrılmak zorunda kalan Profesör Lurie’yi arkadaşları dışlıyor, eski karısı da alaya alıyor. Lurie, kızı Lucy’nin çiftliğine sığınıyor, elinde kalan tek insancıl ilişki kızı ile olanıdır. Lucy’nin koşullarına ve ırk ayrımının yeni boyutlar aldığı bir topluma uyum sağlamak yolunda inançsızca sürdürdüğü çabaları, bir öğle sonrası kızıyla birlikte yaşadığı vahşi bir saldırıyla kesintiye uğruyor. Acımasız bir dürüstlükle yazan J. M. Coetzee, okura yumuşak bir roman sunmuyor, sert bir öykü anlatıyor, ama güçlü ve inanılmaz güzellikte, hem keyifli, hem kasvetli bir öykü. Baştan sona gereksiz tek bir sözcük ya da cümle içermeyen Utanç, Profesör David Lurie’nin düşüşünü anlatırken, daha ilk satırından kıskıvrak yakalıyor okuru, Lurie’nin kişisel öyküsüyle Güney Afrika’nın öyküsü iç içe geçiyor; beyazıyla siyahıyla bütün Afrikalıların uydukları kuralların tümü tersine dönüyor, çarpıtılıyor. Utanç, aslında insan olmanın ne anlama geldiğini araştırıyor. J. M. Coetzee, İnsanın içine işleyen gerçekleri yalın ama vurucu bir üslupla dile getirirken yaşayan en iyi romancılardan biri olmayı da hak ediyor.

Posted in İstanbul 2. Grup | Leave a Comment »