Ekin Yazın Dostları

Kitap Okurlarının Buluşma Noktası

Archive for 27 Kas 2020

Kitap Hırsızı (Markus Zusak)

Posted by sinaniy 27 Kasım 2020

Sanal Öbek Mayıs 2021

“Yılın en çok beklenen kitabı. Olağanüstü… gerçekten muhteşem!” -Publishers Weekly-

“Merak uyandıran, hayat dolu ve son derece ustalıkla yazılmış, nefes kesen bir roman; aynı zamanda harikulade ve sürükleyici.” -The Guardian-

Ödüllü yazar Markus Zusak’ın akıllara kazınacak kadar etkileyici ve şiirsel bir dille yazdığı bu roman, okuyucuya sunulan benzersiz bir hediye gibi…
“Hayatınızı böylesine derinden etkileyen başka bir kitaba daha rastlamamışsınızdır. Muhteşem!” -GoodReads-

“Bu unutulmaz hikâye kalbinizi çalacak!” -The New York Times-

“Güzel, felsefi bir yanı da bulunan sürükleyici bir roman…
Herkes okumalı!” -Kirkus Reviews-

“Markus Zusak, zorlu bir konuyu ustalıkla anlatarak gerçek bir başarı yakalamış. Olağanüstü… tek kelimeyle harika bir kitap.” -The Wall Street Journal-

Posted in Sanal Öbek | Leave a Comment »

Antilop ve Flurya (Margaret Atwood)

Posted by sinaniy 27 Kasım 2020

Sanal Öbek Nisan 2021

“Bunları kim yaptı? İçlerinde kimler yaşadı? Kim yıktı? Tac Mahal, Louvre, piramitler, Empire State Binası…”

Sağ kalan son insan Kar Adamı’nın ayakta kalabilmek için mücadele ederken bir yandan da yok olan insanlığa yaktığı ağıttır Antilop ve Flurya.

Dünyada doğal kaynaklar tükenirken büyük şirketlerin tek derdi insanları aptallaştırarak sentetik yaşamın “daha iyi” olduğuna inandırmak ve kasalarını doldurmaktır. Şirketlere ait Sitelerde yaşayanlar olan biteni izler ve Site Yöneticilerine korkuyla itaat ederler. Zaten düşünmelerine gerek yoktur, eğlenmeleri için malzeme hazırdır: internetten canlı canlı izlenen cinayetler, intiharı bir şova dönüştürmeyi vaat eden web siteleri, çocuk ve hayvan pornoları… “Reyting”, şiddet ve cinselliğin dozuna bağlıdır, doz arttıkça reyting artar. 

Hâlâ düşünebilen ve isyan edebilenler ise Avam Diyarı’ndadır ve şiddetle cezalandırılırlar. İnfazları da Sitelerde yaşayanlara internetten izletilir.

Flurya ve Jimmy’nin, ilkgençliklerinde izlediği çocuk pornosunda gördükleri Antilop, hayatlarına girdiğinde üçü de geri dönülmez bir yola çıkarlar… 

Posted in Sanal Öbek | Leave a Comment »

Yeni Dünya (Sabahattin Ali)

Posted by sinaniy 27 Kasım 2020

Sanal Öbek Mart 2021

Sabahattin Ali, Yeni Dünya’da, diğer eserlerinde olduğu gibi gözleme dayalı bir anlatımla yaşanan olayların çelişki ve tedirginliklerini yansıtmaktadır. Bu öykülerde ayrıca “hüzün” ve trajik durumlar yazarın dünya görüşüyle de örtüşmektedir.

Bir olgunluk dönemi eseri olan Yeni Dünya’da köy ve kasaba insanlarının gündelik yaşamları alabildiğine yalın bir dille öyküleşmektedir. “Hasanboğuldu” adlı öykü filme de çekilmiştir.

Kürk Mantolu Madonna ile aynı yıl yayımlanan bu öyküler, sıradan gibi görünen kahramanların tutkularına ve sarsıcı serüvenlerine yer vermektedir.

“Körleşen ruhum, rahatının ve muvazanesinin bozulmasından korkuyordu.”
Yeni Dünya’da Sabahattin Ali’nin diğer hikâyelerindeki gibi aşkı, imkânsızlığı, çaresizliği daha fazla işlediğini görürüz. Hastalıkla,
kavuşamamakla ve güçsüzlükle çevrelenmiş sıradan insanların dramını en yalın kelimelerle işleyen usta hikâyeci, bazen her şeyi değiştirebilecek
kudretteyken hiçbir şey yapamayan insanları karşımıza çıkarır. Bazen kolay görünen ama fark edilmeyen bir el tarafından engellenen durumlarda hikâyelerin kahramanları kaderlerine razı gelmek zorunda kalır. Olaylardan ziyade işlenen durumların öne çıktığı Sabahattin Ali hikâyeleri en derinimizde sakladığımız duygulara dahi dokunabilecek ustalıkta kaleme alınmıştır.
Dört elle sarıldığımız birçok kıymetlerin; uğrunda, sahici bir insan gibi kalbimiz ve kafamızla yaşamayı feda ettiğimiz binlerce sözde mühim şeylerin ne kadar kolay fırlatılıp atılabileceğini bana öğreten Yusuf! Benden sana selam olsun…

