Ekin Yazın Dostları

Kitap Okurlarının Buluşma Noktası

Archive for Eylül 2018

Garp Cephesinde Yeni Bir Şey Yok (Erich Maria Remarque)

Posted by sinaniy 27 Eylül 2018

garp cephesinde yeni bir şey yok 0 erich maria remarque

İstanbul 1. Grup Aralık 2018

“Bu kitap; ne bir şikâyettir, ne de bir itiraf. Harbin yumruğunu yemiş, mermilerinden kurtulmuş olsa bile, tahriplerinden kurtulamamış bir nesli anlatmak isteyen bir deneme, sadece.”
E. M. Remarque

“Garp Cephesinde Yeni Bir Şey Yok geçmiş yüzyılın önde gelen savaş karşıtı kitapları arasında görülüyor; romanın adı savaşın anlamsızlığıyla, başkalarının çıkarları uğruna yaşamını boş yere kaybeden “küçük” insanın değişmeyen yazgısıyla eşanlamlı bir deyiş olarak kullanılıyor.”
Ayşe Sarısayın

“Bu kitap 20. yüzyıl dünyasının el kitabı sayılabilir. Böylesi kitaplar büyük ustalıkla yazılır, dahası can pahasına yazılır. Savaşlar insanların ölüm fermanıdır, savaşlar üstünde yaşadığımız toprakların, doğamızın ölüm fermanıdır. Sanat, gerçek sanat savaşın, zulmün, şiddetin, tüketici oburluğunun, insanca olmayan her davranışın karşısındadır… Çünkü ne olursa olsun, her biçim sanatın birinci işi başkaldırıdır. Remarque’ın 1929’da yazdığı Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok bugün de taptaze, bugün de her okuyucusu tarafından yeniden yeniden yaratılarak uyarıyor, direnme gücü veriyor.”
Yaşar Kemal

Reklamlar

Posted in İstanbul 1. Grup | Leave a Comment »

Yaşam Başka Yerde (Milan Kundera)

Posted by sinaniy 27 Eylül 2018

yaşam başka yerde - milan kundera - iletişim yİstanbul 1. Grup Ekim 2018

Günümüzün en önemli edebiyatçılarından birinin bir anlamda en kişisel romanı. Yaşam Başka Yerde’nin başkişisi olan “şair” aracılığıyla Kundera, dünyayla, ”yazı” ile ilişki kurmanın sorunları üzerine eğiliyor, çağdaşlarından, yakınlarından “yazı” dolayısıyla ayrılmanın çilelerini konu ediyor.

Posted in İstanbul 1. Grup | Leave a Comment »

Akşam Yemeği (Herman Koch)

Posted by sinaniy 27 Eylül 2018

Akşam Yemeği - Herman Koch
İstanbul 1. Grup Kasım 2018
Ankara 3. Grup Ağustos 2018

“Çocuğunuz bir suçluysa, onu korumak için ne kadar ileri gidebilirsiniz?”

Eserlerinde orta sınıflara getirdiği ironik-eleştirel yaklaşımıyla tanınan Hollandalı yazar Herman Koch, yeni romanında da “sıradan” görünen bir olaydan hareketle, bir yandan Hollanda toplumunun sosyal özelliklerini sıkı bir eleştiri süzgecinden geçirirken, diğer yandan da evrensel bir ahlaki sorgulama yapıyor.

Paul Lohman, karısı Claire, ünlü bir siyasetçi ve Başbakan adayı olan ağabeyi Serge Lohman ve onun karısı Babette, çocuklarının geleceğini konuşmak üzere şık bir restoranda akşam yemeği için bir araya gelirler. Gelecek seçimlerde Başbakan olmasına kesin gözüyle bakılan, kameralar karşısında belirli bir karizması olan, ancak aile içinde beceriksizliği ve görgüsüzlüğü gözlerden kaçmayan Serge Lohman yemek boyunca alçak gönüllü bir tavır içindedir. Ancak aile çok geçmeden kendilerini büyük bir ikilemin içinde bulacak ve akşam yemeğinin yönü değişecektir.

