Ekin Yazın Dostları

Kitap Okurlarının Buluşma Noktası

Suç ve Ceza (Fyodor Mihayloviç Dostoyevski)

Posted by Aydın Ergil 05 Mayıs 2018

Suc-ve-Ceza-Dostoyevskiİstanbul 6. Grup Ekim 2018
İstanbul 1. Grup Ekim 2016
Nisan 2014 İstanbul 3. Grup

Fakir bir genç olan Raskolnikov, başarılı olmasına rağmen hukuk fakültesini maddi sebeplerden ötürü yarıda bırakmak zorunda kalmıştır. Paranın, parayla ne yapılacağını bilmeyen, insanlık ailesine parazit olan aşağılık insanların elinde iken, toplumun gelişmesine büyük katkılar sağlayabileceklerin para sıkıntısı çekmesinin yanlış bir düşünce olduğunu düşünmektedir. Bu yanlışlığı düzeltmek üzere yaşlı ve zengin olan bir tefeciyi,ve onun kız kardeşini görgü tanığı bırakmamak için öldürür. Kimsenin kendisini görmediğini ve geride çok büyük bir olasılıkla bir iz kalmadığını bildiği halde, bazı tesadüflerin sonucunda Raskolnikov müthiş bir tedirginlik içine düşer. İnsanlığını, masumiyetini yitirmiştir. Temiz kalpli Sonya’ya suçunu itiraf eden Raskolnikov, polise de teslim olur ve cezasını çekmek üzere Sibirya’ya gider.

 

Reklamlar

Bir Yanıt to “Suç ve Ceza (Fyodor Mihayloviç Dostoyevski)”

  1. Nurettin ŞENOL said

    SUÇ VE CEZA

    Saygın EKİN YAZIN DOSTU arkadaşlarım,
    Bungün ünlü Rus yazar FYODOR MİHAYLOVİÇ DOSTOYOVSKİ’ nin baş yapıtlarından SUÇ ve CEZA romanını irdelemek için toplandık.

    Öncelikle çok kısa olarak yazarın yaşam çizgilerinden notlar vermek istiyorum.

    Foyodor Mihayloviç DOSTOYOVSKİ,
    1821 yılında Moskova’ da doğdu.
    Çocukluğu, alkolik olan cerrah bir baba ile hasta bir anne yanında geçti.
    Babasının zorlamasıyla Petesburg’ daki Mühendislik Okuluna gitti. Bu arada babası öldü.
    Okulu başarıyla bitirip, İstihkam Müdürlüğünde göreve başladı. Bir yıl sonra istifa etti.
    Edebiyat’ a yönelen Dostoyovski’ nin 1846 yılında ilk romanı “İnsancıklar” yayımlandı ve iyi eleştiriler aldı.

    Daha sonra yazdığı “Öteki” 1847, “Ev Sahibi” 1848, “ Beyaz Geceler” ve “Bir Yufka Yürekli” romanları yayımlandıysa da olumsuz eleştiriler aldı.

    Bunun üzerine siyasete atıldı. Liberaller (Tetrashevski) kanadında yer aldı.
    Onun politik formülü; kardeşlik, Ortodoksluk, İsa ve Rusya’ dır.

    23 Nisan 1846 yılında devlet aleyhine bir komplo örgütüne üyelikten tutuklandı ve ölüm cezasına çarptırıldı.

    Tam idam sehpasında 8 arkadaşı ile birlikte affedildi ve cezası 4 yıl kürek, 6 yıl normal hapis cezasına dönüştürüldü.

    Cezaları ve askerlik bitince 1859 yılında Petesburg’ a döndü ve dergilere yazılar yazdı. 1863 yılında bir Avrupa gezisine çıktı.

    Sara ( Epilepsi ) nöbetleri ve kumar borçları yüzünden büyük sıkıntılar çekti. Yazacağı romanların avansları ile yaşamını sürdürmeye çalışıyordu.

    1864 yılında “Yeraltından Notlar” yayımlandı. Bu yapıtı ile “zihnin derinlikleri”ne indi.
    Dostoyovski 1866 yılında yarattığı Raskolnikov karakterinin kendi doğruları adına işlediği cinayetleri ve vicdanı ile hesaplaşmasını konu edinen “Suç ve Ceza” ile “Kumarbaz” yapıtları yayımlandı. Arkasından aynı yılda “Budala”,
    1870′ de “Ebedi Koca”,
    1872’de “Ecinniler” yayımlandı.

