Ekin Yazın Dostları

Kitap Okurlarının Buluşma Noktası

Archive for Nisan 2018

24. Felsefe Toplantısı

Posted by Aydın Ergil 26 Nisan 2018

Konu: “Bireysel Özgürlük ve Toplumsal Özgürlük”
Kitap: “Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği” (Yazar: Milan Kundera)

Bu toplantıda konumuza uygun olarak bir tiyatro oyunu üzerinde konuşacağız: “Özgürlüğün Bedeli” (Sahne 3)

Reklamlar

Posted in Felsefe | Leave a Comment »

Osmanlı Cadısı (Barış Müstecaplıoğlu)

Posted by sinaniy 24 Nisan 2018

osmanlı cadısı - barış müstecaplıoğluİstanbul 1. Grup Mayıs 2018

Barış Müstecaplıoğlu “Osmanlı Cadısı”nda uçan arabalarla leventleri, robotlarla semazenleri sıra dışı bir kurguda ustalıkla buluşturuyor.

Osmanlı sularında sefere çıkan Haymanalı Süleyman Paşa denizin ortasında büyüleyici güzellikte bir kız bulur. İdaresindeki Şahmeran kalyonunun sulara gömüldüğü büyük bir fırtınanın sonunda sadece ikisi hayatta kalır. Paşanın Ayşe adını verdiği ve giderek tutkuyla bağlandığı bu kızı korumasının tek yolu onu bir Mevlevi dergâhında saklamaktır. Ama gizem ve sürprizlerle dolu Ayşe burada güvende olacak mıdır?

İstanbul Şehir Cumhuriyeti’nin iki yüz katlı mega kulelerinden birinde yaşayan özel dedektif Kemal hayatını cehenneme çeviren sıra dışı bir hastalıktan mustariptir. Bir gün kapısına gelen varlıklı bir müşteri, isteklerini yerine getirdiği takdirde onu bu illetten kurtarabileceğini söyler. Kemal’in bir cinayeti çözmek için yer altındaki İstanbul Eşitlik Hareketi’ne sızması gerekmektedir.

Posted in İstanbul 1. Grup | Leave a Comment »

Romantika (Turgut Özakman)

Posted by sinaniy 09 Nisan 2018

romantika - turgut özakman
Kdz. Ereğlisi 1. Grup Nisan 2018
İzmir 1. grup Ocak 2018

“Romantika”, Turgut Özakman’ın “Korkma İnsancık Korkma”dan sonra, ikinci romanı.
Yine şaşırtıcı bir aşkın öyküsü. Bir aşk güzellemesi. 1960-1987 dönemine özgü çalkantılar. Sürprizler, oyunlar, dönüşümlerle dolu, gizemli bir ilişkinin gizli tarihi. Kuşaklar arası çatışmalar. Renkli, ilginç, şaşırtıcı karakterler. Kıvrak, akıcı, neşeli bir dil, yalın bir üslup.
Çok açılı bir anlatım tekniği, usta işi bir kurgu.
Konusu, kişileri, tekniği, kurgusu ile farklı bir roman.

Aşk keyifli bir işemedir! Metabolizma hastalığıdır! Afyondur! Köleliktir! Yanılsamadır!, Doğanın aldatmacasıdır! Aşk havuzunda kazlar yüzer. Yaşasın seks!”

“Kendinden başkasını sevmeyen, bedenini kutsayan, kafası yerine bilmemnesi ile düşünen birinin aşkı anlamasını, övmesini beklemenin, bir kurbağadan arya söylemesini istemek kadar gülünç olduğunu bilirim.”

“Sevene yılan bile dokunmaz. Bu büyük ve önemli sözü daha duymamış olabilirsin. Çünkü az önce uydurdum. Ama bir gün kalbi olan herkesin, bu sözü benimseyeceğine inanıyorum.”

“Olayları özel bir yöntemle not ettim. Aklını çalıştırırsan kolayca çözebilirsin.”
..
“Her şey şu basit, çocukça, sefil işaretlerin içindeydi ve çözemiyorduk. Hani kolaydı baba?”

“Bir gün ‘aşk ihtilaldir’ demiştiniz. Bu sözün anlamını şimdi anlıyorum. Aşk gelince, gerçekten yeni bir dünya kuruluyormuş. İçimde, varlığından haberli bile olmadığım yeni duygular keşfediyorum. Eskiden göl balığıydım. Şimdi akıntıya karşı yüzen bir sazanım.”

bin yıllık özlemle sarılmak istiyorum
rüyalarını bile kucaklamak için.

