Ekin Yazın Dostları

Kitap Okurlarının Buluşma Noktası

Açlık (Knut Hamsun)

Posted by sinaniy 14 Kasım 2018

açlık
Ankara 3. Grup Nisan 2019
İstanbul 1. Grup Haziran 2016

Norveçli büyük romancı Knut Hamsun’un kişiliğini ve ününü oluşturan en büyük romanı Açlık’tır. Ünlü bir yazar olma sevdasıyla yanıp tutuşurken, bir yanda da açlıkla pençeleşen bir gencin, gerçekten duygulandırıcı öyküsü olan bu kitap, dünya edebiyatının başyapıtları arasında anılmaktadır. Behçet Necatigil’in usta kaleminden, örnek bir çeviri okuyacaksınız bu ciltte.

Reklamlar

Bir Yanıt to “Açlık (Knut Hamsun)”

  1. Gülben Taştan said

    Norveç’li yazar Knut Hamsun’ın (okunuşu: Nan Hamzın) norveççe yazdığı Açlık, felsefi ve psikolojik roman türünde olup 1890 yılında ana dilinde basılan 160 sayfalık kitaptır. Yazar Amerika’dan ikinci kere dönüşünde gemiden; açlık günlerini hatırlayıp Oslo’da inmeyip Kopenkhang’a gitmeğe karar veriyor ve bu romanı gemide yazmaya başlıyor. ”Yumruğunu yemedikçe kimsenin bırakıp gitmediği o garip şehir Kristiania’da (Oslo’nun eski adı) aç açına sürttüğüm günlerdi…”çarpıcı bir açılış cümlesiyle başlıyor roman ve devam ediyor.
    Behçet Necatigil bu roman için ”Dış görünüşüyle açlık kıvranışlarını tespiteden eserde tema, biryandan da yaratma sancıları çeken gencin ruh halidir .” diyor. Bense; bir bakıma ölmek pahasına olsa bile alınteri dökmediğin parayı kabul etmemeyi anlatmaktadır,insan hiç bir zaman yılmamalı hayallerinin peşinden gitmelidir,hayaller ve umutlar bizim yaşam kaynağımızdır diyorum.
    Bu romanı okuduktan sonra ne kadar çok açlık tarifi yapabiliriz diye düşündüm ve romandan aldığım açlık tariflerini sizler için derledim.
    1-İçimde bir değişme oluyordu; bir şey bir kenara kayıyor, beynimde bir perde, bir kumaş yırtılıyordu sanki.
    2-Açlıktan barsaklarım, içimde, kurtlar gibi dertop oluyordu.İçimi, çürük lekeleri kaplıyor, gittikçe genişleyen siyah mantarlarsarıyordu.
    3-Açlık başıma vurmuş beni sarhoşa döndürmüştü.
    4-Açlığın kemirişleri dayanılmaz bir hal alıyor, bende rahat huzur bırakmıyordu.
    5-Açlığın deli dolu taşkınlığına kaptırmıştım kendimi; acılardan kurtulmuş, boşalmıştım; düşüncelerim dizgin tanımıyordu. İçimden sessizce düşünceye koyuldum.
    6-Açlık yenıden baş gösterdi;bağrımı kemiriyor, sarsıyor, ince saplanışlardan canım yanıyordu.
    7-Suratım suratlıktan çıkana kadar açlık çekiyordum.
    8-Bir beygir gibi, ha babam, kendimi zorlamış, gece gündüz, gözlerim önüme akıncaya kadar okumuş, çalışmış, beynimdeki zekayı açlıklara akıtmıştım,
    9-Derken işaret patmağımı ağzıma sokup emmeğe koyuldum. Beynimde bir şey kıpıdamaya başladı; altan alta yol bulmaya başlayan bir düşünce, çılgınca bir esinti idi bu. Parmağımı ısırı versem? Hiç düşünmeden gözlerimi yumdum, dişlerimi bastırdım. Parmağımdan hafifçe kan sızıyor sızdıkça yalıyordum bu kanı.
    10-Bir şey içimi insafsızca kemiriyor, sessiz sedasız ve tuhaf, yapacağını yapıyordu. Bir düzine minnacık hayvan vardı sanki; başlarını yana yatırıyor, hafifçe ısırıyorlardı; bir an hiç kıpırdamadan duruyor, sonra yeniden başlıyorlardı;gürültüsüz, acelesiz kemirip ilerliyor, geçtikleri her yerde gedikler açıyorlardı.
    GÜLBEN TAŞTAN

Bir Yorum Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s