Ekin Yazın Dostları

Kitap Okurlarının Buluşma Noktası

Archive for Ekim 2018

Körlük (Jose Saramago)

Posted by Nurdan Ergil 23 Ekim 2018

Körlük
İstanbul 4. Grup Ekim 2018
Ankara 3. Grup Temmuz 2018
Marmaris 1. Grup Aralık 2017
İstanbul 5. Grup Kasım 2017
İstanbul 3. Grup Şubat 2015
Antalya 1. Grup Haziran 2013
İstanbul 1. Grup Temmuz 2013
İstanbul 4. Grup Temmuz 2013

Körlük, 1998 yılı ‘Nobel Edebiyat Ödülü’ sahibi Portekizli yazar Jose Saramago’nun son yıllarda yazdığı en etkileyici kitap. Araba kullanmakta olan bir adam, yeşil ışığın yanmasını beklerken ansızın körleşir. Körlüğü, başvurduğu doktora da bulaşır. Bu körlük, bir salgın hastalık gibi bütün kente yayılır; öldürücü olmasa da tüm ahlaki değerleri yok etmeyi başarır. Toplum, görmeyen gözlerle cinayetlere, tecavüzlere tanık olur. Ayakta kalabilenler ancak güçlü olanlardır. Koca kentte körlükten kurtulan tek kişi, göz doktorunun karısıdır. Portekiz’in yaşayan en önemli yazarı olan Jose Saramago, bu çarpıcı romanında körlük olgusunu bir metafor olarak kullanmış, basit imgelere, sıradan sözcük oyunlarına başvurmadan, yoğun bir anlatımla, anlatıcının ve kahramanların konuşmalarını ortaklaşa bir monologa dönüştürerek, kurgunun evrenselleşebilmesi açısından kişilere ad vermeksizin liberal demokrasinin insanları sürüklediği sağlıksız ortamı olağanüstü bir ustalıkla yaratmıştır.

Reklamlar

Posted in Ankara 3. Grup, Antalya 1. Grup, Marmaris 1. Grup, İstanbul 1. Grup, İstanbul 3. Grup, İstanbul 4. Grup, İstanbul 5. Grup | Leave a Comment »

Herşeyi Yazamadım (Ahmet Çınar)

Posted by sinaniy 21 Ekim 2018

herşeyi yazamadım - ahmet çınar

Kdz. Ereğlisi 1. Grup Kasım 2018

Bu kitapta neler anlatılıyor?
Yazarımızın müthiş bir anlatım tarzıyla, çocukluk yıllarından 1980 ihtilaline, üniversite hayatından gümrük memurluğuna, kaymakam adaylığından İngiltere maceralarına, ilk kaymakamlığından askerlik serüvenine, Dağıstan seyahatinden Şeyh Şamilin köyüne kadar ilginç bölümler mevcuttur.Bu bölüme kadar kâh gülecek, kâh eğlenecek, kâh sinirleneceksiniz. Ancak; bundan sonraki bölümlerde, Türkiye gerçeklerini bir kaymakamın kaleminden okurken gözyaşlarınıza hâkim olamayacaksınız.
Dargeçit-Mardin: Yıl 1996 kaymakam Mardin’in Dargeçit ilçesine atanır.
Yol yok, su yok, elektrik yok. Hemen hemen her gece şehire ve hükümet konağına planlı saldırılar olur, öldürülen vatandaşların yanı sıra şehit edilen güvenlik güçleri de vardır. Kısacası; TERÖR-SALDIRI-ÇATIŞMA’dan başka bir şey yok. İşte böyle bir durumda cesur bir kaymakam devreye girer, halk ile vatandaşı uzlaştırır ve o kâbus dolu günlerde gerek vatandaşın gerek basının övgüsünü alır. Ancak, bırak övgüyü nasıl becerdin demek nezaketinde bulunmayan kişilerde olacaktır.
Bundan sonra kısa bir dönem AFYON-Sultandağı’na tayin olur. Kaymakam burada da sıkıntılar yaşayacaktır. Çünkü görevde olduğu zaman Sultandağı’nda büyük bir deprem olacak ve ayrı bir serüven başlayacaktır…Hele SİİRT vali yardımcısı olduktan sonra başka âlemin içinde bulur kendini. Orası bambaşka bir âlem ve bu âlemde bambaşka kişiler hüküm sürmektedir. Kaymakam burada da maceralar yaşamaktadır…
Görev biter ve kaymakam DİYARBAKIR-SİLVAN’a atanır…”Dert bir değil elvan elvan” nağmeleri sanki Silvan için yazılmış da “Dert bir değil Silvan Silvan” olmuştur…Son bölümlerde ilginç tespitlerde bulunarak yorumlar yapar, böylece Türkiye gerçeklerine parmak basarak kimler kimlerin görevlerini üstlendiklerini, kimlerinde görevden kaçtıklarını, kimler de görevleri olmadığı halde kendine görev çıkardığını ibretle okuyacaksınız.
Kitabın en sonundaki yorumu okuyunca VAY BE bu kitap neymiş böyle, VAY BE bu kaymakam kimmiş diyecek, okuduğunuz kitabın etkisinden kurtulamayacak, herkese anlatmak zorunda hissedeceksiniz.