Posted in Sanal Öbek | Leave a Comment »

Peygamber’in Son Beş Günü (Tahsin Yücel)

Posted by Nurdan Ergil 27 Kasım 2020

peygamberin-son-bes-gunu-tahsin-yucel

Sanal Öbek Haziran 2021
Marmaris 1. Grup Ocak 2017
Karadeniz Ereğli 1. Grup Eylül 2013
Ankara 2. grup

Peygamber’in Son Beş Günü, sürekli bir bölünmenin öyküsü. Devrimci ozan Rahmi Sönmez, takma adıyla Peygamber, bir kış akşamı, İstanbul’un Taksim alanında, arkasından kimsenin gelmediğini bile bile, en önden gidiyormuş gibi bir duygu içinde yürür. Bu yürüyüş bir bakıma onun bütün yaşamını özetler. Hep en önde olduğunu, hep ileriye doğru gittiğini sanırken, yaşamın dışına sürüklenir, gerisinde kalır. Hep çevresindekilerle kaynaşmak istemiş, ama onlar kendisini şu ya da bu biçimde yarı yolda bırakmışlardır. Gerçek devrimci ozanlar arasına katılmasını sağlayacak tabutluklar düşleyip durmuş, ama evinde bir tür tutuklu yaşamı sürdürmüştür. Bir yarı bilinç içinde geçen son beş gününde ise, düşlerini gerçekleştirdiğini sanır, ama yalnızca yıkılışlarını yaşar. Böylece, gülünç ile acıklının iç içe girdiği bir döngü içinde, sürekli bir bölünme olur yaşamı.

Posted in Ankara 2. Grup, Kdz. Ereğlisi 1. Grup, Sanal Öbek | Leave a Comment »

Tatlı Rüyalar (Alper Canıgüz)

Posted by sinaniy 27 Kasım 2020

Sanal Öbek Şubat 2021

“Senin iraden güçlü değil hayatım, sadece tutkuların zayıf.”

Gazetedeki “satılık hayat” ilanını gören Hector Berlioz, aradığı adamı bulmuştur.

Peki, her gece rüyasında başka bir adam olarak uyanıp ikinci bir hayat sürdüren Şevket Hakan Tunçel’in sorunu nasıl çözülecektir? Görünüşe bakılırsa, rüyalar âlemine girip, hayatını çalan bu yabancıyla yüzleşmekten başka çaresi yoktur. Bu konudaki tek umudu, bıkkın psikoloji profesörü Olcayto Fişek’tir.

Hector Berlioz neyin peşindedir? Olcayto Fişek, rüya-gerçek bulmacasını çözebilecek midir? Para dolu bir çantanın peşindeki gangsterlerin bütün bu olup bitenlerle alakası nedir? Ya da mahzun bestekâr Hüseyin Bey’in?

Tüm bu soruların yanıtı, yüzyılın son güneş tutulması esnasında açığa çıkacaktır. 2000 yılında yayımlanan Tatlı Rüyalar, 21. yüzyıl Türk romanındaki yeniliklerin öncüsü. Absürt olduğu kadar inandırıcı, çılgınca olduğu kadar zekice, fantastik olduğu kadar gerçekçi bir eser. Bilincin altını üstüne getiren müstesna bir komedi.

“Bütün gece arkadaşlarla king oynamıştık. Yattığımda gözümün önünde iskambil kâğıtları uçuşuyordu… Sonunda dalmışım. Rüyamda kendimi sinek altılı olarak gördüm. Sinir bozucu, sarı ışıklı, sigara dumanlarıyla kaplı bir odada uçuyordum. Yorulunca gidip avizenin kenarına tünedim. O sırada karo papazının bana doğru yaklaştığını fark ettim. Uçarak tabii ki… Gelip yanıma kondu. Ben gülümseyip kendisini ne de olsa büyüğümdür diye saygıyla selamladım. Ama o acımasızca beni dövmeye başladı. Kan ter içinde uyandığımda karo papazının sözleri kulaklarımda çınlıyordu: ‘Ne biçim adamsın lan sen? Ne koz oynarsın ne el almaz!’”

Posted in Sanal Öbek | Leave a Comment »