Ekin Yazın Dostları

Kitap Okurlarının Buluşma Noktası

Archive for Ekim 2019

Pedal Çeviren Kadınlar (Rea Stathopulu)

Posted by sinaniy 16 Ekim 2019

0000000211069-1

İzmir 1. Grup Kasım 2019

Sevgili günlüğüm,
Dün okula müfettiş geldi. Sınıfa girer girmez hepimiz ayağa kalktık. Öğretmenimiz ona bizim iyi çocuklar olduğumuzu söyledi. Ama müfettiş’in yüzü çok asıktı. Sınıfın ortasında durup ellerini arkasına kavuşturdu ve gürleyen bir sesle sordu: “Kimsiniz siz, nesiniz?” Hiçbirimiz yerimizden kımıldayamadık. Donduk kaldık öyle. Bir daha sordu aynı soruyu. Hiç kimseden bir cevap çıkmadı. Çetin Bey’in kitap tutan eli titremeye başlamıştı. O zaman gitti Vasilis’e sordu: “Nesin sen?” Vasilis kıpkırmızı oldu. “Çocuk,” dedi kekeleyerek. Sonra bana sordu. O zaman birden bir fikir geldi aklıma…

Türkiyeli Rum bir ailenin İstanbul’dan İmroz’a, 50’li yıllardan 70’li yıllara uzanan hikâyesi. Çoğu mensubu göç ederek aramızdan ayrılan bir cemaatin gündelik hallerini, muhabbetlerini, eğlencelerini, kaygılarını, oyunlarını, tabularını, özlemlerini anlatıyor Rea Stathopulu, yer yer on yaşlarında matrak bir kız çocuğunun günlüklerinden, yer yer yetişkinlerin dünyası içinden.

Uluslararası politikadaki en ufak bir çalkantının özel hayatlarda birebir karşılık bulduğu, siyasi süreçlerin insanın mahremiyetine karıştığı bir tarih ve coğrafya. Bir yandan da, o hayli tanıdık aile, komşu, mahalle dengelerinin kâh ıstıraplı kâh esprili incelikleri.
Kitabı Müfide Pekin Yunancadan çevirdi.

Posted in İzmir 1. Grup | Leave a Comment »

Mahur Beste (Ahmet Hamdi Tanpınar)

Posted by sinaniy 16 Ekim 2019

0000000027151-1.jpg

İstanbul 6. Grup Ekim 2019

Mahur Beste’deTanpınar’ın Huzur ve Sahnenin dışındakiler adlı romanlarında önemli bir motif olan “Mahur Beste” teması önemli yer tutar. Mahur beste, acı bir aşk hikayesinin klasik musiki kalıplarıyla soyutlanmasıdır. Tanpınar, klasik Türk musikisini medeniyetimizin özlü bir yansıması olarak kabul eder. Mahur Beste’de Tanpınar’ın diğer eserlerinde de görülen medeniyet meselesi büyük bir ağırlıkla ele alınır. Mahur Beste, tanzimat sonrasında toplum hayatımızın her yönüne yansıyan değişim ve başkalaşımın yansıtıldığı ve her fısatta tartışıldığı bir roman özelliğindedir.

Posted in İstanbul 6. Grup | Leave a Comment »

Yıkık Bir Çocuk Bahçesi Gibiydi Yüzü (Akgün Akova)

Posted by sinaniy 16 Ekim 2019

0001751157001-1

İstanbul 6. Grup Eylül 2019

Boşnak askeri Saffet, yirmi yaşında ölen kız kardeşinin mezarına bir demet Saraybosna kırmızısı gül bırakıyor. Belleği onu gerilere, çocukluğuna götürüyor. Evlerindeki çocuk odasında uyku zamanı geldiğinde, kardeşinin ona anlattığı masalları anımsıyor. Kırmızı güllerden çevreye müthiş bir masal kokusu yayılıyor. Dayanamayıp gülleri koklamak için eğiliyor Saffet. Birden, sabahki yağmur yüzünden kayganlaşan toprakta dengesini yitirip, yere yuvarlanıyor. Çamurun içinde sırtüstü yatarken, savaşın yırttığı gökyüzüne bakarak söyleniyor: “Bir asker gül koklamak için bile eğilmemeli.” Ötelerde, mezarlığı gören yüksek bir yapının tepesindeki Sırp tetikçi, hedefinin bir anda ortadan yok olmasına sinirlenip ağzındaki sigarayı yere tükürüyor. Ve tüfeğin dürbününe gözünü dayayarak yeni bir kurban aramaya başlıyor kendine.

