Ekin Yazın Dostları

Kitap Okurlarının Buluşma Noktası

Archive for Aralık 2017

Dostluk Üzerine (Cicero)

Posted by sinaniy 28 Aralık 2017

dostluk - ciceroİstanbul 7. Grup Ocak 2018

Aslında dostluk, yeryüzündeki ve gökyüzündeki her şeyin karşılıklı iyi niyet ve şefkat hisleriyle uzlaşmasından başka bir şey değildir; bilgelik hariç, ölümsüz tanrılar tarafından insanoğluna bundan daha iyi bir armağan bahşedilmiş midir, bilmem.

Roma’nın cumhuriyet rejiminden uzaklaşarak imparatorluk düzenine adım adım yaklaştığı İÖ 1. yüzyılda yaşayan ve bu çalkantılı siyasi ortamda Roma’nın soylu ideallerini ve cumhuriyet fikrini her fırsatta savunmaktan geri durmayan, hatta bu uğurda canını vermekten bile çekinmeyen büyük hatip, devlet adamı ve filozof Cicero’nun ömrünün son demlerinde, siyasetten elini eteğini çektiği dönemde kaleme aldığı felsefe konulu eserlerinin başında gelir De Amicitia (Dostluk Üzerine).

Zihnini Yunan kültürüyle yoğurmuş, Platon’un Akademeia’sından Aristoteles’in Peripatos’una, hatta Epikurosçu ve Stoacı okullara değin Yunan düşüncesini satır satır özümsemiş bir filozof olan Cicero, bu eserinde Yunan ahlak felsefesinin en temel kavramlarından biri olan dostluğu Romalı bir bakış açısıyla ele almış ve bu kavramı Roma’nın siyaset arenasına taşıyarak fikir ve eylem yoldaşlığına dönüştürmüştür.

Reklamlar

Posted in İstanbul 7. Grup | Leave a Comment »

Doppler (Erlend Loe)

Posted by sinaniy 26 Aralık 2017

doppler - erlend loe
İstanbul 3. Grup Ocak 2018
Ankara 3. Grup Kasım 2017

Babam öldü.
Dün bir geyik avladım.
Ne diyebilirim.
Ya o ya ben, birimiz canından olacaktı.

Andreas Doppler: Bir başarı abidesi! İki çocuklu başarılı bir aile babası; başarılı bir tadilattan geçmiş güzel bir evi ve çok başarılı olduğu iyi bir işi var. Bir gün ormanda dolaşırken bisikletten düşüyor. Otların arasında yarı baygın bir halde uzanırken, uzun zamandır hissetmediği bir huzur doluyor içine: Neredeyse hiç tanımadığını fark ettiği babasının ölümü iyiden iyiye içine otururken, yeni banyo için fayans seçimi gibi banal düşüncelerden ve beynini kemiren o anlamsız çocuk şarkılarından kurtuluveriyor.

Birkaç gün sonra işini, evini ve ailesini terk edip ormana taşınıyor. Doğa güzel, karanlık ve derin; ayrıca Bongo var: Kendini geyikten başka her şey sanan ve kart oyunlarından zerre kadar anlamayan bu afacanla bir “avcı toplayıcı” gibi yaşamaya çalışan Doppler, yağsız süt krizine girince, bir adım daha ileri gidip takas ekonomisine geçiyor…

Norveç’in en çok okunan yazarlarından Erlend Loe, 1969’da, Norveç’in kuzeyindeki Trondheim şehrinde doğdu. Normal bir Norveçli çocuğun gitmesi gereken bütün okullara ve birkaç tane de çocuk yuvasına devam etti. Öğrenci değişim programı çerçevesinde Fransa’da bulundu. Ayrıca üniversitede sinema ve edebiyat eğitim gördü. Askere gitmeyi reddedip sivil kuruluşlarda zorunlu hizmette yer aldı. “Stella Polaris” tiyatro topluluğunda her işe koşan adam olarak çalıştı. Kurt Kudurdu adlı çocuk kitabı 2001’de, Kadının Fendi adlı romanı 2007’de beyazperdeye aktarıldı.

“Merak uyandıran, huzursuz eden, duygu yüklü bir metin; yazar için yeni bir sanatsal başarı.”
-Stein Roll, Adresseavisen-

“Loe’nun Naif. Süper’den bu yana yazdığı en iyi kitap.”
-Sindre Hovdenak, VG-

“Uzun zamandır yayımlanan en komik kitap.”
-Michael Nilsen, Politiken-

Posted in Ankara 3. Grup, İstanbul 3. Grup | Leave a Comment »

Romantika (Turgut Özakman)

Posted by sinaniy 20 Aralık 2017

romantika - turgut özakmanİzmir 1. grup Ocak 2018

“Romantika”, Turgut Özakman’ın “Korkma İnsancık Korkma”dan sonra, ikinci romanı.
Yine şaşırtıcı bir aşkın öyküsü. Bir aşk güzellemesi. 1960-1987 dönemine özgü çalkantılar. Sürprizler, oyunlar, dönüşümlerle dolu, gizemli bir ilişkinin gizli tarihi. Kuşaklar arası çatışmalar. Renkli, ilginç, şaşırtıcı karakterler. Kıvrak, akıcı, neşeli bir dil, yalın bir üslup.
Çok açılı bir anlatım tekniği, usta işi bir kurgu.
Konusu, kişileri, tekniği, kurgusu ile farklı bir roman.

