Ekin Yazın Dostları

Kitap Okurlarının Buluşma Noktası

Archive for Ocak 2018

Enver Ercan Yaşamını Yitirdi

Posted by Aydın Ergil 22 Ocak 2018

EE-2

Değerli Şair, Yazıncı, Yayıncı,
Varlık Dergisi’nin Yayın Yönetmeni

Enver Ercan
(21.1.1958 – 22.1.2018)

yaşamını yitirmiştir.

Enver Ercan’ın

ışıklar içinde yatmasını diliyoruz.

Ekin Yazın Dostları

 

 

Reklamlar

Posted in Duyurular | Leave a Comment »

Animal Triste (Monika Maron)

Posted by sinaniy 15 Ocak 2018

animal triste - monika maronİstanbul 5. Grup Mayıs 2018

“Son yılların en güzel aşk romanlarından biri (…) Olağanüstü yoğunlukta, son derece erotik bir kitap”
-Marcel Reıch-Ranıckı Der Spiegel, 12 Şubat 1996-

“Maron’un, zaman zaman lirik vurgularla öne çıkan enfes bir dili var.”
-New York Times Book Review-

Triste est omne animal post coitum, præter mulierem gallumque…

Her hayvan cinsel birleşme sonrası hüzünlüdür: Kadınlar ve horozlar hariç.

Hafızanın kişiliğimiz üzerinde oynadığı roller. Geçmişi yeni baştan yazarak kendimizi şekillendirdiğimiz güç. Tutkulu ve hayvansı yanımız. Kendimizi aşkın kollarına bırakarak sosyal rollere ve hayatta kalma içgüdümüze başkaldırmak. Akıllılık ile delilik arasında gidip gelmek. Arka planda Berlin Duvarının yıkılmasından önce ve sonraki atmosfer. Bütün bunlara dair bir roman Animal Triste.

Posted in İstanbul 5. Grup | Leave a Comment »

Eve Dönmenin Yolları (Alejandro Zambra)

Posted by sinaniy 15 Ocak 2018

eve dönmenin yolları - alejandro zambra

İstanbul 5. Grup Mart 2018

Genç Latin Amerika edebiyatının parlak bir örneği…
“Bir keresinde kayboldum. Altı ya da yedi yaşındaydım. Aklım başka yere gitmişti, birden annemle babamı kaybettim. Korktum ama sonra yolumu buldum ve eve onlardan önce vardım – ümitsizlik içinde beni arıyorlardı. Ama bence o akşamüstü esas onlar kaybolmuştu. Çünkü ben eve dönmeyi biliyordum ama onlar bilmiyordu.”

2010 yılında Granta’nın İspanyolca yazan en iyi yirmi iki romancı arasında gösterdiği Şilili genç yazar Alejandro Zambra, üçüncü romanı Eve Dönmenin Yolları’nda belleğimizdeki lekeleri kazırken geçmiş ve şimdiki zaman arasında bocalayan insana kendine dönüş yolunu gösteriyor. Eve Dönmenin Yolları’ndaki yazar adayı anlatıcı tek başına yaşıyor, bolca sigara içiyor, kadınlarla birlikte oluyor, romanını yazmaya çalışıyor. Bu sırada da geçmişin izini sürüyor. Anlatıcıyla birlikte okur da Pinochet diktatörlüğünde yaşanan zor zamanlara, büyük 1985 depreminin acı kayıplarına, çocukluk aşklarına, hayal kırıklıklarına dönüyor.

Posted in İstanbul 5. Grup | Leave a Comment »

Satranç (Stefan Zweig)

Posted by Aydın Ergil 13 Ocak 2018

Satranç
İstanbul 2. Grup Kasım 2017
Marmaris 2. Grup Ekim 2016
Marmaris 1. Grup Eylül 2016
İstanbul 5. Grup Ocak 2013, Şubat 2018

Rastlantı sonucu eline geçirdiği bir kitapla satrancın inceliklerini öğrenerek bu oyunu bir tutkuya dönüştüren ve giderek bu tutkusu yüzünden beyin hummasına yakalanan Dr. B.’nin öyküsüdür görünüşte Satranç. Ama derinlerde bir veda mektubudur aslında.
Stefan Zweig’ın Brezilya’da sürgündeyken yazdığı ve Şubat 1942’deki intiharından birkaç ay önce tamamladığı Satranç, Avrupa kültürünün nasyonal sosyalist tehlike altında yok oluşuna işaret eder.
Avrupa kültürüne elveda derken yaşama da veda etmeyi seçen Zweig’ın son yapıtı Satranç, gerilimli kurgusu ve kahramanın ruhsal gelgitlerinin işlendiği dokusuyla, kısa ama her bakımdan etkileyici olağanüstü bir uzun öyküdür.

Posted in Marmaris 1. Grup, Marmaris 2. Grup, İstanbul 2. Grup, İstanbul 5. Grup | Leave a Comment »

Gece Kelebeği Perperik-a Söe (Haydar Karataş)

Posted by sinaniy 12 Ocak 2018

gece kelebeği - haydar karataşİstanbul 4. Grup Ocak 2018

Elinizdeki kitapla ilgili olarak size sadece şu kadarını söyleyebilirim:
Alın ve okuyun. Okuyup bitirdiğiniz zaman, Haydar Karataş’ın bu romanının, Yaşar Kemal ve Cengiz Aytmatov’un romanları ayarında bir roman olduğunu göreceksiniz. Büyük bir insanlık trajedisini roman tadında okumak istiyorsanız, yine alın, okuyun derim. Hayatta beni üç roman ağlattı. Biri,
1965 yılında, on dokuz yaşındayken okuduğum, John Steinbeck’in Gazap Üzümleri romanı; ikincisi, dört-beş yıl önce okuduğum ve tanıtımını yaptığım, Robert Sabatier’in İsveç Kibritleri; üçüncüsü ise, şu anda elinizde tuttuğunuz Perperık-a Söe.            Gün Zileli

Bir yanıyla acılı bir yurt… bir yanıyla da sanki sürekli bir “yurtsuzluk ” hali… Müthiş yoksulluk… kahredici imkânsızlık… Derininden zonklayan yara… Umursamayan “merkez”in dağlayan zulmü… ve çaresiz kalan dil… Bütün bunları anlamaya çalışan yaşlılar… yetişkinler… çocuklar… ve onların “çocuk ölümleri”… İşte bunlarla karşılaşacak, işte bunlarla yaşayacaksınız Perperık-a Söe’de. Olağanüstü diliyle baştan başa bir çığlık… baştan başa bir ağıt bu roman. Şaşırarak okudum; bu denli yoğun acı, bu denli koyu keder meğer böyle ballandırılır, meğer böyle anlatılırmış.
Sina Akyol

Sanki Yüzyıllık Yalnızlık ile Lessing’in Mara ve Dann’ı arasında gezinen, çok kuvvetli bir bileşim ortaya koyuyor… Coğrafyanın, zorlu tabiatın, yoksunluğun, o yoksunlukla başa çıkma gayretinin anlatılışı, tüyler ürpertici bir manzaraya vesile oluyor… Adeta Dersim’de değil de, nükleer savaşın vurduğu bir dünyada, “Kum İnsanları”nın arasında geziniyoruz…
Murat Uyurkulak

Posted in İstanbul 4. Grup | Leave a Comment »