Paul televizyondaki bir programda, oğlu Michel ve Serge ile Babette’in oğulları Rick’in, güvenlik kameralarına takılmış görüntülerini izler. Bu görüntüler gençlerin bir telefon kulübesinin içinde yatan evsiz bir kadını ateşe verdiklerini göstermektedir. Üstelik bu görüntüler Rick’in üvey kardeşi Beau tarafından cep telefonuna da çekilmiş, Youtube’a düşmüştür . Beau iki genci, görüntülerin tamamını internete koymakla tehdit etmektedir. Şimdilik olayın gerçek faillerini sadece aileleri bilmektedir. Peki onlar ne yapacaklardır? Kendi çocuklarını ele mi vereceklerdir, yoksa olayın üstünü kapatmaya mı çalışacaklardır?

Herman Koch Akşam Yemeği’nde çok önemli ahlaki sorular yöneltiyor okuruna. Çarpıcı, nefes kesici ve çok etkileyici bir romanla karşı karşıyayız.

Posted in Ankara 3. Grup, İstanbul 1. Grup | Leave a Comment »

Huzur (Ahmet Hamdi Tanpınar)

Posted by sinaniy 18 Eylül 2018

huzur-ahmet-hamdi-tanpinar
Marmaris 1. Grup Aralık 2018
İstanbul 5. Grup Mayıs 2017

Tanpınar, kültürümüzü bir “iç âlem medeniyeti”nin tezahürü olarak görür. Bu medeniyeti, belirli bir ahlâkı taşıyan “mânevi vazifelerine inanmış, muayyen bir ruh nizamından geçmiş, nefislerini terbiye etmiş” insanlar meydana getirmiştir. Huzur’un kahramanlarından Mümtaz, roman boyunca kendisini “huzur”a kavuşturacak bir “iç nizam”ı aramaktadır. Eserde hastalık, ölüm, tabiat, kozmik unsurlar, medeniyet, sosyal meseleler, çeşitli ruh halleri ve estetik fikirler iç içe verilir. Ancak bütün bunların üzerinde romana hâkim olan Mümtaz’la Nuran’ın aşklarıdır. İstanbul, bu aşkın yaşandığı çevre olmaktan çıkarak, âdeta bir roman kahramanı gibi ele alınır. Huzur için, belli bir dünya görüşüne, bir hayat nizamına kavuşamamış Cumhuriyet aydınlarının “huzursuzlukları”nı dile getiriyor denebilir.

Posted in İstanbul 5. Grup | Leave a Comment »

İkna (Jane Austen)

Posted by sinaniy 18 Eylül 2018

ikna - jane austenMarmaris 1. Grup Mayıs 2019

Jane Austen’ın ölümünden önce tamamladığı son romanı olan İkna, yazarın sıkıntılı yıllar geçirdiği Bath kentinde geçen dokunaklı bir aşk hikâyesi üzerine kurulu. Romana adını da veren ‘ikna’, işlenen temel konularından biri. Romanın kahramanı güzel, hassas ve iyi yürekli Anne Elliot, kibirli, para ve mevki düşkünü Sir Walter’ın ortanca kızıdır; 19 yaşındayken nişanlandığı ve sevdiği genç donanma yüzbaşısı Wentworth’ten ayrılması için ailesi genç kızı ikna eder. Nedeni, yüzbaşının parasız olması ve soylu bir aileden gelmemesidir. Sekiz yıl sonra genç adam geri döndüğünde, katıldığı savaşlarda kazandığı paralarla servet sahibi olmuş, donanmada da terfi etmiştir. Yirmi yedi yaşına gelmiş olan Anne ise artık evde kalmış bir kız sayılmaktadır. İki genç birbirlerini unutamamış olsalar da Yüzbaşı, Anne’i bağışlamamıştır. Çevrenin müdahaleleri ve ikna çabaları bu kez nasıl bir sonuç verecektir. Jane Austen yaşadığı toplumu ironik ve sert bir dille eleştirirken, 19. yüzyıl başı İngiltere’sine ve İngiliz orta sınıfının aile, evlilik, servet, mevki konularındaki görüşlerine de geniş bir pencere açıyor.

“İkna’nın hem tuhaf bir güzelliği hem de tuhaf bir durgunluğu var. Jane Austen’ın daha önce hiç denemediği bir şeyi yapmaya çalıştığı hissediliyor. İkna’da yeni bir nitelik var, belki de bu özellik nedeniyle bazı eleştirmenler İkna’ya, ‘Austen’ın yapıtlarının en güzeli’ demişlerdir. Jane Austen bu kitapla birlikte, dünyanın sandığından daha büyük, daha gizemli ve daha romantik olduğunu keşfetmeye başlamıştır.”
-Virginia Woolf-

Posted in Marmaris 1. Grup | Leave a Comment »