    Bu arada karısı öldü. Sekreteri ile evlendi. Bir kız çocuğu doğdu ama fazla yaşamadı. Bu yüzden bunalıma girdi.

    1875′ de “Delikanlı”
    1876′ da “Bir Yazarın Günlüğü”
    1879′ da “Karamazov Kardeşler” adlı romanları yayımlandı.

    28 Ocak 1881 günü de yaşamı sona erdi.

    Geride 12 roman ve 20 öykü bıraktı.

    Umbarto ECO, Dostoyevski için şu sözü söylemiş:

    “Sarhoş baba, hasta anne, yatılı okullarda geçen yalnız bir çocukluk, bitmeyen depresyon ve sara hastalığıyla didişen olağanüstü yeteneği ve yaratıcı gücü olan (dâhi/ deha ) DOSTOYOVSKİ…

    Mutlu insanların öyküsü olmaz”

    MAZLUM BEYHAN (Çevirmen )

    Bugünkü kitabımızı, Rusça’ dan yanlışsız ve yalın bir Türkçe ile başarılı bir çeviri yaparak, okumamıza sunan Saygın Mazlum Beyhan, 1948 yılında Ankara’ da doğmuş.
    1973 yılında Ankara Üniversitesi Rus Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirmiş.
    Türkçe’ ye kazandırdığı eserlerle, tartışmasız son 35 yılın en önemli Rus Edebiyatı çevirmenlerinden biridir.

    Rusça’ dan çevirdiği kitaplar
    Budala – Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
    Suç ve Ceza – Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
    Ekmeğin Fethi – Pyotr Kropotkin
    Çağdaş Bilim ve Anarşi – P.A. Kropotkin
    Bir Devrimcinin Anıları – P.A. Kropotkin
    Dipten Gelen Dalgalar – İlya Ehrenburg
    Büyüklere Masallar – Saltıkov Şçedrin
    Nasıl Yapmalı? – Nikolay Çernişevski
    Benim Dağıstanım – Resul Hamzatov
    Ben De Halimce Bedreddinem – Radi Fiş
    Bir Mutasavvıf, Bir Ahi Hümanisti Celaleddin Rumi Mevlana – Radi Fiş
    Çocukluk, İlkgençlik, Gençlik – Lev Nikolayeviç Tolstoy
    Ölü Canlar – Nikolay Vasilyeviç Gogol
    Öyküler – Gogol
    Hacı Murat – Lev Nikolayeviç Tolstoy
    Sivastopol – Lev Nikolayeviç Tolstoy
    Ecinniler – Fyodor Mihayloviç Dostoyevski -17-
    ___________________________________________________________

    SUÇ ve CEZA

    Dostoyevski’ nin, dünyaca ünlü klasik bir başyapıtı olan “Suç ve Ceza”nın baş kahramanı Raskolnikov’ a bu adı rastgele vermiş olmadığını düşünüyorum.
    Belli bir düşünsel ve toplumsal ortamın ürünü olan Raskolnikov tipinde; hümanizmden, insancıl Hıristiyan öğretiden ve ılımlı bir toplumcu düşünceden radikal biçimde ayrılan “NİHİLİST ve ANARŞİST” bireyin özellikleri görülüyor.
    (Nihilizm: “Hiç”çilik ya da “yokluk” diyebileceğimiz bu kavram, en yaygın tanımı ile; her şeyin anlamdan ve değerden yoksun olduğunu savunan felsefî görüştür.)

    Ataol Behramoğlu bu konuyu şöyle açıklıyor:
    “Rusça “roskolot” eylemi günlük konuşma dilinde, parçalara ayırmak, birliği bozmak, bir çevrede görüş ayrılıkları yaratmak gibi anlamlara geliyor. Roskol’dan türeyen “raskol” sözcüğü de o dönemde resmi Kilise’ye karşı çıkan, ayrılıkçı, protest bir kimliği simgelemektedir. Raskolnikov adını böylece “ayrılıkçıoğlu” olarak Türkçeye çevirebiliriz.

    Roskolot eyleminin bir başka anlamı da günlük dilde suç işlemiş birini konuşmaya zorlama anlamına geliyor.”

