Ekin Yazın Dostları

Kitap Okurlarının Buluşma Noktası

Kumru İle Kumru (Tahsin Yücel)

Posted by Aydın Ergil 27 Ocak 2019

kumru-ile-kumru

Marmaris 2. Grup Mart 2019
İstanbul 3. Grup Mart 2017
İstanbul 7. Grup Eylül 2017

İstanbul 1. Grup Ocak 2013

2002 yılında yayınladığımız Yalan adlı romanıyla büyük ilgi toplayan Tahsin Yücel, yeni romanı Kumru ile Kumru’da yine toplumumuzun aslında gözler önünde olan ama kimsenin bir türlü dile getiremediği, yüksek sesle söylemekten herkesin ürktüğü bir sorununu anlatıyor. Yaşamımıza egemen olan eşyanın, yalnızca günlük çalışma biçimimizi değil, aynı zamanda duygularımızı, düşüncelerimizi, giderek kişiliğimizi nasıl etki altına aldığı, son derece etkileyici ve inandırıcı bir dille anlatılmış güç konuyu ustalıkla romanlaştırmış: Eşya, zamanla bize egemen olur. Başka pek çok konuda olduğu gibi eşya tutkusunda da televizyonun belirli bir etkisi vardır. Oysa bir yerde durup kendi kendimize sormamız gerekir: Kim kumanda etmekte? Biz mi televizyonu, yoksa televizyon mu bizi?

Reklamlar

Bir Yanıt to “Kumru İle Kumru (Tahsin Yücel)”

  1. Şerife Ertaş said

    Kumru ile Kumru’da büyük dil ustası Tahsin Yücel bu kez insan eşya ilişkisini giderek insanın eşyaya olan bağımlılığı bu bağımlılığın tüketim çılgınlığına dönüşmesini çok çarpıcı bir biçimde anlatıyor. Kumru kendisine özel bir isim bile verilmesine gerek görülmeyen ölen kardeşinin kimliği ve adını alan bizim toplumumuzun bazı kesimlerinde olsada olur ama olmasa daha iyi olurdu gözü ile bakılan ,Okula gönderilmesi düşünülmeyen genç bir kız olduğunda çok güzelleşen ve bu güzelliğinin ağabeyi lehine paraya çevrilip sadece ağabeyine başlık parası temin edilmek için evlendirilen güzel ve yaban bir ufacık kız işte. Ona reva görülenler ve belkide onun öyle çarpıcı güzelliği ve herşeyi sessizce kabullenişi içimi acıttı. Evlendirilip gönderildiği İstanbul’da kurulan yeni yaşamda onun önce okuma yazma öğrenmesini bu şehirde bir şekilde başarılı olup dimdik ayakta kalmasını istedim .Başlarda sevemediği eşini giderek severken onun için sevindim ,ikizleri doğduğunda çocukların isimlerinin seçiminin İsmail beye bırakılmasına kızdım ,gündeliğe gitmeye başladığında kaderinin köydekinden farklı olamayacağını düşünüp bu sefer onun için endişelendim ,zeka özürlü kızını sıcacık kucaklamasını onu dışlamamasını sevdim.Tuna hanımla tanıştığında ondan hayata dair bir şeyler en azından okuma yazmayı öğrenebileceğini düşündüm.Tuna hanımın evimde görüp önce korktuğu sonra çok sevdiği buzdolabına aşık olması giderek bu aşkın tutkuya dönüşmesine üzüldüm.Kendine özel bir ad bile verilmeyen bu küçük kızın var olma birey olma mücadelesi sonunda onu da kalabalıklar içinde yalnız olup var olma birey olma mücadelesi verirken eşyanın esiri olan diğer insanlara dönüştürdü.Umarım kimse kalabalıklar içinde yalnız kalıp var olma mücadelesi verirken eşyanın esiri olmaz.

Bir Yorum Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s