Ekin Yazın Dostları

Kitap Okurlarının Buluşma Noktası

Archive for 09 May 2018

Zamanımızın Bir Kahramanı (Mihail Lermontov)

Posted by sinaniy 09 Mayıs 2018

İstanbul 6. Grup Ocak 2019

“Beyler, Zamanımızın Bir Kahramanı bir tek kişinin portresi değildir; kuşağımızın gittikçe artan kötülüklerinden yaratılmış bir portredir. Bana bir insanın bu kadar kötü olamayacağını söyleyeceksiniz yine; ben de diyeceğim ki, madem bir sürü trajik ve romantik haydutun varlığına inandınız, neden Peçorin gerçeğine inanmıyorsunuz? Yoksa bu kişideki gerçek payı sizin istediğinizden daha mı fazla?” Mihail Lermontov.

Henüz yirmi yedi yaşındayken bir düelloda yaşamını yitiren Lermontov’un tek romanı “Zamanımızın Bir Kahramanı”, bugün dünya edebiyatının başyapıtları arasında. 19. yüzyıl Rus edebiyatının en büyük şairlerinden Lermontov’un bu romanda yarattığı Peçorin karakteri ise, yalnızca o günlerde değil, günümüzde de edebiyat dünyasının en çok tartışılan karakterlerinden. Döneminin toplumsal yaşamının eleştirel bir tablosunu çizen bu roman, Ülkü Tamer’in benzersiz Türkçesiyle.

Reklamlar

Posted in İstanbul 6. Grup | Leave a Comment »

Demir Ökçe (Jack London)

Posted by sinaniy 09 Mayıs 2018

İstanbul 6. Grup Aralık 2018

Jack London’ın Demir Ökçe’si distopya edebiyatının ilk örneği olarak kabul edilir. Günümüzden yüz yılı aşkın bir zaman önce kaleme aldığı eserinde London, çok eski ama hiç eskimeyen bir hikâyeyi konu edinir. Ezen ve ezilen mücadelesi tüm çıplaklığıyla gözler önündedir. Amerika Birleşik Devletleri’ni pençesine almış olan Oligarşi, namıdiğer Demir Ökçe tüm şiddeti ve gaddarlığıyla emekçilerin üzerine yürümektedir. Tröstler, ekonomik ve siyasi ilişkiler, faşist devlet yapılanması sanki daha o zamandan yirminci yüzyılda insanlığın yaşayacağı acı olayların habercisi gibidir…

Posted in İstanbul 6. Grup | Leave a Comment »

Kırlangıç Çığlığı (Ahmet Ümit)

Posted by sinaniy 09 Mayıs 2018

İstanbul 6. Grup Kasım 2018
İzmir 1. Grup Eylül 2018

Acıyı gördüm. Gözlerinin ortasında bir çiçek gibi büyüyen irisin önce ağır ağır büzülmesini, ardından çığlık gibi ansızın patlamasını gördüm. Titreyen dudaklar, bal mumuna dönüşen yüzleri, çöken yanakları, irileşen elmacık kemiklerini, birer mağara gibi derinleşengöz çukurlarını, kurumuş ağızların içinde pelteleşen dilleri gördüm.

Anladım ki benliğimizin farkına vardığımız an, acının pençesinde kıvrandığımız andır.

Çığlık değil, ürperiş değil, evet, nereden geldiğini bilmediğim o vahşi iniltiyi kalbimin derinliklerinde duydum. Soluksuz kaldım, boğazım kupkuru, alnım ateşler içinde, tuhaf bir hülyaya kapılmışım gibi sürüklendim o dipsiz boşlukta. Hayatın en karanlık sırrıyla yüzleştim.

Karanlığın her aşamasından geçtim, akan kanın sesini duydum, ölümün serinliğini damarlarımda hissettim.

Geçmişin kamburunu çoktan söküp attım sırtımdan.

İnsanın insanı öldürdüğü o ilk ânı gördüm, katilin zafer haykırışını, kurbanın korku çığlığını işittim.

Her an uyanmaya hazır o muhteşem dürtüyü bastırmak, insanlığın en masum haline, en saf doğasına dönmemek için yıllarca ihanet ettim kendime. Kendimle birlikte bütün dünyayı da kandırdım. Neredeyse başaracaktım ama bırakmadılar, benim adıma onlar öldürmeye başladılar.

İşte bu yüzden geri döndüm…

Posted in İstanbul 6. Grup, İzmir 1. Grup | Leave a Comment »

Tanios Kayası (Amin Maalouf)

Posted by sinaniy 09 Mayıs 2018

İstanbul 1. Grup Haziran 2018
Ankara 3. Grup Aralık 2015

“Amin Maalouf’tan 1993’te yayınladığımız ilk iki romanı ‘Afrikalı Leo’ ve ‘Semerkant’tan sonra, yine bir Doğu öyküsü.
Mehmet Ali Paşa’lı yılların Mısır’ı. Güzelliğini çarmıh gibi taşıyan bir kadın: Lamia. Lamia’nın gölgesine sığındığı bir şeyh: Francis. Yasak aşk meyvesi bir oğul: Tanios. Başka bir kadın: Esma.
Bir serüven ve sadakat romanı…
Yazara ünlü ‘Goncourt’ ödülünü getiren kitap ilk kez dilimizde.” YKY Tanıtım yazısından…

Posted in Ankara 3. Grup, İstanbul 1. Grup | Leave a Comment »

Dünya Ağrısı (Ayfer Tunç)

Posted by Aydın Ergil 09 Mayıs 2018

Dünya Ağrısıİstanbul 6. Grup Mart 2019
Ankara 2. Grup Kasım 2014
Karadeniz Ereğli Grubu Mart 2014

“Hayat, kayaç katmanları gibi parçalarına ayrılan değersiz bir kütledir.”

Türkçe edebiyatın sözünü sakınmayan kalemi Ayfer Tunç, yazarlık hayatının 25. yılında sarsıcı bir romanla karşımızda.

Hayatı “yolcu” olarak yaşamak isterken baba mirası otelin işletmecisi, ailesinin “reisi” olmak zorunda kalan Mürşit, her geçen gün tamahkârlaşan bir şehirde, gerçek dostluğu İstanbul’da bıraktığı hayaletlerden kaçarak Mürşit’in oteline sığınan Madenci’de buluyor. İki arkadaşın dünya algısı, okuyucuya Türkiye tarihindeki utanç sayfalarının bir özetini sunuyor.

Arka planı toplumsal facialar, kitlesel cinnet hikâyeleriyle örülen Dünya Ağrısı’nda, geçmişle hesaplaşma cesaretini gösteren insanları yaşadıkları toplumdan ayıran sınır imleniyor.

Dünya Ağrısı kelimelerle sıkılmış bir yumruk.

Böyle bir şehirde sır saklamanın imkânsız olduğunun farkında değil. Öğrenecek elbet, bir gün şehir dediği şeyin birbirini gözleyen sayısız gözden ibaret olduğunu o da anlayacak. Ama buna çoktan alışmış olacak ya da daha fenası başkalarını gözleyen sayısız gözden biri haline gelecek. Babamın oğlu o olmalıydı diye düşünüyor, ben, oğlum gibi bir oğul olsaydım babam mutlu ölürdü; oğlum babamın istediği gibi bir oğul olduğu için ben mutsuz öleceğim.
(Tanıtım Bülteninden)

Bir Makale: http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/kitap/39957/Ayfer_Tunc_tan__Dunya_Agrisi_.html

Posted in Ankara 2. Grup, Kdz. Ereğlisi 1. Grup, İstanbul 6. Grup | Leave a Comment »