    Bu konuda sorgucu Porfiri Petroviç’ in ilginç sorgulama yöntemini anımsarsak, bu görüşün doğruluğu ortaya çıkıyor. Bu demektir ki, Dostoyevski’ nin bu romanı bir projedir.

    Suç ve Ceza ile Dostoyovski, kötülüğü ve kötülük sonucu insan vicdanının yaşadığı acıların her türlü hukuksal cezadan daha etkin olduğunu yansıtmış.

    Toplumdaki çarpık adalet anlayışını RASKOLNİKOV karakteriyle irdeleyen yazar; bu tipleme ile, aslında biraz da toplumda yaşayan her insanda var olan gizli bir eğilimi yansıtmış.

    Kuşkusuz bu büyük yapıt birçok yönden incelemeye değer, sınırsız yorumlara açık, sosyolog ve pisikologlara konu olabilecek içeriktedir.

    Raskolnikov’ u cinayet işlemeye iten, içsel ve dışsal etmenler nelerdir?

    Raskolnikov; zeki, yetenekli, yoksulluk yüzünden öğrenimini bırakmak zorunda kalan bir gençtir. Ayrıca, onu sinir hastası yapan, bunalıma sokan bir neden de çok sevdiği Sonya ve başka kadınların, yoksulluk ve işsizlik yüzünden bedenlerini ortaya koymuş olmaları akla geliyor.
    Kendisini ve çevresindeki insanları yoksulluğun pençesinden kurtaramayışı beynini sürekli kemirmektedir.

    Bu düşüncelerle; rehincilik, tefecilik yaparak, geçim sıkıntısı çeken yoksul insanların durumlarından yararlanan kadını (Alyona İvanovna) öldürüp, serveti ile birçok yoksulu kurtaracak projeler gerçekleştirmek istemiş olabilir. Ancak, hiç hesapta yokken cinayetin üzerine gelen ikinci kadın LİZAVATA’ yı da öldürmek zorunda kalınca vicdan azabı ile daha büyük bir çıkmaza girmiştir.

    Raskolnikov’ un öldürdüğü rehinci / tefeci kadın insan olmayıp, iğrenç bir varlık, kene, bit olduğu için öldürülmeyi hak ediyor muydu?

    Bu cinayeti işlerken Raskolnikov üzerindeki baskılar ve çelişkiler nelerdi?

    Raskolnikov kuşkusuz yoksul doğmadı
    Okulunu yoksulluk ve işsizlik yüzünden bıraktı
    Zorunlu giderlerini karşılayacak kadar bile geliri yoktu
    Onun için çok değerli olan babasının saati ve kız kardeşi Dunya’ nın verdiği üç kırmızı taşlı yüzüğü rehin bırakmak zorunda kalmıştı (2 Ruble )
    Kirasını ödeyemediğinden dolayı utançla ev sahibinden kaçıyordu
    Rehinci / tefeci Alyona İvanovya’ yı görünce iğrenme duygusu gelmişti
    Rakolnikov mutlu değildi. Onun için yaşadığı topluma karşı sevgi besleyemiyordu.

    Raskolnikov, üç düşüncenin etkisi ve çelişkileri içinde bocalamaktadır:
    İnsan ya sürü güdüsüyle yaşar, içinde bulunduğu toplumu olduğu gibi kabul eder
    Ya idealist bir düşünce geliştirerek toplumu değiştirmeye çalışır
    Ya da toplumun törelerine ve yürürlükteki hukuka karşı çıkarak suç işler
    Raskolnikov, toplumu olumlu yönde değiştirme ideali ile törelere karşı gelerek suç işleme eğilimine sahiptir.

    Burada görüyoruz ki, Dostoyovski, 19. yüzyıl Rus halkının yaşamını, çelişkilerini, kültürünü, bireylerin ve toplumun sıkıntılarını, Raskolnikov örneklemi ile çarpıcı bir biçimde ortaya dökmüş.

    Biliriz ki, katil er-geç cinayet yerine döner.
    Gene biliriz ki, cezası çekilmeyen suç insanı hiç rahat bırakmaz.

    Bildiğiniz gibi, Raskolnikov işlediği cinayeti çevresindeki insanlarla paylaşarak içindeki zehrin etkisini hafifletmeye çalıştıysa da, baskılardan kurtulamamış, polise gidip, teslim olarak suçunu itiraf etmiştir.

    Nurettin ŞENOL
    Ekin Yazın Dostları 1. Okuma Öbeği

Bir Yorum Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s