Posted in Kdz. Ereğlisi 1. Grup, İzmir 1. Grup | Leave a Comment »

Dorian Gray’in Portresi (Oscar Wilde)

Posted by Aydın Ergil 03 Nisan 2018

Dorian Grayin Portresi
İstanbul 4. Grup Mart 2018
Marmaris 1. Grup Ağustos 2015
Antalya 1. Grup, Aralık 2015

Keşke tersi olabilseydi! Keşke her zaman genç kalacak olan ben olsaydım da portrem yaşlansaydı! Bunun için… bunun için her şeyi verirdim!”
Özellikle bir genç adamın büyümesini, eğitimini, gelişimini, kendini ve inançlarını keşfetmesini işleyen Dorian Gray’in Portresi için Oscar Wilde, ‘bir ruhun hikayesi’ demişti. 1891’de ilk basıldığında ahlaksızlığı yücelttiği gerekçesiyle büyük tepki çeken romanın baş kişileri olan Lord Henry ile Dorian’ın karşılıklı etkileşimleri, Dorian’ın kendini giderek kötüye, şeytani olana, hazcılığa adaması kitabın eksenini oluşturuyor. Son derece saf ve yakışıklı Dorian’daki değişim, Lord Henry’nin sözleriyle ve Dorian’ın kendi portresinde kendi güzelliğini keşfetmesiyle başlar. Lord Henry’nin etkisiyle kötülüğün ve zevkin çekimine kapılan, dünyada gençlik ve güzellikten önemli bir şey olmadığına inanan Dorian için heyecan, kötülükte ve günahtadır; iyilik ve erdemse sıkıcıdır, edilgendir. İyiliği temsil eden Basil’in Dorian’a duyduğu saf tutkuda eşcinsellik öğeleri açıkça hissedilir. Dorian’ın büyük sırrını, portredeki değişimi gören yalnızca Basil olur. Portreye odaklanan, sonsuz gençlik karşısında ruhunu satan ve ruhunun ölmüş olmasından korkan Dorian için kurtuluş var mıdır? Ve Oscar Wilde’ın dediği gibi, herkes Dorian Gray’da kendi günahını mı görecektir?

Posted in Antalya 1. Grup, Marmaris 1. Grup, İstanbul 4. Grup | Leave a Comment »

Lizbon’a Gece Treni (Pascal Mercier)

Posted by Nurdan Ergil 03 Nisan 2018

 

396458_2İstanbul 4. Grup Nisan 2018
Antalya 1.  grupta Mayıs 2013
İstanbul 1. ve İstanbul 4.  gruplarda  Haziran 2013
İstanbul 3. Grup Aralık 2013
Ankara 2. Grup Şubat 2014
Marmaris 2. Grup Haziran 2017
İzmir 1. Grup Ekim 2017
Ankara 3. Grup Ocak 2018

Antik diller öğretmeni Raimund Gregorius lisede ders sırasında ansızın sınıftan çıkar, duyduğu Portekizce bir kelimenin büyüsüne kapılarak yaşadığı şehri, düzenli hayatını  terk edip hakkında hiçbir şey bilmediği gizemli bir Portekizli’nin, doktor ve yazar Amadeu Prado’nun izini sürmek üzere Lizbon’a doğru trenle yola çıkar. Tesadüfen eline geçen ve Prado’nun, hayat, aşk, yalnızlık, arkadaşlık, ölümlülük ve ölümle ilgili notlarının bulunduğu kitabın etkisinden çıkamayan Gregorius, dilini bilmediği, ilk kez gittiği bu yabancı ülkede ve bu olağanüstü yolculuğu sırasında Prado’nun hayatının değişik evrelerinde yer almış insanlarla bir araya gelip onun farklı söylencelerle dokunmuş hikâyesinin derinlerine iner. Bir yandan da kendi içsel yolculuğunu sürdüren Gregorius, Diktatör Salazar’a karşı savaşmış Amadeu Prado’nun kişiliğinde kendine ve insana ilişkin pek çok sorunun yanıtını ararken, bir başkası olmanın dayanılmaz çekiciliğine de karşı koyamayacaktır. Lizbon’a Gece Treni, sadece Avrupa’dan değil, kendi zihnimizden ve ruhumuzdan da geçen ve dönüşü belli olmayan bir yolculuğun çok sesli, unutulmaz  romanı.

Posted in 2013'den Sonra Okunan Kitaplar, Ankara 2. Grup, Ankara 3. Grup, Antalya 1. Grup, Marmaris 2. Grup, İstanbul 1. Grup, İstanbul 3. Grup, İstanbul 4. Grup, İzmir 1. Grup | 1 Comment »