Dil Derneği Ömer Asım Aksoy Ödülü

Posted in İstanbul 6. Grup | Leave a Comment »

Bülbülü Öldürmek (Harper Lee)

Posted by sinaniy 16 Ekim 2019

bülbülü öldürmek - harper lee

İzmir 1. Grup Kasım 2019
İstanbul 1. Grup, Mayıs 2017
İstanbul 5. Grup, Ocak 2017
İstanbul 3. Grup, Aralık 2016
İstanbul 2. Grup, Ocak 2016
Ankara 2. Grup, Aralık 2015

1960 yılında yayımlandığından bu yana bütün edebiyatseverlerin gönlünde özel bir yer edinen, Pulitzer ödüllü Bülbülü Öldürmek, Amerika’nın güneyinde yaşanan ırkçılığı ve eşitsizliği bir çocuk kahramanın, Scout Finch’in gözünden anlatıyor.

Harper Lee, kullandığı yalın ama çarpıcı dil aracılığıyla adalet, özgürlük, eşitlik ve ayrımcılık gibi hâlâ güncel temaları, Scout’ın büyüyüş öyküsüyle birlikte dokuyarak, iyilik ve kötülüğü hem bireysel hem de toplumsal düzeyde mercek altına alıyor. Bir “zenci”nin haksız yere suçlanması üzerinden gelişen olaylar; önyargılar, riyakârlık, sınıf ve ırk çatışmalarıyla beslenen küçük Amerikan kasabasının sınırlarını aşıp, insanlar arası ilişkide adaletin ve dürüstlüğün önemini anlatan evrensel bir hikâyeye dönüşüyor. Etkileyici gerçekliği ile ürperten, “insani” vurgusuyla sarıp sarmalayan, çağdaş dünya edebiyatının en önemli örneklerinden biri olan bu klasik roman, Ülker İnce çevirisiyle tekrar Türkçede.

“İstediğin kadar saksağanı vur vurabilirsen ama unutma, bülbülü öldürmek günahtır.”

Posted in Ankara 2. Grup, İstanbul 1. Grup, İstanbul 2. Grup, İstanbul 3. Grup, İstanbul 5. Grup, İzmir 1. Grup | Leave a Comment »

Peynir ve Kurtlar (Carlo Ginzburg)

Posted by sinaniy 09 Ekim 2019

0000000057100-1

İstanbul 7. Grup Ekim 2019

On Altıncı Yüzyılın Sonları.İtalya’nın bir dağ köyünde herkesin Menocchio dediği bir değirmenci yaşar. Latincesi kıt olan bu yoksul köylü koskoca Engizisyon’a meydan okur. Eline geçen, halk diline çevrilmiş, içlerinde Kuran’ın da bulunduğu bütün kitapları okuyan Menocchio, o karanlık çağda kendi evren kuramını yaratır. Ona kalırsa dünya, kaostan, bozulan peynirde oluşan kurtlar gibi türemiştir. Tanrı, gücünü herkese; “Yahudiler’e, Türkler’e, Hıristiyanlar’a ve hatta sapkınlara” eşit olarak vermiş, kimseyi kayırmamıştır. İsa’ya gelince, o da sıradan, yoksul bir köylüdür. Cehennem de araf da papaz ve keşişlerin halkı soymak için uydurdukları şeylerdir. Engizisyon karşısında bir türlü geri çekilmeyi bilmeyen bu bilgiye susamış köylü, bütün din iktidarını karşısına alır. Yargıçlarına, “beni ölüme yollarken siz benden çok korkuyor olabilirisiniz,” diyen ve inançlarını inkâr etmediği için diri diri yakılan matemetikçi filozof Giordano Bruno ile aynı dönemde, Engizisyon tarafından ölüme mahkûm edilir. Ginzburg, halk kültürünün iktidar karşısındaki konumunu incelerken, günümüze kalan belgeler ve Engizisyon kayıtlarından yola çıkarak tarihi yeniden yazıyor. Peynir ve Kurtlar, bir detektif romanı gibi okunan, kışkırtıcı bir kitap…

Posted in İstanbul 7. Grup | Leave a Comment »