Posted in Kdz. Ereğlisi 1. Grup | Leave a Comment »

Paranın Cinleri (Murathan Mungan)

Posted by sinaniy 19 Ekim 2018

paranın cinleri - murathan mungan

İstanbul 1. Grup Ekim 2018

Çocukluk, yakın akrabalar, Mardin, kitaplar, sevgiler, eski fotoğraflar… Murathan Mungan’ın 1988-96 arasında yazdığı on metnin bir araya gelmesiyle oluşmuş otobiyografik bir anlatı Paranın Cinleri. Okurunu kendine çok yakın hisseden, paylaşan, içten dilinin yanı sıra, Mungan yapıtlarının biyografik kökenlerine işaret etmesiyle de özel bir kitap… Kitabın arka kapağında şunları söylüyor Mungan:

“O fotoğraflar, bizim olmadığımız zamanları aktarır bize. Tanımadığımız yakınlarımızı. Bizi beklemeden gidenleri. Bizim yaşadıklarımız gerçek, onların yaşadıkları masaldır sanki. Onların duruşları, pozları, bakışları, gülüşleri, giysileri, takıları, üstleri başları başka türlü büyüler bizi. Bu fotoğrafların çekildiği yerlerin ayrıntıları, hem bilmediğimiz bir geçmişin kapılarını açar bize, hem de ölümün gizine değgin özel işaretlermiş gibi görünür. Fotoğraflar yitirilmiş anları belgeler. Yitirilmiş anlar, zaman ile ölüm arasında en kısa yoldur. Elbette adını böyle koyamayız o yaşlarda ama, bunu bir duygu olarak, bir önsezi olarak derinlemesine yaşarız.

…Biz büyüdükçe, o fotoğraflar da yeni anlamlar, yeni tarihler edinir. Kimi eski öykü parçacıkları, yeni kavrayışların ışığında yepyeni anlamlar kazanır; ya da daha önceden bilmediğimiz, yeni duyduğumuz, ya da öğrenmemize ancak şimdi izin verilen kimi yeni bilgilerle birleşerek, toprak altından çıkarılan kırık parçaların birbirine eklenerek gövdeyi bütünlemesi gibi, yepyeni bir görünüş, yepyeni bir varlık kazanır. Aynı fotoğraflar gözlerimizin önünde sır değiştirir. Hikâyeler derinleşir. Pus ve ışık, aynı gölgeler üzerinde yer değiştirir.

Gözlerini koruyamayanların zamanla bakacak fotoğrafları da kalmaz. Albümler kadar gözlerimizi de korumamız gerekir, diye düşünüyorum.”

Posted in İstanbul 1. Grup | Leave a Comment »

Yağmurcuk Kuşu / Kimsecik 1 (Yaşar Kemal)

Posted by sinaniy 05 Ekim 2018

yağmurcuk kuşu - yaşar kemal

İstanbul 7. Grup Ekim 2018

Yağmurcuk Kuşu, Yaşar Kemal’in kendi geçmişinden yola çıkarak kaleme aldığı Kimsecik üçlemesinin ilk kitabıdır. Kitap ilk kez 1980 yılında yayımlanmıştır. Kitapta, I. Dünya Savaşı sırasında Van’dan Adana’ya göçmek zorunda kalan bir ailenin serüveni anlatılır.

Kimsecik, “dağları bekleyen” korkunun yıkıcı gücünün, üç kitaplık dev efsanesidir. Korku insanın benliğini parçalarken, bu insanlık durumundan büyük bir trajedi doğar. Ama çocuklar korkuya yenik düşmez, üstüne yürürler.

Üçlünün ilk kitabı Yağmurcuk Kuşu bir cinayetin yarattığı korkuyla şekillenir. Roman katliamların nedenleri ile sonuçları arasındaki ürpertici ilişkiyi açığa çıkarırken, bir yanıyla da bir köy çocuğunun masum ve cesur dünyasının nasıl belirdiğini ortaya koyar.

“Doğu dünyasının eşiğinden günümüzün dev yazarlarından biri bize ulaşıyor. Yaşar Kemal, hem Western hem Yunan tragedyası sınıflamasına giren destanlar yazıyor.” L’Événement du Jeudi, (Fransa)

“Yaşar Kemal modern Türkiye’nin dünyaya armağan ettiği en yetenekli yazar ve aynı zamanda savaş sonrasının en çekici yaratıcılarındandır. Bu güzel dramın getirdiği yenilik, çocukluk döneminin çeşitliliği ile zengin ve çekici sahneleridir.” Alain Bosquet, Magazine Littéraire, (Fransa)

“Yaşar Kemal, nefis bir biçimde betimlenmiş bir Anadolu ortamında geçen Yunan tragedyasını tüm inceliği ve kaderciliği içinden yeniden canlandırmaktadır.” Christian Guidicelli, Lire, (Fransa)

Posted in İstanbul 7. Grup | Leave a Comment »