Aşk keyifli bir işemedir! Metabolizma hastalığıdır! Afyondur! Köleliktir! Yanılsamadır!, Doğanın aldatmacasıdır! Aşk havuzunda kazlar yüzer. Yaşasın seks!”

“Kendinden başkasını sevmeyen, bedenini kutsayan, kafası yerine bilmemnesi ile düşünen birinin aşkı anlamasını, övmesini beklemenin, bir kurbağadan arya söylemesini istemek kadar gülünç olduğunu bilirim.”

“Sevene yılan bile dokunmaz. Bu büyük ve önemli sözü daha duymamış olabilirsin. Çünkü az önce uydurdum. Ama bir gün kalbi olan herkesin, bu sözü benimseyeceğine inanıyorum.”

“Olayları özel bir yöntemle not ettim. Aklını çalıştırırsan kolayca çözebilirsin.”
..
“Her şey şu basit, çocukça, sefil işaretlerin içindeydi ve çözemiyorduk. Hani kolaydı baba?”

“Bir gün ‘aşk ihtilaldir’ demiştiniz. Bu sözün anlamını şimdi anlıyorum. Aşk gelince, gerçekten yeni bir dünya kuruluyormuş. İçimde, varlığından haberli bile olmadığım yeni duygular keşfediyorum. Eskiden göl balığıydım. Şimdi akıntıya karşı yüzen bir sazanım.”

bin yıllık özlemle sarılmak istiyorum
rüyalarını bile kucaklamak için.

Posted in İzmir 1. Grup | Leave a Comment »

Mülksüzler (Ursula K. Le Guin)

Posted by Aydın Ergil 18 Aralık 2017

mülksüzler - ursula k. le guin

İstanbul 2. Grup Aralık 2017
İstanbul 3. Grup Ocak 2014

“…Vermediğimiz şeyi alamazsınız, kendinizi vermeniz gerekir. Devrim’i satın alamazsınız. Devrim’i yapamazsınız. Devrim olabilirsiniz ancak. Devrim ya ruhunuzdadır ya da hiç bir yerde değildir.” Konuşmasını bitirirken, yaklaşan polis helikopterlerinin gürültüsü sesini boğmaya başladı.

“Romanım Mülksüzler, kendilerine Odocu diyen küçük bir dünya dolusu insanı anlatıyor; Odo romandaki olaylardan kuşaklarca önce yaşamış, bu yüzden olaylara katılmıyor, ya da yalnızca zımnen katılıyor, çünkü bütün olaylar aslında onunla başlamıştı.

“Odoculuk anarşizmdir. Sağı solu bombalamak anlamında değil: kendine hangi saygıdeğer adı verirse versin bunun adı tedhişçiliktir. Aşırı sağın sosyal-Darwinist ekonomik özgürlükçülüğü de değil; düpedüz anarşizm: eski Taocu düşüncede öngörülen, Shelley ve Kropotkin’in, Goldmann ve Goodman’ın geliştirdiği biçimiyle. Anarşizmin baş hedefi, ister kapitalist isterse sosyalist olsun, otoriter devlettir; önde gelen ahlaki ve ilkesel teması ise işbirliğidir (dayanışma, karşılıklı yardım). Tüm siyasal kuramlar içinde en idealist olanı anarşizmdir; bu yüzden de bana en ilginç gelen kuramdır.”

Posted in İstanbul 2. Grup, İstanbul 3. Grup | Leave a Comment »

Foça’da Aşkla (Ahmet Günbaş)

Posted by sinaniy 18 Aralık 2017

foça'da aşkla - ahmet günbaşİzmir 1. Grup Nisan 2018

Kitaplar ne yazarsa yazsın, yaşamdan öğrendiklerimizin gizemi başka türlü çekermiş insanı içine. Foça’yı sevmek de böyle bir tutkuymuş! Bir kediyi sever gibi usul usul severmiş insan Foça’yı. Öylesine doğal ve dayanılmaz… Kıpır kıpır edermiş yüreciği.  Foça’ya geç kalmak ise korkuların en büyüğüymüş. Şiire ve aşka geç kalmak gibi bir şeymiş. Esin’e geç kalmak ise başlı başına talihsizlikmiş. İyi ki yolları çakışmış, yazgıları birleşmiş.

Bir “haydi” sözcüğü yerleşirmiş içine Foça’ya gelenin. Dur duraksız biri olurmuş sonrasında; “haydi”siz günü geçmezmiş. “Haydi, gidelim! Haydi, yapalım!” denirmiş sık sık. Görünen o ki burada söylenceli bir rüzgâr dolaşırmış köşe bucak. Bir kez “Foça” diyeni kanatlandırıp esrik zamanlara taşırmış. Sulara sırtüstü yatmak gibi bir duyguymuş bu. Mutluluk dalga dalga yayılırmış artık.” -Ahmet Günbaş-

Posted in İzmir 1. Grup | Leave a Comment »